Öne Çıkanlar kurban esed mardin Diyarbakr Kent

Bu haber kez okundu.

Demirtaş; Bize Köle Muamelesi Yapanlar, Bu Halkın Ahlaksızlığa Oy Vermediğini Görecek (2)

DEMİRTAŞ: O PLASTİK MASA, ÇANKAYA'NIN ALLI PULLU MASASINDAN DEĞERLİ
Cumhurbaşkanı adaylarından HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İzmir'in Narlıdere İlçesi'ndeki Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği cemevini ziyaret etti. Rize'deki saldırıyı değerlendiren Demirtaş, "Eminim, oradaki saldırganların cebinde 5 paraları yok. Ama tetikçiliğini yaptıklarını başbakanın evinde dolarları euroları var. Hesaplarını ona göre yapsınlar. O kırılan plastik masa Çankaya'nın allı pullu masalarından değerlidir" dedi.
Sabah saatlerinde Aydın'da seçim çalışmalarına katılan HDP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, karayoluyla İzmir'e geçti. Demirtaş burada Narlıdere cemevinde, vatandaşlarla bir araya geldi. Yoğun sevgi gösterilere arasında toplantının yapılacağı binaya giren Selahattin Demirtaş şunları söyledi: "Biz makam sevdasıyla, koltuk rüyasıyla yola çıkmadık. Milyonlarca ezilen emekçi ötekileştirilmişi Türk Kürt alevi ve Sünni bir bütün olarak ezilenlerin sesi olmak için aday olduk. Bizi ezmeye çalışınlara karşı sesimizi daha fazla duyuracağız dedik. Bu hayatı bizi dar edenleri el ele verip o koltuğu dar edeceğiz dedik. Birilerinin ısrarla hakaret etmek için tehdit etmek için cümbüş evi dediği ibadethanedeyim. 1400 yıldır susuz olan bir halkın kutsal mekanındayım benim için bu şereftir. Bütün ezilen kimlikleri biz de kürtlüğümüzle Türklüğümüzle Aleviliğimizle Sünniliğimizle, bu siyaseti sürdüreceğiz. O koltuk kimsenin babasının malı değildir. Halk kendi başkanını seçecek. Şimdi panik halinde gittiği her yerde öfkesini kusmaya devam ediyor. Halkın kutuplaştırmaya kendisine oy vermeyenlere kışkırtmaya devam ediyor. Onun için önemli olan oyunu almak makamını korumak onun kimse bizler umurunda değiliz. Varsa yoksa kendi iktidarını sürdürmek. Eğer biz aday olmasaydık düşününüz ki karşınızda iki aday olacaktı. Asla bizi temsil edemeyecek iki aday kendi arasında devleti pay edeceklerdi. Devlet bizim kurduğumuz, bizim var ettiğimiz paramızla bizim beslediğimiz bize hizmet etsin bizim yarattığımız bir mekanizmadır devlet. Ama Öylesine şımarmış ki bu devlet, hükümet biz kurduğumuz devlet şımarmış, her akyam bize parmağını sallıyor, bize hakaret ediyor. Biz seni kurduk devlet. Hayatımızı kolaylaştır dile kurduk. Başımıza ağalık yapman için kurmadık. Medya, ordu, polis ben ne diyorsam o. Ezerim diyorsan biz halkız halk. Allahtan başka kimsenin önünde diz çökmeyiz. Para yine sende olsun, gaz, toma yine sende olsun, sana şunu hatırlatacağız er geç zulmün kalesi yıkılır. Bunu göstermek yoksa senin paranda gözümüz yok. Haram paran da çaldıkların da senin olsun."
RİZE'DEKİ SALDIRIYA TEPKİ
Türkiye'de halkların ele ele verdiğini ve artık Türkiye'nin her bölgesinden şehrinden selamlarına cevap aldıklarını da dile getiren Demirtaş, “Halklar olarak birbirimizden korkmadan, kaygı duymadan kim kimi hangi otele doldurup yakacak korkusu yaşamadan yaşamak istiyoruz. Birbirimizle dayanışma içinde olacağız. Bırakalım bunları kendi girdabında boğulsunlar. Göreceksiniz yeni yaşam teklifimiz daha büyük yankı bulacak. Biz eğer yıllardır özlemini, hasretini çektiğimiz yakaladığımız bu fırsatının arsasından koşmaya devam edersek kazanacağız. Seçim kampanyasının sonucu belli. Zaten halklar kazandı. Tayyip Erdoğan ve saz arkadaşları kaybetti" dedi.
