Öne Çıkanlar esed Avrupa ABD Mhp Bursa

Bu haber kez okundu.

Devlet Bahçeli: Yolsuzluk Tasmasi Hükümetin Boynuna Geçti
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Osmaniye'nin Kadirli İlçesi'nde temel atma ve toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, 17 Aralık'ta başlayan ve İçişleri, Ekonomi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlarının oğullarının da gözaltına alındığı yolsuzluk operasyonunun 'iktidarın maskesini indirdiği' belirterek, "Yolsuzluk tasması hükümetin boynuna geçmiş, Başbakan ise hala çetelerden, sermeye gruplarından, medyadan ve karanlık güçlerden bahsetmektedir" dedi.
Karayolu ile geldiği Kadirli-Sumbas Yol Kavşağı'nda partisinin il teşkilatı ve partililer tarafından coşkuyla karşılanan Devlet Bahçeli için törenin yapılacağı alanda 3 kurban kesildi.
'BİZİM HARAMZADELERİMİZ YOK'
Törende konuşan Bahçeli, Kadirli Belediyesi'nin kısıtlı imkanlarla belediyecilik hizmeti vererek yeni hizmet binası, 503 kişilik konferans salonunu, 50 kişilik nikah salonunu ve kütüphanesi olan Devlet Bahçeli Kültür Merkezi'ni, canlı hayvan pazarı tesisini, içerisinde 2 sinema salonu ve kafeteryası olan Kadirli Belediyesi Gençlik Merkezi'ni yaparak halkın hizmetine sunduğunu söyledi. Belediyenin 64 dairelik toplu konutun da temelini atacaklarını belirten Bahçeli, "İktidarın onca baskı, zulüm, eziyet ve haksızlıklarına rağmen yerinde durmayan, olanla yetinmeyen ve zorluklara teslim olmayan bir belediyecilik anlayışı sizlerin emrindedir. Görüyorsunuz, bizim emrimizde devletin uçak filosu ve sıra sıra dizilmiş helikopterleri yoktur. Bizim bindirilmiş kıtalarımız, meydanlara insan toplayan yandaş valilerimiz, kaymakamlarımız ve değişik kamu görevlilerimiz yoktur. Bizim yolsuzluk batağı haline gelen TOKİ'miz, sanal açılış ve temel atma törenlerimiz yoktur. Bizim işbirlikçi medya gücümüz yoktur.
Bizim yandaş TRT ekranlarımız yoktur. Para babalarımız, yetim hakkına el uzatan, yatak odalarına para sayma makineleri koyan, milyon dolarları evlerine istifleyen haramzadelerimiz yoktur. Uluslararası menfaat gruplarına karşı diyet borcumuz yoktur.
Hamdolsun, sırtımızda yolsuzluk kamburu, yakamızda hırsızlığın derin ve çıkmayacak lekesi yoktur" diye konuştu.
'AKP HÜKÜMETİNİN TASFİYESİ ŞART OLMUŞTUR'
Türkiye'nin önünde çok ciddiye alınması gereken üç siyasi dönüm noktası bulunduğunu belirten Bahçeli, "Birincisi, 30 Mart 2014 tarihindeki Mahalli İdareler Seçimleri'dir. İkincisi, 28 Ağustos 2014 tarihindeki Cumhurbaşkanlığı Seçimi'dir. Üçüncüsü ise zamanında yapılması halinde, 2015 yılının Haziran ayındaki Milletvekilliği Genel Seçimi'dir. İlk etapta yapılacak Mahalli İdareler Seçimleri, sonrakilerinin yönünü ve sonucunu aşağı yukarı yakından tayin edecektir. Bu kapsamda Türkiye'nin huzur, güvenlik, refah ve esenlik içinde olabilmesi, içine girdiği bölünme sürecinin durdurulması için AKP'nin demokratik yollardan tasfiyesi şart olmuştur. AKP Hükümeti'nin uyarılması, miadının dolduğunun gösterilmesi için 30 Mart seçimleri çok ama çok önemlidir" dedi.
