Öne Çıkanlar esed Askeri şehit 15 gen hizbullah lideri nasrallah küstah suçlama 1 Kasım 2015 İzmir seçim sonuçları

Bu haber kez okundu.

Arınç'tan Ekmeleddin İhsanoğlu Açıklaması: Böyle Bir Adayın Cumhurbaşkanlığı Seçiminde İddiasinin Ne Kadar Olacağını Siz Tahmin Edin

Birkan YILDIZ/ANKARA,() - BAŞBAKAN Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü BÜLENT Arınç, CHP ve MHP liderlerinin bugün Cumhurbaşkanlı seçimi için Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday olarak açıklamasını değerlendirerek, "CHP tabanında ve parlemento grubu içinde bu şahısı desteklemeyecek hatta aleyhinde çalışabilecek çok insanın bulunduğu da kesine yakın bir bilgi olarak gündeme geldi. Eğer iki partinin anlaşmasıyla bu iş olacaksa, diğer bütün temaslarda dikkate alınması gereken hususlar gözardı edilmişse, böyle bir adayın Cumhurbaşkanlığı seçiminde iddiasının ne kadar olacağını siz tahmin edin" dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaptı. Bakanlar Kurulu’nun ana gündeminin Irak’ta yaşanan gelişmeler olduğunu söyleyen Arınç, "31 TIR şoförümüz ve 49 Konsolosluk görevlimiz belli bir süredir konsolosluktan ayrılmışlardır. Şoförler de başka bir yerde, yine başka bir örgüt tarafından enterne edilmiş durumdadırlar. Bu olaylar sadece Irak’ı ilgilendirmiyor. 49 konsolosluk görevlimiz ve 31 şoför yurttaşımızın bir an önce eşlerine, yurtlarına ailelerine kavuşmaları ana gündem maddemizdi. Şu an itibariyle, hayırlı bir haber verecek değilim. Her an bunu bekliyoruz. Başta Başbakanımız olmak üzere çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışmalara Bazen ABD, bazen BM, bazen merkezi hükümet yetkilileri, bazen bölgenin aktörleri, Irak Bölgesel Yönetimi de dahil olmak büyük bir çaba gösterilmektedir. Bugün de Dışişleri Bakanımız, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'yla 2 kez görüşerek fikir alışverişinde bulunmuşlardır. Halkımız şundan emin olsun, inşallah en kısa zamanda bu vatandaşlarımızın ülkerine döndüklerini göreceğiz" diye konuştu.

''HEM KONSOLOSLUK GÖREVLİLERİMİZLE HEM DE ŞOFÖRLERİMİZLE İRTİBATIMIZ VAR''

Bülent Arınç, Türk vatandaşlarının kaçırılması olayıyla ilgili basını da hassas olmaya davet ederek şunları söyledi:

"Basından sorumlu başbakan yardımcısı olarak bu olayla bağlantılı olarak bir hassasiyeti dile getirmek istiyorum. Bu basınımıza sansür getirmek veya bu amaçlı bir kısıtlama getirmek düşüncesiyle değil, hem bu yurttaşlarımızın hayatları ve özel durumlarıyla ilgili hem de milli bir hassasiyetten ileri gelmektedir. IŞİD isimli bu örgütle ilgili, çok tahrik edici bir spekülatif haberler yarışına girmememiz gerekiyor. Yurttaşlarımız bunların elindiyse ve bizde bu yurttaşlarımızı onların elinden salimen almak kaygısı içerisindeysek, bu örgütün nasıl bir örgüt olduğunu hepimiz biliyoruz. Onları tahrik edebilecek bir takım açıklamalardan sakınmamız gerektiğini şahsi bir hassasiyet olarak ileri sürmek istiyorum. Bu yurttaşların biz de biliyoruz nerede olduklarını, ama bunların yerleri konusunda basında spekülatif haberler çıkmasının olumsuz etki yapacağını düşünüyorum. Bunu bir hassasiyet olarak kabul edin. Biz işimizin kolaylaşmasını istiyoruz. Bizim hem konsolosluk görevlilerimizle hem de şoförlerimizle şu ya da bu şekilde irtibatımız var. Her an kendilerinin durumu hakkında alacak bilgilerimiz var. Bu bilgiler doğru bilgilerdir. Ama onların bir an önce dönmeleri için bazı konularda hassasiyete ihtiyacımız mutlaka var."

