Öne Çıkanlar esed Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! Türk Akımı Ürünleri Somuncu Baba

Bu haber kez okundu.

Kılıçdaroğlu: Haramilerden Hesap Soracağız

Kemal ATLAN- Hakan TÜRKTAN- Saadet KEFAL- Seyfullah SOLAK/ESKİŞEHİR, () - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu iyi işleyen bir demokraside siyasetçilerin halka hesap vermesi gerektiğini belirterek, "Hırsız siyasetçi olmaz. Hele hele yalan söyleyen siyesetçi o da olmaz. O zaman yapacağınız bir şey var. Demokrasiye inanıyorsak, güzel Türkiyemize iyi ahlaklı kişileri ülkeyi yönetmesini istiyorsak hepimize görev düşüyor. 30 Martta sandığa gideceğiz, haramilerden hesap soracağız" dedi.
Partisinin Eskişehir mitinginde Sıhhiye Meydanı'nı dolduran yaklaşık 20 bin kişiye hitap eden Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklendi. Yeniden aday gösterdikleri Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'e destek isteyen Kılıçdaroğlu kalabalığa "Arkadaşlarımız ellerini yukarı çıkarın dedi ama, ceplerinize dikkat edin. Her an cebinizde Recep'in eli olabilir. Biliyorsunuz onun eli uzundur. Vatandaşın cebine uzanır. Hırsızlık konusunda ustadırlar. Ustalıkları konusunda da onların eline kimse su dökemez. Bir de serbest bıraktılar biliyorsunuz. Dikkatli olun cebinizi kontrol edin" dedi.
"ANKARA, ESKİŞEHİR'İN GÖLGESİNDE KALDI"
Konuşması sık sık 'Kemal Başbakan' ve ' Yılmaz Başkan' sloganları ile kesilen Kılıçdaroğlu, "Yılmaz hoca Eskişehir'i önemli bir merkez yaptı. Sanatın kültürün üniversite ve turizmin merkezi yaptı. Eskişehir'i Eskişehir yaptı. Ankara Eskişehir'in gölgesinde kaldı, Bursa Eskişehir'in gölgesinde kaldı. Sadece Eskişehir. Türkiye tanıyor Eskişehir'i ve başkanı bütün dünya tanıyor. Bütün Türkiye Eskişehir'le gurur duyuyor" diye konuştu.
İNŞALLAH O DA OLACAK
Miting alanında 'Kemal Başbakan' sloganlarının sürdürmesi üzerine Kılıçdaroğlu "İnşallah o da olacak. Göreceksiniz. Halk isterse olacak. Benim bir görevim doğacak o zaman. Hırsızlardan hesap sormak. Boğazından aşağıya haram lokma girenden hesabını soracağım. Başçalan var biliyorsunuz. Eskiden hırsız deyince başka birileri hatırlanırdı. Şimdi hırsız deyince bütün dünya biliyor ki bir kişi hatırlanıyor. Kim o kişi biliyorsunuz değil mi? Bütün yurttaşlarımın şunu çok iyi bilmesini isterim" dedi.
Sağlıklı çalışan demokrasilerde siyasetçilerin topluma örnek olması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "İyi çalışan bir demokraside siyasetçilerin halka hesap vermesi lazım. Hırsız siyasetçi olmaz. Hele hele yalan söyleyen siyesetçi oda olmaz. O zaman yapacağınız bir şey var. Demokrasiye inanıyorsak, güzel Türkiyemize iyi ahlaklı kişileri ülkeyi yönetmesini istiyorsak hepimize görev düşüyor. 30 Martta sandığa gideceğiz. Haramilerden hesap soracağız" dedi.
