Öne Çıkanlar Somuncu Baba Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! 8 yıl Türk Akımı Ürünleri

Bu haber kez okundu.

Erdoğan Yht Açışında İhsanoğlu'na Yüklendi: Bu Toprakların Evladı Biziz Biz

Ümit KOZAN- Tahsin GÜNER- Kemal ATLAN- Soner UÇAK- Seyfullah SOLAK / ESKİŞEHİR, () - BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı hizmete girdi. Başbakan Erdoğan yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı adaylarından Ekmeleddin İhsanoğlu'nu eleştirerek, " Bir ay içerisinde nasıl da Kılıçdaroğlu'nun dümen suyuna girmiş. Kılıçdaroğlu bu toprakların evladı diyor. Nasıl bu toprakların ya Kahire doğumlu, 30 yaşında Türkiye'ye gelmiş, hangi bu toprakların evladı. Kime anlatıyorsun bu toprakların evladı biziz, biz" dedi.
Ankara-İstanbul YHT Projesi'nin Eskişehir-İstanbul etabının tamamlanması nedeniyle Eskişehir Garında tören düzenlendi. Törene Ankara'dan YHT ile gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcıları Emrullah İşler ve Ali Babacan, bakanlar Nabi Avcı, Taner Yıldız, İdris Güllüce, Lütfi Elvan ve Veysel Erdoğlu, Vali Güngör Azim Tuna, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile çok sayıda kişi katıldı.
KADINLARA GÜL SUYU SIKILDI
Tören öncesi Başbakan Erdoğan ve bakanlar Cuma namazını gar yanındaki Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ) içerisindeki camide kıldı. Erdoğan'ın gelişini gar önündeki tören alanında bekleyen kadınlara bir görevli serinlemeleri için gül suyu sıktı. Sıcak nedeniyle bayılanlara alanda bulunan 112 sağlık ekipleri müdahalede bulundu. Törene katılanlara üzerinde Erdoğan yazılı tişörtler ve şapklar dağıtıldı.
Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler cuma namazı sonrası Eskişehir Garı önünde YHT hattının hizmete girmesi nedeniyle düzenlenen törene katıldı. İlk olarak eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, ardından da Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan kısa konuşma yaptılar.
NİCE BÜYÜK AÇILIŞLAR YAPTIK
 'Mücahit Erdoğan' sloganı ile kürsüye gelen Başbakan Recep Tayip Erdoğan 12 yıllık Başbakanlık döneminde asla unutamadığı anlarının olduğunu belirterek, "Örneğin yıllardır bitirilemeyen Bolu tünelini bitirmek, o anı yaşatmak, Karadeniz yolunu açmak benim için unutulmaz anlar oldu. Marmaray'ı açılışı bizim için gurur vesilesi oldu. Milletimizi köhne yetersiz sağlık sisteminden hastanelerden kurtarmak, tertemiz hastanelere kavuşturmak benim için mutluluk gurur kaynağı oldu. Nice büyük açılışlar yaptık" diye konuştu.
YHT 5 YILDIR SORUNSUZ ÇALIŞIYOR
Başbakan Erdoğan 13 Mart 2009 tarihinde Ankara'dan Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile Eskişehir Garına geldiğini ve burada Ankara-Eskişehir YHT hattının açılışını yaptıklarını belirterek, "Yüksek Hızlı Tren'in muhteşem açılışını yapmıştık. Allah'a şükür 5 yıldır hızlı tren sorunsuz çalışıyor. Şimdi de sabotaj ve engelleme çalışmalarına rağmen bu hattı bitirdik ve açılışını yapıyoruz" dedi.
TÜRKİYE'NİN İLK YÜKSEK MİLLİ HIZLI TRENİ TÜLOMSAŞ'TA ÜRETİLECEK
Eskişehir için değil Ankara, Bilecik, Sakarya Konya için de önemli bir günü yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal'in başkenti Ankara'dan, Yunus Emre'nin şehri Eskişehir ile Osmanlı Devletinin başkenti İstanbul'u YHT ile birleştirdiklerini ifade etti. Erdoğan şöyle devam etti:
"Ankara ile Eskişehir arası 1 saat 15 dakikaya düştü, Eskişehir Konya arası 1 saat 40 dakikaya düştü. Eskişehir Bilecik sadece 32 dakika. Eskişehir-Sakarya arası 1 saat 10 dakika, Eskişehir-İstanbul arası 2 saat 20 dakika. Şu an Ankara-İstanbul arası 3,5 saat. Bunu daha da düşüreceğiz, 3 saate düşecek. Bursa'yı da bu hatta bağlayacağız. Yozgat, Erzurum, Trabzon, Kars daha nice şehrimizi de hızlı trenle buluşturacağız. Eskişehir bir sanayi şehri, Eskişehir bir hızlı tren merkezi konumuna yükseldi. İlk buharlı lokomotifi Karakurt'u Eskişehir'deki TÜLOMSAŞ imal etmişti. Şimdi projeler hazırlandı 2017 yılında Türkiye'nin ilk Yüksek Milli Hızlı Treni'ni TÜLOMSAŞ'ta üreteceğiz. Avrupaya ihraç edilecek bir lokomotifin açılış kurdelesini de bugün burada kestik."
