Öne Çıkanlar esed Diplomatik son dakika haberleri gündem haberleri korkusuz medya Türk obüsleri seçim şarkısı Paris İstinaf Mahkemesi

Bu haber kez okundu.

Chp'li Batum: Akp Hukuk Devletinde Olacak Bir İktidar Değil

Eyüp KELEBEK / ESKİŞEHİR,()- CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum AK Parti'nin kendini kurtramaya çalışan bir örgüt olduğunu öne sürerek "Artık AKP bir meşru, net söylüyorum, hukuk devletinde olacak bir iktidar falan değildir" dedi.

Eskişehir'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anayasa profesörü milletvekili Süheyl Batum, AK Parti'nin cemaatle olan kavgasının çıkartılan yeni kanunlarda etkisinin olduğunu söyledi. Ak Parti'yi eleştiren Batum, "Yüzde yüz etkisi var. Artık AKP bir meşru, net söylüyorum, hukuk devletinde olacak bir iktidar falan değildir. Tamamıyla nokta atışıyla kendini kurtarmaya çalışan bir örgüttür. Şimdi kavga ettiler. '7 yıldır aynı kasetleri aynı dinlemeleri, aynı gazetelerin önüne bırakılmış bavulları kim yapmıştı' diyor. Tayyip Erdoğan şimdi 'A, Pensilvanya yaptı' diyor. Peki biz bunları 7 yıldır söyledik. Bu Tayyip Erdoğan Papua Yeni Gine'nin mi Başbakanıydı? Uganda'nın mı siyasetçisiydi. Ağzını açmadı. Ne zaman iş Bilal oğlana geldi. 'Aaa' dedi, 'Pensilvanya çıktı ortaya' dedi. Şimdi bu utanmazca oyunu ancak biri oynayabilir. Meşru partiler oynayamaz. Ancak örgütler oynar. Ancak bir takım örgütler oynar bu oyunu. Tayyip Erdoğan da o örgütün başıdır. Ve şimdi o suç ortaklarıyla küstüler birbirlerine. Bugüne kadar Türk ordusunun yarısına yapılan Tuncay'lara yapılan, gazetecilere yapılan, insanlara vatandaşlara yapılan oyun şimdi aynı dinleme kendisine yapıldığı için 'A bu olmaz' diyor. Dolayısıyla bütün bu yasalar sadece kendilerini kurtarmak içindir" dedi.

SORUŞTURMALAR ENGELLENDİ

Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasıyla soruşturmaların engellendiğini, görülen davalar için ise bir şey getirilmediğini savunan Süheyl Batum şunları söyledi:

"Özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Yaşasın diyorlar. Peki ne kaldırıldı. Bu özel yetkili mahkemelerde Ergenekon'dan mahkum oldu işte bu insanlar. O kaldırıldı mı? Hayır. Peki Balyoz kaldırıldı mı? Hayır. Peki ne kaldırıldı..Tayyip için açılan soruşturmalar kaldırıldı. 4 bakan için açılan soruşturmalar kaldırıldı. Yapılan soruşturmalar kaldırıldı. Peki bu nasıl bir demokrasi? Peki daha ne kaldırıldı? Hiç o deliller, sahte olduğu ortaya çıkan deliller, yalan olduğu çıkan deliller kaldırıldı mı hayır. Kaldırılmadı. Peki ne kaldırıldı sadece? Sadece ayakkabı kutuları, para kasaları, bakanların dinlemesi yok edildi. Peki sahte olduğu ortaya çıkmış 5 no'lu CD ortadan kaldırıldı mı ? Hayır. Peki buna ne denir? Bu tam bir nokta atışıdır. Kişiye özgü. AKP eski suç ortağıyla, birilerinin kendisine Atlantik ötesinden yamadığı koalisyon ortağıyla  kapışınca o yaptığı oyunlar, aynı şeyler kendisine yapılınca yasalar yapmaya başladı. Eğer bana bir tane adam AKP'nin içinde olan yine de namuslu, onurlu, dürüst kalmayı başarmış bir tek adam Eskişehir milletvekilleri de dahil. Diyebilsin ki 'Hayır biz kendimiz için yapmadık bu yasaları' desin. O zaman sorarım. Neden özel yetkili mahkemeleri kaldırdın sadece soruşturmaları engelledin de, soruşturmalar bitmiştir dedin de görülen davalara bir tek satır getirmedin. Neden getirmedin? Dolayısıyla Bu bir şapkadan tavşan çıktı işidir. Bu artık bir örgüt boyutuna, çete boyutuna geldi. Bu kabul edilebilir bir şey değildir."

