Öne Çıkanlar terör örgütü izmir Avrupa İstanbul sosyal medya

Hacamatın faydaları nelerdir Hacamat Mucizesi

Hacamatın faydaları nelerdir?
Hacamat nedir, faydaları nelerdir, nasıl yapılır? sorusu yapmayı düşünen ama tedirgin olanlar tarafından büyük merak konusu oluyor. Sağlık için ciddi derecede faydası olan hacamata dair İç Hastalıkları Uzmanı Kupa Terapisti Uzm. Dr. Taner Kaya açıklamalarda bulundu. İşte hacamatın faydaları...

İslamiyet tarihince yaygın olarak kullanılan ve 5 bin yıllık geçmişe sahip olan hacamatla tedavi yöntemi, Avrupa ve Amerika’da sağlık sistemine entegre olmasına karşılık, Türkiye'deki önü de yeni yeni açılmaya başladı.
 

İç Hastalıkları Uzmanı Kupa Terapisti Uzm. Dr. Taner Kaya, insanların sırtına kupa konularak uygulanan hacamatla tedavi yönteminin, adeta bir şifa niteliği taşıdığını söyledi. Dünyanın pek çok ülkesinde tamamlayıcı ve gelenek tıp metotlarını inceleyen ve bununla ilgili birçok eğitime katılan İç Hastalıkları Uzmanı Kupa Terapisti Uzm.Dr. Taner Kaya, bu tedavinin de uzman işinde ehil olan kişiler tarafından yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Modern Tıbbı tamamlıyor

Hacamat ve kupa tedavisinin hızlı ve hijyenik bir şekilde yapılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Taner Kaya, "Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezinde dry cupping (kuru kupa) ve wet cupping (ıslak kupa)(nebevi tıpta; hacamat) eğitimini almaya gittim. Eğitim sonunda bu işlemin modern tıpa bir alternatif değil yetersiz kaldığı durumlarda tamamlayıcı bir uygulama olduğunu öğrendim. Bu tip tedavi yaklaşımları; biz hekimlerin maalesef bu konulara uzak kalması nedeniyle bilimsellikten uzak, tabiri caiz ise merdivenaltı uygulamalar olarak kalmakta. Oysa şu yüzyılda bile Almanya ve Japonya gibi ülkelerde bakanlıklara bağlı hastanelerde hekimler tarafından yapılmaktadır” dedi.

 

Kupa tedavisi ve hacamat nedir?

"Kupa tedavisi ve hacamat" hakkında önemli bilgiler veren Dr. Kaya, “Kan dolaşımını arttırmak ve iyileşme sağlamak için bölgesel vakum oluşturmaya dayanan köklü tedavi yöntemine kupa terapisi denir. Hastalıktan kurtulmak veya sağlığı koruma amacıyla atık maddelerin yoğun olarak toplandığı belli noktalardaki tıkanıklık, kılcal damar ve ince damarlardan kirli kanın alındığı yaş kupa tedavisi ise hacamat olarak da bilinir. Ana mekanizması kan akımının arttırılmasına dayanır. Elle yapılan masaja nazaran daha fazla kan akımı sağlanarak, hücrelerin beslenmesi artar ve karbondioksit atılması sağlanır. Tarihçesine bakacak olursak; kupa tedavisini ilk defa antik Mısırlılar kullanmıştır. Ebers papirusları (M.Ö. 1550) en eski tıbbi kitap olup, vücuttan yabancı maddelerin atılması için kupa uygulanarak kanamayı tarif eder. Hipokrat ve Galen de kupa tedavisinin büyük destekçilerindendi. İbni Sina ve Zehravi birçok hastalığın tedavisinde kupa yöntemini uyguladılar. Amerka’da 20. yüzyılda kullanılmaya başlandı. Kupa tedavisi günümüzde Asya, Ortadoğu, Avrupa, İngiltere gibi birçok ülkede uygulanmaktadır” diye konuştu.

 

Nasıl etki ediyor?