FÜZELERİMİZİ UZUN MENZİLLİ HALE GETİRECEĞİZ, CAYDIRICI ÜLKE OLACAĞIZ
Türkiye'nin 2002 yılındaki manzarasıyla bunların gerçekleşemeyeceğini savunan Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü yaptığı dönemi de eleştirdi. Erdoğan kalabalığa seslenerek "Size şunu sormak istiyorum? Türkiye 2002 yılındaki manzarayla yoluna devam ederse biz bugünü yaşayabilir miydik? Yamalı bohça gibi koalisyonlar, çeteler, vesayet sistemi devam etsiydi, Türkiye ve Eskişehir bugünleri görebilir miydi? Bundan 12 yıl önce hızlı tren bir hayalden öteye geçemezdi. CHP'nin genel müdürü o zaman SSK Genel Müdürüydü. O dönemde ölülerimizi rehin aldılar. Sana 3 tane koyun verseler kaybedip gelirsin. Biz Avrupa'daki hızlı trenleri görüp hayranlık duyan değil, kendisine hayranlık duyulan ülkeyiz. Sadece hızlı trende değil adalette, emniyette, konutta, her alanda örnek olan Türkiye var. Hiç kuşkunuz olmasın. Kendi helikopterimizi, kendi gemimizi, insansız hava araçlarımızı üretiyoruz. Bunlar yeterli değil. Füzelerimizi de uzun menzilli hale getireceğiz, caydırıcı ülke olacağız. Türkiye bölgesinin ve dünyanın parlayan yıldızı olmaya devam edecek. Hedef 2013'te ilk 10'a girmektir" diye konuştu.
BUNLARIN HALKA İTİMADI YOK
CHP, MHP ve HDP'nin halkın cumhurbaşkanını seçmesine karşı çıktıklarını öne süren Erdoğan, "Bunların halka itimadı yok. Millete inanmıyorlar. Milli irade Ak Parti ile güçlendi. 10 Ağustos'ta milletimiz sandığın başına gidecek cumhurun başını, halkın başını seçecek. 10 Ağustos'ta iki tercih yapıyoruz. Ya eski Türkiye, ya yeni Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak yeni Türkiye ile olur" dedi.
ESKİ TÜRKİYE KARŞIMIZDA SAF TUTTU
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde eski Türkiye'nin koalisyon halinde kendilerinin karşısında saf tuttuğunu söyleyen Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
"Siz nasıl Türkiye istiyorsunuz. Eski Türkiye mi yeni Türkiye mi istiyorsunuz? Muassır medeniyetler üzerine çıkmak, yeni Türkiye ile olur. Eski Türkiye ile battık, bittik. Ama şimdi yeni Türkiye ile tırmanışa geçtik. Eski Türkiye şu anda koalisyon halinde karşımızda bunlar saf tuttu. Soruyorum mevcut cumhurbaşkanı adayların, onları destekleyen partilerin hızlı tren diye bir hayalleri var mı? Olabilir mi? Bizim karşımızda saf tutanların demokratik, özgür, öncü Türkiye diye bir dertleri var mı? Olabilir mi? Değerli kardeşlerim, bunların milli geliri üçe katlamak gibi bir derdi var mı? Biz nerden aldık milli geliri? 230 milyar dolardan aldık. Kimden aldık? MHP, CHP'nin yavrusu DSP ve ANAP'tan aldık. Bizim şu anda milli gelirimiz 820 milyar doları aştı. 230 milyar dolar nire 820 milyar dolar nire? Devletin borcu milli gelire oranla hesaplanır. 100 liranın 73 lirası borçtu. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. IMF borçlandılar. Bize 23,5 milyar dolarla teslim ettiler. Geçen 14 Mayıs ta borçları ödedik, ödedik sıfırladık. Artık IMF'ye Türkiye'nin borcu yok. Şimdi o bizden borç istiyor. Dedik ki size 5 milyar dolar borç verebiliriz. Milli bankamız Merkez Bankası. Merkez bankasının döviz rezervi neydi biliyor musunuz? 2002 yılı sonunda 27,5 milyar dolar. Şimdi 134 milyar dolar. Güçlüyüz, inanıyoruz. Onun için de başarıcağız.