'AKP İKTİDARI GAYRİ MEŞRU KAZANÇ KAPISI HALİNE GELMİŞTİR'
Konuşmasının devamında 17 Aralık'ta başlayan rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna değinen Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve hükümeti sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, daha sonra şunları söyledi:
"Maalesef toplum her alanda krize sokulmuştur. Başbakan Erdoğan'ın çizdiği pembe tablolardan ise ortada iz ve eser yoktur. Daha da kötüsü, daha da beteri yolsuzluğun iktidarı kanser hücresi gibi sarmış olmasıdır. Başbakan Erdoğan PKK ile müzakere yapıp bölünmenin direklerini dikmekle meşgul iken, yanında ve yöresindekiler devleti soyup soğana çevirmekle uğraşmıştır. AKP iktidarı yolsuzluk olup çıkmıştır. AKP iktidarı gayri meşru kazanç kapısı haline gelmiştir. Yeri gelince kul hakkından, yeri gelince de haktan ve hukuktan bahsedenler heybelerini haramla doldurmuştur. Türkiye 17 Aralık'tan beri muhatabı iktidar olan çok ciddi yolsuzluk iddia ve haberleriyle çalkalanmaktadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması gittikçe büyümüş ve genişlemiştir.
'İKTİDARIN MASKESİ İNMİŞTİR'
Öyle isnatlar, öyle suçlamalar vardır ki bunların birisi bile doğru ise hükümetin yerinde durması doğru değildir. Görünen odur ki yolsuzluk dalgası AKP Hükümeti'ni şaşkına çevirmiş, gaflet anında yakalamıştır. Bazı bakan çocukları, yandaş iş adamları, belediye başkanları, bürokratlar, danışmanlar ve bir kamu bankası genel müdürü ilk etapta gözaltına alınanlar arasındadır. Yöneltilen suçlamalar hafife alınacak türden değildir. Uzun süren teknik takip ve dinleme sonucunda yolsuzluk bağlantıları tespit edilmiş ve yakalanmıştır. Bu hadise, yakın tarihimizin en önemli gelişmesi olup iktidarın maskesini indirmiştir. Söylenecek çok şey vardır ancak şimdilik ve bu ortamda şu kadarını ifade etmeliyim ki ortaya çıkan görüntüler, basına yansıyan bilgi, belge ve bulgular evlerde adeta banka kuran, kasalarca para biriktiren yüzler AKP Hükümeti'nin eseri ve asla altından kalkamayacağı vebalidir. Rüşvetçi bakanlarla ilgili ortalıkta dolaşan şayialarda kolay kolay hazmedilecek ve geçiştirilecek bir konu değildir. Bu iddiaların hepsi aydınlığa kavuşmalı, suçlular hak ettikleri cezaları bulmalıdır. Şayet tüm suçlamalar sübut bulursa bu durumun mutlaka bir siyasi faturası çıkarılmalıdır. Bunu da adıyla, tarihiyle, kültürüyle, kimliğiyle ve varlığıyla oynanan Türk Milleti'nden başkası yapamayacaktır. Başbakan Erdoğan en iyi savunma karşı saldırıya geçmektir basitliğinden hareket ederek hala meselenin vahametini idrak edemediğini kanıtlamıştır. Hükümet, yolsuzluğun dibini boylamış, potansiyel suçlular dolmuş taşmış, Başbakan ise hala korkuluk taşlamaktadır. Yolsuzluk tasması hükümetin boynuna geçmiş, Başbakan ise hala çetelerden, sermeye gruplarından, medyadan ve karanlık güçlerden bahsetmektedir.
'YOLSUZLUK DUMANI GÖRÜŞ AÇISINI SIFIRA İNDİRDİ'
Türk Milleti'nin el emeği, göz nuru, alın teri hükümet güdümlü şantiyesinde hiç edilmektedir. Başbakan ise hala Türkiye'ye istikamet çizenler, çirkin yollara girenler, 'kirli ittifaklar' diyerek milletimizi kandırmaktadır. Ateş bacayı sarmış, yolsuzluk dumanı görüş açısını sıfıra indirmiş ve hala 'babamın oğlu olsa dinlemem' ezberleriyle vakit geçirmektedir. Kadirli'den Başbakan'a diyorum ki, madem 'Babamın oğlu olsa dinlemem' diyorsun, o zaman gel de evlatlarının gemiciklerini nasıl edindiğini, pırlanta dükkanlarına nasıl ortak olduğunu Kadirlilere bir anlat. Senin hanedanına konan talih kuşunu Kadirlili kardeşimi niçin pas geçmiştir? Zahmet edip de bu sorunun cevabını açıkla. Sayın Başbakan uzağa bakma, başka yerde şüpheli izi sürme, 'Milli irade' diyerek gizleme, 'Siyasi mühendislik yapılıyor' sözleriyle yolsuzluk operasyonunu kirletme, karartma, sulandırma, savsaklama. Hükümetin her tarafına yolsuzluk virüsü bulaşmıştır da bunu bir tek sen mi görmedin? Hükümetin tepeden tırnağa rüşvete, suiistimale, kara paraya, usulsüzlüğe batmıştır da bunu sadece sen mi fark etmedin. Sen ve hükümetin Türkiye'nin geleceğini karatırken ve sabote ederken hiç mi vicdanın sızlamadı hiç mi rahatsız olmadın? Buradan tüm tarafları ikaz ediyorum. Süren yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını hiç kimse engellemeye kalkmamalıdır. Başbakan Erdoğan ve hükümetinin başta İstanbul Emniyeti'ndeki polis müdürlerini görevden alması, hatta soruşturma açması tam olarak suçluluğun vermiş olduğu panik halidir. Hele hele soruşturmayı sürdüren savcılarla ilgili herhangi bir tasarruf, direkt olarak başbakan ve bakanların suçlamalardan kaçmak ve kurtulmak arayışı olarak yorumlanacaktır. Artık takke düşmüş, yolsuzluğun sevk zinciri belirmiştir. Yolsuzluk mahzeninin kapısı açılmış, pis kokular her tarafta yayılmıştır. Bu soruşturma sonuna kadar sürdürülmeli, ucu kime değerse değsin söz konusu süreç sağlıklı ve düzgün şekilde ilerletilmelidir ve Türkiye pırıl pırıl temizlenmeli yolsuzluk illetinden çıkmalıdır. Hepinizin huzurunda tekraren ifade ediyorum.