Uzm. Dr. Taner Kaya şu bilgileri verdi: “Vücudun dış yüzeyinden uygulanan basınç, deri altındaki dokulara ve kaslara kanın çekilmesini sağlayarak içerdiği besin ve oksijenin dokudaki hücrelere bırakılmasına ortam hazırlamaktadır. Bu yolla toksinlerin ve atık maddelerin de lenf sistemiyle drenajı sağlanmaktadır. Dolayısıyla bölgedeki metabolizma hızı, enzim ve hormonların artışı hızlanmaktadır. Yaş kupa tedavisi, Geleneksel İslam Tıbbı’nda Arabistan’da (el)-hijamah, Türkçede ise hacamat olarak adlandırılır. Asırlardır uygulanan bu tedavi yöntemi Peygamber Efendimiz’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Hadis-i Şeriflerine dayanmaktadır. Günümüze ulaşan sahih kaynaklı hadislerde hacamat tavsiye edilmektedir. Peygamber Efendimiz’in ömrü boyunca 47- 48 kez hacamat yaptırdığı rivayet edilmektedir. Çevremizdeki her türlü kimyasallar, gıdalardaki katkı ve koruyucu maddeleri, atılamayan ilaç birikintileri, gıdalardaki hormonlar, çevremizde ve soluduğumuz havadaki ağır metaller, yabancı proteinler, kanserojenler, alerjenler, GDO’lu ürünler, su ve hava kirliliği, mikropıhtılar, kanın akışkanlığını bozan ve kanı kalınlaştıran sebepler, kolesterol, iltihabi kalıntılar vb. Bütün bu sayılanlar güvenilir ve etkili yöntem olan hacamatla vücuttan uzaklaştırılabilir.”

 

Hangi hastalıklarda hacamat yapılır?

“Hacamat yaptırmak için illa hasta olmak gerekli değildir. Tarama hacamatı dediğimiz hacamatta bir detoks yöntemi gibi vücudumuza bir uyanma ve hareketlilik sağlar. Ayrıca sırt ağrısı, miyozit, spor yaralanmaları, Siyatik, lumbalji, disk patolojileri, fibromiyalji, stres baş ağrısı, migren, post-zoster nevralji, gibi durumlarda da hacamat tedavisi faydalıdır. Düzenli aralıklarla yapılan tarama hacamatı tedavisi kronik hastalıklardan korunmanın en iyi yoludur. En iyi hacamat hasta olmadan önce yapılan hacamattır.”

 

Tedavi nasıl bir ortamda yapılmalıdır?

“Hacamat tedavisi hekim kontrolünde yapılmalıdır. Kullanılan malzemeler kaliteli, tek kullanımlık ve steril olması gerekir. Kan hastalıklarının bulaşmaması, kişiden kişiye hastalık geçmemesi için tedbirler alınmalı. Hacamat yapan kişinin el becerisi en önemli konudur. El becerisi ile yapılan hacamatla dışarı çıkmasını istediğimiz yüzeysel toksik kan vücuttan alınır.”

 

Yan etkisi var mıdır?

“Hacamat tedavisi doktor kontrolünde yapılırsa her yaş grubu insan için hiçbir yan etkisi yoktur. Tıbbi hacamat tedavisi, vücudumuzda faydalı yeni maddelerin artmasına, zararlıların da atılmasına sebep olduğu için, genel olarak ağrısız, stressiz, hastalıklardan uzak, rahat bir hayat yaşanmasına sebep olur. Bedeni rahatlayan sağlıklı insan kendisine, ailesine topluma faydalı hale gelir.”

 

“AVRUPA VE AMERİKA'DA AKTİF OLARAK KULLANILAN BİR YÖNTEM” 
Hacamatın 5 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu ve Antik Mısırlılara kadar dayanan bir hikayesi olduğunu kaydeden Dr. Ceviz, “Biz Türklerin hacamatla tanışması İslamiyet döneminde olmuştur. Hacamat tedavi yöntemi, inanılmaz derecede faydalı ve yoğun bir şekilde kullanılıyor. Hacamat, Avrupa ve Amerika'da da son yıllarda aktif olarak kullanılıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde, 2004 yılında sağlık sistemine entegre edilmiştir. Aynı zamanda birçok bakanlık onaylı klinikte ve birçok seçkin hastanede hacamat tedavisi yapılıyor. Tabi ki onlarda kupa tedavisi olarak biliniyor. Hatta İngiltere'de Londra Kraliyet Üniversitesi'nde Kupa Tedavisi Enstitüsü kuruldu. Amerika'da ise durum daha da gelişmiş durumda. 2008 yılında sağlık sisteminin içine entegre edildi. Kliniklerde ve birçok üniversitelerde, hatta günümüzde çok bilinen bazı belgesel kanallarına konu olacak kadar güvenle kullanılmaktadır” dedi. 

