Öne Çıkanlar esed Avrupa Mhp PYD Bursa

Bu haber kez okundu.

Dikkat! Yaramazlıktan değil Lösemi olabilir...
Çocukluk çağı kanserleri içerisinde yüzde 30 ile en sık görüleni lösemi. Kendini bazı sinyaller ile belli eden hastalıkta erken müdahale hayat kurtarıyor. Ancak lösemi teşhisinde en önemli sorun, anne-babanın löseminin işaretlerini ‘çocuğunun hareketli ve yaramaz’ olduğuna bağlayıp erken fark edememesi. Biraz hareketli bir çocuksa, çoğu zaman bacağındaki morluklar bir yere çarpmasına, bel ve bacağındaki şiddetli ağrılar yaramazlığına bağlanarak bunların löseminin işaretleri olabildiği akla gelmeyebiliyor. 

Oysa ebeveynlerin çok iyi birer gözlemci olmaları ve bu ciddi hastalığın belirtilerine karşın çocuklarındaki farklılıklara dikkat etmeleri “yaramazlığındandır” deyip geçmemeleri gerekiyor. 

Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. İnci Ayan, yenidoğan döneminden ergenliğe kadar her yaşta görülebilen löseminin en sık 2-5 yaş arasındaki çocukları tehdit ettiğini belirterek, “Çocuk kanserleri tedavi edilebilen hastalıklardır. Ancak erken tanı son derece önemlidir. Ebeveynler çocuklarını iyi gözlemlemeli ve bazı işaretleri gördüklerinde zaman kaybetmeden hekime başvurmalıdır” diyor. 

DİZ ÜSTÜNDEKİ MORLUKLARI, BACAK AĞRILARINI ÖNEMSEYİN!

Kemik iliğinde çoğalan ve tüm vücuda dağılan ilkel hücreler sağlıklı hücrelerin oluşmasını engelleyerek kansızlık, bağışıklık sisteminde yetersizlik ve kanamaya yatkınlık gibi belirtilere neden oluyor.

Prof. Dr. İnci Ayan, özellikle diz üstünde, bir travma olmadan kendiliğinden oluşan morluklar, şiddetli bel ve bacak ağrıları, sık sık tekrarlayan yüksek ateş, burun ve diş eti kanaması, yorgunluk, solukluk ve halsizlik, boyun, koltuk altı ve/veya kasık bölgesindeki lenf bölgesinde genellikle ağrısız şişlikler, uzun süreli ve nefessiz bırakan öksürüğün löseminin işaretleri arasında yer aldığını vurguluyor. 

ELEKTRONİK KİRLİLİKTEN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ BESİNLERE…

Çocukluk çağı lösemilerine bazı doğumsal ve kalıtsal hastalıkların yanı sıra, çevresel faktörler de yol açabiliyor. Manyetik kirlenmeden genetiği değiştirilmiş besinlere dek birçok faktör bu tehlikeler arasında yer alıyor.

Besinlerdeki katkı maddeleri, bitkisel ve hayvansal ürün artırıcı kimyasal ve fiziksel yöntemler, şampuanından vücut kremine dek bazı kozmetik ürünlerin devamlı kullanılması, çocuğun yanında sigara içilmesi, bazı virüsler, anne/babanın boya ve ağır metal sanayinde çalışması da tehlikeye davetiye çıkarıyor.

ERKEN TEŞHİSTE İYİLEŞME ŞANSI YÜKSEK

Erken tanı ve uygun tedavi ile iyileşme şansının yüzde 70’e kadar çıkabildiğini belirten Prof. Ayan “Unutulmamalıdır ki bugün bir zatürre veya ishal hastalığında bile iyileşme şansı yüzde 100 değildir. Ülkemizde tam donanımlı araştırma hastanelerinin çocuk onkoloji bölümlerinde ulusal ve uluslararası standartlara göre hazırlanmış tanı ve tedavi modelleri ile en yüksek tedavi şansı elde edilebilmektedir” diyor.

Çocuk lösemilerinde başlıca tedavi biçiminin ilaç (kemoterapi ) tedavisi olduğunu, kemoterapiye ek olarak verilen kan ve kan ürünleri ile koruyucu ve gerektiğinde tedavi edici antimikrobiyal tedavinin, moral ve ruh sağlığını destekleyici tedavilerin başarı şansını artırmada katkı sağladığını vurgulayan Prof. Dr. İnci Ayan “Süregelen araştırmalarla lösemi hücresinin moleküler genetik karakterleri belirlendikçe hedefe yönelik yeni tedavi modelleri geliştirilmektedir. Günümüzde löseminin tipi ve risk grubuna göre hastalar 2-3 yıl süren bir tedavi ile sağlıklarına kavuşabilmektedir. İlk tedaviye yanıt vermeyen veya yanıt verdiği halde daha sonra tekrarlayan hastalıkta kemik iliği nakli tedavisi ile hastaların bir bölümünde yine iyileşme şansı mevcuttur” ifadelerini kullanıyor.

Kaynak: NTV
Anahtar Kelimeler:
DoktorBebekLösemi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.