Öne Çıkanlar esed Spor Toto Basketbol Ligi 7 yaralı Putinden Filistin Yorumu: Harita Böyle Olmalı Seul

Bu haber kez okundu.

Dündar ve Gül'ün tutuklanmasına yurt çapında tepki
 
ADANA Barosu'na kayıtlı avukatlar, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasına tepki gösterdi.

Adana Adliyesi önünde cüppe giyip toplanan avukatlara, CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer ile Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir ile bazı demokratik kitle örgütü temsilcisi de destek verdi. Tutuklama haberiyle ilgili gazete kupürlerini taşıyan ve yakalarına siyah kurdele takan yaklaşık 200 kişi, 'Özgür basın susturulamaz', 'Barolar susmadı, susmayacak' ve 'Susma, sustukça sıra sana gelecek' sloganları attı. Adliye önünden 1 kilometre uzaklıktaki Atatürk Parkı'na yürüyen grup adına konuşan Adana Barosu Başkanı Mengücek Gazi Çıtırık, "Basın özgürlüğü ve hukuk açısından kara bir gün yaşandı. Bu tutuklama kararı vicdanları kanatıyor" dedi.

Açıklamanın ardından grup, slogan atarak dağıldı.


Antalya'da Dündar ve Gül'ün tutuklanmasına protesto


 ANTALYA'da Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin (ÇGD) çağrısıyla bir araya gelen Emek ve Demokrasi Güçleri, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını protesto etti. 

ÇGD Akdeniz Şubesi'nin çağrısıyla DİSK, KESK, TMMOB'a bağlı sendika ve odalarla birlikte Halkevleri üyeleri, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Gül'ün tutuklanmasını protesto etti. Öğle saatlerinde Kalekapısı'nda toplanan ve aralarında gazetecilerin de yer aldığı gruba CHP Antalya milletvekilleri Niyazi Nefi Kara, Mustafa Akaydın ve Devrim Kök destek verdi. Eylemde Cumhuriyet Gazetesi'nin bugünkü sayısı taşınırken Halkevleri üyeleri, gazeteyi meydanda ücretsiz dağıttı.

ÇGD Şube Başkanı Mustafa Sözen, Dündar ve Gül'ün tutuklanmasına neden olan ve MİT'e ait olduğu yetkili kişilerle belirtilen silah taşıyan TIR'la ilgili haberin yayımlanmasının suç değil, aksine gazetecilik görevi olduğunu söyledi. Bu haber nedeniyle sorumluların yargılanması gerekirken ifade özgürlüğü hiçe sayılarak Dündar ve Gül'ün ağır suçlamalarla hakim karşısına çıkmak durumunda bırakılıp tutuklandığını belirten Sözen, şöyle dedi:

"Anlaşılmaktadır ki bu ülkede işini yapan istisnasız herkes iktidar tarafından düşman görülüp susturulmak ve hatta yok edilmek istenmektedir. Bu baskılar düşünmeyen, konuşmayan ve hakkını savunmayan antidemokratik bir toplum yaratmak isteyenlerin politikalarıdır. Ancak Can Dündar'ın dün mahkemede yaptığı savunmasında yer alan gaz

Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına İzmir'den tepki

 CUMHURİYET Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasına İzmir'de, meslektaşları, CHP'liler, sendikalar ve sivil toplum örgütleri ayrı ayrı tepki gösterdi. Gazetenin Ege Bölge Temsilciliği önünde basın açıklamalarıyla, tutuklamalar kınandı.

MİT'in Adana'da durdurulan TIR'larıyla ilgili yapılan haberler sonrasında başlatılan soruşturma sonrasında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını ilk olarak meslektaşları saat 11.00'de protesto etti. 

İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ile Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir şubesinin ortak yaptığı açıklamada, tutuklamalara tepki gösterildi. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanvekili Murat Atilla, şunları söyledi:

"Türkiye'de basın özgürlüğü, gazetecilerin tutuklanması, gözaltına alınması, sansür, oto sansür ve işten çıkarmalarla ağır baskı altındadır. Halkın haber alma hakkı ve gazetecilerin yaptıkları haberlerle halkı bilgilendirme görevini engellemeye dönük son örnekte Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasıdır. Can Dündar, TIR'ların içeriğine dönük haberlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hedef haline getirildi. Yargaya verilen bu talimatın ardından da, Can Dündar ve Erdem Gül cezaevine gönderildi. Gazeteciler yaptıkları haberler nedeniyle, casus yada terörist olarak suçlanamaz. Türkiye'de. Gazeteciler ve halkın haber alma hakkı bir kez daha tutuklanmıştır. Gazetecilere yönelik tutuklamaları, hukuksuz ve siyasal kararları kınıyoruzö dedi. Murat Atilla'nın ardından söz alan Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Serdar Kızık, “Bu konu bildiğiniz sadece Cumhuriyet çerçeveli sorun değil. Basın faşist düzenlerde görülecek baskı altındadır. Talimatla tutuklama dönemleri başladı. Can ve Erdem ne casustur ne de haindir. Gazetecidir. Görevlerini yapmıştır. Cumhuriyet çalışanları bu yolda canlarını verdi Uğur Mumcu gibi, yıllarca içeride hasip yatılar Mustafa Balbay gibi. Ama basının özgürlüğü mücadelesi hiçbir zaman bitmeyecektir, yılmayacaktır. Yeni döneme de basın haklarını savunmak için her şeyi yapacağı."

