Öne Çıkanlar esed İstanbul Aziz Yıldırımın Kızının Elindeki Çantanın Fiyatı 3 Bin 600 TL Diyanet Vakfı Tarafı uzun araç

Bu haber kez okundu.

Kılıçdaroğlu: Bir Yalana Tanıklık Etmek Yalanı Meşrulaştırmak Anlamına Gelir

Özgür ALTUNCU - İdris TİFTİKCİ / İstanbul, () CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine neden katılmadıklarını İstanbul'da açıkladı. Partisi'nin Beşiktaş'taki Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlediği Belediye Meclis Üyeleri Eğitim Programı'nın açılışında konuşan Kılıçdaroğlu,"Bir yalana tanıklık etmek yalanı meşrulaştırmak anlamına gelir" dedi.
"YALANI MEŞRULAŞTIRMAYACAĞIZ..."
Kılıçdaroğlu partisinin tavrını şu cümlelerle açıkladı:
"Şimdi yemin edecek bugün beyefendi. Ne diyecek? Anayasa'ya sadakat yemini edecek. Anayasa'yı açıkça çiğneyen birisinin Anayasa'ya sadakat yemini ne kadar inandırıcıdır. Şunu söyledim; ben yalana tanıklık etmeyeceğim. Yalan söyleyecek orada, yalan yere yemin edecek ve ben ona tanıklık etmeyeceğim. Neden yalana tanıklık etmeyeceğim? Az önce söyledim. Milletin egemenliği konusunda yemin ettim ben. Anayasa'ya sadakat yemini ettim ben. Namusum ve şerefim üzerine yemin ettim ben. Bir yalana tanıklık etmek yalanı meşrulaştırmak anlamına gelir. Çıkacaksınız Erdoğan'ı eleştireceksiniz. Anayasa'yı ihlal etti diyeceksiniz, sonra gideceksiniz meclise onun yalanına meşruiyet kazandıracaksınız. Bu CHP'nin kabul edeceği bir şey değildir. Bu benim tarihe karşı sorumluluğumdur."

"GEZİNİN ONURUNU UNUTMAYIN"
İstanbul, İzmit ve Sakarya'dan gelen CHP'li Belediye Meclis üyelerine seslenen Kılıçdaroğlu konuşmasının başında Gezi olaylarına değindi. Kılıçdaroğlu, “Karar alırken gezi eylemlerini, o onurlu eylemleri sakın unutmayın. O eylemlerin ortak bir noktası vardı. Kente sahip çıkmak. Kentin doğasına, kentin kimliğine sahip çıkmak ve orada yaşayan insanlara sahip çıkmak. Biz Sosyal Demokrat bir partiyiz. Bizim temel felsefimiz insanların çıkarlarını savunmak ve korumaktır" dedi.

"TÜRKİYE FARKLI BİR ÜLKE"
Türkiye'nin güçlü bir ülke olduğunu ve bölgedeki diğer ülkelerden bazı özellikleriyle ayrıldığını belirterek, “Bizim o ülkelerden çok farklı bir özelliğimiz var. Biz bu Coğrafyada demokrasiyi kurabilmiş ve başına gelen bütün felaketlere rağmen onu yaşatabilmiş bir milletiz. Biz diktatörler Coğrafyasında bir demokrasi adası olmanın gururunu taşıyoruz" diye konuştu.

"ANAYASA'YI ÇİĞNEMEK AHLAKSIZLIK VE SUÇTUR."
Anayasa'nın bir milletin namusu ve haysiyeti olduğunu söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu sözünü iki kez tekrarladı. Kılıçdaroğlu, “Yürürlükte olan Anayasa'yı yok saymak, çiğnemek milletin namus ve haysiyetine açık bir saldırıdır. Büyük bir suçtur, en büyük ahlaksızlıktır. Ben milletvekili seçildiğim gün, Milletin egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağıma ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma dair yemin ettim. Nerede ? TBMM'de. Bugün bu yemine aynen sadık kalıyorum. Aynı şeyleri bu kez TBMM kürsüsü dışından bu kürsüden ifade ediyorum" dedi.

"HUKUK DEVLETİNİ KORUMAK GÖREVİMDİR"
Türkiye'de ilk kez halk oyuyla bir Cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlatan CHP Lideri, “Baştan söyleyeyim, milletin iradesinin başımızın üstünde yeri var. Fakat milletin namusu olan Anayasa'yı darbecilerden korumak, Toplumsal barışımızın ve geleceğimizin teminatı olarak Hukuk devleti ilkelerine tecavüz ettirmemek de aynı ölçüde benim temel görevimdir" diye konuştu.

