Öne Çıkanlar Spor Toto Basketbol Ligi esed 7 yaralı Seul Putinden Filistin Yorumu: Harita Böyle Olmalı

Bu haber kez okundu.

2013'ün en iyi filmleri...
 Her
Yönetmenliğini Spike Jonze’un yaptığı, Chris Pratt, Rooney Mara, Joaquin Phoenix, Amy Adams ve Olivia Wilde’nın rol aldığı Her, yalnız yaşayan bir yazarın yaşadığı sıradışı olayları konu alan bir romantik komedi. Olmayan sosyal hayatından sıkılan Theodore, kendine bir sanal arkadaş yaratır. Film boyunca sadece sesini duyabileceğimiz Samantha (Scarlett Johansson) ve Theodore (Joaquin Phoenix) arasındaki ilişkiyi konu alıyor.


12 Years a Slave / 12 Yaşında Bir Slave
Steve McQuenn’in üçüncğ uzun metrajlı filmi olan yönettiği 12 Years a Slave’ın başrolerinde Chiwetel Ejiofor, Brad Pitt ve Michael Fassbender yer alıyor. Bir insanın varolma mücadelesinin anlatıldığı filmde, 1841`de New York`ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış zenci bir adamdır.Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir barda tanıştığı 2 adam yaşamını allak bullak edecektir.İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Louisiana eyaletinde bir tesiste köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür.


American Hustle
David O. Russell’in yönettiği ve Bradley Cooper, Jennifer Lawrence, Christian Bale, Amy Adams’ın oynadığı American Hustle’ın konusu kısaca şöyle; dolandırıcı Melvin, FBI ajanı Jimmy tarafından yakalanınca muhbirlik yapmayı kabul eder.Başka dolandırıcıları yakalamak için birlikte zekice bir oyun kurarlar.Bu oyunu kurarken yalanlar artar ve işe daha fazla suçlu dahil olamaya başladıkça Melvin kime güveneceğini bilemez hale gelir ve en kötüsü FBI Melvin tarafından oyuna getirildiğini düşünmeye başlar.


Gravity / Yerçekimi
Alfonso Cuaron’un yönettiği ve Sandra Bullock, George Clooney, Eric Michels ve Basher Savage’in oynadığı Yerçekimi’nin (Gravity) konusu şöyle; önceleri normal görünen görevde felâketle birlikte uzay gemisi harap olmuş, Stone ve Kowalsky yalnız kalmışlardır.Birbirlerinden başka dayanakları kalmayan ikili uzayın derinliklerinde kaybolmuşlardır.Derin sessizlik onlara Dünya ile bütün ilişkilerinin kesildiğini ve kurtulma şanlarının kalmadığını söylerken, eve dönmenin tek yolu uzayın daha da derinliklerine inmektir.



Inside Llewyn Davis / Sen Şarkını Söyle
Ethan ve Joel Coen kardeşlerin yönettiği, Oscar Isaac, Carey Mulligan ve Justin Timberlake’in rol aldığı ‘Sen Şarkını Söyle’ (Inside Llewyn Davis) filmi 1960`lı yılların Amerikası’nda geçiyor. Yer New York. Manhattan`ın hareketli müzik piyasasında tutunmaya çalışan genç Llewyn Davis, hayatını müzikle kazanmak ve sanatını icra edebilmek için her yolu denemektedir. Halkın önünde saygın bir yere sahip olmak isteyen Davis, bir yandan da şehrin acımasız koşulları altında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.Grup arkadaşının ölümüyle oldukça sarsılır ve arayışları umutsuzluğa dönüşür. Verdiği yanlış kararlar da durumunu daha da kötüleştirir. Artık başını sokabileceği bir evi dahi olmaksızın misafirhanelerde yaşamaya başlar


Captain Phillips / Kaptan Phillips
Paul Greengrass’ın yönettiği ve Tom Hanks, Barkhad Abdi, Barkhad Abdirahman ve Faysal Ahmed’in oynadığı Kaptan Phillips (Captain Phillips), Amerikan bandralı yük gemisi Maersk Alabama’nın 2009 yılında Somali’li korsanlar tarafından kaçırılmasını konu alan bir film.Olayın çok sayıdaki global etkisini, hem heyecanlı bir gerilim, hem de karmaşık bir portre olarak sunuyor.Film, Alabama’nın kaptanı Richard Phillips ile onun Somali’li muadili Muse arasındaki ilişkiye odaklanıyor.



Nebraska
Alexander Payne’in yönettiği, Casey Affleck, Stacy Keach, Bruce Dern, Bob Odenkirk ve Devin Ratray rol aldığı film huysuz bir babanın hayat hikayesini konu alıyor.Huysuz, oldukça yaşlı ve alkolik bir baba büyük piyangoyu kazandığına dair bir mektup alır. Büyük ödülü almak üzere uzun bir yolculuğa çıkacaktır.Siyah-beyaz çekimlerle dört eyaleti geçerek yolda pek iyi anlaşamasalarda oğlu eşlik edecektir. Nebraska aile hayatının hikayelerini, Amerika’nın kalbinden anlatıyor.



The Wolf of Wall Street / Para Avcısı
Martin Scorsese’ın yönettiği, Leonardo DiCaprio, Jonah Hill, Margot Robbie ve Matthew Mc Conaughey’in rol aldığı Para Avcısı’nda bir insanın hırslarının nelere sebep olacağını konu alıyor. Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur.90`ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinesine ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir.Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise çok uzakta değildir.



Saving Mr. Banks
Yönetmenliğini John Lee Hancock’un üstlendiği, Tom Hanks, Emma Thompson ve Ruth Wilson’un rol aldığı filmde, Amerikalı sinemacı Walt Disney iki kızına Mary Poppins hakkında bir film yapmak için söz verir.İlk başta orijinal romanın yazarı P.L. Travers’dan izin alması gerekmektedir. 1961’de yazar Londra’dan Hollywood’a Disney projesini görüşmek için gelir. Fakat yüzleşemediği bazı acıları ve hesaplaşmaları vardır.California’da kaldığı süre boyunca Avusturalya’daki ailesinin geçmişte çektiği sıkıntıları anımsar. O sene kaybettiği babası Mr. Banks karakterine ilham kaynağı olmuştur. Travers ve Disney film için anlaşmaya varırlar ama Walt Disney’in de masaya getireceği şartlar vardır.


FRUITVALE STATION / SON DURAK
” Amerika’da yaşayan ve henüz 22 yaşındayken beyaz bir polis tarafından öldürüldükten sonra polis şiddeti ve ırkçılığa karşı hareketin sembollerinden biri haline gelen siyahi vatandaş Oscar Grant’in gerçek hikayesinden uyarlandı.22 yaşındaki Oscar Grant’in hayatı, 2008 yılının yılbaşı arifesinde ailesi, işi ve arkadaşları arasında değişik olaylarla şekillenmektedir. Hayatıyla ilgili yeni kararlar alır ve işine daha sıkı sarılıp, annesiyle daha fazla ilgilenmek, eşi ve dört yaşındaki kızıyla daha çok vakit geçirmek istemektedir. Yılbaşı gecesi arkadaşları ve eşiyle eğlenmek üzere şehir merkezine giden Oscar, yılbaşı gecesi çok ani gelişen bir olay sonucunda polis tarafından tartaklanır ve vurularak öldürülür. Oscar’ın ölümü hem yakın çevresini hem de tüm Amerika’yı derinden sarsan bir olay olacaktır.





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.