Öne Çıkanlar esed İstanbul Spor Toto Basketbol Ligi 7 yaralı Canlı yayında Abdullah Gülde flaş idam çıkışı

Bu haber kez okundu.

'evde Hemodiyaliz Kaliteli Yaşam Sunuyor'

Tufan HAMARAT / İZMİR, () -  DÜNYANIN gelişmiş ülkelerinde yaklaşık 40 yıldır, Türkiye'de ise henüz 3 yıldır kullanılan evde hemodiyaliz ömrü uzattığı gibi yaşam kalitesini de arttırıyor. Dr. Sinan Erten, "Evde uygulanan hemodiyaliz, klinikte uygulanana göre daha etkin ve hastanın ömrünü uzatan bir tedavi şekli" dedi. Yaklaşık 2 yıldır evinde hemodiyaliz tedavisi gören 50 yaşındaki Ayşe Baş da, evde hemodiyaliz tedavisinin ardından organ naklinden vazgeçtiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Ege Üniversitesi'nin bir projesi olan 'Evde Hemodiyaliz' tedavisi yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin 40 kentindeki 300 hastada uygulanıyor. Diyaliz hastalarının ömrünü uzatıp daha kaliteli bir yaşam sunan yeni uygulama klinikteki diyaliz tedavisinden de daha ucuz. Klinikte tedavi gören bir hastanın devlete aylık maliyetinin yaklaşık 7 bin TL'ye, evde uygulanan tedavisinin ise bin 500 TL'ye mal olduğunu aktaran özel Sevgi Diyaliz Merkezi Nefroloji uzmanı Dr. Sinan Erten, yeni sistem hakkında şu bilgileri verdi:
"Evde hemodiyaliz, bundan yaklaşık 40 yıl önce gelişmiş ülkelerde kullanılmaya başlandı ve daha sonra yayıldı. Ülkemizde de yaklaşık 3 yıl önce bu tedavi uygulanmaya başlandı. Türkiye'de yaklaşık 60 bin diyaliz hastası var. Her yıl 15 bin kadar yeni diyaliz hastası ortaya çıkmakta. Organ nakline yeterli donör bulunamadığı için hastaların çoğu diyalize bağlı. Evde uygulanan hemodiyaliz, klinikte uygulanana göre daha etkin ve hastanın ömrünü uzatan bir tedavi şekli. Hasta yaklaşık üç ay eğitim aldıktan sonra kendi evinde bu tedaviyi uygulamakta. Bunun en büyük avantajı, klinikte uygulanan hemodiyalizde hastalarda görülen bir çok problem evde uygulandığında görülmemekte. Hastalarımız gece uykuda hemodiyaliz olmakta, sabah işine gitmekte ve ailesiyle vakit geçirip sosyal ortamdan uzak kalmamakta."
KLİNİKTEKİ ŞİKAYETLER GÖRÜLMÜYOR
Evde hemodiyaliz tedavisi gören hastaların daha kaliteli bir yaşam sürdüğünü dile getiren Dr. Erten şöyle devam etti:
"Evdeki diyaliz süresi daha uzun olduğu için vücuttaki toksinler temizlenmekte ve klinikte görülen kemik ağrıları, kansızlık, yorgunluk gibi bir çok şikayet, evde yeterli diyaliz olduğu için görülmemekte. Klinikte 4 saatlik tedavi süresinde hastalarda tansiyon düşmesi, halsizlik gibi görülen şikayetler evdeki tedavide görülmemekte. Türkiye'de yaklaşık 300 kadar evde diyaliz tedavisi yapan hasta bulunuyor. Bunlar yaklaşık 40 kentte bulunuyor. Evde hemodiyalizi düşünenler internetten, evde hemodiyalizin nasıl yapılacağına ulaşıp bilgi alabilirler. Sağlık Bakanlığı'nın da desteklediği bu tedavi sonucu hasta bir ücret ödemiyor. Hastanın ömrü ve hayat kalitesini uzatan en son tedavi şeklidir."
ARTIK NAKİL DÜŞÜNMÜYOR
Buca İlçesi'nde yaşayan, özel sektörde çalıştıktan sonra emekli olan üç çocuk annesi Ayşe Baş, yaklaşık 15 yıldır diyaliz hastası olduğunu anlattı. 2 yıldır evde hemodiyaliz tedavisi gördüğünü kaydeden Ayşe Baş şöyle konuştu:
"15 yıldır diyaliz hastasıyım. 2002'de böbrek nakli oldum. Ancak 2006'da böbreğimi kaybettim. 6 yıl daha diyaliz tedavisi gördüm. Değerlerim yükseldiği için hemodiyalize geçmem gerektiği söylendi, ancak o çok zor bir tedavi yöntemiydi. Daha sonra evde hemodiyalizi tavsiye ettiler. İnternette araştırdım ve yapabileceğime karar verdim. Üç aylık eğitimden sonra yaklaşık 2 yıldır evde hemodiyaliz yapıyorum. Çok memnunum, kilo artışım oldu, daha fazla yemek yiyebiliyorum. Tedavi uyku saatinde olduğu için işlerimi rahatlıkla yapabiliyorum. Hatta nakil olmayı bile düşünmüyorum. Allah gözümün ışığını, dizimin dermanını almasın. Sağlık Bakanlığı aylık 13 set karşılıyor, bunun sayısının arttırılmasını ve 15 setin bakanlık tarafından karşılanmasını istiyorum."
TH(AÖ/COŞ) (FOTOĞRAFLI)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.