Öne Çıkanlar esed Halep gizli istihbarat İzmir Körfezi polise silahlı ve bombalı saldırı

Bu haber kez okundu.

Bayat sanıp çöpe atmayın! Böyle göründüğüne aldanmayın!
 Ordu Arıcılar Birliği Başkanı Necati Aydın, kristalize olan balın, o ürünün işlem görmemiş ve doğal olduğunun bir kanıtı olarak bilinmesi gerektiğini söyledi.
Her şeye rağmen bir tüketicinin sahte balı ilk bakışta anlamasının kolay olamayacağını belirten Aydın, şöyle konuştu: "Tüketicilerimizin sahte balı bir bakışta tanıması mümkün değil. Tüketicilerimiz kaliteli bir bal tüketmek istiyorsa birebir tanıdığı arıcılardan bal alması gerekmektedir. Ayrıca Türkiye'nin bütün illerinde arıcı birlikleri vardır. Buralar kaliteli bal için tercih edilebilir. Yine marketlerden bilindik markalı balların tercih edilmesi en doğrusu olacaktır. Sahte balı yıllarca arıcılık yapan bir kişinin de bir bakışta anlaması mümkün değil. Bu nedenle oldukça dikkat edilmeli." Türkiye'nin çeşitli yörelerinde birçok bal çeşidinin üretildiğini ancak kaliteli bir balı anlamanın püf noktalarının olduğunu vurgulayan Aydın, şöyle devam etti: "Balın belli bir süreden sonra kristalize olması lazım. Vatandaşlarımızın kristalize olmamış ballardan biraz çekinmesi ve uzak durması lazım. Halk arasında balın kristalize olmaya başlaması durumunda 'bu şeker balı' deniliyor. Bu, doğru bilinen yanlıştır. Kaliteli bal kavanoza konulduğunda önce donarak kristalize olmaya başlar. Ardından da krem rengini almaya başlar. Bizler vatandaşlarımızın kristalize olmuş ve krem rengini almış balları tercih etmelerini öneriyoruz. Bu çeşit ballar en kaliteli ballardır. Bu balların da tüketim ömrü uzun olur. Vatandaşlarımız genellikle kristalize olan balları tercih ederlerse sahte ballardan da bir o kadar uzak dururlar."


"SAHTE BAL SATAN 52 PLAKA KULLANILIYOR"

Son zamanlarda sokaklarda bal satan kişilerin 52 plakalı araçları kullandıklarını tespit ettiklerini dile getiren Aydın, şunları söyledi: "Özellikle son yıllarda merdiven altlarında haksız rekabet oluşturan insanlar var. Sahte balı bunlar üretmekte, bal değil sadece ticari glikozdur. Bunu bal diye satan insanlar var. Maalesef bu kişileri cami önlerinde, sokaklarda sık sık görmekteyiz. Yine son zamanlarda özellikle 52 plakalı araçlar da kullanılıyor. Bunun da nedeni Ordu'da bal çok üretiliyor ve arıcının çok olması. Bu insanlar ellerindeki sahte balları insanlara satmak için kendilerine gerçek bal üreticisi süsü verip ticari glikozu satmaya çalışıyorlar. Vatandaşlarımız kesinlikle bu oyunlara aldanmasın. Gerçek Ordulu arıcı kesinlikle böyle işlere girmez." Aydın, son dönemde ilgili bakanlık tarafından sahte bal üreten firmaların kamuoyu ile paylaşılmasıyla gerçek bal üreticileri ile sahte üreticilerin ayırt edilmeye başlamasından memnuniyet duyduklarını sözlerine ekledi.

"Balın analizi yapılarak gerçek ortaya çıkarılabilir" Ordu Arıcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Gıda Teknolojisi Apiterapi Bölümü Başkanı Gıda Mühendisi Fazıl Güney de gerçek ve sahte balın ayırt edilebilmesi için laboratuvar ortamında analizlerinin mutlaka yapılması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Balın sahte olup olmadığını koklayarak, tadarak, aromasına bakarak ya da akışkanlığına bakarak anlamak mümkün değil. Bunun anlaşılması için balın yapısına bakılması lazım. Laboratuvar ortamlarında analizlerinin yapılması gerekiyor. Bizim baktığımız bazı değerler var. Prolin bunlardan birisidir. Yine şeker içeriği ve glikoz oranları bunlardandır. Enzimlerine bakıyoruz. Vatandaşlarımız da şüphelendikleri balları laboratuvar ortamlarında test ettirebilirler. Ordu Arıcılık Araştırma İstasyonu bu hizmeti veren önemli merkezlerden birisidir."

"40-45 DERECEDE ERİTİLMELİ"

Güney, kristalize olan bir balın 40-45 derece su banyosu yaptırılarak eritilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Balın kristalize olması kesinlikle doğal bir olaydır. Ballar içerisindeki glikoz yapıları itibarıyla zaman içerisinde kristalize olmaya başlar. Kristalize olmuş bir bal içerisindeki besin maddelerini olumsuz halde etkilemez. Balın sadece fiziksel yapısını etkiler. Bal akışkan halden biraz daha katı hale geçer. Bu hale gelen balın da sıcak su ile çözülmesi en doğrusu olacaktır. Kesinlikle bu haldeki balların kaynatılarak çözülmemesi lazım. Bu sıcaklığın 40-45 dereceyi geçmemesi lazım. Eğer bu sıcaklığı geçerse balın içerisindeki minarel, vitamin ve enzimler de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.