Öne Çıkanlar esed Başbakan Davutoğlu iş adamları pkk terör vize

Bu haber kez okundu.

Uşak'ta Organ Bağışı Konferansı
UŞAK Üniversitesi Sosyoloji Topluluğu öğrencileri tarafından düzenlenen 'Toplumsal bağlamda organ bağışının önemi' konulu konferansta, organ bağışının önemi, dinen ve tıbben tartışıldı.
Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda Uşak Üniversitesi Sosyoloji Topluluğu tarafından düzenlenen 'Toplumsal bağlamda organ bağışının önemi' konulu konferansa Uşak Organ Nakil Koordinatörü Dr. Zafer Aydın, Uşak İl Vaizi Zekeriya Karaca, Sosyoloji Topluluğu Danışmanı Yrd.Doç.Dr. Çağlar Deniz ve öğrenciler katıldı. "Tükenmiş umutları mutluluk pınarlarına dönüştürmeye var mısınız" cümlesinden yol çıkarak bu konferansı düzenlediklerini ifade eden Sosyoloji Topluluğu Danışmanı Yrd.Doç.Dr. Çağlar Deniz, "Sosyoloji Topluluğu öğrencilerinin organ bağışının önemine dikkat çekmek, organ bağışını işin uzmanlarından dinleyerek toplumda duyarlılık yaratmak istediklerini" dile getirdi. Organ nakli konusunda açıklamalarda bulunan Uşak Organ Nakil Koordinatörü Dr. Zafer Aydın, şöyle dedi:
"Dünyada organ nakil oranlarını kıyasladığımızda Türkiye organ naklinde başarılı bir ülke. İngiltere'yi örnek aldığımızda Türkiye ile tam ters orantı da bir ülke. Türkiye'de canlıdan canlıya organ nakli yüzde 70'lerde iken, İngiltere'de bu rakam yüzde 20 oranında. Türkiye'de toplum verici ve sevecendir. Canımızın bir parçasını vermekte asla tereddüt etmiyoruz. Böbreğimizi, ciğerimizin bir parçasını canlıyken vermekten çekinmiyoruz. İlginçtir tıbben ve yasal olarak ölen ve beyin ölümü gerçekleşen bir yakınımızın organlarını verirken ise maalesef o kadar rahat davranamıyoruz. Uşak'ta geçen yıl bin civarında ölen hastamız oldu. Bunlardan sadece 7'sine beyin ölümü tanısı konuldu ve yapılan görüşmelerde 4 kişinin ailesi organ bağışında bulundu. Uşak'ta geçen yıl kadavradan organ bağışı oranı binde 4 olarak gerçekleşti."
Türkiye'de 60 bin diyaliz hastası bulunduğuna dikkat çeken, 25 bin diyaliz hastasının organ bekleme listesinde olduğunu açıklayan Aydın, şöyle konuştu:
"Diyaliz hastalarının yanı sıra 2 bin karaciğer, 700 kalp bekleyen hasta var. Bu hastalar organ bekleme listesi bir başka deyişle ölüm bekleme listesinde bağışlanacak organla yeni bir hayat bekliyor. Her yıl 5-6 bin civarı hastamız organ beklerken hayatını kaybediyor. Organ bağışları konusunda medyaya da çok büyük görevler düşüyor. Türkiye'de zaman zaman organ mafyası olduğu yönünde haberler yer alıyor. Türkiye'de asla organ mafyası diye bir şey yok. Bugüne kadar hiçbir şekilde de tespit edilmedi. En yakınınızı kaybettiğiniz acılı bir anınızda başkalarının hayata bağlanacağını düşünerek organ bağışı yapanlar benim katımda erdemli insanlardır."
KİŞİNİN DİNEN ÖLÜ OLABİLMESİ İÇİN TIBBEN ÖLDÜ AÇIKLAMASI YETERLİ
Beyin ölümü konusunda toplumda bir yanlış anlama olduğu dile getiren Uşak İl Vaizi Zekeriya Karaca, beyin ölümünün tıbbi olarak bir ölüm olduğunu vurguladı. Bir kişinin dinen ölü olabilmesi için tıbben öldü denilmesinin yeterli olduğunun altını çizen Karaca, "Bu dünyada yaşıyoruz ama öleceğiz, öldükten sonra da yeniden dirilerek hesaba çekileceğiz. İnsanların kafasında organlarını bağışladığında Allah'ın karşısına eksik organla mı çıkacağım sorusu var. Kıyamet gününde insanların ağız ve dilleri susacak azaları konuşacak. Yaptıkları her şeyi anlatacak. Yeniden diriliş bir gerçek ve insanlar cismen yani ruhen ve bedenen eksiksiz olarak yeniden dirilecek. Zor durumda olan bir insana yardım etmekten, onu hayata bağlamaktan daha güzel bir şey olabilir mi? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organ bağışı konusunda fetvası var. İslam ülkelerinde de aynı şekilde fetvalar var. Zaruret olması halinde organ nakli ile iyileşecek hastalara para karşılığı olmadan organ nakli yapılabileceği konusunda dinen hiçbir sıkıntı yok. Organ bağışı caizdir, teşvik edilmesi gerekiyor" dedi.

YK(AÖ/İD) (FOTOĞRAFLI)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.