Öne Çıkanlar esed Spor Toto Basketbol Ligi 7 yaralı Putinden Filistin Yorumu: Harita Böyle Olmalı Seul

Bu haber kez okundu.

Yarışmacılara gizlice yemek veriliyor mu?

‘Survivor All Star’ için Dominik’e gideceğimi öğrenen herkesin yanıtını merak ettiği iki soru vardı. Biri, “Yarışmacılar, gerçekten aç kalıyor mu? Kameraların kayıtta olmadığı yerlerde onlara gizlice yemek veriliyor mu?”, diğeri de Yarışmacıların tuvalet ihtiyaçlarını nasıl karşıladığı...
Eski yarışmalarda ne olup bittiğini bilemem. ‘Survivor All Star’ nedeniyle dört gün geçirdim yarışmacılarla birlikte. Bu süre içinde yarışmacılara gizlice yemek verildiğine dair hiçbir ipucuna rastlamadım.
Kameralar önünde de açıklandığı gibi belli sürelerde pirinç, yağ ve hamur gibi erzak veriliyor ekiplere. Ayrıca yarışmalarda diledikleri kadar su iç me imkanları var. Gerisi yarışmacıların ve ekiplerin yeteneklerine bağlı. Kimi balık tutuyor, kimi ormanda fıstık buluyor,  kimi kokonat     ve Hindistan ceviziyle     idare ediyor. 
‘Survivor All Star’, ‘Survivor’lardan farklı olarak bolca ödül yarışmalarının yapıldığı bir arena. Ödül oyununu kazananlar için açlık söz konusu değil, ama kaybedenler için her yarışma bir yıkım. Çünkü ha bire zorlu etaplarda yarışıyor, ha bire sakatlanıyorlar. O yüzden de acı ve açlık içinde dönüyorlar koylarına... Tabii sinirler gergin bir şekilde...
“Peki tuvalet ihtiyaçlarını nasıl gideriyorlar?” derseniz, Dominik ormanları emirlerine amade... “Nasıl yani?” diyenlere denenip, test edilmiş bir reçete:
Yiyin bir Hindistan cevizi, için üzerine  bir şişe su,     birkaç saat     sonra görürsünüz her yerin tuvalet     olup olmadığını...    

Hayatta kalma savaşı
Acun Medya ekibinin konakladığı Las Terrenas’tan yarışmacıların kaldığı koya gidiş, tekneyle 45 dakika.
Biz gittiğimizde hava     pırıl pırıldı. Ona rağmen     deniz acayip dalgalıydı. Tekne pat pat diye dalgalara çarptıkça okyanusun suyu çarptı yüzümüze.
Bir yerlere sıkı sıkı tutunmazsanız, her an denize uçmanız söz konusu...
Her Sabah 06.00’da yarışmacılarla söyleşi için bu yolu kat eden ekip, “Yağmur ve rüzgar olduğu zaman bu seyahat tam bir işkence” dedi. Yarışmaların yapıldığı yerler, Las Terrenas’ın civarında. O yüzden her yarışma günü yarışmacılar katlanmak zorunda bu     gidiş gelişe...

Grup içindeki gruplaşmalar

‘Ünlüler’in olduğu koy, daha aydınlık ve düz, ‘Gönüllüler’in koyu hem karanlık, hem dağ bayır.
‘Ünlüler’ Hindistan ceviziyle karşıladı bizi.  ‘Survivor’dan ‘Survivor’a pirinç pilavı yaptığını söyleyen Merve Oflaz, tuz olmadığından deniz suyuyla pilav pişirdi. Ona göre “Süper”di, bana sorarsanız “Acı”.
İki ekipte de birer marangoz var... ‘Ünlüler’den Doğukan, ‘Gönüllüler’den Hasan, üstlendi bu görevi. Hasan, Doğukan’a oranla daha maharetli. ‘Ünlüler’den Doğukan, Merve, Serenay ve Hakan dörtlü ekip oldu. ‘Gönüllüler’dense kendini ‘Korsan Reisi’ ilan eden Turabi, yanına Hilmi Cem ve Taner’i alıp, ekipten koptu. Taner elenince ikili baş başa kaldılar.
‘Gönüllüler’den ayrı takılan bu ekip, sadece yatma veya yarışma vaktinde geliyorlar bir araya...