'HER SÖZÜMÜZDE HAKLI ÇIKTIK'
MHP yıllardır hükümeti uyarmadı mı? 'Yanlış yoldasın, çıkmazdasın, yolsuzlukların içindesin, etrafın çıkarcılarla örülüyor, haram yiyenleri kolluyorsun, ihaleye fesat karıştıranları koruyorsun ey Başbakan' diye ikaz etmedi mi? 'Kaynakları satmayı bırak yatırım yap, helalden ayrılma, milletimizin hakkını gasp etme ey Başbakan' diye seslenmedi mi? 'Bu zenginlik sahte, bu büyüme hormonlu, serveti çoğalan milletimiz değil sen ve çevren. Çarşı, pazar ve mutfak perişan, yalanı bırak gerçeğe dön' diyerek Başbakan'a çağrı yapmadı mı? Biz, her sözümüzde haklı çıktık, her uyarımızda hedefi on ikiden vurduk. Öngörülerimizde hiç yanılmadık. Teşhislerimizde hiç temelsiz ve boş çıkmadık. Başbakan Erdoğan hükümeti için ne dediysek doğru olduğumuz anlaşıldı. Şimdi sıra Türkiye'yi Başbakan ve hükümetinden kurtarmaya geldi. Milli varlıklarımızı peşkeş için yapılan işbirlikçi tutumun, tezgah altı ilişkiler ile kirletilen siyasetin, işportaya düşürülen diplomasinin, insanımızı sefalete mahkum eden ve muhtaç hale getiren çarpık ve sosyo ekonomik düzenin, bölücüye veren cesaretin, Türklüğü yok sayan iffetsizliğin, milli emanetleri kundaklayan terör taşeronluğunun 76 milyonun hakkını çarçur eden ahlaksızlığın hesabını mutlaka soracak. Türk Milleti'ni iktidara taşıyacağız. Bunu da sizlerin desteğiyle yapacağız. Unutmayınız ya ötekiler ya MHP. Ya kargaşa, ya MHP. Ya gerginlik ya MHP. Ya çaresizlik ya MHP. Ya yolsuzluk ya MHP. Ya taviz ya da yine MHP. BU nedenle oturmayacağız, beklemeyeceğiz, dinlemeyeceğiz, milletimize, komşumuza, arkadaşımız koşup MHP'yi anlatacağız. Boş durmayacağız, milletimizin biz anlamasını beklemeyip biz onlara koşacağız. Herkesle kucaklaşacağız. Kökeni ve anasının dili ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızla kucaklaşacağız. Başka çaresi ve çıkış yolu kalmamıştır. 30 Mart 2014'teki seçimlerde yeniden MHP diyeceğinize inanıyorum."
ALTIN ANAHTAR VERİLDİ
Konuşmanın ardından Kadirli Belediyesi'nce yapılan tesislerin açılışı yapılıp toplu konutların temeli atıldı. Kadirli Belediye Başkanı Ömer Tarhan, MHP Lideri Bahçeli'ye ilçenin altın anahtarını verdi ve ayrıca kendi adı verilen kültür merkezini dolaşarak bilgi aldı.
Bahçeli daha sonra ilçeden ayrılarak Osmaniye'ye hareket etti.

MK-ÇÖ-EE (OA/AAA)(FOTOĞRAFLI)
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.