Öne Çıkanlar esed Kiev Olimpyat Stadının skor tabelasında yapılan deneme sırasında ortaya çıkan görüntü Son Dakika! Sakaryada Karasu Devlet Hastanesi Karantinaya Alındı: Hastalar Tahliye Edildi El Şebab lideri Ahmed Diriyeden küstah Türkiye açıklaması Bursalılar

Bu haber kez okundu.

Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ın Oğluyla Yaptığı Bütün Görüşmeler Doğru (3)

KILIÇDAROĞLU GİRESUN'DA: 'SANDIĞA DA EL UZATABİLİRLER'
Helikopterle Hopa’dan Giresun’a gelen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Osmanağa Meydanı’nda toplanan yaklaşık 5 bin kişiye hitap etti. Kılıçdaroğlu, “Sizler iyi olduğunuz sürece kardeşiniz Kemal de çok iyi olacak. Hiç endişe etmeyin. Biraz gecikerek geldik. Kusura bakmayın. Ama güzel bir meydan. En büyük güzelliği kadınların sayısının çok fazla olması. Artık siyasete kadının eli değiyor. Rize’de bir kadın belediye başkan adayımız var. İnşallah seçilecek, Karadeniz yeniden görkemli günlerine kavuşacak” diye konuştu.
SANDIĞA SAHİP ÇIKIN
Giresun’un fındığın ve kirazın başkenti olduğunu hatırlatan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Giresun’un yetiştirdiği fındık dünyada bir numara. O zaman bir şeye karar vermemiz lazım. Peki, fındığın fiyatını kim belirliyor? Hamburg borsası belirliyor. Madem ki fındıkta bir numarayız, dünyada bir numarayız. Fındığın borsası Giresun’da hangi gerekçeyle olmaz? Bunun cevabını iktidar verecek. Hesabını iktidara soracağız. 12 yıldır oturuyorsun, 11 yıldır ülkeyi yönetiyorsun, fındığın borsasını neden Karadeniz’e getirmedin diye hepimiz bu soruyu oy kullanırken soracağız. Söz mü? Sormak yurttaşlık görevidir. Bu soruyu soracağız ki bu ülkeye demokrasinin geldiğini, iktidarda oturanlar öğrenmiş olsunlar. 2B konusunu da biliyorsunuz çözemediler. İnşallah onu da CHP çözecektir. Herkes evinde arsasında huzur içinde yaşayacaktır. Bizim görevimiz topluma huzur getirmektir. Vatandaşın cebi para görsün diye çalışmaktır. Fındık üreticisi alın terinin karşılığını alsın diye çalışmaktır. Bu ülkede herkes huzur içinde yaşasın. Anneler çocuklarını sabahleyin okula güler yüzle göndersinler. Bizim görevimiz büyük Türkiye’dir. Hep beraber kucaklayacağımız barış içinde yaşayacağımız büyük Türkiye’dir. Kul hakkı yiyenlerle mücadele etmek de görevimizdir. Az önce kadın kardeşim ‘ayakkabı kutusu ne oldu?’ diyordu. Ayakkabı kutusunu ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. Hırsızlar aranızda geziyor, ceplerinize dikkat edin. O cep sizin helal paranızı sakladığınız, tuttuğunuz cep. O cebe haram el ulaşabilir, engel olun. Sadece ceplerinize değil. Ayın 30’unda sandığa gideceğiz. Sandığa da el uzatabilirler. Sandıklara da sahip çıkacağız.”