FATİH KARADAN YÜRÜTTÜ, BİZ DE DENİZİN ALTINDAN YÜRÜTÜYORUZ
Bunlar Marmaray diye bir derdi olabilir mi? Boğazın altından 62 metre derinlikten deleceksin Marmaray'ı bitireceksin. Bunlar o işten anlamaz. Ama biz anlarız. Fatih karadan yürüttü, biz de denizin altından yürütüyoruz. Farkımız bu. Şimdi üçüncü köprüyü yapıyoruz. 4 gidiş, 4 geliş. Ortasından da tünel geçiyor. Bizim fiilerimizin ulaştığı yere bunların hayalleri bile ulaşamaz. Bakın şimdi boğazın altından, şimdi bir de Avrasya tüneli yapıyoruz. Avrasya tüneli iki tüpten oluşuyor. Oradan otomobiller geçiyor. Önümüzdeki yıl sonuna kadar inşallah onu da bitireceğiz. Bunları da biz yaparız. Bunu biz başarırız. Çünkü bizim haznemiz, gayretimiz çok farklı. Kardeşlerim bunların böyle bir derdi yok. Bunlar bu ülkede iktidar oldular. Ama başaramadılar. En son MHP, DSP ile birlikte koalisyon yaptı. 5 yıllığına gelmişlerdi. 3.5 yıl kaldı ve kaçıp gitti. Kolaysa kalsaydın ya. Kalamadı. Niye? Gölcük depreminin altında bitti. Sakarya depreminin altında bitti. Orada yok oldular. Biz de deprem gördük. Bir Simav depremini yaşadık, Bingöl depremini yaşadık, Van depremini yaşadık. Bir yılda yeni şehirler kurduk. Kardeşlerim bakın bunların derdi başka. Şimdi bunlar Persilvanya ile işbirliğindeler. Onunla ortak hareket ediyorlar. Türkiye'yi durdurmanın, yavaşlatmanın, engellemenin içine giriyorlar. Bakın bu zihniyet bugünkü hızlı tren hatlarına sabotaj düzenleyen zihniyettir. Bu zihniyet bu ülkenin bu büyük sevinci ile sevinemeyen, bu sevince kulp takmaya çalışan bir zihniyettir. Bu zihniyet Türkiye'yi kara trene mahkum eden zihniyettir. Onlar eski Türkiye'yi geri getirmek istiyorlar. Onlar o eski koalisyon günlerine, kriz günlerine, gerilim günlerine, yasak, yoksulluk ve yolsuzluk günlerine Türkiye'yi geri götürmek istiyorlar. Biz ise 12 yıl boyunca yaptıklarımıza yenilerini eklemek ve bu yolculuğa çok daha fazla güçlenerek çıkmak istiyoruz. Daha fazla yüksek hızlı tren hattı, daha fazla yol, okul, üniversite, konut, baraj yapmak için yola çıktık. 10 Ağustosda eski Türkiye ile yeni Türkiye sandıkta milletin huzuruna çıkacak. Kimin hangi partiden olduğu, kimin hangi partiye gönül verdiği çok önemli değil. Bu seçimde partileri bir kenara bırakacak, ya eski Türkiye'nin bonjer adaylarına yada yeni Türkiye'nin milleti adayına o vermenizi bekliyor. Cumhurbaşkanı adayı değil, korku dağları değil işte bakıyorsunuz işleri güçleri korkutmak. Şimdi bir aday var malum. BDP'nin adayı, şimdi bunlar maalesef güneydoğuda, doğuda yine normal seçimlerde olduğu gibi vatandaşı tehdit ediyor. Tehditle bu iş olmaz. İnşallah tam bağımsız Türkiye'nin adayına destek olacağınıza inanıyorum. Biz 77 milyonu bir ve beraber kucaklamaya devam edeceğiz. Türkiye'yi çok daha iyi seviyelere getireceğiz."
BEN EMREDERSEM NOLACAK?
