Öne Çıkanlar esed İstanbul Aziz Yıldırımın Kızının Elindeki Çantanın Fiyatı 3 Bin 600 TL Diyanet Vakfı Tarafı uzun araç

Bu haber kez okundu.

Prof. Dr. Eyigün: Başbakan Bölge Halkina Güven Verdi
DİCLE Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Eyigün, Diyarbakır ziyareti sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, nano teknolojisiyle elde ettikleri, saç kılının yarısı büyüklüğündeki, dünyanın en küçük fotoğrafını hediye ettiklerini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretini de değerlendiren Prof. Dr. Eyigün, "Başbakan Erdoğan, yanına aldığı Şivan Perwer, İbrahim Tatlıses ve Barzani ile bölge halkına güven verdi" dedi.
Diyarbakır'da 21- 23 Kasım tarihleri arasında düzenleyecekleri 'Uluslararası Siyasal İletişim, Demokrasi ve Yeni Süreçler Sempozymu' ile ilgili basın toplantısı düzenleyen Dicle Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Eyigün, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretini de değerlendirdi.
Toplu açılışlar arasında yeralan ve Araştırma Merkezi'nde, nano teknolojisiyle yapılan dünyanın en küçük fotoğrafını Başbakan Erdoğan'a hediye ettiklerini belirten Prof. Dr. Eyigün, "Nano teknoloji ile hizmet veren araştırma merkezimizde üretilen saç kılının yarısı büyüklüğündeki dünyanın en küçük fotoğrafını Başbakan Erdoğan'a hediye ettik. Başbakanımızın kendi fotoğrafı hem büyük çerçeveli fotoğrafını hem de saç kılının yarısı büyüklüğündeki dünyanın en küçük fotoğrafını hediye ettik. Nano teknolojisi ve slikondan üretildi. Normal bir mikroskobun göremeyeceği kadar küçük bir fotoğraf. Aslında toplu açılışların yapılacağı yerde vermek istedik. Başbakan'ın korumaları, bunun basına duyurulmasını istemedi. Korumalar, 'Eğer basın duyarsa Başbakan buraya gelmek zorunda kalacak' dedi. Dünyanın çok az merkezinde yapılabilecek kan ve toprak tahlillerini burada yapabiliyoruz. Türkiye'de de bir iki merkezde sadece bu teknoloji var. Şimdi Ortadoğu ve çevremizdeki ülkelerden bilim adamları buraya gelip araştırmalar yapıyor. Eskiden biz onların labaratuvarlarına gidip benzeri araştırmalar yapıyorduk. Şimdi her şey tersine döndü" dedi.
'BAŞBAKAN ERDOĞAN, BÖLGE HALKINA GÜVEN VERDİ'
Büyük siyasi partilerin sosyal hizmet uzmanlarından oluşan büyük bir ekiple çalıştıklarını ifade eden Prof. Dr. Eyigün, şöyle konuştu:
"Dün dersanelerle ilgili sayın Bülent Arınç'ın kendisine sorulan soru karşısında, 'Kamuoyu, öğrenci, öğretmen ve velilerin görüşünü alacağız' dedi. Bu çok etkin bir açıklama olduğu belli. Aynı şekilde AK Parti, basını çok iyi kullanarak halkı ikna etmeye çalışıyor. Seçimlerde halk, artık sadece konuşana inanmıyor. Başbakan Erdoğan, cumartesi ve pazar günü Diyarbakır'a geldiğinde Şivan Perwer ve İbrahim Tatlıses'i sağ ve soluna aldı, Barzani'yi davet ederek, bölge halkına güven veren bir fotoğraf verdi. Ahmet Kaya'dan bahsetti 'Dostum' dedi. 'Kürdistan' kelimesini kullandı. Tüm bunlar, miting öncesi çok ciddi bir kamuoyu araştırması yapıldığını gösteriyor. Tüm bu malzemelerle halkı ikna etmeye çalıştı. Bu da siyasal iletişimdir tabi ki."