ÇİFTÇİYE UCUZ MAZOT
İktidara geldiklerinde çiftçilere düşük fiyattan mazot verme vaadinde bulunduklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Dedik ki bizi iktidara getirin sizin kullandığınız mazotun fiyatını bir buçuk liraya düşüneceğiz bu sözümüz vardı. Siz dediniz ki ya bunun kaynağını nereden bulacaksınız. Ben yine söylüyorum. CHP iktidar olduğunda bir; çiftçinin kullandığı mazoton fiyatı bir buçuk lira olacak. Kemal Kılıçdaroğlu sözü bu. İki; çiftiçinin kesinlikle ürettiğini ürünün alın terinin karşılığını alacak. Bakın ben size örnek vereyim. Buğday fiyatı nereden nereye geldi. 2002 buğday fiyatı 30 kuruştu. Üç buçuk kilo buğday satıyordunuz 1 litre mazot alıyordunuz. 2014 buğday fiyatı 70 kuruş mazot 5 lira. Yedi kilo buğday satacaksınız ki bir litre mazot alacaksınız. Bakın bir şey daha söyleyeyim. Çiftçi ekmiyor. Neden ekmiyor? Karşılığını alamıyor. Çiftçi ekmekten vazgeçti. İki Trakya büyüklüğünde ekilmiyor. Sebebi, ekiyor alın terinin karşılığını alamıyor. Mazot pahalı gübre pahalı, su pahalı ilaç pahalı. Üretmiyoruz, saman ithal ediyor. Canlı hayvan ithal ediyoruz et ithal ediyoruz. Çiftçi kardeşim kendine sor neden ithal ediyoruz. Hırsızlar kazansın diye. Cepleri para dolsun diye. Boğazından haram lokma insin diye."
"OYUNU VERİRSEN İKİ ELİM YAKANDA OLUR"
Çiftçilerin Ak Parti'ye oy vermemesini isteyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Çitfçi kardeşlerime sesleniyorum hala oyunu veriyorsan, benim iki elim yakanda olacak. O zaman sen bu vatanı sevmiyorsun demektir" dedi. Başbakan Erdoğan ve iktidara yüklenen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir başbakan düşünün adı hırsıza çıkmış. Hangi ülkede nüfusun en az yarısının hırsız olarak damgaladığı bir kişiyi başbakan olarak görür. Meydan meydan geziyor. Ya insanda biraz unatma olur. Utanma duygusu olur. Sokağa çıkmaz, acaba diye kendisine sorar, millet bana ne söyler diye. Çiftçi kardeşlerime söylüyorum. Hep söylüyorsunuz CHP bizim bizin için ne düşünüyor diye. CHP şunu düşünüyor senin alın tenini karşılığını sana vereceğiz diyor. Sen ekerdin biçerdin sabahın köründe tarlaya giderdin ürününü satardın. Alın terinin karşılığını alırdın. Mutluydun sen. 11yıldır ne haldesin.
Annelerin çocuk sevgisinin yurt sevgisi gibi olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, "Bütün annelere sesleniyorum Eğer çocuğunuz işsizse sebebi bu baş çalandır" dedi.