Rize'de kendi adına açılan standın tekmelenerek, stand görevlisinin dövülmesine de sert tepki gösteren Selahattin Demirtaş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Rize'de yaşlı bir amcamız, tek başına Demirtaş standı açıyor. Tek başına orada yaşamın umudun mesajını vermeye çalışıyor. 65 yaşındaki emekli amcamıza, 5-6 kişilik genç bir grup, işte bu başbakanın öfke kin nefret kusan konuşmaları yüzünden saldırıyorlar. Yine Samsun'da da bildiri dağıtan arkadaşlara saldırıyorlar. Yeni yaşam o kadar güçlü ki bugün 65 yaşındaki amcamızın dövüldüğü Rize var ya kardeşliğin kenti olacak. Orada ırkçı rüzgarlar estirmeye çalışıyorsunuz. Zannediyorum Başbakan'a güveniyorsunuz, 'devlet arkamda' diyorsunuz. O amcamı döven beş gencin eminim cebinde 5 para yok. O tetikçiliğini yaptığınız Başbakan'ın evinde odalar dolusu dolarlar, eurolar var. İyi hesap yapın. Kime hizmet ettiğinize iyi bakın. O emekli amcam sizin de haklarını savunmak için cesurca, onurluca 'bedel de ödemek gerekirse, hazırım' diyor masasını koyuyor. Bu ülkede umut vardır. O umudun peşinden koşacağız. Necmettin amcanın Rize'de koyduğu masa barışın masası olacak. Onun ellerinden öpüyorum. Kendisini aradım kutladım, teşekkür ettim. O plastik masa var ya bizim için Çankaya'nın allı pullu masasından değerlidir." 
İLK İŞİM ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLEMEK OLACAK
Seçimleri kazanıp cumhurbaşkanı olması durumda yapacaklarını da anlatan Selahattin Demirtaş, “Eğer siz kazanırsanız, sizin adınıza ben Çankaya'da olursam kesinlikle önce Maraş'ın, Sivas'ın, Çorum'un, Gazi'nin Gezi'nin hesabı sorulacak. İlk yapacağım işlerden birisi olacak. Kirli tezgahların ortaya çıkartılması için dönemin başbakanlarını, genelkurmay başkanlarını, bakanlarını emniyet müdürlerinin hepsini ortaya çıkarmak için ne yetkim varsa kullanacağım. Alevi halkından devlet adına özür dileyeceğim. Kim ki bu topraklarda devletinin zulmünü görmüşse o halklardan devlet adına özür dileyeceğim. Halklarınız kutsal mekanlarıyla alay edilmesine izin vermeyeceğim Cemevi ibadethanedir ve ve yasal statü kazanmalıdır. Alevi inanç merkezleri korunmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı din hizmeti vermiyor, devlete köle yetiştiriyor. Herkes dinini kendi topluluğunda kendi cemaatinde yaşayabilir. Devlet bunlara eşit yaklaşabilirir. Devletin 8 bakanlığının bütçesinden fazla alıyor diyanet işleri başkanlığı. Kim veriyor bu paraları? Kendisiyle alay ettiğin aleviler vermiyor mu? Çankaya'da bir halk başkanı olursa bunları hayata geçirmek kolay olur. Soma'da madencinin yanında değil, işçinin yanında olan cumhurbaşkanı olur. Kimse Roboskide katledilen çocukların arkasından genelkurmay başkanına teşekkür etmez. Biz 15 günde tavır değiştirecek birisi değiliz. Halkımızın bize emanet ettiği değerleri pazarlık unsuru kullansaydık defalarca iktidara gelirdik. Ucuz pazarlıkcı olsaydık 4 bin köyümüzü boşaltmazlar, 17 bin faili meçhulümüz olmazdı" diye konuştu.

FOTOĞRAFLI


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.