"BU ANLAYIŞI KABUL ETMİYORUZ"
YSK'nin kararını açıklamasından sonra seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın partisiyle ilişiğinin kesilmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu,"Bu olduğu sürece elbette ki saygıda kusur etmeyecektik. Ama bu yapılmadı. Anayasa'ya bu milletin haysiyetine açıkça bir saldırı düzenlendi... 'Ben Cumhurbaşkanı seçildim ama ben Başbakanım. Ben Cumhurbaşkanı seçildim ama ben AKP'nin Genel Başkanıyım'. Bu anlayışı kabul etmiyoruz" diye konuştu.

"O KOLTUĞA OTURMASI ZULDÜR"
Devlette yeni bir 'Alo Fatih ' olayının yaşandığını iddia eden Kılıçdaroğlu, “YSK 15 Ağustos'ta karar veriyor. Mazbatayı hazırlıyor. Resmi gazeteye gönderiyor. 'Yayınlayın' diyor. Yayınlamıyorlar. Telefon ediyorlar, 'Onu tutacaksın, yayınlamayacaksın' diye. Anayasa'nın 138'inci maddesi der ki, 'Yargı kararları kesindir, geciktirilmeksizin uygulanır'. Ama sen telefon ediyorsun 'O kararı yayınlamayın' diyorsun... Böyle birisinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması bu ülke izin züldür." dedi.

"ANAYASA'YI BİLEREK ÇİĞNEDİ"
Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa'yı bilerek ve isteyerek çiğnediğini iki kez üst üste söyleyen Kılıçdaroğlu, "Tarafsız olmayacağını defalarca söyledi. 'Ben tarafsız değilim' dedi. Oysa Anayasa onun tarafsızlığı üzerine inşa edilmiş bir müesseseyi öngörüyor. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra şu ana kadar hep AKP genel başkanı gibi davrandı. Bunlar sadece kural ihlali değildir, bunlar demokrasiye, hukuk devletine karşı işlenmiş ciddi suçlardır. Bunlar devletin, milletin namus ve haysiyetine açık saldırıdır. 'Kurallar bana işlemez. Ben kanunların üstündeyim. Herkesi başka hukuk, bana başka hukuk uygulanacak'. Biz de diyoruz ki hiç kimse hukukun, anayasanın üstünde değildir. Hiç kimse milletin üstünde değildir" diye konuştu.

"SEN KİMSİN ?"
Devletin en üst makamlarında hırsızlık meşrulaştırıldığını bunları dile getirdiği için Erdoğan'ın kendisi hakkımda çok sayıda dava açtığını söyleyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu "O sanıyor ki, Kılıçdaroglu geri adım atacak. Sen kim oluyorsun ki ben senin önünde geri adım atacağım" dedi.

İSVİÇRE BANKALARINA DİLEKÇE YAZ…
Erdoğan'dan tek sayfalık bir dilekçe beklediğini söyleyen Kılıçdaroğlu beklentisini şu sözlerle açıkladı:
"İsviçre'ye bir yazı yazacaksın, diyeceksin ki, ' Benim ve ailemin İsviçre bankalarında hesabı var' diye haberler yayınlanıyor. Lütfen benim ve çocuklarımın İsviçre bankalarında hesabının olmadığını bana bildirin. Bu dilekçeyi istiyorum. Diyorsa ki ' Ben dilekçe yazamıyorum' söz ben yazacağım."

ALMANYA'NIN TÜRKİYE'Yİ DİNLEDİĞİ İDDİASI
Alman istihbaratının Türkiye'yi dinlediği yönündeki haberlerin Alman medyasında yer aldığını ve Erdoğan başta olmak üzere hükümetin bu haberlere tek bir söz dahi etmediğini öne süren Kılıçdaroğlu “Hiç kimse de inkar etmiyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı. Bu ülkenin iktidar partisi kimse ağızını açıp söz bile edemiyor. Merak ediyorum. Acaba bu İsviçre bankaları nedeniyle mi söz edilmiyor? O koltukta nasıl oturacaksın sen. Bunun hesabını topluma verecek. Bunun takipçisi olacağım. Yetim hakkı, kul hakkı için bunun takipçisi olacağım" dedi.

"IŞİD SENİ REHİN ALDI.."
Zulmün Türkiye'de kurumsallaştığını da iddia eden CHP Lideri, “Türkiye hırsızın değil, hırsızı kovalayan polisin, savcının, hakimin peşine düştü. Böyle bir gelenek oluştu. Milli bayramlara düşmanlık yapılmaya başlandı. Bayrağımıza saygısızlık yapıldı. Dün konuşuyor. Senin 49 tane vatandaşın IŞİD'in elinde rehin. Bir cümle bakın bir cümle bile edemiyor. IŞİD terör örgütüdür diyemiyor. Eğer IŞİD seni rehin aldıysa sen o makamda nasıl oturacaksın?" diye konuştu.

