Öne Çıkanlar Diplomatik son dakika haberleri gündem haberleri korkusuz medya Türk obüsleri Paris İstinaf Mahkemesi seçim şarkısı esed

Bu haber kez okundu.

Bbp'lilerden Sulh Ceza Mahkemelerin Kapatılmasına Tepki
BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici ve merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ile avukatları sulh ceza mahkemelerinin kaldırılmasına tepki gösterdi. Bu mahkemelerin kapatılma kararı ile bugün görülmesi gereken Yazıcıoğlu'nun helikopterinin GPS cihazının sökülmesine ilişkin dava yapılamadı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, bu duruma tepki gösterirken, "Maalesef Türkiye’de yargı sistemi, tamamen yürütmenin emrine girmiş durumda. Sadece kendi kavgalarına alet etmek için mesnetsiz şeylerle bilgi kirliliği oluşturup gündem saptırmayı ya da davayı sulandırmaya çalışıyorlar" dedi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, soruşturma avukatlarından Kemal Yavuz ve Türkiye’nin bazı kentinden gelen avukatlar, Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği kazada helikopterin GPS cihazını söktükleri öne sürülen kişilere ilişkin bugün görülmesi planlanan duruşmaya katılmak üzere Kahramanmaraş Adliyesi’nde toplandı. Mustafa Destici, Gülefer Yazıcıoğlu ve avukat Kemal Yavuz, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcıvekili Gürhan Aktaş ile bir süre görüştükten sonra adliye binası önünde Sulh Ceza Mahkemelerinin, kapatılarak duruşmanın görülmemesine tepki gösterdi.
DESTİCİ: YARGI, TAMAMEN YÜRÜTMENİN EMRİNE GİRMİŞ
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Sulh Ceza Mahkemelerinin kapatılmış olmasına rağmen davanın takipçisi olmak adına Kahramanmaraş’ta bulunduklarını söyledi. Destici, Türkiye’de yargı sisteminin yürütmenin emrine girdiğini savunarak şunları söyledi:
"Maalesef Türkiye’de yargı sistemi, tamamen yürütmenin emrine girmiş durumda. Bunun aksini hiç kimse iddia edemez. 'Yargı reformu' adı altında çıkarılan paketler tamamen Türkiye’yi yönetenlerin, Türkiye’yi şu anda iktidar edenlerin kendi iktidarlarını koruma ve ‘Belli bir süre daha nasıl devam ettiririz’ ya da kendi yanlışlarını örtme adına şekillendirilmektedir. Hem çıkarılan kanunlar, hem en son Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’ndaki atamalara da baktığımız zaman bunu net bir şekilde görmekteyiz. Bir taraftan Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılıyor, öbür taraftan Sulh Ceza Mahkemeleri kaldırılıp yerine özel yetkilerle donatılacak sulh ceza hakimleri geliyor ve bunu sayın Başbakan çok açık bir şekilde böyle bir düzenleme yaptıkları ve bu düzenleme sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra harekete geçeceklerini net bir şekilde söylüyor."
"DAVAYI SULANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Destici, ortaya çeşitli iddialar atılarak davanın sulandırılmaya çalışıldığını öne sürerek, şöyle devam etti:
"Burada karşılaştığımız en büyük problemlerden bir tanesi maalesef özellikle savcı ve hakimler üzerinde kurulan baskılardır. Bunlar resmen savcılar tarafından hakimler tarafından itiraf edilmekte ve söylenmektedir. Bunların hepsinin farkında, bilincindeyiz. Maalesef bu şahadet süreci üzerinden bir takım kesimler kendi hesabını görmeye çalışıyor. Kendi kavgalarına alet etmeye çalışıyorlar. Bizim burada onlara uyarımız şudur, hiç kimse kendi kavgasına Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve onunla birlikte hayatını kaybeden arkadaşlarımızın şahadet sürecini alet etmesin. Biz bu güne kadar buna fırsat vermediğimiz gibi bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz. Aileler ve bizler, bu konuda bu kadar hassasken ‘Bunu bir istismar