"TOPTAN BİR TAHLİYE KESİNLİKLE DÜŞÜNMÜYORUZ"

Türk vatandaşların Irak'tan tahliye edilmesi çalışmaları hakkında bilgi veren Arınç; "Toptan bir tahliye kesinlikle düşünmüyoruz. Ama dönmeyi arzu edenleri içinde güvenli yolları ve havalimanlarını bakanlığımız sürekli güncelliyor. Ama o yurttaşlarımızın hayati bir tehlike içersinde şu anda da bulunmadıklarını da bildiğimiz için bir paniğe gerek olmadığı düşüncesindeyiz" ifadelerini kullandı.

Bülent Arınç, Irak'taki gelişmeleri değerlendirerek; "Onların dönüşü birinci aşamaysa ondan sonraki bütün senaryoları, Türkiye'nin bu bölgedeki bundan sonraki tavrının hangi noktalarda gelişme göstereceğini hep birlikte göreceğiz. Bakanlar Kurulu gündemimizde başka bir konu yoktu" dedi.

"IŞİD'İN MUSUL ÜZERİNE GİDERKEN SANİYE SANİYE NEREDE BULUNDUKLARININ İZLENMESİ YAPILMIŞTIR"

Dış temsilciliklerin Türk toprağı sayıldığını ve o bölgelerin korunmasının bölgedeki merkezi hükümete ait olduğunu dile getiren Arınç, şunları söyledi:

"Konsolosluğumuz merkezi hükümet tarafından korunmamıştır. Korunmasız hale geldiği için böyle bir akıbet ile karşılaştık. Ordu mensubu olduğu bilinen kişilerin hepsi silahlarını bırakarak kaçmıştır. IŞİD'in Musul üzerine giderken saniye saniye nerede bulunduklarının izlenmesi yapılmıştır. Ama akla gelmeyen şeylerden birisi Iraklı silahlı güçlerin, ortalıktan bir anda ortadan kaybolacağı, silahlarını bırakıp kaçacakları, bunların sayısı binlerle ifade ediliyor ve konsolosluğumuzun bir anda 900 civarındaki IŞİD ile karşı karşıya gelmiş olmasıdır."

Arınç, Başbakan Erdoğan'ın Irak Başbakanı Maliki ile görüşüp görüşmediği yönündeki bir soruyu, "Bu işte bize menfaat sağlayabilecek bütün unsurlarla temasımız devam ediyor. Tek bir amacımız var, insanımızı oradan çekip çıkarmak" diye yanıtladı.

"TÜRKİYE'NİN SİLAHLI GÜÇLERİYLE BAŞKA BİR ÜLKENİN TOPRAKLARINA GİRMESİNİN MÜMKÜN OLMAYACAĞINI İYİ BİLİRLER"

'Irak'taki Türkmenlere askeri yardım yapılması ihtimali sözkonusu mu?' sorusuna Arınç; " Irak Türkmen Cephesi akıllı insanlardır. Onlar Türkiye’den silahlı güç istemenin mümkün olmayacağını, Türkiye'nin silahlı güçleriyle başka bir ülkenin topraklarına şu ya da bu vesileyle girmesinin mümkün olmayacağını sizden de bizden de daha iyi bilirler. İstedikleri bölgedeki diğer güçlerin, kendileriyle birlikte hareket etmeleri ve IŞİD’e karşı kendilerinin yanında hem silahlanması hem de şehirlerini muhafaze etmeleridir. Bizim de Türkmen kardeşlerimizden istediğimiz tek şey aralarındaki mezhep farklılıklarını bir kenara koyarak birlikte hareket etmeleridir. İçinde bulundukları şartları biliyoruz. AFAD vasıtayla insani yardım yoldadır, bir kısmı ulaşmıştır. Telafer, Kerkük, Bağdat'a doğru yürüyüş önemlidir. Ama mesele IŞİD meselesi olmaktan çıkmıştır. Bugün o bölgeyi ateşe verecek şey bir mezhep savaşının başlayacak olmasıdır. Gelişmeler bu noktada" diye yanıt verdi.

