Öne Çıkanlar esed Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! Türk Akımı Ürünleri Somuncu Baba

Bu haber kez okundu.

Maliye Bakanı Şimşek'ten Rıza Sarraf Açıklaması

Özgür ARSLAN / İSTANBUL, () Bu yıl ikincisi düzenlenen "Financial Times Türkiye Zirvesi", "Türkiye Avrupa'nın gelecekteki etkin gücü olabilir mi?" başlığı altında yapıldı. Zirvenin başkanlığını, Financial Times Baş Editörü David Gardner üstlendi.

Zirveye, Gardner'ın yanı sıra, Financial Times Türkiye Muhabiri Daniel Dombey, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Akbank CEO'su Hakan Binbaşgil ve Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner'in yanı sıra, çok sayıda şirketin tepe yöneticileri ve akademisyenler katıldı. Zirvede gerçekleşen oturumlarda, Türkiye'nin ekonomik büyümesi için yapılması gereken altyapı çalışmalarından, enerji ve finans sorunlarına kadar pek çok konu tartışıldı.

17 ARALIK SÜRECİ
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Financial Times Türkiye Muhabiri Daniel Dombey'ın Türkiye'nin 17 Aralık sonrası gündemine ilişkin sorduğu bir soruya, şu yanıtı verdi:
"Türkiye, Dünya Uluslararası Şeffaflık Örgütü sıralamasına göre 65. sıradan 53. sıraya yükseldi. 2002'ye kıyasla Türkiye daha az yolsuzluğun olduğu bir ülke. 2013'e geldiğimizde, yani bütün AK Parti hükümetinin 10 yıllık döneminden sonra, Türkiye, eğer yanılmıyorsam 53. oldu 177 ülke arasında. Ama hâlâ bizim olduğumuz yer, olmak istediğimiz yer değil. 53. yer fevkalade kötü bir sıra. Onun için diyemiyorum ki bu ülkede her şey mükemmel. Yolsuzluk yok diyemiyorum. Ama şunu kabul edelim, 17 Aralık ve 25 Aralık günlerinde olan şeyler, açık seçik siyasi motivasyonu olan işlerdi. Sanıyorum biz bu birkaç ay içinde epey bir şeyler öğrendik. Bu öğrendiklerimizin aslında bize bu olayların, bize hukukun üstünlüğünün daha da pekiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Memleket içinde yolsuzlukla mücadele etmek önemli ama, hukukun üstünlüğüne riayet ederek uygulanmalı. Bugünkü siyasi döngünün içinden çıktığımız anda ilk yapmamız gereken, kampanya finansmanını tartışmaya almamız lazım. Siyasi partilerin finansman sistemleri ve kampanya finansmanlarını çok daha ince bir denetime almamız gerekiyor. Sistemi çok daha şeffaf hale getirmemiz lazım."

"TWİTTER ASLA YASAKLANMAMALIYDI"
Dombey'in, "Başbakan paralel yapılardan şikayet ediyor ve kendisi, kendini herhangi bir hukuki zeminden ayrı olarak, Twitter'ı yasaklamak gibi belli kararlar almak suretiyle, hukukun üstüne geçiriyor. Acaba, yargının gözardı edilmesine ne kadar tahammül edilebilir?" şeklindeki sorusuna da Bakan Şimşek, "Şimdi bakın, yargının politize olduğunu söyleyebiliriz. Algı da bu yönde zaten. Yargı sisteminde bir parti politikası güdülüyor. Tabii paralel devlet öncesinde de bu böyleydi. Sayın Başbakan ve hepimiz hukukun üstünlüğüne saygılıyız. Mahkeme kararları var, bunlar Danıştay kararları olabilir veyahut Yargıtay kararları olabilir, Anayasa Mahkemesi kararları olabilir, İdare Mahkemesi kararları olabilir, Temyiz Mahkemesi kararları olabilir. Bize karşı açılmış pek çok dava var, bunları saygıyla karşılıyoruz" cevabını verdi.
Dombey'in, "Pardon, kararlar Twitter ve Youtube'la ilgili değil mi?" şeklindeki sorusuna ise Şimşek, "Şimdi bakın, bazı kararları kabul etmeyebiliriz. Yani bunun adil veya adil olmadığı konusunda görüş beyan edebiliriz. Bu konuda hepimizin hakkı var, bu kararların değerlendirilmesi konusunda. Bunu kabul edelim. Twitter kendi web sitesinde, aslında orada hizmet koşulları var, açıklıyor. Twitter mahkeme kararlarına uygun davranacaktır diyor. Ama Twitter'ın Türkiye'de temsil bürosu yok. Dolayısıyla, Türk yargısına ve Türk yargısının kararlarına, buna uymuyor. Ben Twitter'ı çok seviyorum, çok kullanıyorum, ama çok yazık oldu benim ülkem şu veya bu nedenle geçici olarak Twitter'ı kapatmak zorunda kaldı ve bu beni üzdü. Ama kabul edelim ki, Twitter'ın da bütün ülkelerde mahkeme kararlarına saygı göstermesi gerekiyor. Sadece kendisini mesela ABD'de Twitter'ın mahkeme kararlarına uygun davrandığını çok iyi biliyoruz. Neden acaba Twitter ilgili kurumlarla buradaki bu mahkeme kararı konusunda bir diyalog başlatmadı? Şimdi bakın, ben bu sözlerimle Twitter yasağını savunuyor değilim. Hayır, Twitter asla yasaklanmamalıydı, ama bu ayrı bir konu. Tekrar ediyorum, bizim hükümetimiz ve Başbakan mahkeme kararlarına uyduk, bunun adil olmadığı söylense bile" karşılığını verdi.
Mehmet Şimşek, "17 Aralık ile ilgili iddiaların sonuna kadar takip edileceğine inanıyor musunuz?" sorusuna da, "Biz bu iddiaları ciddiye alıyoruz. Bazı medyada çıkan haberler oldu. Ben size 3 tane çok önemli iddiayı ele almak istiyorum. Benim bakanlığımla ilgili pek çok şeyi sıfırlıyorlar. Birinci iddia, 25 Aralık'ta en önemli iddialardan biriydi, denildi ki '14 enerji santralleri tek bir paket haline getirilmiş ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı elinden alınmış ve adeta Başbakan'ın oğlunun bir arkadaşına verilmiş.' Bu santrallerin her biri bu iddialar ortaya atıldığında ÖİB portföyündeydi. Bunların portföyden çıkarılması, paket haline getirilmesi düşünülmemişti. Her bir özelleştirme ihalesi televizyondan canlı olarak yayımlandı. Çok şeffaf bir süreç olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu.