CAN VE ERDEM BİZİM ONURUMUZDUR

CHP İzmir Milletvekili ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Onursal Başkanı Atille Sertel de "Arkadaşlarımız Can ve Erdem bizim onurumuzdur. Bu arkadaşlarımız yalnızca gazetecilik yaptığı için, toplumu aydınlattıkları için tutuklandılar. Onları tutuklayan hakim değildir, mahkeme değildir. Onları tutuklayana kindir, nefrettir. Kini kendisine yönetim biçimi edinen özgürlüklerini yok eden hukuku yok eden anlayış sevgilisi arkadaşlarımızı Silivri zindanlarına attırdı. Hesap sorduracağını söyleyen kişi şimdi mutludur. Ama katlettiği adalet bir gün kendisine de lazım olacaktır. Cezaevinde diğer arkadaşlarımız gibi yıllarca cezaevinde yattı. Aslanlar gibi çıkan arkadaşlarımız gibi yatıp çıkacaktır. Toplumun önüne hangi yüzle çıkılacaktır. Adalet ve hukuk daha ne kadar çiğnenecektir. Basın, insanlar özgür oluncaya kadar bu işin takipçisi olacağız" dedi. Türkiye Gazeteciler sendikası İzmir Şube Başkanı Halil Hüner ise "Halkını doğru bilgilenmesi için çabaladık. Gazeteciden terörist yaratamazsın. Gazetecilere uygulanan baskı nedeniyle sektördeki güven yüzde 17'lere indi. Muhalif medya sayesinde böyle. Eğer muhalif medya da olmasa bu oran yüzde 6'larda olacak. Muhalif medya olmasa güvenirlilik oranı daha çok düşecektir. İstediğiniz kadar kendi medyanızı yaratın ama halk size güven duymuyor" dedi. 

Cumhuriyet Ege Temsilcisi Serdar Kızık da verilen desteğe teşekkür etti. Açıklamaları HDP İl Eş Başkanı Cavit Uğur da izledi.

PARTİ VE STK'LARDAN DA DESTEK GELDİ

Cumhuriyet Gazetesi Ege bölge temsilciliği önüne saat 12.00'de de Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP milletvekilleri, CHP ve HDP il örgütleriyle, sendikalar ve sivil toplum örgütü temsilcileri geldi. Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmaları bir kez daha kınandı. Açıklamalarda, basın üzerindeki baskılara ve haber alma hakkına vurgu yapıldı, tutuklamalar kınandı.


Cumhuriyet okurlarından tutuklama protestosu

 İZMİR'de Cumhuriyet Gazetesi okurları Tülay Cengiz, Nuray Doğan ve Ayşe Tosuner, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını protesto etti. 

Konak Meydanı'nda Gazeteci Hasan Tahsin İlk Kurşun Anıtı önüne gelen Cumhuriyet Gazetesi okurları Tülay Cengiz, Nuray Doğan ve Ayşe Tosuner, burada oturararak tutuklamaları proteste etti. Cumhuriyet Gazetesi okurları ellerinde, 'Cumhuriyet Bizim Cumhuriyet Hepimizin', 'Haber Alma Özgürlüğümüz Engellenemez', 'Demokrasilerde Basın Susturulamaz Sustaramayacaksın' yazılı dövizler taşıdı.


İHD'den oturma eylemi


İZMİR'in Konak İlçesi'nde toplanan İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi üyesi 15 kişi, "Yaşam hakkına saygı" adıyla düzenledikleri basın açıklamasının 36'ncısını yaptı. Açıklamanın ardından gruptakiler 5 dakikalık oturma eylemi yaptı.

Konak İlçesi'ndeki Eski Sümer Bank önünde saat 18.00'de toplanan İHD İzmir Şubesi üyesi 15 kişi basın açıklaması yaptı. Grup adına konuşan Caner Canlı, "36'ncı haftasına girdiğimiz Yaşam Hakkına Saygı Nöbetimizi 44 yaşındaki Selamet Yeşilmen şahsında Nusaybin'de yaşamını yitiren tüm sivillere adıyoruz. Bu insanlar ya akrabasına geçerken sokakta başına isabet eden bir mermiyle ya kobra tipi zırhlı araçtan atılan bombalarla ya ağır silahlarla taranması sonucu ya da şarapnel parçalarının vücuduna gelmesiyle yaşamlarını yitirdiler. Başta sivil yaşam kayıpları olmak üzere tüm ihlaller için etkin bir soruşturma yürütülmesini, sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz" dedi. Açıklamanın ardından gruptakiler 5 dakikalık oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı.


Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına Manisa'dan tepki

 CHP Manisa Gençlik Kolları öncülüğünde bir grup, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını protesto etti.

CHP Manisa Gençlik Kolları, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Eğitim-İş Sendikası, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri ve Manisa Barosu üyeleri, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını Manolya Meydanı'nda protesto etmek için bir araya geldi. CHP İl Başkanı Mustafa Ada, Manisa Barosu Başkanı Ali Arslan da gruba destek verdi.

Ellerine Cumhuriyet Gazetesi alan grup adına konuşan CHP Gençlik Kolları Başkanı Serdar Bozyaka, suçlunun değil suçu yazanların tutuklandığı bir ülkede yaşadıklarını söyledi. Gazetecilerin terör örgütüyle ilişkilendirilmesi ve casuslukla suçlanmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Bozyaka, "Bu karar AKP'nin bilinmesini istemediği şeylerin yasak olduğunun ve sınırı geçenlerin cezaevine kapatılacağının ilanıdır. Bu yasak ile tüm muhalif kesimlerin kendisini gözaltında hissetmesi amaçlanmıştır. Bu karar basın özgürlüğünün tarih boyunca edindiği kazanımları yok sayan bir belgedir ve Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Hapishaneleri aydınlarla dolu bir ülkede baskıya, tehditlere boyun eğmeyerek, mücadele eden gençler olarak Cumhuriyet Gazetesi'nin üzerindeki iktidar baskısı ve gazetecilerin tutuklanmasını kınıyoruz. Gerçekleri tutuklayamazsınız" diye konuştu.
Açıklamanın ardından grup dağıldı.

İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmalarına tepki


 ESKİŞEHİR Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencileri yaptıkları açıklamada Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmalarına tepki gösterdi. 

İletişim Bilimleri Fakültesi önünde toplanan bir grup öğrenci basın açıklaması yaptı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencileri adına basın açıklamasını okuyan Ezgi Toprak, Can Dündar ve Erdem Gül'ün MİT TIR'ları soruşturması kapsamında gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklandıklarını söyledi. Ezgi Toprak şöyle devam etti: "Söz konusu haberin yayınlanması gazetecinin halka karşı görevidir. Halkın haber alma hakkının da teminatıdır. Gazetecinin görevi devletin çıkarını korumak değildir. Bizler geleceğin basın emekçileri olarak gazetecilerin cezaevlerine gönderilmesinden ve adliye kapılarında maruz bırakıldıkları anti demokratik uygulamalardan dolayı kaygı duyuyoruz. Halkın haber alma hakkını ve ifade özgürlüğünü savunan gazeteci adayları olarak buna izin vermeyeceğiz. Ülkemizdeki tüm iletişim fakültesi öğrencileri ve akademisyenleri olmak üzere basın özgürlüğünü savunan herkesi bu mücadeleye sahip çıkmaya ve büyütmeye davet ediyoruz. Son sözümüz Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi akademisyenlerine. Bize öğrettikleri tüm bilgi ve değerlerin bugün de arkasında durmadılar ve bizi bir kere daha hayal kırıklığına uğrattılar. Burada hocalarımıza sesleniyoruz; Öğrencileriniz bu değerlere sahip çıkarken sizlerin de bu mücadelede bizim yanımızda olmanızı istiyoruz." Öğrenciler yapılan basın açıklamasının ardından çeşitli sloganlar attıktan sonra dağıldı.

Sivas'ta ADD'den gazetecilerin tutuklanmasına tepki

Sivas'ta Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Gençlik Kolları, gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına tepki gösterdi.
Kent meydanında toplanan yaklaşık 20 kişiden oluşan ADD üyesi bir grup 'Basın özgürlüğü engellenemez' yazılı pankart açarak Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül'ün tutuklanmasını protesto etti. 'Düşünceler özgürdür engellenemez' sloganları atan grup adına basın bildirisi okuyan ADD Sivas Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Büyükkayın "Dün 2 gazetecimiz Can Dündar ile Erdem Gül yazdıkları yazılardan dolayı tutuklanmışlardır. Aslında tutuklanan, hapishaneye yollanan gazetecilerimiz değil, özgürlüğümüz, demokrasimizdir. Burada hesaplaşılmak istenen Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik ve özgürlük ilkeleridir. Gazeteciler araştırmalarını ve öğrendiklerini yazdı diye tutuklanıyorsa bu ülkede özgürlükten ne kadar bahsedilebilir. Özgür basın demek ülkede olan olayları halka duyurmaktır. Fakat ülke içerisinde olan olayların duyurulmasını engelleme gayreti görülmektedir. Biz gençler geleceğimizi görmek ve planlamak için her zaman doğruları öğrenmek istiyoruz" dedi.
Grup açıklamanın ardından sessizce dağıldı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.