Öne Çıkanlar esed Avrupa ABD Mhp Bursa

Bu haber kez okundu.

Mersin'de 'kürtçe Müzik' Tartışması

Ali Ekber ŞEN/MERSİN, () - MERSİN'in BDP'li merkez Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı Bedrettin Gündeş, yeni seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Burhanettin Kocamaz'ın belediyeye ait salonlarda Kürtçe müzik çalınmasını yasakladığını katıldığı düğünde buna tanık olduğunu söyledi. Sosyal medyada da yer alan aynı iddia soru önergesi olarak TBMM'ye de taşınırken, MHP'li Başkan Kocamaz 'iddianın doğru olmadığını, sadece dışarıdan sanatçı getirilmesinin sınırlandırıldığını, ancak hassas günlerde herkesin dikkatli olması gerektiğini' söyledi.
Söz konusu düğün geçen pazar günü Büyükşehir Belediyesi'ne ait salonda gerçekleşti. Mardinli Ocak ve Şırnaklı Balkan ailelerinin çocukları Gülnaz ile Mazlum'un düğünü için aileler Rojin dahil bazı Kürt sanatçıları düğüne getirmek için dilekçe verdiklerini, ancak kabul edilmediğini öne sürdü.
Düğün gecesi ise tesisin devamlı orkestrasından Kürtçe parçalar istendiğinde, iddiaya göre yasak olduğu belirtilerek yerine getirilmedi. Israr üzerine tesis müdürü düğün sahipleri ile muhatap oldu ve gerekirse elektriği kesebileceğini söyledi. Düğün sahipleri, seçimden önceki CHP'li başkan döneminde böyle bir uygulama olmadığını, bu nedenle salonu kiraladıklarını söylediyse de isteklerine olumlu bir cevap alamadı. Düğünde, nikah şahitlerinden biri de Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Ak Parti'de önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Mahmut Arslan oldu.
İDDİA SOSYAL MEDYADA
Kürtçe müziğe yasak iddiası hafta başından itibaren sosyal medyada tartışılırken, Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı BDP'li Bedrettin Gündeş de bir açıklama yaparak, geçen pazar günü belediyeye ait Macit Özcan Spor Kompleksi'nde davetli olduğu düğünde yaşadıklarını anlattı. Kürtçe müzik başlayınca orkestranın susturulduğunu, görevlinin düğün sahiplerine 'Talimat aldık kesinlikle Kürtçe müzik çaldırmayız. Çalınırsa elektriği keseriz' dediğini duyduğunu anlatan Gündeş, "Kürtçe müzik çalınmadan düğün tamamlanmak zorunda kaldı. Bu anlayış ırkçı bir anlayıştır. 'Kürtçe şarkı söyleme' diyorsun. 'Sen de Türkçe söyleme' deseler kendini nasıl hissedersin Sayın Kocamaz?" dedi.
Bedrettin Gündeş, Mersin'in Türkiye'deki diğer kentlere oranla çok farkındalık yaratmış bir kent olduğunu, bütün din, dil, kültürlerin bir arada barış içinde huzur içinde yaşadığı bir kent olarak tanındığını söyledi. Kentte herkesin birbirini anlayarak yaşamasını istediklerini kaydeden Gündeş, bunun şimdiye kadar hep böyle geldiğini, ancak son günlerde kendilerine tesislerde düğün günü almış Kürt vatandaşlar açısından sıkıntı yarattığını kaydetti. Gündeş, daha sonra şunları söyledi:
"Belediyenin iki tesisi var. Buralarda düğün yapılmazsa diğer düğün salonlarında yapılabilir. Böyle bir çözüm de bulunabilir. Sayın Başkan, 'Biz hiçbir dile yasak getirmedik' diyor. Elbette bu kentte hiçbir yerde kimse bir dile yasak getiremez. Ama belediyenin sosyal tesislerinde böyle bir yasağın getirilmesi gerçekten anlamsızdır."
KOCAMAZ: 'YASAKLADIK' GİBİ BİR İFADEYİ KULLANMADIK
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Burhanettin Kocamaz ise iddialarla ilgili yaptığı açıklamada sosyal medyada kendilerine 'akil adam' görüntüsü vermeye çalışanları 'zavallılar' olarak niteledi. Bu kişilerin kendilerini iyi göstermeye çalışırken, Mersin'i nasıl bir girdaba çekmek istediklerinin farkında bile olmadığını kaydeden Kocamaz, şunları söyledi:
"Bu tür davranışlar gaflet, dalalet değilse bilin ki ihanettir. Olaylara at gözlüğü ile bakarak, toplumun çoğunluğunun görüş ve düşüncelerini dikkate almadan değerlendirme yapamazsınız. Toplumu kendi düşüncelerinize mahkum edemez ve inandıramazsınız. Kaldı ki insanlar zaten her yerde, her dili istediği gibi konuşuyor, şarkısını söylüyor. Ancak, belediye tesislerinde şu nazik ortamda gelişebilecek herhangi bir nahoş hareketin önüne geçmek de bizlerin en öncelikli görevidir. Kaldı ki biz 'Kürtçeyi yasakladık' gibi bir ifadeyi hiçbir zaman, hiçbir yerde kullanmadık, kullanmayız da. Aklıselim sahibi herkesin şu zor günlerde sinirlerine hakim olması, kışkırtıcı davranışlardan kaçınması, oyuna gelmemesi, kent barışına katkı koyması, tahriklere kapılmaması, Mersin ortak paydasında birleşerek üzerine düşeni yapması gerekir."
