Öne Çıkanlar esed son dakika haberleri gündem haberleri korkusuz medya Türk obüsleri Diplomatik seçim şarkısı Paris İstinaf Mahkemesi

Bu haber kez okundu.

Bahçeli: Toplum, Kızgın Sac Üstünde. Ülkede Felakete Gidersek Erdoğan'ın İzini Dahi Bulamazsınız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli komşu ülkelerdeki sosyal olaylara dikkat çekerken, "Toplum kızgın sacın üstündedir. Altına körükle gidilirse üstünde kimse kalmaz. AKP de, Recep Tayyip Erdoğan hiç kalamaz. Eğer ülkede bir felakete gidersek onun izini dahi bulamazsınız" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Mart seçim çalışmaları kapsamında dün gece geldiği Tokat'ta bugün partisi tarafından düzenlenen yaklaşık 15 bin kişinin izlediği mitinge katıldı. Partilileri selamlayarak sözlerine başlayan MHP Lideri Bahçeli, 30 Mart seçimlerinin bütün siyasiler için önemli olduğunu belirtirken, Türkiye'de iki partili siyaset beklentilerinin aksine MHP'nin dün olduğu gibi, bugün de gelecekte de ilelebet var olacağını söyledi. 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği paketi ve sonrasında gelişen referandum sürecinde kendilerinin hayır oyu kullandığını, bunda ne kadar halkı olduklarının bugün daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bahçeli, son dönemdeki gelişmeleri değerlendirirken, Başbakan Erdoğan'ın Anayasa'ya aykırı, milli değerlerle çelişen, Cumhuriyet kazanımlarını reddeden çalışmalar ile, yargının kendi denetimine girmesini amaçladığını ileri sürdü. Bahçeli, şöyle devam etti:
"HSYK'de neden değişiklikler oldu. 17 Aralık'tan itibaren 232 savcı ve hakim başka yerler sürüldü, bunların hepsini ya anlatılmıyor, bunların gerçekleri söylenmiyor. Bu sürecin içerisinde yargı da Recep Tayyip Erdoğan'ın denetim ve kontrolüne girmiştir. Bu durum Demokrasideki kuvvetler ayrılığının üçüne de hükmetmek demektir. Bu önemli bir güçtür. Güç alanını genişletme arzususu taşımaktadır. İçinde içgüdü olarak bulunan veya kafasının arkasındaki ihtirastır. Bunun yanında medya-basın vardır. Medya ve basın her zaman iktidar kim olmuşsa bazıları ilişkilerini kuvvetlendirerek varlığını geliştirmeyi amaçlar, kısa bir süreden iktidar limanına yanaşır. İktidar bunun farkına varmışsa onlarla iyi geçinir, amaçları doğrultusunda kullanır. Arkasından kendi medyasını kurar. O yandan medyadır, öbürü yanaşan medyadır."
Erdoğan'ı kibirli, gururlu, ihtiraslı ve tek adam düşüncesine sahip olarak nitelendiren Bahçeli, Türkiye, dünya ve hatta Ortadoğuyu yönetme ihtirası içeresinde olduğunu, bu nedenle sultan edası ile Mısır, Gazze gibi yerlerde posterlerinin dolaştırıldığını ifade etti. Medya'nın 4'üncü kuvvet olduğunu belirten Bahçeli, basın organlarının MHP'yi de hatırlayıp yer vermesi üzerine ona da müdahale edildiğini belirterek son zamanlarda bir de 'Alo Fatih' hattı ile medyanın denetim altına alındığını belirtti. Bugünlerde ortaya çıkan tapelerin her gün ilgiyle takip edildiğini belirten Bahçeli, bunların takip oranının son dönemin popüler dizileri 'Muhteşem Yüzyıl' ve 'Karadayı'yının bile gerisinde bıraktığını söyledi.
