Öne Çıkanlar esed Diplomatik son dakika haberleri gündem haberleri korkusuz medya Türk obüsleri seçim şarkısı Paris İstinaf Mahkemesi

Bu haber kez okundu.

Ebola Virüsü Hakkında Bilmemiz Gereken 10 Şey!
 İlk olarak bundan 38 yıl önce, 1976 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde ortaya çıkan,  2013'te tekrar tırmanışa geçen ve şimdilerde hepten dünyanın korkulu rüyası haline gelen Ebola virüsü yayılıyor...  
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığın hızla yayıldığı uyarısı yaptı. Dış basında 'Fearbola' olarak da ifade edilen Ebola salgını korkusu, metropollerde tedirginlk yaratmaya devam ediyor. 

Peki nedir bu Ebola virüsü, Ebola virüsü nerelerden bulaşır? Ebola virüsünün belirtileri nelerdir? Ebola virüsü nasıl anlaşılır ve Ebola virüsünün tedavisi nasıl olur?



1. Ebola virüsü nedir?

Ebola virüsü, insanlarda ve hayvanlarda kanamalı ateş şeklinde ciddi hastalık formlarına yol açan virüstür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 4. Risk Grubu Patojen olarak kabul edilmektedir.

Ebola virus hastalığı; viral kanamalı ateşlerden bir tanesidir, vücutta akut başlangıçlı yüksek ateş ve gastrointestinal kanamalarla seyreden bir enfeksiyon hastalığı şeklinde karşımıza çıkar. EVH insanlarda genellikle ağır ve ölümcül seyreder. Salgın sırasında ölüm oranı %90’lara ulaşır.

Ebola virüsü, ipliksi yapıda, yaklaşık 80 nm boyundadır. Genetik materyali RNA'dan oluşur


Ebola virus; Filovirus ailesi içindeki Ebolavirus cinsi içinde bulunan bir RNA virusudur. Ebolavirus cinsi içinde de beş tür vardır,

Zaire ebolavirus (ZEV)

Sudan ebolavirus (SEV)

Tai Forest (Ivory Coast) ebolavirus (TFEV)

Bundibugyo ebolavirus (BEV)

Reston ebolavirus (REV)

Bu beş türden bugüne kadar ilk dördü; Afrika’da insanlarda büyük salgınlara yol açmışlardır. REV’in Filipinler ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde insanları enfekte ettiği saptanmış ancak bugüne kadar REV kaynaklı bir hastalık ya da ölüm rapor edilmemiştir.




2. Nasıl ortaya çıktı?

Virüs, ilk olarak 1976 yılında Sudan ve Kongo'daki salgınlarda tespit edildi ve adını Kongo'daki bir nehirden aldı. Virüsün doğal kaynağının Afrika'daki meyve yarasaları olduğu düşünülüyor. Virüslerin varlığı bu yarasaların coğrafi dağılımıyla örtüşüyor.


3. Ebola virüsü nasıl yayılır?

İnsan enfeksiyonu oluştuğunda virüsün başkalarına bulaşmasının birçok yolu vardır. Ebola enfekte insanlarla doğrudan temas yoluyla insandan insana bulaşır. Bunlar:

- Enfekte bir kişinin kanı ya da salgılarıyla doğrudan temas.

- Enfekte salgılarla kontamine olmuş objelerle temas.

- Defin işlemleri sırasında cenazeye doğrudan temas edilmesi de hastalığın yayılmasında etkendir.

- İyileşen erkek hastaların spermleri yoluyla hastalığı 7 haftaya kadar bulaştırması mümkündür.

- Ebola Kanamalı Ateşi’ne yol açan virüsler, genellikle hasta bakımıyla uğraşırken enfekte salgılarla teması olan aileler ve arkadaşlar aracılığıyla yayılmaktadır.


4. Hangi bölgelerde görülüyor?

Afrika’da teyit edilmiş vakalar şu ülkelerden bildirilmiştir:

Liberya
Sierra Leone
Gine
Nijerya
Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DRC)
Gabon
Güney Sudan
Fildişi Sahilleri
Uganda
Kongo Cumhuriyeti (ROC)
Güney Afrika
Afika'dan sonra ise ABD'de, Almanya'da Ebola vakaları ortaya çıktı ve salgınla birlikte, hangi ülkelerde bu vakaların yoğunlaşacağına dair bir tahmin yürütmek oldukça zor.




5. Ebola virüsü'nün belirtileri nelerdir?

Ebola virüsüne bağlı meydana gelen kanamalı ateş hastalığı sonucunda bağışıklık sisteminde çökme,  pıhtılaşma fonksiyonunda bozukluk, kaçış sendromu (kanın serum kısmının damar dışına çıkması) ve şok tablosu gelişmektedir. Virüs vücuda girdikten sonra ortalama 5-10 gün içinde hastalık gelişmektedir. Hastalık tipik olarak ani başlangıçlı yüksek ateş, üşüme, titreme ve bitkinlik şeklinde başlamaktadır. Diğer belirtiler şiddetli baş ağrısı, kas ağrısı (özellikle gövde ve sırtta), bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısıdır.



