Öne Çıkanlar esed Kiev Olimpyat Stadının skor tabelasında yapılan deneme sırasında ortaya çıkan görüntü Son Dakika! Sakaryada Karasu Devlet Hastanesi Karantinaya Alındı: Hastalar Tahliye Edildi El Şebab lideri Ahmed Diriyeden küstah Türkiye açıklaması Bursalılar

Bu haber kez okundu.

Reality Show'lar ne kadar gerçek?
 Reality dünyanın en popüler ve karlı televizyon programcılığı türlerinden biri. Reality show'ların hepsi başarılı olmasa bile, hatırı sayılır bir kültürel etkisi var. "Reality show'ları izlemiyorum" deseniz bile, neredeyse günün her saatinde farklı bir kanalda yer alan bu programları görmezden gelmeniz biraz zor.
Televizyonlar neden bu kadar çok reality show yayımlıyor?
Senaryo ve profesyonel oyuncular olmadan gerçek olay ve durumlara odaklanan televizyonculuğa 'reality tv' deniyor. Bu programların hikâyeyi anlatan ya da olacakları haber veren bir sunucusu ya da anlatıcısı var. 'Survivor’da Acun Ilıcalı, Esra Erol gibi… Sitcom, drama ve hatta haberlerde işi yazarlar ve oyuncular sırtlanırken, reality show'lar yapımcılar ve editörlerin eseri. Yani gayet makul bir maliyeti var. Bu yüzden de televizyonlar tarafından çok tercih ediliyor
Açlık, rekabet, yalnızlık, ihanet tüm insani sınavlar 'Survivor’da. Dominik gibi egzotik bir yerde geçiyor. Bir grup güzel vücutlu kadın ve erkek, zorluklar mücadele ediyor. İzlenmez mi bu şimdi?
NEDEN SEVİLİYOR?
Reality show'lar çok seviliyor, çünkü temelinde rekabet var. Para için, erkekler için, tatil için, ün için büyük çekişme dönüyor. Katılımcıların dikkat çekmek için yapmadıkları yok. İstediklerine ulaşmak için her yol mubah ve elbette onların bu halini izlemek çok eğlenceli. Sonra röntgencilik, bakmamanız gereken şeylere bakmak gibi bir başka durum daha var. Hiç tanımadığımız insanlar hakkında sonsuz bir dedikodu fırsatı sunuyor. Sonsuz drama, gözyaşı, nefret, intikam hepsi burada. Daha ne olsun? Oturduğunuz yerden Big Brother yarışmacılarından biri olmadığınız için sevinmenize gelince, bu sizi onlardan daha üstün biri değil, tıpkı benim gibi sıradan bir izleyici yapar, rahatlayın yani hepimiz aşağı yukarı onları izlerken aynı şeyleri hissediyoruz.
NELER REALITY?
Reality show'lar gizli kameradan yarı-belgesel programlara, baştan yaratma hikâyelerinden, evlenme programlarından ünlülerin hayatlarına, yaşam tarzını değiştiren programlardan yetenek şovlarına kadar aklınıza gelebilecek ve gelemeyecek tüm yarışmaları ve programları kapsıyor. Gerçek bir yerde gerçek insanlarla adeta belgesel gibi çekilebilir ya da stüdyoda örneğin 'O Ses Türkiye' gibi seyirciyle birlikte çekilebilir, gizli kameralar kullanılarak yalnızca stüdyoda çekilebilir.
NASIL OLUYOR BU İŞLER?
Yapımcılar ve editörler genelde bir çekim senaryosu ile hareket ediyorlar, bu da şovun nasıl yönetileceğini belirliyor. Sitcom ve dramada ise bu işi daha öncesinde yazarlar gerçekleştiriyor. Programdan programa değişmekle birlikte tüm konseptlerin, yani o adaya yerleşen ve açlıktan kırılan bir grup insanın hedefleri vurmaya çalışması ya da acayip insanların yeteneklerini göstermek için sıralanması, birinin eseri. Yapımcılar, tüm seçimleri yapan kişiler. Zonguldaklı Küçük Kabadayı Soner Yiğit’in ya da seyircilerin arasına dalan Sibirya Kurdu Paşa’nın 'Yetenek Sizsiniz’de yer almasına onlar karar veriyor örneğin. Yayınlanan görüntüler gerçek olabilir ama hepsi kurgulanıyor.

'Yetenek Sizsiniz' yarışmacılarından Sibirya Kurdu Paşa!
