Öne Çıkanlar esed Askeri şehit 15 gen 1 Kasım 2015 İzmir seçim sonuçları hizbullah lideri nasrallah küstah suçlama

Bu haber kez okundu.

Takıntı Kadınlarda Daha Fazla
TIBBI adı Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) olan takıntının, kişinin bazı davranışları tekrar tekrar yapmaya zorunlu hissettiği, ciddi sıkıntılar yaşadığı bir kaygı bozukluğu türü olduğu ve mutlaka tedavi edilmesi gerektiği bildirildi.
Psikolog Sevim Buzkan Ertuğrul genellikle çocukluk ve erken yetişkinlikte ortaya çıkan bu durumin, toplumun yüzde 2 ile 3’ünü kapsadığını, takıntının kadınlarda görülme olasılığı erkeklere göre daha fazla olduğunu söyledi. Psikolog Sevim Buzkan Ertuğrul şöyle konuştu:
”Obsesyon; beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, kişinin kontrol edemediği ve tekrarlayıcı bir biçimde kendini gösteren düşünceler bütünüdür. Birçoğumuz benzer düşüncelere kapılırız; ancak obsesyonları olan bireyler günlük işlevlerini yerine getiremeyecek şekilde bu düşüncelerden kurtulamazlar, kontrol edemezler ve hayatlarını bu düşüncelere göre devam ettirirler. Klinik olarak en çok görülen obsesyonlar; pislik ve mikrop bulaşmasından korkma, cinsel ya da öfke dolu tepkiler göstermeye yönelik korkular, bedensel fonksiyonların bozulmasına yönelik korkular, hata yapmaktan korkma vb. şekildedir. Kompulsiyon; kişinin içinde bulunduğu sıkıntıyı azaltmak ve kendisine göre herhangi bir felaketin olmasını önlemek amacıyla tekrarlayıcı ve durduramadığı şekilde ortaya koyduğu davranışlar bütünüdür.
Klinik olarak en çok görülen kompulsiyonlar; sık sık el yıkama, duş alma, ocak, ütü, kilit vb. kontrol etme, herhangi bir işi yaparken belirli sayıda yapma, bir şeyleri belirli ve sırasıyla yapma, belirli kelime ve cümleleri tekrar etme, belirgin eşyalardan kaçınma şeklindedir. Obsesyon hastalığın düşünce kısmını oluştururken, kompulsiyon davranışlar sonucunda düşünceyi yok etmeyi amaçlar. Birey obsesyon ve kompulsiyonlarla uğraştığı için kendini ciddi anlamda yorgun hisseder.''
Acıbadem Kayseri Hastanesi Psikoloğu Sevim Buzkan Ertuğrul, takıntıların  psikolojik sorunlar içerisinde tedavisi en güç olanlardan biri olduğuna değindi. Ertuğrul, ''Sabır ve inançla yola çıkmak gerekir. Bilişsel davranışçı psikoterapi ve farmakolojik tedavi (ilaç tedavisi) uygulanır. Terapi yönteminde bireyin rahatsız olduğu düşünce ve davranışlar sıralanarak bunların üzerinde çalışılır ve birey bu durumlarla kademeli olarak yüzleştirilir, bu süre içerisinde gevşeme egzersizleriyle mücadele kolaylaştırılır. Yüzleştirme sonrası bireyin bu durumu günlük yaşantısına aktarması sağlanır. Unutmamak gerekir ki Obsesif Kompulsif Bozukluk kendiliğinden geçen bir rahatsızlık değildir; mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir'' uyarısında bulundu.

OE(OE/AAA)(FOTOĞRAFLI)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.