Öne Çıkanlar esed 1 Kasım 2015 İzmir seçim sonuçları Askeri şehit 15 gen hizbullah lideri nasrallah küstah suçlama

Bu haber kez okundu.

Özdilek: ''süleyman Ağabeyin Bana Sitemi Vardir. '4. Şampiyonluk Senin Yüzünden Kaçti' Diye''
 Gençlerbirliği Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, transferden yabancı oyuncuya, Barış Şimşek'ten futboldaki geçmişine ve Duayen Başkan Süleyman Seba ile yaşadığı anılara kadar bir çok konuda açıklamalarda bulundu.

Özdilek, Süleyman Seba kendisi için ne ifade eder soruna, "O bizim için çok şey ifade eder" diyerek, onunla yaşadığı bir anısını paylaştı. Mehmet Özdilek, o bana, 'dördüncü şampiyonluk senin yüzünden kaçtı' diye her zaman tatlı bir sitem ederdi'' dedi.

''BUGÜNKÜ DURUMDA BAŞARMIŞ OLDUĞUMUZ HİÇBİR ŞEY YOK''

Açıklamalarına Gençlerbirliği'ni değerlendirerek başlayan genç teknik adam Mehmet Özdilek, ''10 haftadır buradayım, oynadığımız müsabakalarda 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 de mağlubiyet aldık. Son beş haftadır da kaybetmeyen bir Gençlerbirliği var. İkinci yarıya iyi başlamak istiyorduk. Bakıldığında lig enteresan bir seviyede devam ediyor. Her puanın, her galibiyetin önemli olduğu bu kulvarda kazanarak başlamak moral ve güven açısından çok önemliydi bizim için. Kazanılması gereken bir müsabakaydı bizim için kazandık. Bundan sonraki sürece tek tek bakacağız ve her maça ayrı ayrı konsantre olacağız. Amacımız kazanabileceğimiz kadar maç kazanmak. Hep söylüyorum, kolay kaybetmeyen ve kazanmayı alışkanlık haline getirmiş bir Gençlerbirliği'ni sahada seyirciye göstermek. Şu anki durumda her şey yolunda gidiyor ama! Bugünkü durumda başarmış olduğumuz hiçbir şey yok. Aynı ciddiyetle, aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz'' dedi.

''İMKANLAR EL VERİRSE BİR TANE DAHA TÜRK OYUNCU ALMAK İSTİYORUZ''

Özdilek açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Elimizdeki oyuncuların hepsine güveniyoruz. Bu takımı buralara getiren bu oyuncu gurubu. Devre arasında kalemize, liberoya ve sağ beke deneyimli tecrübeli ve bize katkı sağlayacak oyuncular aldık. Türkiye'nin sorunlarından bir tanesi, yabancı sınırlaması. Bunun sıkıntısını sadece biz değil bütün takımlar yaşıyor. Maalesef bu konudaki belirsizlik zaman zaman sıkıntı yaratıyor. Bizimde elimizde 10 tane yabancı oyuncu var. Maalesef 6 tanesini kullanmak ve sahada bulundurmak zorundayız ve düğer 4 tanesi dışarıda kalacak. Kolay bir süreç değil oyuncular açısından onların moral ve takım içerisindeki performans değerlerini yukarıda tutmak. Oyuncularda makine değil insan. Onların moral değerlerini yukarılarda tutarak 17 haftada tüm yabancı oyunculardan yararlanmaya çalışacağız. Bu sıkıntıların haricinde takımın ön tarafında alternatif anlamda sıkıntılarımız var gibi gözüküyor. Oyuncuların iştahları ve performanslarını maksimum kullanmaları bu zamana kadar bizi pek fazla sıkıntıya sokmadı. Gol dağılımın tüm takıma yayılması bizi mutlu ediyor. Açıkçası uzun lig maratonunda ön tarafta alternatif anlamda bizi rahatlatır diye düşünüyorum. Yabancı sayısının 10 olmasından dolayı, 3-4 tanesinin de dışarıda kalacak olmasından dolayı mevcut kadromuzda eksik gözüküyor. Ama Türkiye'de oyuncuyu bir yerden bir yere de getirmek çok kolay değil. Çok ciddi kontratlar yapılmış birçok kulüpte. Dolayısı ile gelen oyuncunun da takıma katkı sağlaması açısından bizi çok düşündürüyor açıkçası. Her yönüyle takım içerisinde arkadaşlık, takım uyumu ve birliktelik açısından çok iyi bir oyuncu grubum var. İmkanlar el verirse bir tane daha Türk oyuncu bulabilirsek bünyemize katmak istiyoruz'' diye konuştu

