Öne Çıkanlar esed Bezmialem Valide Sultan Camii Bursa Halep Mutfak

Bu haber kez okundu.

Hüseyin Çelik: Yerkel, Doktordan 7 Günlük Rapor Aldığına Dair Açıklama Yaptı (2)

"BİR TEK FOTOĞRAF KARESİNDEN YOLA ÇIKARAK BÜTÜN GERÇEĞİ SAPTAMANIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Çelik, "Başbakan marketin içinde yumruk attı" diye servis edildi, sosyal medyada dolaştırıldı. Bu bir iddiadır. Orada görüntüler var. birisi bir yalan ortaya atar, kendisi bile inanmaya başlar" dedi. Çelik Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in bir vatandaşı yerde tekmelerken görüntüleri için ise "Bir tek fotoğraf karesinden yola çıkarak bütün gerçeği saptamanız mümkün değildir. Yusuf Yerkel, yerde tekmelediği kimsenin kendisine saldırdığını, kendisini yaraladığını, 7 günlük rapor aldığına dair açıklama yaptı" diye konuştu.

"BAŞBAKAN'I TERBİYESİZLİKLE SUÇLAYACAK KADAR EN BÜYÜK TERBİYESİZLİĞİ YAPMIŞTIR"

Çelik, "Bir CHP genel başkan yardımcısı, sayın Başbakan'ı terbiyesizlikle suçlayacak kadar en büyük terbiyesizliği yapmıştır. Bir iddiadan yola çıkarak, "Başbakan marketin içinde yumruk attı" diye servis edildi, sosyal medyada dolaştırıldı. Bu bir iddiadır. Orada görüntüler var. Birisi bir yalan ortaya atar, kendisi bile inanmaya başlar.15 yaşında çocuk dendi, olmadığı anlaşıldı. Sigortasız insan var dendi, olmadığı anlaşıldı. Ben firmanın açıkladığı bilgileri paylaşacak değilim" diyerek tepki gösterdi.

"DEVLET BURANIN DENETİMİNİ YAPMAKLA MÜKELLEFTİR"

Çelik, "Firma ne kadar haklıdır ne kadar haksızdır inceleme sonucu ortaya çıkacak. Devlet buranın denetimini yapmakla mükelleftir. Onun ötesinde araştırmalar bittikten sonra kime ulaşırsa ulaşsın, kim kasıt içerisindeyse, yasaların hukuk devletinin gördüğü şekilde cezalandırılması elbette 284 şehidimizin ailelerimizin de milletimizin de gönüllerinin soğumasına yol açacaktır. Bu insani bir görevdir" açıklamasında bulundu.

"YAS EVİNDE KİMSENİN HORON TEPMEYE HAKKI YOKTUR"

Çelik, "Böyle bir milli facianın üzerine insanların siyasi hesap yapmasıdır. Başkalarının acıları üzerinde ideolojik ve siyasi hesap yapanlar insan olamazlar. Yas evinde kimsenin horon tepmeye hakkı yoktur. Somalılar, büyük bir vakur bir duruş, asalet sergiliyorlar. Çocuklarını, kocalarını kaybedenler bir isyan içerisinde değiller" dedi.

"TÜRKİYE'DE 'PROTESTO MANGASI' OLARAK OLUŞTURULAN BAZI KİMSELER"

Protestolara ilişkin Çelik, "Sitem edeceklerse kendi hükümetlerine sitem edecek. Başbakanlarına da sitem etme hakları vardır. Ama Türkiye'de protesto mangası olarak oluşturulan bazı kimseler, böyle bir milli acıdan kendileri açısından bir rant elde etmeye çalışıyorlarsa, onların yaralarını kanatmaktan öte bir iş yapmadıklarını bilmeleri gerekiyor. Orada yara sarmak üzere bulunanlar, yaralayacak şeyler yaparsanız, yapmaları gereken işlerden alı koyarsınız. Bu en büyük zarardır" diye konuştu.

"BU YANGIN NEREDEN ÇIKTI BUNLARI KONUŞACAĞIZ"

Çelik, "Efendim bunu sormayalım mı, sorgulamayalım mı? Olup bitene kader diyelim. Böyle bir şey söz konusu değil. Yangından sağ kurtarabildiğimiz insanları kurtaracağız, acımızı yaşayacağız. Bu yangın nereden çıktı bunları konuşacağız" dedi.