RIZA SARRAF SORUSU...
Bakan Şimşek, "Türkiye'de vergi listesi çıktı. 6'sı Koç ailesinden. AKP'yle bağlantılı çok az kişi var, eleştiriler var. Rıza Sarraf, rüşvet konusunda suçlanan kişi. 'Cari açığın yüzde 15'ini hallettim' diyen kişi listede var mı diye soruluyor. Bu kaygıları ne derece ciddi olarak ele alıyorsunuz? Türkiye'de vergi mükelleflerine farklı muamele mi uygulanıyor? Bu yönde kaygılar var" sorusuna da şu yanıtı verdi:
"Bütün bu isimlerin tek tek üstünden geçmeyeceğim. Şimdi ticaretinin vergisi yok. Bahsettiğiniz kişi, 'Cari açığın şu kadarını ben hallettim' diyen kişi, şimdi bakıyoruz, ihracat yapıyorsanız, KDV ödemişseniz, bunu iade alıyor olmanız lazım. Ama bir şirket temmettü dağıtıyorsa, kâr payı dağıtıyorsa, kişisel gelir vergisi öder. Onun dışında, verginin amacı kişisel gelir vergisi ödemedir. Yoksa bunun dışında, hani bir meslek erbabı olarak para kazanmışsınızdır ya da şirkete hisssedar olmuşsunuzdur, tahakkuk etmiştir gelir vergisi. Ödersiniz. Buradaki tartışmada sapla samanı ayırmamız lazım. Yani kurumlar vergisi verilerinin çıkmasını beklememiz gerekir. Kurumlar vergisi, gelir vergisinden farklı olanı bize gösterecek. Bu bahsettiğiniz Koç ailesi diyelim ki hiç temettü almamış olsalardı, hiç gelir vergisi ödememiş olacaklardı. Onun için, elmalarla armutları mukayese etmememiz lazım. İhracat üzerinde bir vergi yok normalde. Aslında, hatta, bir KDV iadesi var. Örneğin, bir şirketiniz var, ihracat yapıyor, bir gelir elde ediyor. Oradan kurumlar vergisi ödeyecektir, ona bakmamız lazım. İsimler üzerinden şimdi gidemem, çünkü vergide gizlilik de esastır. Sonuçta, insanları biz hükümete yakın
olan-olmayan gibi sınıflandırmıyoruz. Bu çok yanlış olurdu. Bunun da tam tersini yapıyoruz. Ülke için değer yaratan ve istihdam yaratan herkese biz saygı duyarız ve onlara da saygıyla yaklaşırız. Bizim vergi sistemimiz mükemmel değil. Parlamentoda yeni bir vergi reformumuz var. Vergi kanunumuzu yalınlaştırmaya çalışıyoruz. Geçen hafta KDV konusunda çok önemli bir adım attık. Vergi sistemi bir ülkeyi ileri götürme konusunda çok önemli. Öngörülebilir ve şeffaf olması lazım. Reformlara devam edeceğiz. Yapmamız gereken çok şey var."

ÖA (FOTOĞRAF)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.