Öne Çıkanlar İstanbul trafik kazası Türk FETÖ cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan

“At dışarı şu o… çocuğunu diyorum sana”

Gazeteci/yazar Murat Yetkin’in “Kürt Kapanı” adlı kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı
 

Gazeteci/yazar Murat Yetkin’in “Kürt Kapanı” adlı kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye getirilişinin yirminci yılında, Öcalan’ın yakalanma süreci anlatıldı.

Murat Yetkin, 15 Şubat 1999 yılında Kenya’daki Yunanistan Büyükelçiliği’nden çıkartılıp MİT’e teslim edilen Öcalan’ın yakalanmasıyla sonuçlanan süreç ve sonrasının siyasi portresini, uluslararası çatışmalar ve perde arkasını ele aldı.

Kitapta, Yunan istihbaratı EİP’in Başkanı Stavrakakis’in Kenya’daki Yunanistan Büyükelçiliği’nde bulunan Öcalan’ın derhal büyükelçilikten atılması için baskı oluşturduğu anlar da kaleme alındı. EİP’in Başkanı Stavrakakis’in, Öcalan’ın ve avukatlarının da bulunduğu odada telekonferans ile bağlandığı Büyükelçi Kostulas’a “at dışarı şu o… çocuğunu diyorum sana” diye bağırdığından bahsedildi.

İşte “Kürt Kapanı”nda yer alan ilgili o kısımlar:

“Öcalan’ın avukatına göre, olaylar şu şekilde gelişmişti: Büyükelçi Kostulas ve istihbaratçı Kalenderidis, Öcalan’a üç teklif getirmişti. Öcalan ya Kenya kırsal alanında bir eve yerleştirilebilir, (daha önce Pangalos’a söylenen çiftlik evi) ya başka bir ülkeye gidebilir ya da bir kiliseye sığınabilirdi. Öcalan, ‘kırk katır mı, kırk satır mı’ sözünü anımsatan bu üç öneriyi de reddetmiş, ‘Yunanistan beni Kenya’ya nasıl getirdiyse, aynı şekilde çıkarmalı’ diye tepki göstermişti. Ardından Simitis Hükümeti’nden taleplerini sıralamıştı: Kendisi için bir başka ülkeye ait bir pasaport temin etmeli; Kenya hükümetiyle kendi durumunu resmen müzakereye başlamalı; Kenya’dan bir Yunan uçağı ve yanında Yunan hükümet görevlileri olduğu halde ayrılmalı ve en önemlisi, Yunan hükümeti Öcalan’a siyasi sığınma hakkı vermeliydi.

 

Kostulas bunu reddedince, Öcalan kaleme kâğıda sarılacak, hem kendisi hem de kendisine eşlik eden dört elemanı için siyasi sığınma başvurusu yazmaya koyulacaktı. Bunlar, ilk günden beri yanında olan “Berivan Güngör” sahte Alman kimlikli Melsa Demir, 4 Şubat’ta Kenya’ya gelerek Büyükelçilik ekibine katılan ERNK Avrupa Sorumlularından “Dilan” kod adlı Şemse Kılıç, 10 Şubat’ta onlara katılıp bir yandan Yunanistan’daki ‘Rozerin’, yani Ayfer Kaya, diğer yandan Kıbrıslı Rum işadamı-ajan Aristidu ile teması sürdüren PKK Güney Kıbrıs Temsilcisi Nurcan Derya ve Süryani asıllı İbrahim Agah idi.

Kostulas, dilekçeleri işleme koymayı reddetti ve Kalenderidis ile birlikte, Yunan hükümeti adına Öcalan ve yardımcılarından derhal büyükelçiliği terk etmelerini istedi. Öcalan’ın yardımcıları, liderlerine iltica verilmezse kendilerini elçiliğin bahçesinde yakacakları tehdidini savuruyorlardı. Yunanlar, eşyalarını aramayı akıl etmediklerinden dolayı, yanlarındaki çantalarda yanıcı ya da patlayıcı madde, ya da silah olup olmadığını da bilemiyor, olmasından korkuyorlardı.

