28 Mayıs, laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti Türkiye ile insan onuruna yakışır özgür yurttaşlık mı, yoksa şeriatçı, anti laik, anti demokratik, sadakacı, keyfi devlet Türkiye ile insan onuruna aykırı biat ettirilen, boyun eğdirilen yurttaşlık mı seçiminin mücadelesidir.

28 Mayıs, adayların önemsiz kişisel zafer ve kayıplarından bağımsız, koca bir ulusun kaderini, rejimin geleceğini belirleyecektir. Konuyu Erdoğan – Kılıçdaroğlu rekabeti kalıbından çıkarıp Türk ulusunun geleceği bağlamında görmek gerekir.

Bu nedenle; laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti Atatürk Türkiyesi’ni, parlamenter demokrasisini geri isteyen herkes şimdi, şu anda ve derhal amasız ve fakatsız, önköşulsuz, hiçbir şart öne sürmeden Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı etrafında birleşmeli ve çevresini de buna ikna etmek için çalışmalara başlamalıdır.

Diğer seçenek, Meclis’teki çoğunluğu kaybettiğimiz gibi, Cumhurbaşkanlığı’nı da kaybetmemize yol açar ki bu Cumhuriyet rejiminin ve alıştığımız hayatın sonu olur. Eğer Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı’nı kazanırsa, bu ucube sistem sayesinde Meclis’i kaybetmiş olmamız da anlamını yitirecektir.

Bundan sonra, son 10 gün içinde yapmamız gerekenler;

Erdoğan’ın bunca yanlışın ve olumsuzluğun üstüne aslında bu kadar çok oy alamaması gereken yerlerden nasıl bu kadar oy alabildiği araştırılmalıdır. Bunların sosyolojik sebebleri bulunmalı, karşı hamleler geliştirilmeli ve halkın her kesimine bildiğini zannettiğinin doğrusu gösterilmelidir. Yanlış algıları doğru bilgilerle değiştirilmeli ve Erdoğan’a oy vermemeleri konusunda ikna edilmelidir.

Usulsüzlük yapılan sandıklar ve çalınan oylar tespit edilip, aynı sandıklarda, aynı yöntemlerle aynı oyunların kurulması ve seçimin çalınması engellenmelidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 18 Mart mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 18 Mart mesajı

Bu seçimi kazanabiliriz ve kazanacağız çünkü iktidar her ne kadar devletin bütün imkanlarını, gücünü, bütçesini, baskısını kullanarak seçime girse de, asıl ihtiyacı olan ve sahip olamadığı tek şeye biz sahibiz; gerçeğe.

Gerçeğin gücü devlet destekli yalanın gücünü yener, eğer biz bu yalanları halkımızın kandırılmış, aldatılmış, algılarıyla oynanmış kesimlerine anlatmayı başarabilirsek.

Bence herkes, yakın çevresini 28 Mayıs’ta mutlaka oy vermesi, oyuna ve sandığına sahip çıkması için motive etmelidir. Çevresindeki AKP’lilere de, Cumhuriyet’in çökertilmesinin, küçük bir azgın azınlık hariç bütün Türk milleti için korkunç sonuçları olacağını anlatmalı, göstermeli ve bu büyük yanlıştan dönmeye ikna etmelidir.

28 Mayıs’ta gerçek demokrasinin işletilmesini sağlamak hepimizin en büyük sorumluluğudur. En önemli konu sandıkların güvenliğidir. Seçim güvenliği için çalışan Türkiye Gönüllülerinin ve Oy ve Ötesi’nin hala çeşitli bölgelerde insan gücüne ihtiyacı var ve sizlerin desteğini bekliyor.28 Mayıs’ta, daha güçlü Türkiye Gönüllüleri ve Oy ve Ötesi organizasyonlarıyla bu seçimi daha kolay kazanabiliriz."