"KAZALAR MİNİMİZE EDİLİR ÜLKEMİZDE DEMEK Kİ HALA O SEVİYEDE DEĞİLİZ"

Alınan önlemlerle iş kazalarının minimize olabileceğini belirten Çelik, "Başbakan Soma'ya gittiğinde iş ve meslek riskine değinmiştir. Madencilik inşaat ve kimya sektörü, riski en büyük olan sektörlerdir. En çok iş kazası olan mesleklerdir. Başbakan'ın söylediği şudur, eğer siz gemiciyseniz, sizin fırtınaya tutulmanız çok daha yüksektir. Siz askerseniz kurşuna hedef olma ihtimaliniz çok daha yüksektir. Kazalar minimize edilir. Ülkemizde demek ki hala o seviyede değiliz. Başbakanın iş riskine temas etmesinden dolayı, bunu abartıp başbakanın bu işi hafif gördüğü, insanların acılarını görmezlikten geldiği doğru değildir" ifadelerini kullandı.

"TEPİNMEYE ÇALIŞIYORSA, BURADA AHLAK SÜKUT ETMİŞTİR"

Konuyu başka mecralara çekmeye çalışanların olduğunu bu durumu kınadığını belirten Çelik, "Eğer birileri insanların acıları üzerinden bir hesap yapıyorsa o da farklı bir mecraya çekiyorsa, tepinmeye çalışıyorsa, burada ahlak sükut etmiştir. Böyle bir hadisede elem içerisinde olmamak mümkün müdür? Taşkınlık yapanları araştırın. Haytanı kaybedenlerin yakınları değildir" dedi.

"1 MAYIS'TA İLLA DA TAKSİM'E ÇIKACAĞIZ SENDİKACILIĞIMIZI SORGULAYALIM ELBETTE"

Sendikacılığın sorgulanması gerektiğini söyleyen Çelik, "Sendikacılığımızı sorgulayalım elbette. 1 Mayıs'ta illa da Taksim'e çıkacağız. Maraza çıkaracağız diye bir anlayış eğer akla geliyorsa, iş sağlığı ve güvenliği konusunda medya kendisini sorgulayabilir mi? Hepimiz kendimizi hesaba çekelim. Kamu spotunu bile yarasalar bile uyuduktan sonra yayınlayan bir çok kanalımızın olduğunu biliyor muyuz? Hayır ölümlü bir kaza meydana geldiği zaman, mal görmüş mağribi gibi buradan istismar malzemesi üretmekten üstümüze yoktur. Hadiseler olmadan önce nasıl farkındalık yaratabiliriz?" diye konuştu.

"HER HADİSEDE BİR KAVGA ÇIKARTMAK NİÇİN ARKADAŞLAR?"

Birlik, beraberlik ve sağduyu çağrısında bulunan Çelik, "STK'lar sandıklar oluşturdular yardım faaliyeti başladı. Biz acılardan dayanışma çıkartan kültürün evlatlarıyız. Anadolu'da normal yatağında eceliyle vefat eden insanlar bile vefat edince günlerce taziyesi sürer. Haftalarca bir ay boyunca yemek pişmez o insanların yakınları bir hafta sonra alıp tıraşa götürülür. Biz birbirimizin acısını paylaşarak bu acıyı hafifletmeye çalışan bir medeniyetin çocuklarıyız. Her hadisede bir kavga çıkartmak niçin arkadaşlar?" açıklamasında bulundu.

"TOMA'LARA YAPTIĞINIZ YATIRIMI SOMA'YA YAPSAYDINIZ"

Çelik, "TOMA'lara yaptığınız yatırımı Soma'ya yapsaydınız. Burada kafiye yapma zamanı mıdır? Eğer kalabalık bir kitle kontrolden çıkmışsa, toplumsal olaylarda, Hamburg'da da Londra'da da benzeri yapıldı. Çok daha vahim olaylar meydana gelecekse, polis gerekli tedbirleri alır toplumsal olaylara müdahale edilir. Orantısız güç eleştirilir gereken yapılır" dedi.

"BAŞBAKAN'A VE EKİBİNE SALDIRMAK, ARAÇLARI, BAZI MİLLETVEKİLİ ARAÇLARI PERT EDİLDİ"

Soma'daki protestoyu eleştiren Çelik, "Soma'ya gitmiş Başbakan'a ve ekibine saldırmak, araçları, bazı milletvekili araçları pert edildi. Bundan haberiniz var mı sizin? Acılı olan, babasını kaybeden insanlar böyle bir vandallık içine girmez. Bu meseleyi Vandalizme getirmek hangi hukuk sisteminde var. Oraya gidenlere saldıracaksınız sonra “Başbakan şunu tokatladı” diyeceksiniz, senaryolar yazacaksınız. Yazıktır günahtır" dedi.

