Öne Çıkanlar fenerbahçe mersin izmir Bursa antalya

Özdemir Bayraktar'ın cenazesindeki pankart! Dünürlüğü için bakın ne demiş?

Geçtiğimiz günlerde vefat eden Milli Teknoloji Hamlesi idealinin ve milli SİHA'ların öncü ismi Özdemir Bayraktar'ın hayatı konuşulmaya devam ediyor. 

Aynı zamanda Erdoğan'ın dünürü olması nedeniyle dikkatleri üzerine çeken Özdemir Bayraktar ile ilgili bilinmeyenleri Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, köşe yazısında böyle paylaştı:

“40 yıllık Özdemir Bayraktar oldu mu sana ‘damadın babası’ ha” demişti

"Özdemir Bey’le yaşamının son bir yılındaki arkadaşlığımız böylece başladı. Zaman zaman saatlerce telefonla konuştuk. Bir gün konuşma uzayınca, “Neredesin, geliyorum” dedi. Buluştuk. O nedenle, salı günü, cenaze namazını kıldıran Ali Erbaş, gıyabında tanıdığını söylediği Özdemir Bayraktar için, “Sayın Cumhurbaşkanımızın dünürü” ifadesini kullanınca, “hiç tanımamış” dedim.

Neden mi? Özdemir Bey anlattığı için. Bir gün seyahatten dönüşte, havaalanında uçak bekliyormuş. Yanına onun deyimiyle “bir kodaman” gelmiş. “Siz Cumhurbaşkanımızın damadının babası değil misiniz” diye sormuş. Özdemir Bey, hikâyeyi anlattıktan sonra, Karadeniz aksanıyla, “40 yıllık Özdemir Bayraktar oldu mu sana ‘damadın babası’ ha” demişti.

Gerçekten de onun insani özellikleri sıralansa, “dünürlük” son sırada bile kendisine yer bulmazdı. Bu açıdan, kimilerine göre talih olarak görünen şey, Özdemir Bey için önemsiz bir ayrıntıydı.

Özdemir Bey milli görüşçüydü

Kimi eski kimi yeni dönemin komutanları, kimi yandaş kimi muhalif siyasetçiler, kimi forslu kimi halktan insanlar, Fatih Camii’ni doldurmuştu. Kuşkusuz daha kalabalık cenazeler vardır. Ancak birbirinden farklı bunca insanı aynı avluda buluşturan Özdemir Bey’in karakteriydi. Açık söyleyeyim ki oğlu Selçuk’un içten ve duygusal sözleri dışında, cenazedeki soğuk protokol konuşmaları Özdemir Bey’in yaşamının canlılığını yansıtmıyordu.

"Hemen kız bulalım”

Zira Özdemir Bey, aslında protokolden pek de hazzetmeyen, Karadenizli samimiyetinden vazgeçmeyen bir insandı. Onu anlatan bir hikâyeyi, cenaze sonrası yürürken dinledim. Askeri teknolojilerin anlatıldığı bir toplantıda, mükemmel sunum yapan bir askerin ardından komutana dönmüş, “Bu çocuk evli mi” diye sormuştu. Bekâr olduğunu duyunca, “Hemen kız bulalım” demiş ve herkesi güldürmüştü.

Özdemir Bey ile aynı okuldandık. Bir süre akademide de görev yapmış iyi bir mühendisti. İTÜ Makine’deki Erbakan ekolündendi. İkisi de motorlar üzerine çalışmıştı. Erbakan tanklar üzerinde yoğunlaşırken, o havacılığa yönelmişti.

Cenazede açılan pankart

Erbakan’la yakınlıkları yalnız meslekten değil. Benim tanıdığım Özdemir Bey, Milli Görüşçüydü. Caminin duvarlarına asılmış, Saadet Partisi’nin gençlik kolları sayabileceğimiz AGD’nin pankartları, onun bu kimliğinin altını çiziyordu. Bir pankarttaki “teknolojiyi Allah’ın nimeti bilen”, “Özdemir Bayraktar Ağabey” ifadeleri, öbüründe Erbakan’la birlikte göründüğü fotoğraf, bu tarafını unutturmuyordu.

Özdemir Bey ile hemfikir olduğumuz konu; güncel siyasetten uzak durmanın, onun için en iyisi olduğuydu. Zira yıllardır biriktirdiklerine rağmen, attığı her adıma, “dünürlük” yakıştırması yapılıyordu. Bir kesim pek fark etmese de Özdemir Bey, siyasetten de dünürlük rütbesinden de uzak durmaya çalıştı.

Milli Görüşçüydü ama...

Birilerinin “vesayetçi” dediği askerler, en sıcak yıllarda onun yanındaydı. Sanayinin ithalat bağımlısı olması yerine, ülkenin üretiminden çıkması konusunda Atatürkçüler ile Milli Görüşçüler aynı fikirdeydi. Ülkede yaşanan siyasi tartışmalara, hatta engellemelere rağmen, Atatürk’e ve Cumhuriyete saygılı Özdemir Bey’le birlikte çalışmışlardı."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.