HÜKÜMETİN DEVLETİ NASIL SOYDUĞUNA TANIK OLDUK
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında, küçük bir hiyate anlatacağını belirterek şunları söyledi:
“Size küçük bir hikaye anlatacağım. Ülkenin birisinde bir vatandaş çıktı, bir siyasi partinin başkanı. Dedi ki, ‘Bana oy verin, söz veriyorum yolsuzluk yapanlardan hesap soracağım. Yoksullukla mücadele edeceğim, kimse yoksul kalmayacak, herkesin varlığı imkanı olacak. Bana oy verin. Yasak diye bir şey tanımıyorum, yasakları kaldıracağım, özgür Türkiye’yi inşa edeceğim.’ Millet de dedi ki; ‘Eyvallah. Madem sen yoksullukla, yolsuzlukla mücadele edeceksin, kul hakkı yiyenlerden hesap soracaksın, yasaklar olmayacak’, oy verdi. Bir dönem, iki dönem geçti, üçüncü dönem geçti, yine beklediniz ve bir şeyi gördük. Söz veren bu kişinin Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni nasıl soyduğunu gördünüz. Hep beraber bunun tanığı olduk. İlk kez dünya tarihinde bir hükümetin devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. Sizler konuşmaları izlediniz. Sabahın 08.02’de oğluna telefon ediyor. ‘Oğlum şu bakanların çocuklarının evlerinde arama yapılıyor, evde ne var?’ diyor. Bilal oğlan tabi yeni uyanmış. ‘Babacığım bir daha tekrar eder misin’ diyor. ‘Evdeki paraları sıfırla’ diyor. Bu doğru mu, kendi sesinden mi? Eyvallah.Ertesi gün arıyor. Oğlu 30 milyon euro kaldığını söylüyor. Bakın değerli arkadaşlarım. Bu bir kişinin hikayesidir. Ülkeyi soyan bir kişinin hikayesidir. Hopa’da, ‘Memleketi sağlam yedin boğazında kalsın’ diye bir broşür verdiler bana. Güleriz ağlanacak halimize. Bu nasıl ülkedir ki; sana bir değil iki uçak, kırmızı plakalı araçlar tahsis etti. Yurtdışına gittin, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak sana itibar gösterildi. Kimse bir şey söylemedi. Gittin, Schröder’e şikayet ettin, ‘Aldığım aylıkla geçinemiyorum’ dedin. Ben o zaman grup başkan vekiliydim. Önerge verip Başbakan’ın maaşının artırılmasını istedim. Geldiğimiz nokta şu; Bir ülkeyi yöneten insanın namuslu adam olması lazım. Önce vatandaşını düşünmesi, Dicle’nin kenarında koyun kaybolsa sorumluluk hissetmesi lazım. Acaba ailelerde huzur var mıdır yok mudur diye düşünmesi lazım.Ülkenin bütün sorunlarıyla ilgilenmesi lazım. Ama o devleti soymakla meşgul. Geldiğimiz nokta bu.”
YOLSUZLUĞU ÖRTECEK BEZ YOK
Rabia işaretinin 4 bakan ile 1 başçalan anlamına geldiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, yolsuzluk suçlamalarını anlattı. Kılıçdaroğlu, "Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan. Ekonomiyi çok iyi biliyor gerçekten, tebrik etmek lazım. 28 defada 52 milyon dolar rüşvet almış. Fezlekesi mecliste. Meclis açıkken gizlediler. Sanıyorlar ki biz bunların tamamını yok edeceğiz. Yaptığınız yolsuzluk o kadar büyük ki, bunu örtecek bez daha dünyada üretilmedi. İçişleri Bakanı, 10 defada 10 milyon dolar götürmüş. Egemen Bağış. Bu da AB’den sorumlu sözde.. O da 3 seferde 1.5 milyon dolar götürmüş. Neden biliyor musunuz? Buna rüşvet çikolata kutusunda gitmiş. Sarraf söylüyor zaten telefonda” dedi.
MAZOTU 1.5 LİRA YAPACAĞIM
Fındık üreticilerine de seslenen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Siz fındık üretirken alın teri döküyorsunuz, çaba harcıyorsunuz. Helalinden kazanmaya çalışıyorsunuz. Alın terinizin karşılığı bile verilmiyor. ‘Çiftçi için mazotu 1.5 lira yapacağım’ deyince ‘parayı nereden bulacaksın’ dediler. Buradan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. CHP iktidarında mazotu 1.5 lira yapacağım, çiftçi için. Helali hoş olsun diyeceğim. 85 milyon Euro’yu çalanlardan o parayı alacağım, çiftçiye, esnafa, memura, emekliye dağıtacağım. Zengin bir ülkeyiz biz. Hollanda Konya’dan küçük. Hollanda’nın tarım ürünü ihracatı 80 milyar dolar. Konya’dan küçük devlet 80 milyar dolar tarım ürünü ihraç eder, dünyada bir numara olduğumuz fındıkta biz götürürüz çiftçinin helalini birilerine peşkeş çekeriz. FKB’yi yok ettiler. Bütün Karadeniz’e sözüm. CHP iktidarında dünyanın bir numaralı fındık borsası Karadeniz’de olacaktır. Bu benim sözümdür.”