"MONTAJ DEĞİL PORSUK ÇAYI KADAR GERÇEK"
Başbakan'ın oğlu ile yaptığı telefon görüşmesi olduğu öne sürülen ses kayıtlarının montaj olmadığını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
"Bu ülkede yolsuzluk varsa sebebi bu adamdır. Van'da bir baba, oğlunun cenazesini sırtında torba ile taşıyor. Bütün yuttaşlarına söylüyorum. 17 aralık 2013 TBMM önünde gencecik bir adam ben açım diye kendisini yaktı. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren değerli yurttaşlarıma sesleniyorum. Siz oy vereceksiniz yolsuzlukları önleyeceklerdi. Siz oy vereceksiniz yasakları önleyeceklerdi. Ne oldu yolsuzluk bunların kitabı oldu, böyle bir şey olabilir mi? O zaman bana bir görev düşüyor. Sadece bana mı hepimize bir görev düşüyor. Bir başbakan düşünün ülkeyi yönetiyor. 17 Aralıkta oğluna telefon ediyor sabahın körü. Diyor montajdır. Ne montajı kardeşim, Porsuk Çayı ne kadar gerçek ise bu seslerde o kadar gerçek. Sabahın 8'i 2 geçe. 'Oğlum bunların şunların evinde arama yapıyorlar.' Bilal yeni uyanmış sabahın körü 'Baba bir daha tekrar eder misin' diyor. 'Olur oğlum bir daha tekrar edeyim' diyor, tekrar ediyor 'paraları sıfırlayın.' Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Hangi ülkenin başbakanı sabahın köründe oğluna telefon edip oğlum evdeki paraları sıfırlayın, sadece sıfırlamayın sıfırlarken kardeşini çağır, teyzeni çağır, amcanı çağır, dayını çağır, şunu çağır bunu çağır hep beraber sıfırlayın diyor. Bu olmaz. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Sizin vicdanınız bunu kabul ediyor mu? Eskişehirlilere soruyorum bunu sizin vicdanınız kabul ediyor mu? Sadece Eskişehir değil sadece bizim ülkemizde değil. Emin olun vicdan sahibi olan. Dünyaya da hiç bir kişi hiç bir kimse bu tabloyu istemez. Ertesi gün 18 Aralıkta yine telefon ediyor 'oğlum ne yaptınız?' 'Babacım biraz kaldı' diyor. 'Ne kadar evladım' diyor. '30 milyon euro kaldı' diyor. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygı değer yurttaşlarım 30 milyon euro kaldı diyor. Hala ülkeyi yöneten hırsızlara oy vermeye devam edecek misiniz? Böyle bir tablo Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmedi. Böyle bir tablo dünyada görülmedi. İlk kez bizim ülkemizde görüldü. Türkiye Cumhuriyeti'ni hırsızlar yönetemez."
Rüşvet olayında 4 bakanın istifa etmek zorunda kaldığını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Önce istifa etmediler. Başçalanla birlikte otobüsün üzerine çıktılar. Her taraftan tepki olunca 4 bakan istifa etti. Yalanlarla iman bir arada olmaz. Bir ülkeyi hırsız yönetemez. Yalancı ve hırsızdan başbakan olmaz. Vatan evlatlarına mı oy vereceksiniz, şaibeli bakan evlatlarına mı oy vereceksiniz? Vatan evlatlarının buluştuğu mekan CHP'dir. Bereket versin teknoloji ilerledi. Hırsızın bir de villa hastalığı var. Dünya malı gözün doyurmuyor. Urla'da SİT alanında villa yapıldı. Vali dedi ki birinci sınıf SİT alanı. Hemen başçalana telefon edildi. Utamadan dediler ki 35 yıldır o villalar oradaydı diye, yalan söylüyorlar" diye konuştu.
Esnafların durumlarının iyi olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Hala uyanmadın mı esnaf kardeşim. Hangi bakanın çocuğu işsiz. Bütün gençlere sesleniyorum. Ülkemize sahip çıkın, CHP'ye sahip çıkın. O gencecik çocuklarımız polisle karşı karşıya kaldığında arada duran CHP idi, biber gazı yediler. Çünkü o gençler bizim geleceğiz. Gençler hiç meraklanmasın yeni bir ekonomik program üreteceğiz. Üretim yapacağız. Bu ülkede herkes çalışacak" dedi.
"SİYASET ZENGİLEŞME ARACI DEĞİL"
Siyasetin zenginleşme aracının olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Üreten, çalışan istihdam yaratan her işverenin izim başımızın üzerinde yeri vardı. Ama bir de AKP'nin işverenleri var. Özel medya kurarlar, onlara güvenmeyin onlar bizim işverenlerimiz değil, onlar bu ülkemizin de işvereni değildir. AKP'nin işverenindir. CHP iktidarında onlardan da hesap sorulacak" diye konuştu.
