Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları:

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları:

Bizi hiç kimse susturamaz. Biz hakkı, hukuku, adaleti savunuyoruz. İktidar sahiplerine sesleniyorum. Bizi kendi partileriniz gibi düşünmeyin. CHP, avukat odalarında kurulan değil, savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Herkesin hakkını, hukukunu koruyan bir partidir. Her mazlumun hakkını ve hukukunu koruyan bir partidir. Çünkü adaletin oladığı yerde insan olmaz. Keşke bugün biz emeklileri, enflasyonu, işsizliği tartışsaydık ama kendileri geliyorlar gündeme egemen olamıyorlar. Gündemi değiştirmek istiyorlar. Nasıl? CHP'li belediye başkanlarını alırsak gündemi değiştiririz. Sonuna kadar emeklinin de işsizin de taşeron işçisinin de hakkını savunacağız. Sanıyorlar ki emekliye 3-5 kuruş verdik sesini kesecek. 

Sen sarayında oturuyorsun, vatandaşa diyorsun ki 1600 lira para verdik. İşçinin alın terinin hakkını sonuna kadar savunacağım. Mücadele edeceğiz sonuna kadar. Türkiye'nin dünya kadar derdi var, belediyelerimizle uğraşıyorlar. Sesleniyorum. Bütün Türkiye duysun. 14 belediye başkanımızı alsan dahi İstanbul'u alacağız. İstanbul'a ihanet edenleri tek tek açıklayacağız. 


Ne yapıyor belediye başkanlarımız. Beşiktaş Belediye Başkanı, Hakkari'ye asfaltı Beşiktaş Belediyesi yaptı. 15 yıldır sen Hakkari'ye asfalt götürmedin. Belediye başkanlarımız her kuruşun hesabını kendi beldesinin halkına verir. Bu bizim namus borcumuzdur. İki, size oy verin vermesin hiçbir vatandaşı ayrımcılığa tabi tutmayacaksınız. Çünkü biz CHP'yiz, halkın partisiyiz. Çünkü biz ayrımcılık yapmayız. 

İhanet ettiler İstanbul'a. Hesap veriyorlar mı? Hayır. Diyorsun ben dünya lideriyim. 16/9'u yıkamıyorsun. Bu milletin parası ile hava basıyorsun millete. Bizi hakimleri ile savcıları ile korkutacaklar. Eğer bir ülkede suöluyu hakim değil de, siyasi otorite belirliyorsa, o ülkede adalet iflas etmiş demektir. Bugün geldiğimiz nokta budur. Gece yarısı hakim değiştiriyor. HSK'ya sesleniyorum. Siz hakim de değilsiniz. Siz ancak ve ancak sarayın köleleri olarak tanınırsınız. Bizim özelliğimiz hesap vermeyi namuslu bir görev olarak kabul etmek.