BAŞIMIZA MASRAF ÇIKARTMAYIN 
Reality show'un temel ilkesi mümkün olan en az maliyetle yetenekleri kullanmak. Katılımcıların günlük masraflarını karşılamak da çok zor değil. Bununla birlikte 'Survivor' gibi istisnai şovlar da var. Diğer yandan Zuhal Topal’la 'Evleneceksen Gel' gibi tek mekânda çekilen programlarda günlük masraflar, konaklama ve ulaşım maliyeti daha düşük.
İŞİMİZ MANÜPİLASYON
Olayımız farklı görüntüleri kurgulayarak tek bir görüntü/ konuşma olarak aktararak bir anlam inşa etmek ve seyirciyi etkilemek. Öyle ki başından sonuna kadar bir cümleyi imal etmek bile olağan. Diyelim ki konuşmanın akışı istenilen etkiyi vermiyor, onu kesip-biçip bağlayarak söylenmeyen bir şeyi söylemiş havasını vermek de mümkün.
YAPIMCILAR TANRIDIR
Yapımcılar şovda ne olup bittiği üzerinde büyük kontrol sahibi. İnsanları çeşitli durumlara maruz bırakmak, neyin yayınlanıp neyin yayınlanmayacağına kadar hepsine onlar karar veriyor. İşbirlikleri, kavgalar, aşklar, çatışmalar hepsi onların elinde. 
Çoğu kontratta, yapım el kitabında ve formatta jürinin değil yapımcının kimin eleneceği konusunda söz hakkı olduğu yazar. Jüri seçimleri yapar ama yapımcılar sıklıkla araya girip "Bu kişi program için gerekli, henüz elenmesini istemiyorum" diyebiliyor, derler.
O İŞLER ÖYLE KISA SÜRMÜYOR 
'Vahe ile Evdeki Mutluluk' izlediniz mesela, banyonuzu baştan aşağı yenilemeye karar verdiniz diyelim. Öyle oradaki gibi hop diye olmuyor, delirmek üzeresiniz değil mi? Belki onlar hepsini 24 saat içinde oluyor gibi gösteriyor olabilir ama büyük olasılıkla profesyonel bir ekip bu işle iki hafta kadar ilgilenmiştir. Programda engebeli duvarlara sıva çekilmesi, astar atılması hemen ardından boya şeklinde tak tak tak ilerliyorlar. Halbuki evine usta giren herkesin gayet iyi bildiği gibi boya öyle hemen astarın üzerine sürülmüyor. Perdelerin dikilmesi, parkelerin döşenmesi hepsi zaman alan işler. Bu arada Vahe Kılıçaslan iyi ki koltuğun üzerine küçük yastıkları koyarak son düzenlemeleri yapıyor. Yapmasa o ev eksik kalırdı! Hahahahaha.
SİZ HANGİ AJANSTANSINIZ? 
Reality show katılımcıları sıradan insanlar olarak ekranda tanıtılıyor. Fakat görüldü ki çoğu katılımcı bir şekilde eğlence sektörünün içinde insanlar, işsiz oyuncular ya da oyuncu adayları. Mamafih cast ajansına kayıtlı olmayan tahminen bir tek ben varım. Apartman yöneticisinden, bakkala kadar herkesin bir ajansta kaydı var artık.
Fotoğrafta 'Kısmetse Olur' gelin adaylarından Ceyda aşırı ciddi ve yine olmadık bir şeyden arıza çıkartırken damat adayı Adnan pek oralarda değil, Cansu da arkadaşını dinliyor gibi yapıyor.
HASARLILAR, ARIZALILAR SİZİ ARIYORUZ!
Bir reality show'a başvuracaksanız size basit bir ipucu vereyim, zayıflıklarınızdan bahsedin. Baskı altında şiddet gösterme eğilimi, geçmiş rezaletler, fobileriniz... Ne varsa dökün ortaya. Tikli misiniz, tıka basa yiyip sonra kusuyor musunuz, kronik yalancı mısınız, aileniz yaptığınız rezillikler yüzünden artık sizinle selamı sabahı kesmiş durumda mı bunları anlatın. Yapımcılar bunlara bayılır.
ÜNLÜLER VE ENTRİKA
All-stars adı verilen tüm sezonların en iyi yarışmacılarının olduğu programlarda henüz yarışmacılar kesinleşmeden önce bu 'az ünlü' kesimi arasında deli bir telefon trafiği döner. Orada kim birbirine ne diyecek, kim geri planda olacak, kimi destekleyecekler, hepsini konuşurlar. Çoğu ünlü şaibeli olduğundan kendi aralarında yaptıkları anlaşmalar daha yarışma başlamadan genelde bozulmakla birlikte, danışıklı dövüşlerini izlemek her zaman eğlenceli.