"SAYGI GÖSTERDİĞİ ÖLÇÜDE SAYGI GÖRÜR"
Bir insanın anayasayı çiğnemesine göz yummaları, bir insana kanunlara uymama ayrıcalığını tanımaları halinde , ülkede demokrasiden ve adaletten söz edilemeyeceğini söyleyen CHP Lideri sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim için bütün insanlar kanun önünde eşittir. Bizim için hukuk herkesi bağlar ve demokrasinin gücü hukukun üstünlüğü ilkesinden gelir. Biz CHP'yiz. Bu ülkeye demokrasiyi getirdik mi? Evet. Her dönem darbelere karşı olduk. Darbelerden en büyük mağduriyeti biz yaşadık. Bizim genel başkanlarımız hapse atıldı. Bizim arşivlerimize el konuldu. Bizim il-ilçe başkanlarımız öldürüldü. Biz demokrasiyi ve hukuku her dönem ve her ortamda savunduk. Yine savunmaya devam edeceğiz. Bundan böyle Recep Tayyip Erdoğan Anayasaya ve hukuk devletine gösterdiği sadakat ölçüsünde bizden saygı görecektir. Sadakat göstermeyeceksin bana saygı gösterin diyeceksin. Hadi canım sende. Yok öyle bir şey..."

"DEMOKRASİ MÜCADELEYLE YAŞAR"
Hukuk devleti olmadan demokrasi yaşayamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Hukukun üstünlüğü olmadan demokrasi var olamaz. Kanunlar önünde eşitlik ilkesi olmadan kimse demokrasiden söz edemez ve demokrasi kendisi için mücadele etme cesareti gösteren insanlar sayesinde yaşar. Bir kez daha söylüyorum; demokrasi kendisi için mücadele etme cesareti gösteren insanlar sayesinde yaşar. CHP dün de bu cesarete sahipti, bugün de bu cesarete sahiptir" dedi.

MERKEL'E NEDEN GIKIN ÇIKMIYOR…
Erdoğan'ı yeni bir statüko kurmakla suçlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Biz bu statükoyu devireceğiz. Bunun sözünü veriyorum size. Halkımızla birlikte devireceğiz ve yok edeceğiz. Hukukun üstünlüğünü sağlayıncaya kadar. Elde ettiğimiz kazanımları birisi gelip elimizden alamaz. 90 yıllık bir mücadeleyi yaptık biz. Anayasa'yı çiğneyeceksin, yasaları çiğneyeceksin, hukuku tanımayacaksın, seni dinleyecekler ses çıkarmayacaksın. Sen değil miydin daha düne kadar ey Merkel diye bağıran. Niye gıkın çıkmıyor senin? Acaba İsviçre'deki paraların dolayısıyla mı gıkın çıkmıyor senin? Onlarda mı seni rehin aldı? Ben rahatsızlık duyuyorum onlar rahatsızlık duymuyorlar" diye konuştu.

"YİNE GEZİ EYLEMLERİYLE BİTİRDİ"
Sözlerini tamamlarken “Türkiye'yi özgürleştirmek için mücadele etmek gerekiyor" diyen CHP lideri konuşmasının başında olduğu gibi sonunda da Gezi eylemlerine değindi. Kılıçdaroğlu sözlerini "Arkadaşlarımın dikkatini çekmek için Gezi eylemleriyle başlamıştım. Onları dikkate alın kararınızı verirken. Yine onlarla sözlerimi bitiriyorum; o eylemlere başlayanlar, bedel ödeyenler, organlarını kaybedenler, hayatlarını yitirenler bu ülkenin onurudur. Biz onlarla hep gurur duyacağız. Bizim ruhumuzda devrimcilik yatar. Biz zalime boyun eğmeyiz. Kitabımızda yoktur böyle bir şey. İnsanlara saygılıyız. Kul hakkına saygılıyız. Bizim inancımız bizim felsefemizdir. Bizim ruhumuzdur. Her insana, her inanca saygı gösteririz. Çünkü özgürlük bizim ruhumuzda vardır. Sizden isteğim; belediyede çalışırken, doğa hakları diye bir kavram var ona sahip çıkın. İnsanlara sahip çıkın. Bütün canlılara sahip çıkın" diye tamamladı.

"İŞÇİLER ÖNÜNÜ KESMEK İSTEDİ"
Konuşmasının bitirdikten sonra salona gelirken olduğu gibi Şişli Eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'le birlikte ayrılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara'ya gitmek için Havalimanına hareket etti. Bu sırada Sarıyer Belediyesi'nde taşeron işçi olarak çalıştırıldıkları gerekçesiyle işten atıldıklarını söyleyen bir grup işçinin Kılıçdaroğlu'nun önünü kesmek isteyen işçileri koruma polislerinin uzaklaştırdığı öğrenildi.
(FOTOĞRAFLI)
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.