Öne Çıkanlar esed Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! Türk Akımı Ürünleri Somuncu Baba

Bu haber kez okundu.

Demirtaş:

Felat BOZARSLAN-Serdar SUNAR/ DİYARBAKIR, () - CUMHURBAŞKANI adayı HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Türkiye'nin batısı bizi anlamadı. Biz hep teröristtik, hep bölücüydük, hep bu ülkenin düşmanıydık. Böyle anlatıldı ve buna öylesine derin bir politika ile medyanın eğitimin yargının desteği ile yön verdiler ki, kalıcı bir düşünceye dönüştü" dedi.
Cumhurbaşkanı adayı HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da bulunan iş çevrelerinin onuruna verdiği akşam yemeğine katıldı. Yemek öncesi konuşma yapan Demirtaş, Diyarbakırlı iş insanlarına ve sivil toplum örgütlerine verdikleri destekten ötürü teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye siyasi tarihinde yeni bir kırılmanın yaratılmak üzere olduğunu belirten Demirtaş, cumhurbaşkanlığı seçiminin bir kırılmaya neden olacağını kaydetti. Kürt halkının kendi ana vatanında köle muamelesi görmenin ne delem olduğunu çok iyi bildiğini belirten Demirtaş, "Bu topraklarda kimliğimiz, dilimiz ve tarihimizle birlikte yaşayabilseydik bugünkü Türkiye Cumhuriye devleti tekçi bir ulus devlet olmayacaktı. Bizim kimliklerimizin inkarı milliyetçi bir ulus devlet yaratma üzerine kurban edilmiştir. Cumhuriyet tarihi bu acılı ulus devlet inşa sürecenin bir çok vahim örneğiyle doludur. 1924 Anayasası ile yeni bir Türklük icad edilmiştir. Türk halkına da hakaret edilerek, tarihi yok sayılarak sonradan var edilen tarih üzerine bir millet inşa edilmeye çalışılmıştır" dedi.
HİTLER'İN SADECE BIYIĞI ERDOĞAN'DAN KISAYDI
Konuşmasında Başbakan Erdoğan'ı da eleştiren Selahattin Demirtaş, "Israrla halen tek millet, tek dil kabul edilmiyorsa cumhurbaşkanı adayı bile olamayacağımızı, buna hakkımızın olmadığını söylüyorlar. Özellikle AKP'nin adayı bunu söylüyor. Kusura bakma ama millet ayda şehir yapacak, sen halen 100 yıl önceki faşizan düşüncelerle bizi tehdit edeceksin. 1940'larda Hitler ki bıyığı Recep Tayyip Erdoğan'dan biraz kısaydı sadece. Farkları her halde buydu, bugünkü zihniyetle kıyaslandığında. Bunu çok denedi, ari Alman ırkı yaratmak için çok daha vahşicesini yaptı. Milyonlarca insanan katledilmesine sebep oldu. O'da bunu diyordu. Tek dilimiz olacak, ari Alman ırkı olacak diyordu. Yahudi soykırımı bu anlayış üzerine gelişmiştir. 2014 yılında yaşıyoruz ve bunu söyleyen kişi ileri demokrasinin mucidi olduğunu söylüyor. İşte bu da büyük ustalık gerektiren bir şeydir. Bu kadar yalanı yüzü kızarmadan, pişkince söyleyebilmek elbette ustalık gerektiriyor. Hem faşizmi hem ileri demokrasiyi halka aynı tabakta sunmayı başarabilmek ustalık gerektirir" ifadelerini kullandı.
BİZ HEP TERÖRİST, HEP BÖLÜCÜYDÜK
Toplumu parçalayan asıl şeyin tek dil, tek ırk, tek millet dayatması olduğunu ifade eden Demirtaş, şöyle dedi: "Hiç bir onurlu halk kendi kimliğini kaybetmez. 90 yıldır bu zulme karşı bir direniş var. Bu tekçilik anlayışı farklı olan hiçbir şeyi kabul etmiyor. Bizim ortaya koyduğumuz ilkeler bunun alternatifidir. Bu ırkçı, ulus devlet faşizmine karşı alternatif bir çıkıştır. Herkes bir umut arıyor. Çözüm bulunamazsa Suriye ve Irak Kürdistan bölgesi gibi büyük tehdit ve tehlike ile karşı karşıya kalırız. Kimse zannetmesin ki birilerinin dediği gibi şu anda kardeşçe ve huzurlu yaşıyoruz. Böyle birşey yok. Herkes huzursuz ve gergin. İnsanlar bir yerde ev alırken, kiralarken orada yaşayan insanların etnik kimliğine, mezhebine bakar hale geldi. Çünkü kendinden olmayanla bir arada yaşama imkanı kalmadı. Metropoller tam bir gettolaşmaya dönüştü. Temel sorunları unutup birbirimize karşı düşmanlaştırıcı bir politikayı benimser hale geldik. Bunu 90 yıldır bilerek yaptılar. Çünkü ezilenlerin birlikte mücadele etmesi bu tekçi anlayış için en tehlikeli şeydir. Öyle yaptılar ki Kürt halkı sadece kendi derdine düşsün istediler. Çünkü geri kalanlar bizi anlamıyorlar ki. Kürtlerin duygusu buydu. Türkiye'nin batısı bizi anlamadı. Biz hep terörist, hep bölücü, hep bu ülkenin düşmanıydık. Böyle anlatıldı ve buna öylesine derin bir politika ile medyanın, eğitimin, yargının desteği ile yön verdiler ki; kalıcı bir düşünceye dönüştü. Bütün etnik kimlikler içine kapanır hale geldi. Herkes Kürtler kadar sesini de yükseltemedi. Bunun gibi bir çok halk bu durumu yaşıyor."