ANAYASA MAHKAMESİ İNANILMAZ YANLIŞ YAPTI

Anayasa Mahkemesi'nin inanılmaz bir yanlış yaptığını öne süren Süheyl Batum, "Basında çıkan haberler, alo Fatih gibi baskılar sonucunda çıkıyordur ya da bilgisizlikle çıkıyor. Şöyle bir hava var. İşte tahliyeler de oluyor ne mutlu, yavaş yavaş insanlar da kurtuluyor. Oysa bu doğru değil. Anayasa Mahkemesi inanılmaz büyük bir yanlış yaptı burada. Bazı entelektüel olduğunu düşündüğümüm gazeteciler bile bu oyunun ya farkında değiller ya da içindeler. İlker Başbuğ paşa ne istedi. 'Ben yüce divanda yargılanmam gerekirken burada yargılandım. İki, 'B ben bu kadar süredir tutukluyum. Bu nasıl iştir. Bir insan 2 sene 3 sene 4 sene tutuklu kalır mı?' diyor. Şimdi Anayasa Mahkemesi bunlara cevap vermiş. 'Bir kere ben bu davada yargılanmamam gerekirdi mahkemede' diyor İlker Başbuğ.  'Boş ver' diyor Anayasa Mahkemesi ona, 'Yargıtay karar versin' diyor. Yargıtay'dan önce senin kararın bu, Anayasa Mahkemesisin, anayasa nasıl değişti ? neden değiştirildi? görevli mahkeme kim oldu?  Bunu Anayasa Mahkemesi bilemeyecekse Yargıtay mı? bilecek" dedi.

TUNCAY NEDEN DIŞARIDA DEĞİL

Anayasa Mahkemesi'ni eleştiren Süheyl Batum, hukukta' Hükmen tutuklu' diye bir şeyin olamayacağını söyledi. İlker Başbuğun tahliye edilmesinden memnunluk duyduğunu ifade eden Batum, Tuncay Özkan ve diğerlerinin de tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. Batum,  "Anayasa Mahkemesi hukukta olmayan korkunç bir ayrım yapıyor. Diyor ki bir insan mahkeme ilk derece mahkeme kararını verinceye kadar tutuklu sayılır, ama ilk derece mahkeme kararını verdikten sonra  artık hükümlüdür. Hükmen tutuklu diye bir şey uydurmuş. Böyle bir şey yok.  Dolayısıyla bu tahliyeler bir oyundur. Ben İlker Başbuğ tahliye olduğuna çok memnunum. Ama bir oyundur. Bunu meşrulaştırmak için Anayasa Mahkemesi'nin bilerek ya da bilmeyerek içinde olduğu bir oyundur. Bu adamlar niçin içeride. Telefon zabıtlarıyla, telefon dinlemeleriyle, telefon kayıtlarıyla, bir de gizli tanıklarla. Peki bu adamlar ondan mahkum oluyor da Tayyip Erdoğan veya Bilal oğlan olunca bunlar yalan deyip geçmek nasıl bir hukuk sistemi.  Ahlaksızlık burada. Telefon zabıtlarından peki Tayyip neden dışarıda, Bilal oğlan neden dışarıda. Bana bunu anlatmadan önce sakın Anayasa Mahkemesi kararı iyi falan demesinler, sakın biz Türk milleti her şeyin farkındayız. Bir yerde hukuk dışıysa dinleme, ondan adamı içeri atamazsan Tuncay'ı da atamazdın içeriye paşaları da atamazdın" diye konuştu.

EK(EK/SSA) (FOTOĞRAFLI)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.