''BARIŞ ŞİMŞEK'İN REALİTESİNE BAKTIĞIMIZ ZAMAN BENCE KAZANMAK GEREKİR''

Hafta sonu deplasmanda oynayacakları Akhisar maçının hakemi Barış Şimşek'e değinen Mehmet Özdilek, hakemlerin muhakkak baskı altında olacağını belirterek, "Onlar da zor bir iş yapıyor" dedi.

Özdilek, "Biz ve bir çok insan maçlardan sonra bile doğru kararlar veremezken onlar maçın içerisinde kararlar verip en azından doğru veya yanlış yorumlanabiliyor. Bakıldığında Kasımpaşa-Beşiktaş karşılaşmasından bir hafta önce Bursaspor-Gençlerbirliği karşılaşmasının hakemiydi Barış Şimşek. Bu karşılaşmada ''Müthiş'' bir maç yönetti bize. Performans olarak son zamanlarda seyrettiğim en üst performanslardan biriydi hakem camiası için. Bir hafta sonrada talihsiz bir süreç başına geldi. Ben o günde söyledim, Barış Şimşek'i kaybetmek mi yoksa kazanmak mı! Realitesine baktığımız zaman bence kazanmak. İyi bir hakem, zaman zaman hata olabilir ama oyun içerisinde oyuncular da, bizde, hakemlerde hata yapabiliyor önemli olan geneline bakmak. Genelinde başarılı mı, evet bana göre başarılı bir hakem. Kazanılmalı mı evet kazanılmalı. Onun için hafta sonu oynayacağımız karşılaşmada problem yaratacağına inanmıyorum ve tekrar onu kazanma adına da bizler de yardımcı olmalıyız diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

''YABANCI FUTBOLCU SERBEST OLMALI''

Yabancı futbolcu sınırlamasına karşı olduğunu ifade eden Özdilek, bu konudaki düşüncesini şöyle açıkladı;