'İşte Benim Stilim' yarışmacıları podyumda.
GEÇMİŞ VE ÖZEL HAYAT İTİNAYLA DİDİK DİDİK EDİLİR
Nasıl bir şirket işe başvuran adaylar hakkında araştırma yapıyorsa, yapım şirketleri de yarışmacı adayları hakkında son derece ayrıntılı bir geçmiş araştırması yapar. Bu araştırma, arkadaşlar, aile üyeleri, tıbbi testlere kadar uzanır. Böylece ne yerler, ne içerler, hangi durumlarda ne tepki verirler tüm bilgilere sahip olurlar. Tabii bir de sonu gelmez mülakatlar, fiziksel ve psikolojik testler var.
KİŞİLİKLER DURUMA GÖRE DEĞİŞTİRİLEBİLİR
Reality show’u bir drama olarak düşünürsek, katılımcılar onlara verilen rolleri yerine getirmekle yükümlü. Arabozucu mu, huysuz mu, iyi aile kızı mı akışa göre ne olmaları gerekiyorsa onu oluyorlar. Örneğin 'İşte Benim Stilim'de Yağmur Taktaş ilk başta çok sinirli, ölçüsüz tavırlarıyla dikkat çeken bir yarışmacıydı. Fazla tepki aldığı görülünce bir sabah uyanıp daha olgun, terbiyeli ve efendi olmaya karar verdi.
YARIŞMACILAR İTİNAYLA YOĞRULUR/ŞEKİLLENDİRİLİR
Birebir röportajlar, bir yarışmacının belirli biçimde düşünmesini ya da tonunu değiştirmesini sağlamak için biçilmiş kaftan. Soru sor ve yönlendir. Ardından istediğin etkiyi yaratacak cümleleri çek. Örneğin Semih'in 'Survivor’daki "Saygısızların cezasını keserim" şeklindeki psikopat açıklamaları. Kendisinden üçüncü şahıs olarak bahseden ve aralarda İngilizce konuşmayı seven yarışmacı; “Semih Öztürk, bugün nasıl ki kurtarıcı olduğu gibi, dokunulmazlıklarda da panişırdır, bir cezalandırıcıdır. Hediyeleri sunduğum gibi cezalandırmasını da çok iyi bilirim. Çünkü saygısızların cezasını her zaman keserim!”
BÜTÇEYİ ANLAMANIN EN KOLAY YOLU MEKÂNLAR
Eğer program parklarda, bahçelerde ya da sokakta çekiliyorsa neredeyse hiç bütçeleri yok demek.
Vahe Kılıçarslan Şanlıurfa’da bir halıcıda dekore edecekleri ev için halı seçmeye hazırlanırken.
İZLEDİKLERİNİZ OLAN BİTENİN ÇOK AZ BİR BÖLÜMÜ
Günde yaklaşık 8 saat, 10’un üzerinde kamerayla çekilen bir program düşünün -ki bundan günde neredeyse 80 saatlik, haftada yaklaşık 480 saatlik bir malzeme çıkar- bu hikâyeyi oluşturmak için gerekli olan bazı sağlıyor.
Gerçek insanları kullanılmakla birlikte bize söylemedikleri, bu insanların karşılaştıkları durumların gerçek olmaması. Günler önce elde edilmiş bir görüntü yeniden bir sahne ya da durum olarak getirilebiliyor. Çoğu zaman bir 'star' ya da ana karakter belirleniyor ve bütün program o karizmatik ya da acayip insanın etrafında dönüyor. Etrafında hikâyenin devamını sağlayacak tipler olabilir. Bunlar da dramayı beslemek için gerekli. Örneğin 'İşte Benim Stilim'de star, 18 yaşındaki yarışmacı Bahar. Geçenlerde arkadaşları tarafından 15 yaşındaki fotoğrafının ortaya çıkarılması ve fotoğrafın ekrana yansıtılması sonucunda sinir krizi geçirdi. Çok bağırıp çağırınca sunucu Öykü Serter, dışarı çıkıp sakinleşmesini söyledi. Böylece o günkü programın tansiyonu ayarlanmış oldu. 
Reality TV seyircisi yaşananların, yarışmacıların, akışın ne denli gerçek olduğunun gayet farkında. Bununla birlikte bu durum programların merak edilmesine ve izlenmesine mani değil. Eğlence olduğu sürece de durum böyle seyredecek gibi duruyor. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.