"BU ÖLÜ SOYUCU ZİHNİYETİDİR"

Çelik, "Devlet üzerine düşeni yapacak. Giden canları geri getiremeyiz. Onların elbette hatırası bizim için çok büyüktür. Fakat hiç olmazsa bu acıdan bir ders çıkarıp eksiklerimiz hatalarımızı giderelim. Özel sektör ve devlet bundan ders çıkaracaktır. Bu felaketi birileri kendi saadetinin vesilesi yapmasın. İnsan olamazlar, ahlaktan ve vicdandan nasibini almamış kişilerdir. Bu ölü soyucu zihniyetidir. Bir insan bir yerde demokratik bir tepki ortaya koyabilir. Yakışan bir tepki ortaya koyabilir. Bunu talep etme hakkı var. Daha ötesi kabul edilemez. Ben tabi bugün, sadece ve Soma faciasıyla ilgili bir açıklama yapmak üzere huzurunuza çıktım. Arkadaşlarımızın sorusu varsa dallandırıp budaklandırmadan soruları istirham ediyorum" diye konuştu.

"MADENDE, YAŞAM ODASI YOK BU BİR YASAL SORUMLULUK DEĞİL MİYDİ?"

"Madende, yaşam odası yok. Bu bir yasal sorumluluk değil miydi?" şeklindeki soruya Çelik, "İş sağlığı ve güvenliği yasasının iş verene getirdiği mükellefiyetleri var. Mevzuat açısından bir sıkıntımız olmadığını, bu işin uzmanlarına sorarak geldim. Ama neticede yapılan incelemelerde, iş veren açısından yapılması gerekip de yapılmamış bir şey varsa bu fatura ödetilir. Ama onun ötesi 2, 2,5 saat basın toplantısı düzenlendi. Curcuna oluşturuldu. Keşke adam akıllı bir basın toplantısı olsaydı. Onlar da çok şey bilmiyorlar. Bugüne kadar trafo patlamasından söz ediyordu. Ortaya çıktı ki trafodan çıkan yangın değil. Nihai raporlar ortaya çıktığı zaman doğru yorumlar yapılabilir" diye yanıt verdi.

"DENETİM SORUMLULUKLARINA VURGU YAPMAK YETERLİ Mİ?"

"Madene ruhsat verilmesi noktasında sorumlulukları var. Denetim sorumluluklarına vurgu yapmak yeterli mi?" sorusuna Çelik şu şekilde yanıt verdi: "Türkiye'deki bütün madenlerin sahibi devlettir. İşletme hakkı özel sektöre verilir. Nükleere karşıyız. Bu ülkenin enerjiye ihtiyacı var. Kömür madenlerini kapatın, buna da karşıyız. HES'ler ona da karşıyız. Rüzgar gülleri, okyanusta bir damladır. Kuşların geçişine mani oluyor ona da karşıyız diyenler var. Bunlar birbiriyle bağdaşmıyor. Biz elbette çevreyi katletmeyeceğiz. Devlete ait olan bu kömür madenleri, bu milli varlıklar bunlar. Yer altı zenginliğimiz işte budur. Ya petroldür, ya kömürdür, ya diğer madenlerdir. Taşeron işçi çalıştırıldı. Firma diyor ki, alıp çalıştırıyoruz. Taşeron işçi devlet için geçerli olur. Türkiye'de ciddi bir taşeron işçi sayısı var. Çalışma bakanımız 2 yıldır bunun üzerinde çalıyor, belli alanlarla sınırlayan ve özlük haklarına yönelik kanun bitirildi, Meclis kapanmadan umarım bu kanun da çıkar."

"BAŞBAKAN'IN 2009'DAKİ GÖRÜNTÜSÜ, SOMA'DAKİ MARKETİN İÇİNDE DİYE SERVİS YAPILDI"

Çelik, "Başbakan protestocuların yanına gitmeye çalışıyor. Başbakan hatta korumalarına çekilin konuşayım diyor ben bu insanlarla. Kastettiğiniz buysa, Bunda bir anormallik yok. 'Başbakan markete sığındı diye bir haber yapıldı.' Medya etiği diye bir şey var. Bu linç kültüründen vazgeçelim arkadaşlar. Başbakan'ın 2009'da Başakşehir'de bir markette telefon görüşmesi yaparken şoförü tarafından çekilen ve ödül alan bir fotoğraf. Bu fotoğraf, sosyal medyada, Başbakan'ın Soma'daki görüntüleri diye yayınlandı. 2009 yılında çekilen fotoğraf, Soma'daki marketin içinden diye servis yapıldı. yalan ayıptır, günahtır" dedi.

Maden kazasına ilişkin Çelik, "İstifa etmesi gerekenler elbette istifa etmelidir" dedi.

() (HT)

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.