BİLAL KIYASLAMASI
MHP lideri konuşmasında sık sık AK Parti'ye oy vermiş seçmenlere de seslendi. Bahçeli, 'Tokatlı vatandaşın oğlu' Bilal ile 'Başbakan Erdoğan'ın oğlu' Bilal arasında kıyaslama yaptı. Tokat'taki Bilal'e "İşe girdin mi, askerlik yaptın mı, iş bulabildin mi, geçimin iyi mi sorularının tümüne 'Yok' cevabı alan Bahçeli, şöyle konuştu:
"Öbür Bilal'e bunları sorarlarsa o da utanarak her şeye 'Evet' diyor. Gemicik var, villa var, prestij var, 50 korumayla gidiyor, bir yerde oturuyor, saltanat sürüyor. Bu Bilal'ler eşit mi? AKP'nin adaletinde bir adalet var mı? İşte Türkiye'nin gerçeğin bu. Bir Bilal ki evinde 1 milyar dolar var. Bunlar tape'lerde geçiyor. 76 milyon nüfus var. Yüzde 59'i yoksul. 44 milyon demek. Peki bunların içinde şiddetli yoksulluğu yaşayanlar, açlık sınırında kalanlar var 13 milyon. İşsiz sayısı 2 milyon 746 bin. Ülkede Asayişsizlik gittikçe yaygınlaşıyor. İnsanların can mal güvenliği kalmadı. Kadına şiddet artıyor. Toplumsal yönden ayrışmalara gidiliyor."
"17 ARALIK YÜZ KARASIDIR"
Türkiye'de düzenlenen 17 Aralık operasyonuna yönelik de değerlendirmelerde bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli, bunun unutulmayacak bir gün olduğunu ifade ederken şunları söyledi:
"Bu Türkiye için AK Parti denen partinin yüz karsıdır. Milletimiz içinse bir kara gündür. 17 Aralık nedir? Devam eden, halkın arasında yavaş yavaş konuşulan, AKP iktidarı döneminde çok kısa süre içerisinde palazlanan, bazı imkanlara kavuşan insanların kamu ihaleleri, imar yolsuzlukları, rüşvet ve iltimasların devamı halkın arasında konuşulup gelirken, hükümet 5 Ekim 2012 tarihinde HSYK'yı oluştururken, en kıymetli olarak addedilen bir savcı kolluk kuvvetlerine talimat veriyor. 42 kişi var baskın yapılacak ve gerekli işlemler yapılacak. Baskın soncunda alışık olmadığımız şeylerle karşılaşıyoruz."
Bahçeli, 4.5 milyon doların kaç numara ayakkabıya sığdığını bilemediklerini ifade ederken, "4 bakan var. Evlerinde 7 kasa var. Bu kasalarla ilgili bir de para sayma makinası var. Bu kasalarda da çok yüksek paralar olduğu söyleniyor. Hem TL hem de euro veya dolar olarak. AKP'y oy vermiş kardeşlerim bu gelişmelere karşı nasıl bir ilgi duyuyorsunuz, ne diyorsunuz bu işlere. İran'da 29 yaşında bir uşak gelmiş. Ne idiğü belirsiz, ana- baba yok, tanıyan yok. Türkiye'ye gelmiş 4 bakan çocuğunu avucuna almış. 4 bakanı istediği kontrolüne almış. İran ambargosunda, altın kaçakçılığında, kara para aklama, yolsuzluğun artmasında hep bu uşak var" dedi.
