Öne Çıkanlar Spor Toto Basketbol Ligi esed 7 yaralı Seul Putinden Filistin Yorumu: Harita Böyle Olmalı

Bu haber kez okundu.

Beki'den Demirtaş'a ''ahlak'' göndermesi
 Şanlıurfa'nın Suruç kentinde meydana gelen patlama sonrası kullandığı dil ile vatandaşı sokağa dökmeye çalışan ve bu dilinden ötürü kendisini eleştirenlere tehditkar bir dille hakaretler eden HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'a bugünkü yazısında çok isabetli göndermelerde bulunan Hürriyet Yazarı Akif Beki,Demirtaş'ın içinde bulunduğu çelişkili durumu gözler önüne serdi.


Yazısına ''Bu mudur Selahattin Başkan'' başlığını atan Beki, şu sözleri kaleme aldı;

Ortak vicdan Meclis'te fire verdi. MHP gibi HDP de, teröre karşı 4 partinin imzalayacağı ortak deklarasyon işinde yan çizdi, yok yazdırdı kendini.
 

AK Parti'nin suçlarına ortak olmak anlamına gelirmiş. HDP bu cürmü işlemeyecek, iktidarın geçmiş günahlarına ortak olmayacakmış, ondan...

IŞİD'in başını okşamış, tecavüzlerine sessiz kalarak destek vermiş Ankara'daki sorumlular. Suruç'taki katliamın suç ortağı olmuşlar böylece. HDP, Başbakan Davutoğlu'nun ortak tavır davetine icabet ederse ağır bir vebalin altına girermiş.
Onun yerine halkı ve parti teşkilatlarını 'tecavüz ordusu'na karşı kendi güvenlik önlemlerini almaya çağırıyor Selahattin Başkan.

Adıyaman'da 'operasyon sırasında öldüğü'nü söylediği askerin ailesine de dil ucuyla başsağlığı diliyor.

* * *

Mantık aramazsanız, tutarlılığını sorgulamazsanız Selahattin Başkan'ın temsil ettiği HDP duruşu, çok âlâ bir duruş. Yüksek bir sorumluluk bilinci ve teröre karşı pek hassas bir duyarlılık sergilediğini dahi düşünebilirsiniz.

O kadar duyarlı, o derece hassas ki AK Parti'yle terörü kınamak için dahi olsa yan yana gelemiyor.

Yoksa... Hazır ortada korkunç bir katliam varken bundan yararlanıyor, yüreklerdeki acıyı istismar ediyor, hamasetle duygu sömürüsü yapıyor, kandan ve ölümden nemalanıyor, siyasi getirisini hesaplıyor, parti çıkarını kolluyor, sandıktaki rantına bakıyor, IŞİD'e yönelik öfkeyi siyasi rakibine kanalize ediyor, bunun üzerinden rakibini yıpratmayı ve karalamayı amaçlıyor değil. Sakın yanlış anlaşılmasın...

Aklında tek bir şey var, o da  teröre karşı dimdik durmak, silahla yapılan siyasetten kendini ayrıştırmak, üzerine eser miktarda barut tozu, ellerine bir damlacık kan lekesi sıçratmamak. Tertemiz kalmaya çalışıyor, hepsi bu.

Niyeti halis olduğu için de AK Parti'yi doğrudan doğruya suçluyor, IŞİD'le bir tutuyor, terörün baş destekçisi ilan ediyor. Lanet yağdırmayı ihmal etmeyerek tabii.

* * *

PKK asker mi vurdu, sivil minibüs mü taradı, bomba mı patlattı, araç yakıp dükkân mı kundakladı ya da çocuk kaçırıp dağa adam mı kaldırdı!... Bir üzüntü mesajıyla geçiştiren, ağız dolusu bir kınamayı bile esirgeyen, kerhen dahi olsa 'terör eylemi' diyemeyen AK Parti oluyor hep malum.

HDP ise 'iyi terörist' 'kötü terörist' gibi ayrımlar yapmayan, terörün her türüne karşı ikirciksiz, katı, ilkeli ve tavizsiz tavrıyla meşhur bir parti. Onun için hiçbir kompleksi yok. Göğsünü gere gere AK Parti'yi IŞİD'ci, terörün hamisi ya da destekçisi olmakla itham etmekte zerre mahzur görmüyor...

* * *

Buraya kadarına tamam dedik hadi. Sağını solunu fazla kurcalamadan kabul ettik diyelim.

Meclis'teki 4 partinin teröre karşı ortak bir deklarasyon çıkarmasına 'Zinhar olmaz' deyip ertesi gün Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırmanın mantığını da ellemedik, es geçtik...
Fakat Selahattin Başkan'ın Bahçeli'ye ettiği lafları, MHP'nin dilini ve söylemini 'ucuz sokak ağzı' kokmakla suçlamasını nereye koyacağız?

Bahçeli'nin açıklamasını seviyesiz buluyor. O da çatışmacı ve suçlayıcı bir dil kullanıyordu. Ama Suruç'taki katliamı lam cim demeden, katilin de maktulün de kimliğine, fikrine, ideolojisine, kendine yakınlığına veya uzaklığına bakmadan, 'ama'sız mamasız lanetliyordu en azından.

Eğer bu açıklama seviyesiz, ucuz, sokak ağzıyla yapılmış bir açıklamaysa Selahattin Başkan'ın iki gündür yapıp durduğu açıklamalardaki seviyeye, üsluba ve içeriğe ne diyeceğiz?

Hem de Kandil'in açıktan açığa 'halkı silahlanmaya' teşvik ettiği bir zamanda, halkı ve parti teşkilatlarını kendi güvenlik önlemlerini almaya çağırmak mı yüksek bir seviyedir?
Meclis çatısı altında ortak tavır geliştirmekten kaçınmak mı sorumluluk bilincinin bir tezahürüdür?

Güvenlik ve istihbarat zaafını sorgulamakla, iktidarın eksikliklerini eleştirmekle yetinmeyip IŞİD'in vahşetine ortak etmek mi fırsatçılığa ve istismarcılığa tenezzül etmeyen olgun bir siyasettir?

Adıyaman'daki şehidin ailesine yasak savmak kabilinden başsağlığı dileyip hakkında sanki bir operasyon zayiatıymış gibi konuşmak, onu vuran örgütü tek kelimeyle kınamayı ise aklından bile geçirmemek mi ahlaklı duruştur?

Bu mudur yani...

Anahtar Kelimeler:
Suruç Katliamı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.