Öne Çıkanlar emekli Rannvijay Singha izmir Başbakan Yıldırım ve Mayden ortak basın açıklaması Felipe

Bu haber kez okundu.

Ahmet Hakan: Muharrem İnce'den bomba açıklamalar

Ahmet Hakan'ın bugünkü yazısı şöyle:

Muharrem İnce’yi aradım.

Daha “Ne oluyor” falan demeden...

Başladı seçim manifestosunu açıklamaya...

Dedi ki:

“Adayım... Kazanacağıma inanıyorum.”

Dedi ki:

“Cumhurbaşkanı yardımcılarını baştan ilan edeceğim: Bir yanıma muhafazakâr bir ismi, bir yanıma milliyetçi bir ismi, bir yanıma bir Kürt’ü, bir yanıma bir Alevi’yi alacağım Cumhurbaşkanlığı yardımcısı olarak.”

Dedi ki:

“Huzur vaat edeceğim. En büyük vaadim huzur olacak.”

Dedi ki:

“Restorasyon süreci başlatacağım. Adım adım hukuk devletine, parlamenter sisteme, kuvvetler ayrılığına geçişi sağlayacağım.”

Dedi ki:

“İlk turda her parti kendi adayını çıkarmalı. Çatı adayıyla olmaz. İlk turda her parti kendi adayını çıkarırsa ikinci tur garanti olur.”

Dedi ki:

“İkinci turda ben kazanırım. Ben Kürtlerden de oy alırım. Benim dokunulmazlık konusunda hangi tavrı koyduğumu Kürtler gayet iyi biliyor.”

Dedi ki:

“Erdoğan’ın karşısında ikinci tura ben kalmazsam Meral Akşener kalırsa... Benim desteğim ona olur. Abdullah Gül kalırsa... Benim desteğim ona olur. Sonuna kadar desteklerim. Miting yaparım.”

Dedi ki:

“Ama ikinci tura ben kalırsam... Onların da beni desteklemelerini beklerim, isterim.”

Dedi ki:

“Seçilirsem Beştepe’de oturmam. Çankaya Köşkü’ne geçerim.”

Dedi ki:

“Beştepe’yi satacağım.”

Dedi ki:

“En büyük hayalim sokakta tek başına yürüyebilen, bisikletiyle dolaşabilen, çevresinde koruma ordusu olmayan bir Cumhurbaşkanı olmak...”


NETLEŞEN BİR ŞEY!

SON duruma şöyle bir bakalım:

Meral Akşener “Ben aday olacağım” diyor.

CHP’den Abdullah Gül’e karşı güçlü bir direnç var.

Abdullah Gül çıkacaksa Saadet’in adayı olarak çıkacak.

CHP, Muharrem İnce gibi bir isim üzerinde anlaşacak.

HDP de Selahattin Demirtaş diyor.

Bu durumda hükmü verebiliriz:

Muhalefet birinci turu değil, ikinci turu hedefliyor!


İYİ PARTİ'NİN BAŞINA 'SÖZDE' GETİRMEK
Meral Akşener’den bugüne kadar hiç söz etmedi Cumhurbaşkanı Erdoğan.

İYİ Parti’den de...

Ancak son günlerde İYİ Parti demeye başladı.

Ama şu şekilde:

Her İYİ Parti dediğinde başına bir “sözde” kelimesi getirmeyi ihmal etmeyerek.

Hiç söz etmese olmazdı. 

İYİ Parti diye söz etmek de işine gelmezdi.

Bu açıdan bakıldığında iyi buluş.

Ve son söz:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi iletişim işini çok ama çok iyi biliyor. 


UĞUR DÜNDAR'IN ERBAKAN ÖDÜLLERİ GECESİNE KATILMASI

Ooooo! Kıyamet koparılıyor.

Vay efendim Uğur Dündar’ın ne işi varmış Erbakan gecesinde.
Vay efendim Uğur Dündar, karşı kampın adamıymış!
Vay efendim, bari Çevik Bir de gelseymiş.

Bu konuda dört şey söyleyeceğim:

BİR: Erbakan Hoca’dan bizzat işittim. Şöyle demişti Hoca: “Bu zamana kadar benimle ilgili yapılan ve beni en iyi anlatan program Uğur Dündar’ın yaptığı ‘İşte Hayatınız’ programıydı. Çok ama çok olumlu tesiri oldu o programın.”

İKİ: Erbakan Hoca nezdinde Uğur Dündar’ın her zaman bir kredisi vardı. Uğur Dündar’la bir sorunu yoktu Hoca’nın. Vefatına yakın dönemlerde de Uğur Dündar’ın programlarına konuk olmuştur.

ÜÇ: Hadi bütün bunları unutalım. Velev ki Uğur Dündar, Erbakan Hoca’ya yanlışlar yapmış olsun... Velev ki geçmişte muhafazakâr camiayı üzmüş olsun... Uğur Dündar’ın böyle bir geceye katılması, neden barışmak ve uzlaşmak adına atılan güzel bir adım olarak değerlendirilmesin ki?

DÖRT: Keşke Çevik Bir de katılsaydı o törene... Çevik Bir bu törene katılarak... “Biz yanlış yaptık, affedersiniz, Erbakan Hoca’nın kıymetini anlayamadık, çok özür dileriz, affet hocam beni” demiş olurdu. E bunun nesi kötü birader? İlelebet, sonuna kadar düşmanlık, asla yan yana gelmemek... Bu mudur istediğiniz?
 

MAHİR ÜNAL NE DİYOR?


AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın 15’ler olayına gösterdiği sert tepkiyi taktik açıdan eleştirmiştim.

Söylediğim şuydu:

“Mahir Ünal’ın bu şekilde sert tepki vermesi, AK Parti’nin panikte olduğu duygusunu yayar ve İYİ Parti’yi denkleme sokar.”

Mahir Ünal, düzenlediği basın toplantısında isim vermeden bana bir cevap vermiş.

Söyledikleri şunlar:

“Biz panikte falan değiliz. Niye panikte olalım ki? Panikte olan asıl muhalefet... Bizim derdimiz siyasi ahlak... Biz olayı taktik ya da strateji açısından değil siyasi ahlak açısından değerlendiriyoruz, yorumluyoruz.”

Mahir Ünal Bey’e sadece şunu söylemek istiyorum:

Milletimiz taktik ve stratejiye önem verirse... Ben haklıyım.
Milletimiz siyasi ahlaka önem verirse... Kendisi haklı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.