'BDP ÇOK İYİ BİR SINAV VERDİ'
Prof. Dr. Eyigün, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretinde BDP'nin de sosyal iletişim anlamında çok iyi bir sınav verdiğini belirterek, "Başbakan'ın Diyarbakır'a gelişinde BDP, Altan Tan dışında çok iyi bir sınav verdi. Daha önce Başbakan'ın gelişleri sırasında muhalif, karşı çıkan, taş atan bir düşünce biçimiyle değil de, daha korkusuz, özgüveni olan, Türkiye partisi olmak isteyen bir parti görünümündeydi. özellikle Baydemir'in söylemleri, Sırrı Sürreya Önder'in sözleri HDP'nin batıdan oy almaya yönelik olduğunu biz farkettik. Öyle sanıyorum ki bu söylemleri seçimlerde onlara büyük katkı sunacak. Altan Tan da gazeteci kişiliği ve kişisel ideolojisi yüzünden biraz farklı göründü" dedi.
'BAYDEMİR, SOSYAL İLETİŞİMİ ÇOK İYİ KULLANIYOR'
Yapılacak bir mitingde halkın yüzde 10'unun, yüzyüze iletişim ve etkileşimde ise halkın yüzde 70'inin ikna olacağını savunan Prof. Dr. Eyigün "Bu yüzden yüzyüze iletişim ve etkileşim daha etkilidir. Bu yöntemi çok iyi kullananlardan biri Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'dir. Geçtiğimiz günlerde uçakla İstanbul'dan gelirken, uçakta koltuklarında oturan 160 kişiyi ile tek tek tokallaşarak hal ve hatır sordu. Yani bu durum karşıt görüşteki bir insanı dahi olumlu düşünceye sevk edebilir" dedi.
'GEZİ OLAYLARINDAKİ KIRMIZI ELBİSELİ KADIN BİR KURGU'
Gazete ve televizyon editörlerinin, patron düşüncesine göre haberi kesip biçtiğine dikkat çeken Prof. Dr. Eyigün, bu yüzden sosyal medyanın daha etkili olduğuna işaret ederek şöyle konuştu:
"Dünyada 10 milyona ulaşan twiter kullanıcı sayısı var. Siyasal iletişim ile medya doğrudan ilişkilidir. Eşik bekçiliği, yani editörler, televizyon ve gazeteler üzerinde etkili ve kontrollü bir yayın yapıyor. Ancak sosyal medya kontrolsüzdür. Sosyal medya bazen olumlu bazen de olumsuz yönlendirmelere sebep olabiliyor. İşte gezi olaylarının sembolü haline gelen kırmızı giysili, güzel yüzlü, ince topuk ayakabılı genç bir hanım, kendisine sıkılan biber gazına karşı çok sakin bir şekilde duruyor olması, tamamiyle bir kurgu. Bunun sosyal iletişim uzmanları tarafından kurgulandığını biz biliyoruz. Toplumun algısı çok önemli. Yaş, cinsiyet, meslek ve hatta renkler, sosyal iletişimle direk alakalıdır."
SEMPOZYUMA 90 AKADEMİSYAN KATILACAK
Yarın başlayacak ve 3 gün sürecek sempozyuma 120 bildirinin gönderildiğini anlatan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Eyigün, bu bildirilerin sadece 75'nin hakem heyeti tarafından kabul edildiğin ve bu bildirilerin 90 akademisyen tarafından sunulacağını kaydetti. Prof. Dr. Eyigün, "Amerika ve Kıbrıs'tan birer tane olmak üzere, 3 gün sürecek sempozyuma, 32 üniversiteden 92 akademisyan katılıyor. Başbakan'ın Diyarbakır'a gelmesinden sonra, daha önce sempozyuma katılmayacaklarını bildiren çok sayıda akademisyen, Başbakan mitingi sonrası bizi arayarak gelmeye karar verdiklerini söyledi. Başbakan'ın söylemleri ve davranışları, onları olumlu yönde karar vermelerinde etkili olmuş. Bu da siyasal iletişim biçimidir" diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.