İsrail'in Gazze'de başlattığı barbarca katliamın tüm hızıyla devam ettiğini söyleyen Erdoğan, BM katliama karşı sessiz kaldığını ifade ederek şöyle konuştu:
"Hatta İsrail'in şımarıklığına destek veriyor. Dünyadaki birçok devlet bu zulüm karşısında susuyor. Şehit olan 150'ye yakın yavrunun o bedenlerini gördünüz değil mi? O annelerin feryadını, şehit olanların annelerini görüyorsunuz değil mi? Şu anda 750-800 arası şehit var. Biz şu anda vicdani yardımı ulaştırmada bile zorlanıyoruz. İnsani yardım ya. İlaç göndereceğiz, gıda göndereceğiz. Onu bile engellemenin içerisindeler. Yaralıları getirmek istiyoruz, engelliyorlar. Bizim de yaptığımız bu karışmalar, bu konuşmalar beyefendileri rahatsız ediyor. İçeride, dışarıda birileri bundan rahatsız oluyor. Dışarıda sözlerimiz çarpıştırarak bizi antisemitis gibi göstermeye çalışarak ahlaksızca bir kampanya yürütüyorlar. Dünyada antisemitis bir insanlık suçu olduğunu ifade eden belki ilk başbakanım. Bunu söyledikten sonra islamafobya konusunda onlarında İslamofobil bir insanlık suçu olarak ilan etmelerini istedim. Varşova'da yapılan uluslararası bir toplantıda son anda bunu kayıtlara geçirdim. Ama Avrupa dürüst davranmadı. Samimi davranmadı. Yine aynı şekilde islamafobyanın bir insanlık suçu olarak ifade edemediler. Biz etmeye devam ediyoruz. İsteseler de istemeseler de etmeye devam edeceğiz. Nerede olursa olsun bunu seslendirmeye devam edeceğiz. İçeride de bunların yandaşları var. CHP, MHP, BDP, Persilvanya, malum medya İsrail'in işini kolaylaştırmak için her türlü çirkinliği yapıyorlar. Ahlaksızca iftiralardan, yalanlardan hiçbir zaman geri durmuyorum. Gündemi alıp şimdi bir başka yere çekmek istiyorlar. Bizi göya oyalayıp Gazze için susmamızı istiyorlar. Maalesef bunun için de Türkmen kardeşlerimizi istismar ediyorlar. Ey CHP, ey MHP yav sizin Türkmen kardeşlerimizle ne işiniz var? Türkmen kardeşlerimize her türlü maddi, manevi yardımı yapan biziz. İşte Adana'da Milli İstihbarat Teşkilatının TIR'larını durdurmak suretiyle onu arayanlar Pensilvanya'nın temsilcileriydi. Milli İstihbarat Teşkilatının araçlarını durduramaz, yasal olarak bu mümkün değil. Ama onlar müşterek bir operasyonla bunu yapacak kadar ihanet içerisine girdiler.
Geçen gün Cumhuriyet gazetesi başbakanın emriyle durduruldu diyor. Gerçi bunda benim emrim yoktu. Ama ben emredersem ne olacak? MİT'in TIR'dır. Durduramazsın, arayamazsın. Buna yetkin yok. Bunlar Türkmenlere İslami yardım götürüyorlardı."
1 AY İÇİNDE KILIÇDAROĞLU'NUN SUYUNA GİRMİŞ
Konuşmasında cumhurbaşkanı adaylarından Ekmeleddin İhsanoğlu'nu da eleştiren Başbakan Erdoğan şunları kaydetti:
"Bir ay içerisinde nasıl da Kılıçdaroğlu'nun dümen suyuna girmiş. Ne kadar çabuk girmiş. Ben bu kadar kabiliyetli olduğunu zannetmiyordum. Bir ay içinde babasını bu ülkeden kovan CHP ve şimdi onun sırtına bindi. Açıklama yapıyor. Kılıçdaroğlu bu toprakların evladı diyor nasıl bu toprakların ya Kahire doğumlu, 30 yaşında Türkiye'ye gelmiş hangi bu toprakların evladı. Kime anlatıyorsun bu toprakların evladı biziz biz. Burada doğduk burada büyüdük ve burada çalışıyoruz. Kardeşlerim bakın CHP genel müdürü gibi takiyeci yalancı bir yapıyla Arap kardeşlerimize maalesef bir ırkçı görüntüsü vermeye başladı. Şimdi gidin bu monşere sorun Türkmen nedir, nerelerde yaşar. Sorunun adı nedir diye sorun inanın bilmez. Çünkü öyle bir derdi yok. Onların sofralarında oturup onlarla beraber kalkmamış. Yememiş içmemiş. Bizim için Gazze milli meseledir, insani meseledir ve sonuna kadar yanlarında olacağız her türlü desteği vereceğiz."
Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra YHT'ne binerek Bilecik'e hareket etti.
BAŞBAKANI PROTESTO İÇİN OTURMA EYLEMİ YAPTILAR
Gar önündeki tören devam ederken, yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki İsmet İnönü Caddesi'nde toplanan 50 kadar kişi oturma eylemi yaparak Başbakan Erdoğan'ın Eskişehir'e gelişini protesto etti. 'Bizim Cumhurbaşkanı adayımız Ali İsmail Korkmaz'dır' yazılı döviz taşıyan gruptakiler sık sık "Katil İsrail, işbirlikçi AKP', 'Ali İsmail Korkmaz ölümsüzdür' sloganlarını attı. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı eyleme katılanlar basın açıklaması yaptıktan sonra dağıldı.

FOTOĞRAFLI

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.