"KILIÇDAROĞLU DIŞINDA HERKES, BU ŞAHSI KÖTÜLEMEKTEN GERİ KALMADI"

CHP ve MHP'nin Cumhurbaşkanı adayını olarak Ekmeleddin İhsanoğlunu açıklamasını değerlendiren Arınç, "Hükümet sözcüsü sıfatıyla bu konuda bir beyanda bulunmam ne kadar doğru olur bilemem. Ben AK Partiliyim, söyleyebileceğim tek şey AK Parti'nin adayı seçimi kazanacaktır. Şu anda ismen açıklanmadı ama herkeste biliyor ki 'şu kişi olacaktır' diyorsunuz. O olsun yada bir başkası olsun, AK Parti kimi aday gösterirse eminim ki milletimiz onu seçecektir. Bahsettiğiniz şahsı tanıyorum. İlişkilerimiz de geçmişten bu yana iyi olan biridir. Bilim adamıdır, aslen Yozgatlı bir aileye mensup olduğunu biliyorum. Şahsı üzerinden olumlu yada olumsuz bir söz söyleme durumunda değilim. Ancak bir taraftan Bahçeli, bir taraftan Kılıçdaroğlu kapı kapı dolaştılar... Sonunda iki partinin genel başkanı bir isim üzerinde anlaşmış görünüyor. Peki diğer partiler, diğer STK'lar onların kararını şu ana kadar duymadım. MHP lideri bu şahsın taşıdığı değerler bakımdan kendilerine çok yakın olduğunu bildiği için hiçbir itirazı olmadı. Ama CHP içinde Kılıçdaroğlu dışında hemen hemen herkes, bu şahsı kötülemekten geri kalmadı. Şunu gözlemliyorum: MHP tabanı bir ölçüde bu isme destek verecektir ama CHP tabanında ve parlemento grubu içinde bu şahısı desteklemeyecek hatta aleyhinde çalışabilecek çok insanın bulunduğu da kesine yakın bir bilgi olarak gündeme geldi. Eğer iki partinin anlaşmasıyla bu iş olacaksa, diğer bütün temaslarda dikkate alınması gereken hususlar gözardı edilmişse, böyle bir adayın Cumhurbaşkanlığı seçiminde iddiasının ne kadar olacağını siz tahmin edin. Bana ulaşan bir bilgi, İhsanoğlu bu konuda büyük bir sevinç içindedir, adaylığı da kabul edecek gibi bir kaç cümle söylemiştir" diye konuştu.

"GRUBUMLA İLGİLİ SÖYLEYEBİLECEĞİM BUNDAN FAZLA NE OLABİLİR?"

Arınç, "Size AK Parti'nin 4 Bakanla ilgili Meclis'te kuralan Soruşturma Komisyonu'na isim bildirmemesini ilgili bir soru sormuştuk. Size bir hafta içinde isim bildirilmezse o zaman bir kasıttan söz edilebilir. O zaman sorumlu AK Parti grubu olur demiştiniz. Aradan iki hafta geçti" şeklindeki bir soruya; "Böyle bir durumda ne yapılması gerektiğini muhalefet partileri çok iyi bilirler. Sizler de hergün yazarsınız. Benim kendi grubumla ilgili söyleyebileceğim bundan fazla ne olabilir? Madem bildirilmemiştir, onlara soracaksınız. Onların söylediği sözler sizi tatmin etmiyorsa eleştireceksiniz. Ben artık devrede değilim. Sordunuz söyledim. Önümüz de tatile gidiyor" diye yanıtladı.

FOTOĞRAFLI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.