Öne Çıkanlar esed Avrupa Mhp Bursa PYD

Bu haber kez okundu.

Obezite Cerrahisinde Ölüm Orucu Hastalığı Tehlikesi

Emre BAYLAN/ ANTALYA, () - TÜRKİYE Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, obezite tedavisinde cerrahi müdahale sonrasında uygun takipte kalmayıp B12 vitamini eksikliği nedeniyle, ölüm orucu ve açlık grevi sonrasında ortaya çıkan Wernicke-Korsakoffhastalığına yakalanan vaka olduğunu söyledi.
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği'nin yıl 36'ncısını düzenlediği Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi Antalya'da yapıldı.
Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız obezitenin tüm dünyada bir salgın hastalık olduğunu söyledi. Dünya üzerinde 1.4 milyar fazla kilolu insan, 200 milyon obez erkek ve 300 milyon obez kadın yaşadığına dikkat çeken Prof. Dr. Yıldız, gelecek 20 yıl içinde bu rakamın 3 milyarın üzerine çıkmasının beklendiğini söyledi. Obezitenin yalnızca ABD'de yıllık maliyetinin 150 milyar doların üzerinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yıldız, Türkiye'de de her 2 erişkinden birinin fazla kilolu ya da obez olduğuna dikkat çekti.
ÇOCUKLUK DÖNEMİNE DİKKAT
Obezitenin kompleks bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yıldız, genlerden, beslenme ve hareketsizliğe, uyku düzeninden hava kirliliğine ve bağırsak florasına kadar birçok faktörün obezite gelişiminde etkili olduğunu kaydetti. Okan Bülent Yıldız, normal bir insanın vücudunda 25- 35 milyar yağ hücresi bulunurken obez bir bireyde bu rakam 100- 150 milyara ulaştığına dikkat çekti. İnsanda yağ hücrelerinin sayısının artışında çocuklukta 12- 18 ay arası, ergenlikte 12- 16 yaş arasının kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yıldız, “Yağ hücre sayısındaki artış nedeniyle çocukluktan beri alınan kiloları vermek erişkin dönemde alınan kiloları vermekten daha zor" dedi.
CERRAHİ MÜDAHALE
Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, obezite tedavisinde cerrahi müdahalenin bir alternatif olduğunu söyledi. ABD'de geçen yıl 350 bin obezite vakasına cerrahiyle müdahale edildiğini kaydeden Prof. Dr. Yıldız, Türkiye'de de bu sayının artmaya başladığını kaydetti. Fakat obezite cerrahisinde çok uzun dönem sonuçların bulunmadığını belirten Prof. Dr. Yıldız, “Sonrasında uygun takipte kalmayıp vitamin B12 eksikliği nedeniyle Wernicke-Korsakoff hastalığına yakalanan vaka var" dedi.
CERRAHLARINI YÜZDE 35 BASKISI
Cerrahinin her yerde her şekilde tek umut olarak sunulmasının yanlışlığının altını çizen Prof. Dr. Yıldız, Türkiye'de vücut kitle endeksi 40 ve üzerinde kişiler için cerrahinin SGK'nın geri ödeme kapsamında olduğunu, cerrahların ise bazı vakalar için 3 konusunda baskı yaptığını söyledi. Prof. Dr. Yıldız, “Fakat Türkiye'de 10 yıl sonra nerede olacak bunu bilmiyoruz. Bu verileri toplamamız gerekiyor" dedi.
KARADENİZ'DE İYOT AKIP GİDİYOR
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Başkanı Prof. Dr. Sadi Gündoğdu ise 'Hayatımızın hızını ayarlayan bez' olarak tanımladığı tiroid bezinin büyümesi, tembelliği, çok çalışması, vücut dengesini ve fonksiyonlarını alt üst ettiğini söyledi. Prof. Dr. Gündoğdu, zamanla kansere de dönüşebilen nodüller, tiroid hormonu yapımı ile ilgili sorunlar, sinirlilik ve depresyon, aşırı iştah veya kilo kaybı, terleme, titreme, adet bozukluğu ve kısırlık, ishal veya kabızlık, çarpıntı, kalpte ritm bozuklukları gibi genel şikayetlere neden olduğunu kaydetti.
Tiroid hastalıkları nedenlerinin başında iyot eksikliğinin geldiğini belirten Prof. Dr. Sadi Gündoğdu, şunları söyledi:
“Avrupa'nın pek çok ülkesinde, Afrika'da da iyot eksikliği olan bölgeler bulunmaktadır. İyot, tiroid hormonu sentezinde kullanılıyor. İnsanlar iyot gereksinimini deniz ürünleri, sebzeler gibi farklı besinlerden, sudan karşılayabiliyorlar. Tiroid hormonlarının yapımının normal düzeyde olması için günlük iyot ihtiyacı kabaca 150 mikrogramdır ki, bu doğal olarak günlük tüketilen besinlerle alınıyor. Ülkemizde, iyot eksikliği yüzünden tiroid hastalıklarının bu boyutta olması gerekir. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde, bazı sarp dağlık bölgelerde iyot, gıdalara ve suya karışmadan akıp gitmektedir. Fazla tüketildiği takdirde, karalahana, şalgam gibi besinlerin guatr yapıcı etkisi olabilmektedir."
OSTEOPOROZLA MÜCADELE
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kemal Balcı da kemikte fazla kayıp ve kemiğin küçülmesi olarak tanımlanan osteoporozun 50 yaşın üzerindeki kadınların yarısını, erkeklerin ise dörtte birini etkisi altına aldığını söyledi. Osteoporozin sessiz bir hastalık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Balcı, D vitamini eksikliği, kadınlık ve erkeklik hormonlarının eksikliği, paratiroit hormon fazlalıkları, kortizon kullanımı, tiroid homon fazlalıkları osteoporoz riskini artırdığını ve erken yaşlarda görülmesine neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Balcı, kemik erimesi, osteoporoza karşı mücadele için şu tavsiyelerde bulundu:
“Güneşle temasınızı kesen bir alanda çalışıyorsanız, güneşten koruyucular kullanıyorsanız, yeterli D vitamini almadığınızı düşünüyorsanız, D vitamininizi kontrol ettirin. Böbrek taşı düşürdüyseniz kalsiyumunuzu kontrol ettirin. Zorunlu olmadıkça kortizon kullanımını tercih etmeyin. Tiroid hormon fazlalıkları var ise kemik sağlığınızı değerlendirilmesini talep edin."

EB(SU/AAA) (FOTOĞRAFLI)
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.