“DERHAL KONUTA GİT VE ONU AT”

Büyükelçilikteki atmosfer, Atina’dan birbiri ardına gelen beş telefonla daha da elektriklenmişti. Kenya hükümeti son birkaç gündür ortaya çıkan telefon arızasını giderdiği için artık görüşmeleri açık hattan yapıyorlar, elinde imkân olan bütün istihbarat örgütleri de adeta canlı yayındaymışçasına izliyordu. Telefonlardan ilki sabah saatlerinde gelmişti. Arayan EİP Başkanı Stavrakakis’ti. Telefon telekonferans modunda olduğu için Büyükelçi Kostulas da, Öcalan’ın avukatı da, diğerleri de dinliyordu. Bir gün önce Kalenderidis’e güzellikle ‘Savas, hadi at o adamı dışarı, bu işi bitirelim; rica ediyorum oğlum’ diye adeta yalvaran ve sözünü dinletemeyen Stavrakakis, bu defa Kalenderidis’e bağırıyordu:

‘Derhal konuta git ve onu zorla at!’ [Öcalan büyükelçiliğin konut bölümünde saklanıyordu]

‘Yapamam. Gücüm yetmez.’

‘Onu kollamaya çalışıyorsun, talimatları uygulamıyorsun!’

Stavrakakis haklıydı, ajanı Kalenderidis artık kendi talimatlarını dinlemiyor, Öcalan’ın isteği doğrultusunda hareket ediyordu.

NAİROBİ’DE FİYASKO

Nitekim, 2009’da yayınlanan bir CIA değerlendirme raporunda, Öcalan hadisesinde Yunan istihbaratı EİP ‘ve diğer hükümet kuruluşları fazlasıyla gerçek’ bulunacaktı. En önemli hatalarından birisi de, ‘ülkesine hizmet yemini etmiş’ Kalenderidis’in Öcalan’a şahsi yakınlığı bilindiği halde bu dosyaya verilmiş olması gösteriliyordu. Kalenderidis zaten yerden yere vuruluyordu. Yunan hükümetinin Öcalan’a siyasi desteği bir yana, hükümet kuruluşları arasında emir-komuta zincirinin kırıldığı ve olayın baştan sona Yunan hükümeti için bir ‘utanç’ kaynağı olduğu yazılıyordu. Raporun başlığı zaten ‘Nairobi’de fiyasko’ idi. İkinci telefon öğle saatlerinde gelmişti. Bu defa arayan, Kalenderidis’in ‘Mihalis adında biri’ dediği ve kendisini ‘anti-terör uzmanı Tzovaras’ diye tanıtan kişiydi.

“AT DIŞARI ŞU O… ÇOCUĞUNU DİYORUM SANA”

Büyükelçi’nin makam odasındaydılar. Büyükelçi Kostulas, Birinci Kâtip Yorgo Diakofotakis ve avukat Garufalyas Kranidyotis de dinliyorlardı. “Tzovaras” gergin bir sesle talimat veriyordu. Gerisini, Öcalan yakalandıktan sonra Büyükelçi Kostulas’ın savcılığa verdiği 23 sayfalık ifadeden ve Kalenderidis’in anılarından birlikte okuyalım:

 "Tzovaras, Dışişleri Bakanı Teodoros Pangalos, İçişleri Bakanı Aleko Papadopulos ve istihbarat örgütü EİP’in bağlı bulunduğu Kamu Düzeni Bakanı Filippos Petsalnikos ile EİP Başkanı Haralambos Stavrakakis ile birlikte olduklarını vurguladıktan sonra aralarında şu konuşma geçmişti:

‘Savas, şu anda üç bakan ve Başkan yanımda. Herkesin kaderi sana bağlı. Anlıyorsun değil mi? Derhal konuta git ve onu zorla at.’

‘Benden bunu istemeyin!’

‘At dışarı şu o.. çocuğunu diyorum sana. Savas lütfen yap şu iş s.. bitirelim. Yapmazsan seni ezerler, Yunanistan’a geldiğinde seni ordudan emekli ederler. Yapabilirsin, bak üç bakan da burada.’

‘Zorla atmam diyorum sana! Tamam mı?’

Stavrakakis devreye girmişti:

‘Derhal Atina’ya dön!’

Telefonlar karşılıklı kapanmıştı. Biraz sonra dördüncü telefon, Pangalos’un özel kalem müdürü Papayoannu’dan Kostulas’aydı:

‘Onları çıkarın, gerekirse Kenya’dan goril tutun.’ O noktada Kostulas da artık Kalenderidis’e uymuştu:

‘Bu mümkün değil.’”

Odatv.com


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.