konusu yaparız’ endişesini sürekli taşırken bir kısım çevrelerin bunun üzerinden galip gelmeye çalışması veya güç elde etmeye çalışması veya bir başka grubu zayıf düşürmeye çalışması gerçekten gayri ahlakinin de ötesinde net bir şekilde hem büyük bir ahlaksızlıktır, hem büyük bir vicdansızlıktır, hem de büyük adaletsizliktir. Eğer gerçekten bu olayın dahili olduğuna inandıkları birisi varsa yada ellerinde bilgi ve belge varsa onlara düşen gerçekten samimi iseler gerçekten bu dosyanın aydınlatılmasını yada bir nebzede olsa mesafe alınmasını istiyorlarsa zerre kadar dürüstlük sahibi iseler o zaman ellerindeki bilgi ve belgeleri kamuoyuyla basınla sosyal medyada paylaşmayacaklar. Buraya getirecekler aileye, avukatlara, bize verecekler yada savcılara verecekler ve bunu da kamuoyu önünde açık bir şekilde yapacaklar. Ama bunu yapmazlarsa sadece kendi kavgalarına alet etmek için mesnetsiz şeylerle bilgi kirliliği oluşturup gündem saptırmayı yada davayı sulandırmaya çalışıyorlar Biz bunu net bir şekilde görüyoruz. İki elimiz yakalarında olacaktır ve hem bu dünyada hem de ahirette onların takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz."
AVUKAT YAVUZ: ARAMA KURTARMA SABOTE EDİLMİŞTİR
Yazıcıoğlu'nun avukatlarından Kemal Yavuz ise arama kurtarmanın kaza sırasında sabote edildiğini iddia etti. Avukat Yavuz, dönemin Kayseri Valisi’nin açıklamasıyla arama kurtarmanın en can alıcı 3-4 saatinin heba edildiğini savunarak şöyle konuştu:
"Kayseri Valisi’nin açıklamasıyla en can alıcı 3-4 saatimiz heba edilmiştir. Bu zaman dilimi içerisinde çok rahatlıkla rahmetli gazeteci İsmail Güneş kurtulabilirdi. Otopsi raporlarında 'Yaklaşık 2 saat' denilmektedir ama muhtemelen sağ olduğundan emin olduğumuz merhum başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu’nun da kurtulması söz konusuydu. Böylesine can alıcı bir zaman dilimini heba eden Kayseri valisinin açıklamasıdır. Arama kurtarma sabote edilmiştir. Bunun arkasındaki kişiler örgütlü bir şekilde bilinçli olarak bu arama kurtarmayı sabote etmek suretiyle en can alıcı vakti elimizden almışlardır. Burada bu kişilerin yani Kayseri Valisi ve ona bu bilgiyi yanlış olarak aktaranların bilinçli olarak hareket ettiklerini arkalarındaki örgütlü gücün elemanı olduklarını ve bu şekilde sonucu ölümle sonuçlanan bir vakanın içinde yer aldıklarını biliyoruz. Bugün Sulh Ceza’da bir memur arkadaşın yargılanmasıyla bu işin sonuçlanacağını sananlar aldanıyorlar. Bu iş yarın ana davayla birleşerek Ağır Ceza Mahkemelerinde adaletin önünde en kötü ihtimalle bilinçli taksirle ama bize göre ‘Kasıtla, adam öldürmek’ suçundan yargılanacaklarını bilmelerini istiyorum."
GÜLEFER YAZICIOĞLU: YILMAYIZ, YILDIRAMAZLAR
Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu da adaletsizlikle karşı karşıya olduklarını savundu. Yazıcıoğlu, ülkeyi yönetenlerden halkı memnun edecek yasalar çıkarılmasını isterken, "Çok manidardır ki bizim davamızdan 1 gün öncesinde Resmi Gazete’de yayımlanıyor ve yürürlüğe giriyor, buraya boşuna gelmiş oluyoruz. Muhsin başkan ve arkadaşlarının şahadetini gerçekleştirenler, onların olaylarını ört bas etmek isteyenler, biz hiçbir zaman yıldıramazlar. Milyon kere de olsa buraya gelir, yolları aşındırır, hak ve hukukumuzu ararız. Size ve arkadaşlarınıza göre değil vatandaşı mutmain edecek yasalar ve kanunlar çıkartın" dedi.
Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği düşen helikopterin GPS cihazını sökmekle suçlanan kişilerin yargılanmasına ise yapılan yeni düzenleme sonrası Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edileceği ifade edildi.

FOTOĞRAFLI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.