"Biz öncelikle şuna karar vermeliyiz. Yabancı sınırlaması olacak mı, yoksa devam edecek mi, öncelikle bunu çözmek lazım. Herkesin kendi penceresinden olay farklı. Büyük takımlar, Şampiyonlar Ligi ve UEFA derken orada haklılar. Ben bu konuda teknik direktörler toplantısında da söyledim, serbest bırakılmalı. Türk oyuncu da burada yabancı oyuncu ile rekabet etmesini bilmeli. Çünkü her gelen yabancı oyuncunun burada oynayacak diye bir kaidesi yok. Geldi yabancı oyuncu oynamalı diye bir mantalite var. Türk oyuncular yetenekli ise oynamalı ve zaten oynatıyoruz. Biz burada bu kısıtlamayı yaparsak zaman içerisinde sıkıntılarını hep birlikte göreceğiz. Ben ''özgürlükten'' yanayım. Kriter getirilecekse getirilsin ama serbest olsun. Biz bunu tartışmak yerine kaç tane Türk oyuncuyu dışarıya ihraç edebiliriz, bunu tartışmamız lazım. 2002 Dünya kupasındaki Milli takıma bakın, 10-12 si dışarıda oynayan oyuncular. Eğer kulüplerin başarısı Milli takımı destekleyecekse ve Avrupa, Dünya şampiyonalarına gideceksek örnekler var önümüzde. Örneğin Bosna Hersek, Milli takımlarındaki 30 oyuncunun 28 tanesi dışarıda oynuyor. Biz daha çok ihraç edersek oyuncunun mücadele gücü rekabet gücü daha artacaktır diye düşünüyorum. Bakın Türk Milli takım düzeyindeki oyunculara, Arda haricinde dışarıda oynayan oyuncunuz var mı? Yok. O zaman rekabetten korkmayacak Türk oyuncu. Her şeyimizle gurbetçiye yöneldik. Gurbetten yakalayacağımız veya alabileceğimiz Türk oyuncuları Türk futboluna yansıtmaya çalıştık. Bizim ülkemizde alt yapıdan gelen oyuncu var. Tabii ki buda ciddi planlama yapılması gereken bir süreç. Futbolda olmazsa olmazlardan bir tanesi bence yetenek seçimi. Bu çok önemli, futbolcu seçen insanların bunu belirlemesi önemli. Bu işi bilen, bu işin mutfağından gelen ve kendini bu işe adamış insanları biraz daha ehlileştirmek önemli. Siz eğer yetenekli oyuncuyu seçemezseniz yukarı getirme şansınız yok. Oyuncuya bir şeyler verebilirsiniz ama yetenek verme şansınız var mı yok ve bu mümkün değil. Yetenek doğuştan olan bir şeydir ama bunu geliştirebilirsiniz. Futbolda en önemli unsur yetenek. Bunun içinde birinci basamak yetenekli oyuncu seçimini doğru yapmalıyız. Bizim burada da sıkıntımız var ve biz yetenekli oyuncuyu doğru seçemiyoruz. En basiti kendi takımımızdan örnek veriyoruz, 10 tane yabancımız var ama 6 tısını oynatabiliyoruz. Alt yapıda en önemli kulüplerden biridir Gençlerbirliği. Bakıldığında alt yapıdan oynattığımız 6 oyuncu var. Dolayısı ile bunu da ödüllendirmek gerekir. Teşvik etmek lazım. Oynatmayanla oynatan arasında bir fark olması lazım. Fark olmalı belki o zaman kulüpler sağlıklı alt yapıya biraz daha eğilir. Bakıldığında yıllardır hep aynı sorun. Seksenlerde de bu böyleydi, doksanlarda da bu böyle, 2000'lerde de bu böyle, 2014'de de bu böyle. Herkes her şeyi biliyor. Söylemle eylem farklı şeyler. Herkes bildiği kadarı ile bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Ama eylemde ise hiç hareket yok. Hepimiz biliyoruz ülke futbolunun en büyük sorunu alt yapı. Yıllardır konuşuyoruz, peki hareket var mı bununla ilgili plan, proje veya ortaya konulan bir şey var mı? Yok. Hasbelkader oyuncu gelmeye çalışıyor kendi yeteneği ile doğru hocaların eline geldiği sürece aşama kaydedebiliyorlar. Plan program veya proje denen hiçbir şey yok'' diye konuştu.

''HER ŞEY DEĞİŞİYOR, İYİ TEKNİK ADAM VAR, KÖTÜ TEKNİK ADAM VAR''

"Genç yeteneklerin yetişmesinde eksik olan şey teknik adamlar mı?" sorusuna ise, her şeyin değiştiğini belirten Mehmet Özdilek, ''Oyuncu, teknik adam, yönetici, başkan profili de değişiyor. Bu gelişime ayak uyduranlar bu değişim içerisine ayak uyduruyor zaten. Hiç bir şey eskisi gibi değil. Mancini'nin söyledikleri kendini bağlar. Türkü yabancısı yok, iyi teknik adam var, kötü teknik adam var, iyi futbolcusu var, kötü futbolcusu var. Dünya'nın her yerinde iyi futbolcu bir adım öndedir. İyi teknik adam bir adım öndedir. Bakıldığı zaman Türkiye ligi zor bir lig. Burada teknik adamlık yapmak dışarıdan bakıldığı kadar kolay bir süreç değil. Bunu zaman zaman Mancini, Biliç ve diğer teknik adamlarda yaşıyor. Dışardan bakıldığı zaman gelenler biraz yukarıdan bakıyor ama işin içine girdikleri zaman o kadarda kolay olmadığını görüyorlar. Son zamanda ortaya çıkan teknik adamların kendilerini geliştirme adına, hedeflerine yukarılara taşıma adına, vizyonlarını daha geniş bir perspektife çıkarma adına çok önde olduklarını düşünüyorum. Bende dünyanın önemli teknik adamları ile çalıştım ve önemli isimler sayabilirim oyunculuk dönemimde. Bunun sonrasında gidip çok ciddi bir eğitim aldığım bir süreç var. Dünyada antrenman metotlarının birbirinden bir farkı yok. Önemli olan doğru iletişim. Oyuncu, teknik adam, yönetici ve taraftar ile doğru iletişimi kurabilmek. Eğer işinizi seviyorsanız ve kendinizi gelişime açık tutuyorsanız başarılı olmama şansınız yok. İyi futbol iyi oyuncularla oynanacağına göre bizlerde daha iyi oyuncuları piyasaya çıkarıp Türk futboluna sunmamız gerekir diye düşünüyorum'' dedi.