Gezi Parkı protestoları sırasında Eskişehir'de saldırıya uğrayan Ali İsmail Korkmaz'ın yaşamını yitirdiğini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Eskişehir'de bir acı yaşandı. Sopalarla dövülüp sokak ortasında öldürüldü. Bütün Türkiye'nin vicdanı kanadı. Ne söyledi Eskişehir Valisi. 'Arkadaşları vurdu'. Yürekli bir savcı çıktı, bütün olayları ortaya çıkardı. Biz ülkemizi seviyoruz. Önce bu iktidarın istifa etmesi lazım. O koltukta bir hırsız oturamaz. Eğer bu hırsız kaçıp ülkeyi terk ederse söz veriyorum onu tutup Türkiye'yle getireceğim" dedi.
"CAMİ VE KABATAŞ OLAYINDA YALAN SÖYLEDİ"
Kemal Kılıçdaroğlu, Gezi eylemlerinde 6 gencin yaşamını yitirdiğini belirtirken, "Bu hırsızın ağzından bir tek laf bile 'Başınız sağ olsun, geçmiş olsun' lafı çıkmadı" dedi. Erdoğan'ın Kabataş'taki olayla ilgili yalan söylediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, bu konuda şöyle dedi:
"Kalktı bir yalan söyledi. Camiye gittiler bunlar, içki içmeye dedi. Caminin imamı dedi ki 'Yav bunca yıllık müslümanız kardeşim, ben doğruları söylemek zorundayım. Bu camide içki falan içilmedi.' Bunu söyledi. İmamı zorladılar. İlla içki içtiler ibaresini kullan. Adam bir-kaç saat emniyette sorgulandı. Yav ben din adamıyım nasıl yalan söyleyeyim. Camide içki içilmedi. Hala söylüyor. Hala söylüyor hırsız. Bir şey daha. Yalanı bununla ibaret değil. Kabataş iskelesinde sözde başı örtülü bir kadın altı aylık çocuğu çocuk bebek arabasında orada gövdesinin üst tarafı çıplak, ellerinde deri eldiven olan 80-100 kişi kadına saldırmışlar. Kadını dövmüşler, kadını bayıltmışlar, üstüne idrarını yapmışlar, çocuğun ne olduğu belli değil adam kalkıp bunu söylüyor. Yav binlerce kişinin geçtiği iskelede neyse Kanal D çıkardı, görüntüleri yayınladı, hiç böyle bir saldırı vs. hiç olmamış. Allahtan korkmuyor musun kardeşim. İnsanları birbirine düşürmek istedin. İnsanlar kavga etsin diye söyledin. Buradan sesleniyorum. Bu kadar yalanı söyleyen adamdan Başbakan olmaz. Yalancıdan başbakan olmaz."
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin ilkleri gerçekleştirdiğini söyleyerek "Diyorlar ki CHP'li belediyelerin projesi yok. İlk metroyu, tercihli yolu yapan, Tansaş mağazalarını kuran, okullarda çocuklara ilk süt dağıtan CHP'li belediyelerdir. Biz yerel yönetimi biliriz. İsteyen varsa Eskişehir'e gelir, Eskişehir'i görür dersini alıp gider” dedi.
ONUR AKIN ŞARKI SÖYLEDİ
Kılıçdaroğlu’ndan sonra Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de alandakilere hitap etti. Konuşmaların ardından biri kadın biri erkek 2 görme engelli Kılıçdaroğlu ile Büyükerşen’e çiçek verdi. Kılıçdaroğlu da kalabalığa karanfil attı.
Miting öncesi platforma çıkan sanatçı Onur Akın, CHP için bestelenen yeni bir şarkıyı söyledi. CHP'liler mitinge katılanlara üzerinde 'Hırsız var' yazılı 500 Euro'luk fotokopileri dağıttı. Miting alanı çevresindeki apartmanlara CHP bayrakları pankartlar asıldı. Bir apartmanda 'Hepsini sıfırladık bir Atatürk kaldı' yazılı pankart ilgi çekti.

KA,HT,SK,SS(EK/ESM) (FOTOĞRAFLI) 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.