SOMA'DAKİ 301 CENAZENİN ETNİK KİMLİĞİ YOKTU
Soma'da madenden çıkan 301 cenazenin etnik kimliğinin olmadığını ifade eden Demirtaş, "Hepsinin ortak yönü bir gaz maskesi uğruna orada can vermiş olmasıydı. Roboski'de de yaşanan aynı dramdır. Kürt emekçi kimliğine sahip oldukları için katledilmişlerdir. Manisa'da da Roboski'de de devlet aynı vahşi yüzünü gösteriyorsa çıkışın yolu bütün o ezilenlerin bir noktada birleşmesidir. Bu seçim bu sorunların çözümü için tek başına yeterli değil. Ama devlet anlayışımızı değiştirme için büyük bir fırsattır. Şimdi sorunların çözümü için önümüzde büyük bir alan açıldı. Bu alanı doldurabilmek hepimizin ortak mücadelesi ile olur. Şu anda zaafiyete uğrattığımız faşizm düşüncesinin yeniden güçlenmesi için hamleler yapacaklardır. Bize düşen ısrarla bu çizginin arkasında durmak ve bunu büyükmektir. Halklar Kürde düşmanca bakmaktan vazgeçmelidir" dedi.
AKP'YE OY VERENLERİN TEHLİKEYİ GÖRMESİ LAZIM
Bu seçimden sonra Türkiye'nin tek adam yönetimi tehlikesi ile karşı karşıya olacağını belirten Demirtaş konuşmasını şöye sürdürdü: "Kimse kendini kandırmasın. AKP'ye oy vermiş kardeşlerimin de tehlikeyi görmesi lazım. Verdiğiniz oy size bir nebze huzur getiriyor olabilir. Ama sizin dışınızdaki herkese şu anda korku ve baskı getiriyor. AKP adayının yaptığı her hakaret toplumun vicdanını yaralıyor, kamplaşmayı derinleştiriyor. Etknik kimlik ve mezhebimizi meydanlarda yuhalatabiliyor. Yıllardır siyasetini tekçilik ve mezhepçilik üzerine kurduğu için zeminin kaydığını gördükçe mezhepçilik ve milliyetçilik tansiyonunu yükseltiyor. Mezhepçilik üzerinden kitlelere seslenip Çankaya'ya yürürken diğer kimliklerin üzerinden basa basa, eze eze bunu gerçekleştiriyor. Zazaların, Kürtlerin incindiği, onurunun kırıldığı onun umrunda değil. O'nun düştüğü hataya düşmeden bu sorunu çözeceğiz. O kendi mezhebine seslenip mezhepçilik yapıyorsa, biz Kürtçülük, Alevicilik, Sünnicilik üzerinden değil çok kültürlülük üzerinden, radikal demokrasi üzerinden bu kamplaşmayı dağıtacağız ve kalıcı barışı bu şekilde getireceğiz."
KÜRT SİYASETİNDE DE RADİKAL DÖNÜŞÜM GEREKİYOR
Herkesin bağıran devletten bıktığını ifade eden Demirtaş, "Laf lafa geldiğinde Çanakkale'de koyun koyuna yatan biz değil miyiz? Sizin maaşınızı ödeyen biz değil miyiz? Niye biz devleti eleştiremiyoruz? Eleştirince vatan haini oluyoruz. Niye? Bu devletin zulmüne bizler karşı geldiğimizde niye terörist oluyoruz? Çocuklarımız dağda, şehirde senin hataların yüzünden bir birini öldürmek zorunda kalıyor. Canımızı, kanımızı verdiğimiz devlet bize bunu yapamaz. Devlet kutsal değildir, devlet hizmetkardır. Kutsal olan halkın değerleridir. Bu seçimde bu meseleye radikal bir şekilde neşter vurmaya istedik. Artık geçiştiremeyiz. Bir daha zaman kaybetme lüksümüz yok. Radikal bir değişim, dönüşüm gerekiyor. Kürt siyasetinde de gerekiyor. Herkesin kendini gözden geçirmesi gerekir. Radikal dönüşüme herkesin açık olması gerekiyor. Tehlikenin büyüklüğünü Ortadoğu'ya bakarak anlayabiliriz. Suriye bir kültürler mozağiyiydi. Ama şimdi sadece harabeler var. Binlerce yıllık insanlık mirası yok oldu. Bu topraklarda da bu tehlike vardır. İnanın bir kıvılcıma bakar. Bu kadar zorlamaya rağmen birarada yaşama isteğimiz var. Suriye'de böyleydi. 2011 Mart ayına kadar birbirini boğazlamıyorlardı. Ya yeni yaşam çizgisini herkes sahiplenir, kardeşliği büyütür ya da bu felaket an be an bize yaklaşacak. Kürdistan topraklarına bir veba salgını gibi barbarlık hızla yayılıyor. İşte mevzu bu kadar ciddidir. Butün bu coğrafyada sadece Rojava ayakta kalabildi. Çünkü yeni yaşamı orada inşa ediyorlar. Eğer orada ırkçılık üzerine bir yaşam inşa edilmeye çalışsaydı zaten başarılamazdı" diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.