AK Parti'nin işadamları yoluyla oluşturduğu öne sürülen 'Medya havuzuna' da göndermelerde bulunan Bahçeli, 25 Aralık'taki ikinci dalganın Başbakan Erdoğan'ı öfkelendirdiğini belirterek, şöyle konuştu:
""Bir savcı kolluk kuvvetleri istiyor, derdini anlatmaya çalışıyor. Recep Tayyip Erdoğan televizyonlarda azarlıyor sanki onun uşağı. O Cumhuriyetin savcısıdır yarın onlar sana da lazım olacak. 25 Aralık'ta ne var? Yasin El Kadı, Usame Kuttup, Kadı'nın oğlu bir de Bilal Erdoğan var. Recep Tayyip Erdoğan'ı çıldırtan burasıdır. Böyle durum karşısında Erdoğan, yolsuzlukların, tape'lerin konuşulduğu isimlerin alayını kurtarmak için hakimleri harman gibi dağıtıyorsun. Polisleri yerinden ediyorsun, valileri yer değiştiriyorsun. Böyle bir telaşın içindesin. Bu sana yakışıyor mu sayın başbakan. Sen inançlı bir insan olarak siyasi hayata yer buldun. Kendi nefsine ve kendine göre sıkıştığın yerleri aşmak için Türkiye'nin tüm değerleri ile oynadın. 85 gün oldu. Türkiye'nin herhangi bir meselesi konuşuluyor mu? Sabah- akşam yolsuzluk ve rüşvet, arada da Recep Tayyip Erdoğan'ın kaba, siyasetle bağdaşmayan bir takım insanları inciten konuşmaları. 'Bu komplodur', 'Bu montajdır' diyor. 'Bunu yapanlar ihanet içindedirler, okyanus ötesinde bir takım hesaplar peşindeler' diyor. Erdoğan, 'Ülkemde yolsuzluk ve rüşvet var, ben bunun üzerine gitmeliyim. Nereye uzanıyorsa uzanıyor' dese herkes de 'Görüyor musun' derdi. Şimdi ne haldesin acaba?. Recep Tayyip Erdoğan, bu tapelerde ne varsa, neresi montaj neresi gerçek, devletin tüm kurumlarına talimat vermeli ve bunları ortaya çıkarmalıdır."
'ÜSLUBUNU DÜZELTMELİ'
Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın HSYK'yı Adalet Bakanı'na bağlayan ve yargıyı çürüten, onları tedirgin ve tehdit eden ve yaklaşımlardan vazgeçip adaletli bir yargının uygulanmasına geçmesi gerektiğini ancak, güç yılgınlığı ile 'tek adamım her şeyi yaparım', 'ben ileride diktatörüm' diyecek kadar kendisini kaybetmiş durumda olduğunu öne sürdü. MHP lideri şöyle devam etti:
Gazetelerden tape'leri okuyorsunuz. Okuyun, ne olduğun ilerde görmek üzere hafızanızda tutun. Ama Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarını da çok dikkatli dinleyin. Çok kişiyi kırıyor incitiyor, çok kişiyi millete düşman ediyor, çok kişiyi kardeş kavgasına itiyor. Ajan- provaktörlerle işbirliği yaparcasına Türkiye'yi tahrik ediyor. Alayımız bu ülkede yaşıyoruz. 'Önce ülkem ve milletim, sonra partim' diyelim. Bu gidişatta hayır yok, bu gidişat felaket. Bu gidişat bir kardeş kavgasını mutlaka ortaya çıkaracak bir gafilliktir. Yolsuzluk ve rüşvet toplumu çürütür, devleti çökertir. Kangren gibidir, toplumun hangi kesimde varsa kesilir atılır. Kanser gibidir, gerekli tedbirler alınmazsa bütün vücuda yayılır. Toplumun her kesimi bundan etkilenir. Onun için yolsuzluk ve rüşvetle mücadele sürdürmek hepimizin görevi olmalıdır."
Tunus, Mısır, Suriye, Ukrayna gibi ülkeleri örnek gösteren MHP Lideri Bahçeli, olası sosyal hareketlerinin önünün alınamayacağını, bu ülkelerin liderlerinin yükte hafif ne varsa alıp kaçmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Bahçeli, "Toplum kızgın sacın üstündedir. Altına körükle, bir takım kütükler ateşlenirse kızgın saçın üstünde kimse kalamaz. AKP de kalamaz. Recep Tayyip Erdoğan hiç kalamaz. Eğer ülkede bir felakete gidersek onun izini dahi bulamazsınız. Eseri dahi kalmaz. Türkiye buna layık değildir. Türkiye'de kardeşçe yaşamak durumundadır. Buna son vermek lazım. Buna son vermenin yolu demokrasi içerisinde olmalıdır. Seçim milli irade ile çözümdür. 30 Mart iktidar değiştirmez ama iktidarı uyarabilir. İnşallah bundan bir ders çıkartır ve kendisine çeki düzen verir" dedi. Miting artından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli karayolu ile Ankara'ya hareket etti.

EA(EA/İD) (FOTOĞRAFLI)  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.