Bu kutuplaşma bitmez!
‘Gönüllüler’in yanına gittiğimizde grup arasındaki bu ayrışmanın yaydığı negatif enerji     o kadar bariz ki, anında bir     kasvet çöküyor üzerinize...
‘Ünlüler’ arasındaki kutuplaşma belki geçer, ama ‘Gönüllüler’in  durumu, Türkiye’deki kutuplaşma gibi... Sanırım takımlar birleşene dek sürer bu hizipleşme...
Yarışmacıların hepsiyle söyleşi yaptım. Hepsine aynı soruları sordum. Söyleşi yaptıklarıma önce kendi takımındaki isimleri, sonra rakip takımdakileri birer cümleyle anlatmalarını istedim.
O söyleşileri okuyunca da göreceksiniz, ‘sevilen’lerle ‘nefret edilenler’ hemen hemen aynı...

‘Bonus Kafa’ Metin

‘Survivor All Star’ ekibinin yemek yediği yerde ‘Var Mısın Yok Musun?’ yarışmasından tanıdığımız ‘Bonus Kafa’ Metin’i gördüm. Ilıcalı, “O yarışmadan 6 - 7 arkadaş bizim ekipte” dedi. Panama’da ve Dominik’te dörder yarışma çeken Acun Medya ekibinden Dominik’li sevgilisiyle evlenip, vatandaş olup oraya yerleşen ve iki çocuk yapan bile var.

Bakir ve fakir bir ülke

Havaalanındaki ‘Dominik işkencesi’ni atlattıktan sonra bakir ve fakir bir ülke çıkıyor karşınıza... İnsanları acayip relaks...
Kaldığımız Las Terrenas, ülkenin diğer yerlerine oranla daha sakin bir sahil kasabası.
Ülkenin en turistik yerleri Santo Domingo, Punto Cana ve Puerto Plata... O bölgelerde deniz sakin olduğu için turistlerin gözdesi, Las Terrenas’ın denizi bizim Karadeniz gibi, sürekli dalgalı. O nedenle en az turist alan bölge burası.
Biz Paskalya’da gittiğimiz için Las Terrenas’a, orası da tıklım tıklımdı. Konakladığım Alisei Otel’in sahilinde iki açık hava diskosu kurdular, üç gün boyunca 24 saat müzik yayını yaptılar.
Her gece parti mi olur?
Vallahi yaptılar...
Sadece DJ müziği olsa iyi... Müziği sonuna kadar açık Otomobillerden sarkan ve sürekli klakson çalan insanlar...
Su gibi içki tüketilen partilerden sonra kumsala sızıp kalan yığınla insan gördüm, ama kavga edene hiç rastlamadım.

Dominik’te Türk mutfağı

Acun Ilıcalı ve ekibi, başkent Santo Domingo’nun 140 km. uzağındaki sahil kasabası Las Terrenas’ta kalıyor. Ilıcalı’nın kaldığı villayla personelin konakladığı oteller ve ofis yan yana... Yolun karşısındaki sahildeyse restoranlar ve kafeler var. Birini sezon boyunca kiralayan Ilıcalı, beraberinde getirdiği Türk aşçılarla restoranı personel yemekhanesine çevirdi. 24 saat açık mekanda aşçılar, Türk yemekleri yapıyor.

Alp’in eşi sinek mağduru

‘Survivor’ da sunuculuk yapan Alp Kırşan, 19 Şubat’tan beri Dominik’te. Aralıkta  evlendiği Zeynep (Dörtkardeşler) de  yanında... Sineklerin ısırdığı genç kadının her tarafı kabarmıştı.

Taksisiz şehir mi olur?

Las Terrenas’ta her motosiklet taksi... ‘Motoconcho’ (Şoförlü motor) işi, komşu ülke Haiti’den gelen göçmenlerin tekelinde... Rehberlerimizin söylediğine göre ‘hayat kadını’ piyasası da Haitili kadınların elinde...
Dominik’in bir özelliği de sürücüleri... Normal şeridinizde giderken pat diye bir otomobil ya da motoconcho fırlıyor önünüze... Çoğu sokakta yürümek de imkansız. Çünkü kaldırım yok. Her an bir otomobil ya da motosiklet çarpabilir size... Ezici çoğunluğu olan Amerikan malı otomobillerin farlarından düzgün yanan bir tane görmedim. Şirketler sanırsın, Dominik için biri uzun, diğeri kısa yanan farları bulunan otomobiller üretti...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.