6. Ebola'nın ilerleyen safhalarında neler yaşanıyor?

Hastalığın ilerleyen safhalarında, göz, burun, kulak, ağız ve rektumdan kan geliyor ve serum iğnesinin ciltte açtığı deliklerden kan akıyor. Temel olarak  vücuttan dışarı kan akması hastalığın en tanımlayıcı sendromu olarak görülüyor. Hastalığın başlangıç evrelerinde görülen ateş, kusma, ishal zaten başka birçok hastalığın da diğer tanımlayıcı sendromları olarak kabul ediliyor. Çoğu zaman hastalar kanama olduğu zaman Ebola virüsü taşıdıklarını anlayabiliyor ve Ebola virüsü taşıyan insanlar en sonunda çoklu organ yetmezliğinden hayatlarını kaybediyor. Bunun en büyük nedeni Ebola virüsünün vücuttaki beyaz kan hücrelerini hızla yok ederek bağışıklık sistemini çökertmesi ve insan vücudunun virüse karşı savaşamaz hale gelmesi sonucu organların iflas etmesi.


7. Ebola virüsünden korunmak için neler yapmanız gerekiyor?

Diğer bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi hastalığı önlemenin en önemli uygulamalarından biri ellerin düzenli olarak yıkanmasıdır. Ellerinizin su ve sabunla yıkanması (ya da sabun bulunmadığı yerlerde ve ellerin açıkça kan ve vücut sıvılarıyla kirli olduğu durumlarda susuz alkol-bazlı el losyonun kullanılması) cildinizden potansiyel enfekte materyalleri uzaklaştırır ve hastalığının geçişini önler.

Eldiven kullanılan durumlarda eldivenleri çıkarmadan önce su ve sabunla yıkayınız ve eldivenleri çıkardıktan sonra da ellerinizi yıkayınız.

Ölü hayvanlarla, özellikle de primatlarla temastan kaçınınız.

Yerel pazarlarda tüketim için satılan primatlar dahil vahşi hayvanların etini yemeyiniz.

Enfeksiyon olasılığını asgariye indirmek için Ebola Virüsü enfeksiyonu olduğundan şüphelenilen insan ya da hayvanlarla yakın temas ederken enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulayınız.

Sağlık tesislerinde hastalık bulaşma riski yüksektir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının bir Ebola Hemorajik Ateşi vakasını fark etmesi ve pratik viral hemorajik ateşi karantina önlemlerini veya bariyer hemşirelik tekniklerini uygulamak için hazır olması gereklidir. Bu önlemler arasında koruyucu kıyafetlerin giyilmesi (önlük, eldiven, maske, göz koruyucu ekipman gibi) yer almaktadır. Enfeksiyonun yayılmasını önlemekle ilgili olarak ekipman ve enjektörlerin sterilize edilmesi, uygun bir şekilde imha edilmesi ve hastaların vücut salgılarının da uygun bir şekilde imha edilmesi de önemlidir.



8. Son Salgın ne kadar tehlikeli?

Gine’de ilk kez görülen Ebola virüs daha sonra Sierra Leone ve Liberya’da, büyük kentlerin de dahil olduğu bir coğrafyaya yayıldığı görülüyor. Virüsün etkilediği bir kişinin uçakla Nijerya’ya gitmesinden sonra bu ülke de salgın olan yerler arasına girdi. 

Son salgın şimdiye kadar görülen en ölümcül virüsü içeriyor.‘Zaire Ebola Virüsü ‘ adlı virüs, bugüne dek enfekte ettiği insanların yüzde 90'ının hayatını kaybetmesine yol açtı.  Virüs bir kişiyi yaklaşık 3-4 gün içinde öldürebiliyor. Salgının bu denli tehlikeli olmasındaki tek faktör virüsün yapısı da değil. Batı Afrika’da patlak veren ilk büyük Ebola salgın olması nedeniyle, bölgedeki sağlık ekipleri yeterince eğitimli ve deneyimli değil. Dahası, Batı Afrika’da yaşayan insanlar, daha evvel salgına sahne olan Orta Afrika halkına göre daha fazla seyahat ettiğinden virüsün yayılmasına yol açıyor.


9. Kaç kişi hayatını kaybetti?

WHO'nun açıklamasında, virüsün tehlikeli bir şekilde yayıldığı kaydedildi. Ebola salgınının başlamasından itibaren Gine'de bin 600 vaka tespit edildiği, Nijerya'dan da ölüm haberinin gelmeye başladığı bildirildi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün güncel verilerine göre, Ebola virüsünden dolayı hayatını kaybeden kişilerin sayısı 4000'i geçmiş durumda.


10. Ebola'nın Türkiye'de görülme olasılığı nedir?

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Afrika'da etkili olan "Ebola virüsü" ile ilgili, "Ebola virüsüyle ilgili bizim ülke olarak bir sorunumuz yok. Ancak o ülkelere giden vatandaşlarımıza bilgilendirme, o ülkelerden Türkiye'ye dönüş sonrası takipleriyle ilgili gerek bakanlığımız gerekse de Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğümüz alıyor. Şu anda vatandaşımızı tedirgin edecek en ufak bir sorun söz konusu değil" dedi.TÜRK İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal ise; Suudi Arabistan'dan gelen bir kişinin MERS virüsünden hayatını kaybettiğini belirterek, Hacdan dönenlere de uyarıda bulundu. Prof.Dr. Ünal, Ebola konusunda ise “Türkiye'de Ebola hiç görülmedi. Ancak endişeye gerek yok denemez. Elbette gerek var" dedi.

Türkiye'de birçok hastanede, Ebola karantinasına tanık olduk ancak henüz Ebola kaynaklı bir ölüm gerçekleşmedi. Hac ibadetinden dönen hacı kafilesinde birkaç kişi hastaneye kaldırılmış, ve bir hacı hayatını kaybetmişti. Ancak o vaka, Mers virüsünden ötürü gerçekleşti. Mers, Ebola'dan apayrı bir virüs.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.