Öne Çıkanlar esed Avrupa Mhp Bursa PYD

Bu haber kez okundu.

İşitme Engelli Bebekler Artık Duyabilecek
ISPARTA Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde kurulan 'İşitme Merkezi' işitme kaybıyla doğan bebeklere umut oldu. Her 1000 bebekten 3'ünün işitme kaybıyla doğduğunu belirten Prof. Dr. Murat Yarıktaş, 0-3 aylık bebeklere tarama testi yapılarak erken tanıyla sağırlığın önlendiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan 'Ulusal Yeni Doğan İşitme Taraması Programı' kapsamında yeni doğan bebekler, işitme taramasından geçiriliyor. SDÜ Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde oluşturulan İşitme Merkezi'nde ayda 130 yeni doğan bebeğe işitme testi uygulanıyor. Testlerle işitme kaybı bulunan bebeklere erken tanı konularak işitme kaybının ileri boyuta ulaşması engellenerek erken tedavi uygulanıyor. İşitme kayıplarının tedavi ve rehabilitasyonunda erken tanının çok önemli olduğunu belirten SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Murat Yarıktaş, bu amaçla Sağlık Bakanlığı tarafından ülke çapında 'Ulusal Yenidoğan İşitme Taraması Programı'nın hayata geçirildiğini dile getirdi.
BİYONİK KULAK AMELİYATIYLA DUYUYORLAR
Bu program kapsamında tüm bebeklerin doğar doğmaz işitme testine tabi tutulduğunu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yarıktaş, "İşitme kaybı olan bebeklere hayatlarının ilk 3 ayı içerisinde tanı konulabilmekte. 6 aylıkken de işitme cihazıyla tedaviye başlanılmakta. İşitme cihazıyla yeterli dil gelişimi sağlanamayan bebekler, önce koklear implant yani biyonik kulak programına alınmakta ve mümkün olduğunca erken biyonik kulak ameliyatı yapılmaktadır" diye konuştu.
AMAÇ SAĞLIKLI NESİLLER OLUŞTURMAK
Türkiye'de her 1000 bebekten 3'ünün işitme kaybıyla dünyaya geldiğini kaydeden Prof. Dr. Yarıktaş, işitme kaybı belirlenen bebeğin rehabilitasyonun da en erken dönemde başlatılması gerektiğine işaret etti. SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesindeki 'İşitme Merkezi'nde yeni doğan bebeklere işitme tarama testi yapılarak, işitme kaybı olan bebeklere erken dönemde (0-3 aylık) tanı koyulabildiğini anlatan Prof. Dr. Yarıktaş, "Hedefimiz bebeğin konuşma gelişim dönemini kaçırmadan gerekli tedavi ve işitsel rehabilitasyonunu sağlayarak sağlıklı nesiller oluşturmak" dedi.
'6 AYA KADAR CİHAZLA TANIŞMALILAR'
Hastanenin bölge referans merkezi olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Yarıktaş, çevre illerden sevkli gelen pek çok bebeğe hizmet verdiklerini söyledi. Tam donanımlı bir kliniğe sahip olduklarını anlatan Prof. Dr. Yarıktaş, "Ayda 130'a yakın yeni doğan bebeğe bu işitme testleri yapıyoruz. Geçen yıl 9 hastamıza işitme cihazı taktık. Şimdi duyabiliyorlar. Cihaz takacağımız 3 hastamız daha mevcut. Bu konuda ailelerin çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü bebek (0-6 aylık) iken işitme cihazıyla tanışırsa konuşması, normal bir insan konuşması gibi olacaktır" diye konuştu.
SÜRE BİTİMİ 4 YAŞ
Her yeni doğanın muhakkak tarama testinden geçmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Yarıktaş, şunları kaydetti:
"Bir takım testlerden geçirilerek doğanın duyma duyularının test edilmesi lazım. Ayrıca bir insanın konuşma tonu ortalama 45 desibellik bir ses dalgası oluşturur. Yeni doğan bu ses dalgasını birkaç metreden duyabiliyorsa ve tepki gösterebiliyorsa problem yoktur. Eğer bu tona cevap vermeyip bağırarak konuşmaya cevap veriyorsa ailenin dikkatli olması gerekiyor. Böyle bir durum varsa bizleri bu konudan haberdar etmesi gerekiyor. Tabi bu koşullar ilk 6 ay için geçerli. Bu 6 ayda ebeveynler bu konulara duyarlı olmalı. Aksi bir durum varsa hastanemizde tanının konup, cihazla tanışması lazım. Eğer bu süre içerisinde cihazla tanışırsa konuşması, normal bir insan konuşması gibi olacaktır. Bizim de 4 yaşa kadar vaktimiz var. Sonuçta bir çocuk 4 yaşına kadar kelime anlama kabiliyetini geliştiriyor. 4 yaşına doğru çocuğun konuşma kabiliyeti gittikçe azalıyor."

ME(SU/BT) (FOTOĞRAFLI)
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.