''ANTRENÖRLERE BAKIŞ AÇISI ARTIK DEĞİŞTİ''

Başarısızlıkta antrenörlere olan sabırsızlık artık değiştiğini belirten Başkent temsilcisinin genç teknik adamı Özdilek, ''Türkiye'de en uzun süre çalışan teknik adamlardan biriyim. Geçmiş dönemlerde yöneticilerin, başkanların, medyanın ve taraftarların bakış açıları biraz daha farklı idi. İki üç dört maç bulmazdı değişiklikler. Artık değiştiğini, daha sağlıklı düşündüklerini ve daha hoşgörü içerisinde yaklaştıklarını görmek sevindirici. Türkiye'nin realitesi, istediğiniz kadar bilginiz, beceriniz, vizyonunuz olsun bunu saha sonuçları ile birleştiremezseniz çok uzun süreli kalma şansınız yok. Bizim mesleğin meyvesi sahadaki başarı. Bunu sağlarsanız işleri daha kolay halledebiliyorsunuz. Dolayısı ile bazen değişiklikler oluyor. Artık yöneticiler, taraftarlar ve başkanlar daha hoşgörülü yaklaşıyorlar. Bu yaklaşımın doğru olduğunu ve daha da uzaması gerektiğini düşünüyorum'' diye konuştu

''BEŞİKTAŞ'TA OYNADIĞIM YILLARDA ÇOK DOĞRU BİR OYUNCU GRUBU VARDI''

Beşiktaş'ta futbol oynadığı yıllarda çok doğru bir oyuncu grubu olduğunu söyleyen Özdilek, "Efsane takım olgusunu yaratmak çok zordur. O zamanki şartlarda oyuncu transferleri geleceğe yönelik olmalıdır. O yıllarda Beşiktaş'ın vizyonunda ve misyonunda transferleri iyi izlenim, belli bir süre takip ondan sonra transfer olgusu vardı. Aynı teknik adamla unuz süre çalışması, aynı başkanın Beşiktaş takımını yönetmesi işi biraz daha kolaylaştırıyordu. Oturmuş bir takım olgusu vardı ve bu takımın içerisine yetenekleri atan bir olgu vardı. O günkü süreçte aldıkları oyuncular Beşiktaş'ın gelecek on yılını kurtaran oyuncu profiline girdi. O dönemde Türk futbolunda bireysel yeteneklerin ön plana çıktığı bir dönem vardı. Sadece bizde değil rakiplerimizde çok yetenekli üst düzey oyuncular vardı. Oğuz, Aykut, Ünal, Hami ve Tugay gibi çok oyuncu sayabilirim size. Bireysel anlamda kendi takımlarına damga vurmuş, belki takım olgusunu oluşturamamış ama bireysel anlamda çok yetenekli oyuncular vardı. Günümüz futbolunda ise bireysel anlamda bir sıkıntı var. Ben sokakta yetiştim ve sokak futbolunu iyi bilen biriyim. Günümüze bakıldığı zaman oyuncuların sağlıklı bir ortamda bırak yürümesini sağlayacak ortam yok bugünkü şartlarda. Daha çok statik kalıplar üzerinde giden bir yapı var. Oynadığımız dönemlerde amatör terfi ligden ikinci lige, ikinci ligden birinci lige geliyordun. Hem amatör ligler çok kaliteliydi hem de ikinci ligler inanılmaz kaliteliydi. İkinci ligden aldığınız oyuncuyu birinci ligde oynar duruma getiriyordunuz. Bugün bakıyorsunuz bank Asya'dan gelebilecek direk takımda aktif olacak oyuncu sayısı çok az veya beklide yok gibi gözüküyor. Dolayısı ile oraları biraz daha güçlendirmek gerek diye, ''düşünüyorum

''BİZLER ÇOK YETENEKLİ OYUNCULARDIK''