YIRTIK AYAKKABI İLE SİYASETE GİRDİĞİNİ SÖYLÜYORDU
Başbakan Erdoğan’ın yırtık ayakkabıyla siyasete girdiğini söylediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devem etti:
“Bugün dünyanın en zengin başbakanlarından biri. Yırtık ayakkabı ile siyasete girip en zengin başbakanlarından biri olana sormamız gerekiyor; ‘Bu para helal mi haram mı?’ diye. Ben söylemiyorum, onun bir bakanı var. 24 saatte bir iki kez doğruları söyler. Geçen gün TV’ye çıkmış, ‘Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz’ demiş. Vallahi doğru söylüyor, kendi bakanı söylüyor. Nasıl oluyor böyle bir ülkede biz demokrasiyi koruyacağız. Nasıl mücadele edeceğiz. Bunun yolu şu; harama ortak olmak istiyor musunuz? O zaman yapacağımız bir şey var. Ayın 30’u geliyor. Sandığa gideceğiz. Ve diyeceğiz ki; yeter artık, sizden bıktık arkadaş. Bu ülke bıktı. O zaman hep beraber çalışacağız, ayın 30’u geliyor. Çocuklarımız için, geleceğimiz için. Ben size büyük ve güzel Türkiye’yi, barış içinde yaşayacağımız Türkiye’yi vaat ediyorum.”
AHLAK YASASINI ÇIKARACAĞIZ
Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında ilk 4 ay içinde Ahlak Yasası’nı çıkaracaklarını da vurgulayarak, “Kirli adamları siyasetin dışına çıkaracağız. Kirli adam siyasetin içinde olmayacak. Halka hesap verecek" dedi. Kadının nasıl isterse öyle giyinebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Annelere sesleniyorum. Temiz siyasetin yolunu sizler açacaksınız. Çünkü siz kirliliğe izin vermezsiniz. Elleriniz tertemizdir. Türkiye’yi de sizler temizleyeceksiniz" diye konuştu.
BU HÜKÜMET SİZİ KANDIRDI
Kılıçdaroğlu, AKP’ye oy verenlere seslenerek, “Sizi asla ve asla kınamıyorum. Oy verdiniz diye size en ufak şekilde sitem etmiyorum. Çünkü siz dediniz ki bunlar bize yolsuzlukları önleyeceğiz diye söz verdiler. Şu gerçeği artık kabul etmek zorundasınız. Bu hükümet sizi kandırdı, doğruları söylemedi. Köşeyi döndüler sizler fakirleştiniz. Sizin çocuğunuz işsiz kaldı" dedi.
AR DAMARI OLANDAN BAŞBAKAN OLUR
Türkiye’de yeni bir siyaset yolunu açmak zorunda olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun hep beraber yapılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Hala sıkışınca milliyetçilikten, Kuvayı Milliye’den bahsediyor. Sen değil miydin çıkıp da ‘Ben her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum’ diyen. Kimse kusura bakmasın. Çıkmış ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyım’ diyor. Hırsızdan Başbakan olmaz. Yalancıdan Başbakan olmaz. Namuslu adamdan, halka hesap veren adamdan, kul hakkı yemeyen adamdan, ar damarı olan adamdan Başbakan olur" dedi.
SİZE HESAP VERMEK ZORUNDAYIZ
Saygınlığı olan devlet, topluma hizmet veren siyaset istediklerini ifade eden CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
"Van’da çocuğunun cesedini sırtındaki torbada taşıyan babayı hepiniz gördünüz. 21'inci yüzyıl Türkiyesinde böyle manzaralar olmamalı. Siyaset halka adanmışlık demektir. Toplum için çalışmak zorundayız. Size hesap vermek zorundayız. Çocuklarımıza daha güzel bir toplum bırakalım. Nazım’ın dediği gibi, bir ağaç tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşayacağımız güzel bir Türkiye umuduyla hepinize saygılarımı sunuyorum.”
BAŞÖRTÜLÜ ADAYIN ELİNİ ÖPTÜ
Konuşmasının ardından CHP’li Belediye Başkanı Kerim Aksu, Kılıçdaroğlu’na arkasında isminin yazılı olduğu Giresunspor forması hediye etti. Daha sonra belediye başkan adaylarıyla poz veren Kılıçdaroğlu, merkeze bağlı Duroğlu Beldesi’nin başörtülü Belediye Başkan adayı Şaduman Akçay’ın elini öptü. Kılıçdaroğlu’nun diğer kadın adayların elini öpmemesi dikkat çekti. Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler partililere karanfil attıktan sonra helikopterle Trabzon’a hareket etti.

ÖA(TM/AAA) (FOTOĞRAFLI)
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.