TÜRKİYE'DE DE RESMİYET KAZANDI 
Hacamatın Türkiye'de hak ettiği değeri görmediğini, sahip çıkılmadığını aktaran Dr. Ceviz, bunda, biraz da tıp adamlarının ihmali olduğunu söyleyerek, “Günümüze kadar tıp dünyası tarafından üvey evlat muamelesi gören bir yöntem. Şükürler olsun ki, son dönemlerde Sağlık Bakanlığımız bu konudaki gerekli hassasiyetleri ve gerekli araştırmaları yaptı. Türkiye'de yasal çerçevede kullanımına izin verildi. 2014 yılında bir gazetede yayınlanan bir sayı ile bu resmi hale geldi. Tıp dünyasında bir yönteme siz sahip çıkmazsanız, başkaları sahip çıkar. Doğru işler yapıldığı gibi yanlış işler de ortaya çıkıyor. Bu da Türkiye'de hacamat tedavisini tıbbi ve modern olmaktan uzaklaştırdı. Avrupa Birliği bunun üzerinde bilimsel çalışmalar yapıp, bildiğiniz uluslararası yayınlar yapan dergilerde hastalık tedavi ettiklerini ilan ettiler. Bu son dönemdeki bakanlıklarımız sağ olsunlar, bu konuda zararın neresinden dönersek kardır hesabıyla, Sağlık Bakanlığımızda da tamamlayıcı Tıp Daire Başkanlıkları kuruldu. Beli çerçevede, biz tıp doktorlarını ve tıp sağlıkçılarının insanlarla buluşturması için gerekli çalışmalar başlatıldı” diye konuştu. 

Hacamat tedavisinin, birçok hastalıkta tedavi edici ve birçok hastalıkta destekleyici olarak kullanıldığına dikkat çeken Ceviz, “Kas iskelet hastalıklarında, bel fıtıklarında, boyun fıtıklarında, nörolojik bazı rahatsızlıklarda, özellikle migrende, çok şiddetli baş ağrılarında, tıbbi olarak güvenle kullanılmaktadır. Bunun dışında tansiyon, diyabet gibi birçok kronik hastalıkta da, destekleyici olarak, rahatlıkla kullanılabilir” şeklinde konuştu. 

HİJYENİK KOŞULLARA DİKKAT EDİLDİĞİ ZAMAN BİLİNEN HİÇBİR YAN ETKİSİ YOK 
Hacamatın küçük de olsa bir cerrahi müdahale olduğunu söyleyen Dr. Ceviz, operasyon sırasında kullanılan malzemelerin dezenfeksiyonuna dikkat edildiği zaman, hiçbir yan etkisi olmayacağını belirtti. Dr. Ceviz, “Tıpta, fakültelerde ilk olarak öğretilen şey, öncelikle hastalıkları iyileştirmekten ziyade, hastalara zarar vermemektir. Hacamat, hakikaten bu konuda çok başarılıdır. Bilinen düzgün steril, usulüne uygun yapıldığında, rapor edilmiş herhangi bir vaka şükürler olsun ki olmadı. Bunun yanında, psikiyatrist bazı hastalıklarda, panik ataklarda, stres bozuklukları ve depresyonlarda da yine baş bölgesinde yapılan hacamatın, destekleyici olarak, tıbbi olarak çok güzel sonuçlar verdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu konuda İl Sağlık Müdürlüklerimizle koordineli olarak çalışıyoruz. Çok geç kaldık ama biz hekimler, yavaş yavaş bu insanlığa kadim ve aynı zamanda bu kutsal tedavi yöntemine sahip çıktıkça insanların da buna gerekli ilgiyi gösterecekleri konusunda sonsuz güvenim var” ifadelerini kullandı. 

“ÖZEL BİRKAÇ HASTALIK HARİCİNDE HERKES RAHATLIKLA YAPTIRABİLİR” 
Hacamatı, özel birkaç hastalığı olmayan herkesin rahatlıkla yaptırabileceği bir tıbbi tedavi olduğuna değinen Dr. Ceviz, “Kanser tedavisinde o kemoterapi alınan dönem hariç, çok aşırı ileri düzeydeki kansızlıklar hariç, birçok hastalıkta başarıyla kullanılabilir. Hamileler ve çocuklar konusunda da karşılaştığımız sorular var. Aslında, hamilelerde de engel bir durum yok, fakat mümkünse hani bir panik bir korku durumundan dolayı hamilelikten sonra hacamat yapılabilir. Çocuklarda da, literatürde 2 yaş ve üzeri der. 6 yaş ve üzerindeki birçok hastalıkta, güvenle yapılabilir” dedi. 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.