"PROVAKE EDİLEBİLİR"
Mersin'de bir grubun kendi örf ve adetlerine göre düğün yapmak istediğini bir kısım marjinal grupların da bunları provoke etmenin gayreti içerisinde olduğunu savunan Kocamaz şöyle devam etti:
"Belediye tesislerinde zaman zaman yaşanan hadiselerle ilgili sosyal paylaşım sayfasından ve telefonla çeşitli şekillerde Mersin'de yaşayan insanlar bu hadiselerin kendilerini rahatsız ettiğini, burada insanların özellikle tahrik edildiğini ve insanların adeta birbirlerine düşürülmesine yönelik provokasyonlar olduğunu dile getiriyorlardı. En son bu bayrak hadisesinden itibaren de bizim üzerimize gelen insanların sayısı daha çok arttı. Belediyenin kendi müzisyenlerinin dışında o tesise dışarıdan sanatçı getirilmesini yasakladık. Şartlara göre oradaki sanatçı ile düğününü yapacak. Ama bunu provokasyona çevirmeye yönelik bazı kendini bilmezler, Mersin'in demografik yapısına rağmen insanları tahrik ederek birbirine düşürmenin, adeta ateşe körükle yaklaşmanın gayretini güttüler. Mersin'i bütün insanları ile birlikte barış ve huzur içerisinde yaşatacağız. Bizi hiç kimsenin kökeni ve inancı ilgilendirmiyor. Mersin'de Kürt vatandaşlarımızda var, Alevi vatandaşlarımızda var, Arap kökenli vatandaşlarımızda var, ağırlıklı olarak Yörük ve Türkmen vatandaşlarımız da var. Mersin'in bir barış ve huzur kenti olmasından rahatsızlık duyan bazı marjinal gruplar da, bu tür olayları insanları birbirine karşı kışkırtmak için kullanıyorlar."
Burhanettin Kocamaz, herkesi aklıselime davet ederken de "Orada, oranın kurallarına uyacak diye bir yazı alınıyor. O herkes için geçerli. Oraya gelecek zararlarla ilgili taahhüt alınıyor. Bunlar da gayet doğal ve geçmişten gelen bir hadisedir. Böyle bir olayda, orada herhangi bir provokasyon olduğunda zarar verilirse bunun bedelinin mutlaka o düğün sahiplerinin ödemesi gerekir. O nedenle biz herkesi daha akıllı olmaya, sakin olmaya ve itidalli davranmaya davet ediyoruz" dedi.
TDBMM'YE TAŞINDI
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani de bu konuda İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın yanıtlaması istemiyle TBMM'ye verdiği önergede bu tutumun bir suç olup olmadığını sordu. Zozani önergesinde şöyle dedi:
"Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı'nın, Mersin'de belediyeye ait tesisler ile kentteki düğün salonları ve restoranlara tebligat göndererek, Kürtçe müzik çalınmasını yasakladığı iddiasına ilişkin malumatınız var mıdır? Eğer varsa, bu duruma ilişkin Bakanlığınız tarafından bir soruşturma başlatılmış mıdır? Seçilmiş bir belediye başkanının, bir halkın dilini yasaklama ve yetkisini bir tehdit aracı olarak kullanması hem nefret suçu, hem de yetkisini kötüye kullanma anlamında açık bir suç değil midir?"
KÜRÇE TÜRKÜ SÖYLEMEYİNCE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ
Mersin'de Jasmin Türkü Bar'da 17 Aralık 2010'da meydana gelen olayda, Türk halk müziği sanatçısı 38 yaşındaki Sarp Öztürk'ten Kürtçe şarkı isteyen 48 yaşındaki Metin Baydar ile arkadaşı 41 yaşındaki Şeref Polad, istekleri yerine getirilmeyince barı terk etti. Bir süre sonra yanlarında arkadaşlarıyla geri dönen Baydar, işyerine kurşun yağdırdı. Saldırıda türkücü Sarp Öztürk öldü, gitarist Göktay Okçu ile garson Ramazan Koç yaralandı. Olayın ardından Metin Baydar kaçtı, yakalanan Şeref Polad ise Mersin 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce 'adam öldürme' suçundan 17 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Metin Baydar'ın hakkında ise firarda olması nedeniyle bir karar verilmedi. Kuzey Irak'a kaçtığı iddia edilen Baydar hakkında da Kırmızı Bülten çıkartıldı.

FOTOĞRAFLI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.