Öne Çıkanlar esed İstanbul Aziz Yıldırımın Kızının Elindeki Çantanın Fiyatı 3 Bin 600 TL uzun araç Diyanet Vakfı Tarafı

Bu haber kez okundu.

Çok konuşulacak iddia:

 Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hiç bir kasetten bilgisi olmadığını belirterek "Benimle ve ayrılan milletvekilleriyle ilgili parti genel merkezinde bir arayışın, bir montaj çabasının, bir kaset üretme çabasının olduğunu duydum." dedi.

Bugün TV'de gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Şahin, Erdoğan'ın etrafındaki kadronun Erdoğan'ın kafasına çok yatmayan projeleri uygulamaya koyup Türkiye'de denemeler yaptığını söyledi. Eski Bakan Şahin öyle konuştu;

"USTALIK DÖNEMİ ÇIRAKLIK DİYE BAŞLADI"

"Sayın Başbakanın sözleri de seçim dönemine bakılırsa çok ağır değil ama suçlama içeren ifadeleri oldu. Onlara açıklama getirmek durumundayım. Bu ayrılış dilekçesi 25 Aralık tarihinde kararı alınmış ve kaleme alınmış bir dilekçe değil. Ustalık diye bahsedilen dönem çıraklık diye başladı bana göre. Doğrusu böyle bir adlandırma da doğru değil. Eğer başlangıçta çıraklık dönemiyse biz çıraklığımızı milletin üzerinde mi giderdik. Ben bunun bir siyaset sloganı olarak doğru olmadığını düşünüyorum. Ben bir şeylerden ayrılındığının işareti olarak bunu zikredebilirim.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Türkiye'de 2009 yılında yürürlüğe konulan önce adına Kürt açılımı, sonra Demokratik Açılım, sonra Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi denilen bir proje hayata geçirildi. Bu proje bana göre doğru bir proje değil. 77 milyona göre doğru da bana göre mi yanlış. Bu Ak Parti tabanının ve milletin çoğu açısından eleştirilen bir proje oldu. Bu konu çok önemli bir konu ve partinin grup yönetiminde istişare edilerek yürürlüğe girmedi. Partide sadece deklare edildi. Başbakanın etrafındaki adeta demirbaşlaşmış o kadro, sayın başbakanını belki de kafasına çok yatmayan projeleri uygulamaya koyup bu ülkede denemeler yapmaya kalkmıştır. Bazı söylemlere alıştırıla alıştırıla gidiyoruz. Ben çok doğru bir noktaya gittiğimi düşünmüyorum."

17 ARALIK OPERASYONU

Sayın Başbakan komplo diyorsa, senaryo diyorsa o zaman ispatlanır. Gidilir mahkemede ispatlanır. Mahiyeti itibariyle anladığım kadarıyla ciddi bir soruşturmadır. Güçlünün hukuku başka, vatandaşın hukuku başka. Bir hırsız, komşunun iki üç koyununu çalsa, 73 günde serbest kalır mı? Bakmak lazım. Başbakanın tahliyelerden sonra zaten bekliyorduk, hak yerini buldu demesi çok çok şey ifade ediyor. Bu kişilerle başbakanın bu kişilerle iletişimi söz konusu mu soruları akla geliyor. Olay devam ederken adli kolluk sisteminde yapılmış değişiklik Türk hukuk sisteminde bir ucubedir. Sorun şişmiştir, halk tabiriyle kokmuştur, bu gittikçe artmaktadır.

"TÜRKİYE'DE İKİ ŞEY VAR SAYIN BAŞBAKAN VE DİĞERLERİ"

Sayın başbakanın o gün isim vermeden ama ifadelerden benim olduğum anlaşılan sözlerinde bir tek doğruyu söyledi. O da 45 yıllık beraber olduğumuz bölümü. Genel sekreter yardımcısı yaptığım, daha sonra partide kurucu yaptığım, genel başkan yardımcılıklarından birisini verdiğim, sonra da bakan yaptığım diyor. Aldım, verdim ifadeleri ard arda sıralanıyor. Benim ülkem, benim polisim ifadeleriyle benlik konusunda özümsemişliğini her yerde gösteriyor. Türkiye'de iki şey var. Sayın başbakan ve diğerleri. Benim bütün bu görevlerde sayın başbakandan talebim olmadı, teklif edildi. Bakanlık da takdir edildi. Bu tür görevlerin hiçbirine ben talip olmadım. Sayın başbakan sanki tek taraflı atifette bulunmuş, beni muhtaçken himaye etmiş, mağdurken sahiplenmiş gibi bir ifade kullanmıştır.

"SAYIN BAŞBAKAN KASET KONUSUYLA FAZLA MEŞGUL"

Belediye başkanı adayı olmadığım için mi istifa ettim, şantaj kasetim var diye mi istifa ettim. Başbakanın önce buna karar vermesi lazım. Sayın başbakan kaset konusuyla fazla meşgul sanırım. Ben söylüyorum, bana böyle bir kasetten bahseden de olmadı, haberim yok, bilgim yok, bana şantaj yapan da olmadı. Başbakan biliyorum o yüzden gitti diyor. Biliyorsa suçu gizliyor demektir. Savcılığa bildirmesi lazım. Benim için bu da bir yalandan ibarettir. Korkarak gitti diyor. Herkes bilir, bölücü terör örgütleri de bilir. Benim ne kadar korkusuz olduğumu başbakan da bilir. Kaset derken benim Ordu'nun dereleri, Hekimoğlu gibi türküleri söylediğim amatör kasetlerim vardır. Benimle ve ayrılan milletvekilleriyle ilgili parti genel merkezinde bir arayışın, bir montaj çabasının, bir kaset üretme çabasının olduğunu duydum. Kastedilen bu mudur değil midir bilmiyorum. Başbakanın söylediği gibi bana yönelik böyle bir şantaj, böyle bir kaset yoktur.

BAŞBAKAN: İDRİS NAİM ŞAHİN'İN KASETLERİ VAR

Erdoğan, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in Ordu’da Ak Parti aleyhine seçim çalışması yaptığını belirterek, Şahin’e şantaj yapıldığını ileri sürmüştü. Başbakan Şahin için, "Ordu’da bizim aramızda tutunamayan bazıları da sahaya çıkmış. Maalesef. Ak Parti’nin oylarını nasıl azaltırız diye sağda solda dolaşıyorlarmış. Hele hele bunların içerisinde bir tanesi var ki benim yaklaşık 45 yıllık beraber olduğum, tanıdığım, bildiğim ve onu da belediye başkan olduğum zaman genel sekreter yardımcısı yaptığım, daha sonra partide kurucu yaptım. Partimin genel başkan yardımcılıklarından bir tanesini ona verdiğim ve daha sonra bakan yaptığım biri. Ama bu seçimde buradan büyükşehir belediye başkan adayı olmayınca, olamayınca biliyorsunuz istifa edip ayrıldı. Niye biliyor musunuz? Onun da şantaj kasetleri var. Onu da açıklayacaklar diye korkarak gitti, biliyorum. Şimdi bakıyorum ki şu anda unutmayın kardeşlerim ahlakı olmayan siyasetin millete, ülkeye faydası olmaz. İlkesi olmayan, hedefi, planı, projesi olmayan siyasetin Ordu’ya faydası olmaz. Kazanmak için değil kaybettirmek için siyaset yapılmaz. Bu ahlaksız, ilkesiz siyasettir." demişti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.