Kendisinin ve arkadaşlarının çok yetenekli oyuncular olduğunu ifade eden Özdilek, ''Futbol hayatımızın en önemli bir parçasıydı. Aile eğitimi çok önemli ama olmazsa olmazlardan bir tanesi yetenek. Aslında bu yeteneği seçebilmekte bir yetenek. Bizim sıkıntımız zaman zaman burada var. Aslında yetenekli oyuncu neden yok demekte doğru bir kelime değil. Muhakkak ki var, olmalı ve muhakkak ki çıkacaktır. Birçok yan faktörler var. Biz hem üniversiteyi okuyalım dedik, hem de futbolcu olalım dedik. Yani sporcu olalım dedik. Önemli olan sporcu olmak herkes futbolcu çünkü. Önemli olan sporcu olabilmek, hem saha içerisinde hem saha dışarısında. Bakıldığı zaman o günkü şartlarda çok daha zordu. İstikrarlı bir şekilde başarılı olacaksın, ondan sonra diğer kulüpler seni görecekler ve ondan sonra İstanbul'a gideceksin. Bugün böyle bir süreç yok. İyi futbolcu Hakkari'de de olsa, Van'da da olsa, Diyarbakır'da da olsa görünmeme gibi bir şansı yok. Her kulüp artık profesyonel çalışıyor geçmişte bu yoktu. O günkü futbol ekonomisiyle bugünkü futbol ekonomisi arasında ciddi farklar var. İnsanlar artık daha çok profesyonelleşti. Biz amatör ruhla profesyonel insanlardık. Amatör ruhumuz hep içerimizde vardı. İşimize olan sevgimiz, hedefe ulaşma adına birlikteliğimiz, paylaşımcılığımız takım başarısını o süreçte çok daha kolay getirdi. Şimdi bakıyorsunuz oyuncu kendi dünyasını çiziyor ve dünyası içerisinde bir hayat yaşamaya çalışıyor. Biz oynadığımız dönemlerde 18 arkadaş aynı odada oturup sohbet edebiliyorduk. Paylaşım azaldığı sürece işler biraz daha zorlaşıyor. Muhakkak ki Türk futbolunda yetenekli oyuncular çıkacaktır. Karamsar bir tablo çizmek veya çıkmayacaktır demek çok doğru değil. Yetenekli oyuncular var ve bu süreçte onları doğru yönlendirmek önemli. Altlarda anlayış var kalitenin işlenmesinde sorun var. Bu da oyuncuların gelişimini biraz daha ileriye atıyor. Yeni bir yapılanmaya giriyoruz. Yapılanma mıdır, organizasyon mudur onu da çok bilemem ama yıllardır söylenilir yapılır. Tecrübesiyle doğru bir insandır bu konuda Fatih Hoca. Ümit ederim ki o da arzuladığı, istediği bu sıkıntılı süreci sağlıklı bir şekilde geçer. Bizimde amacımız bu konuda ona destek olmaktır '' dedi.

''BEŞİKTAŞ HALKIN TAKIMIDIR BİZİM OYNADIĞIMIZ 15 YILLIK SÜREÇ EN GÖRKEMLİ DÖNEMİDİR''

"Beşiktaş'ta Şifo Mehmet'in yeri dolduruldu mu?" sorusuna ise Özdilek, ''Bunu benim söylemem doğru olmaz. Beşiktaş tarihinde ve Türk futbolunda bizim oynadığımız 15 yıllık süreç Beşiktaş tarihinin en görkemli dönemidir. Kamuoyundaki saygınlık anlamında çok önemli bir süreçtir. Bakıldığı zaman Başkanıyla, Yönetimiyle ve oyuncu gurubuyla gerçekten taraflı tarafsız herkesin saygı duyduğu bir Beşiktaş camiası vardı. Bugünkü süreç çok daha farklı. O günkü süreçle bugünkü süreci karşılaştırmak pek doğru olmaz. Beşiktaş halkın takımıdır ve bu mücadelenin içerisinde hep olmuştur. Ruhunda hep mücadele gücü her zaman vardır Beşiktaş takımının. O dönemde yaşadığımız şeyler bugünkü dönemde başarılı olmamızdaki en önemli etkenlerden biridir. Süleyman Seba gibi bir başkanla çalışmak ve bize verdikleri sayesinde sizin de söylediğiniz gibi bugün bir çok takımda Beşiktaş orjinli pek çok teknik adam var. Biz iş ahlakını işte başarı olgusunu Süleyman abiden öğrendik. Bize çok şeyler katmıştır ve o Beşiktaş camiasının değil Türk futbolunun en duayen isimlerinden bir tanesidir. Onunla birleştiği zaman Beşiktaşlılık ruhu farklıdır'' ifadelerini kullandı.

''SÜLEYMAN ABİNİN BANA SİTEMİ VARDIR, '4. ŞAMPİYONLUK SENİN YÜZÜNDEN KAÇTI' DİYE''

Süleyman Seba kendisi için ne ifade eder soruna o bizim için çok şeyler ifade eder diyerek-onunla yaşadığı bir anısını paylaştı. Mehmet Özdilek, o bana dördüncü şampiyonluk senin yüzünden kaçtı diye her zaman tatlı bir sitemi vardı dedi. Özdilek açıklamalarını şu şekilde sürdürdü, ''acil şifalar diliyorum ve ümit ediyorum ki iyi olacaktır. Süleyman abi bizim için hayatta çok önemli şeyler ifade eder. Baba duygusu ve baba şefkati ile başkanlık yapmış ve bunun yanında bir o kadarda ciddi bir yapıya sahip olan saygınlığı çok yüksek olan değerli bir insandır. Kendi babamız gibi gördüğümüz ve ondan çok şeyler öğrendiğimiz çok önemli bir değerdir. Zaman zaman o kızgın görünüşünün içerisinde baba şefkati olan bir insandır. Yüreği iyi bir yürektir. Benim içinde hayatımda olan önemli insanlardan bir tanesidir. Anılarımız genelde başarılarla dolu bir süreç. Ama Başkanla olan anımız dördüncü şampiyonluğu averaj ile kaybetmiştik. Son iki haftada Galatasaray ile çekişiyoruz. İçerideki maçımız Trabzonspor maçı. O haftada kendisi beni çağırıp görüşme yapmıştık. O süreçte bana çok topla oynuyorsun çok topla oynama. O haftada bana Mehmet çok topla oynama basit oynamayı düşün dedi. Tabii ki benim o dönemde kabul etmem mümkün değildi. Bende Başkanım olur mu ben iyi oynuyorum dedim o da bana ben söyleyeyim de kulağına küpe olsun dedi. Trabzonspor ile berabere de kalsak iş bitiyordu. Maçın başında 1-0 öne geçtik sonra 1-1 oldu ve 88 veya 89. dakikada rakip ceza sahasında çalım attım ve topu kaptırdım. O topun dönüşü otuz pas sonra bizim kalede gol oldu ve maçı kaybettik Galatasaray şampiyon oldu. Sonra biz hep bir araya geldiğimizde Başkan bana dördüncü şampiyonluğumuzu sen kaybettirdin derdi. Bende niye başkanım derdim, oda sen topu orada kaybetmesen, kaptırmasan bu iş olmayacak ben sana söylemiştim. Bende ya Başkan tamamda ben rakip 18 de kaptırdım sonrasında 30 pas var. O bana olsun derdi ve böyle bir tatlı anımız var ve bunu da her yerde anlatır. Onunla çalıştığım için çok şanslıyım, değerli bir insan. Ona buradan tekrar acil şifalar diliyorum ve inşallah çok çabuk sağlığına kavuşur tekrar aramıza gelir'' dedi.

''FUTBOL İLE SİYASET İÇ İÇE''

Son olarak "Futbolda siyaset var mı?" sorusuna ikisi iç içe diyen Özdilek, 'İkisini birbirinden uzak tutalım diyoruz ama ne siyaseti futboldan, nede futbolu siyasetten uzak tutma şansımız yok. İç içe girmiş bir durumda. Futbol futbolun konuşulduğu ve dış etkenlerin olmadığı bir spor olmalı. Ama maalesef bunu başaramıyoruz ve sadece bizde değil her yerde bu tür sıkıntılar var. Çok ayırma şansımız yok ama minimize etmek önemli. Bunda ne kadar başarılıyız, buda tartışılır. Dolayısı ile iç içe çok yakın temasta'' ifadesini kullandı. ERCAN ATA - ANKARA / ea(gh)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.