Öne Çıkanlar esed Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! Türk Akımı Ürünleri Somuncu Baba

Bu haber kez okundu.

Gülefer Yazıcıoğlu: Kardeşim Demekle Kardeş Olunmuyor

Gökhan CEYLAN/ SİVAS, () - SİVAS Belediyesi, 5 yıl önce Kahramanmaraş'taki helikopter kazasında hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekiler için anma töreni düzenledi. Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, helikopterin düşmesi olayının üstünün kapatılmaya çalışıldığını belirterek, "Kardeşim demekle kardeş olunmuyor. Yazıcıoğlu'nun yaptığı kardeşleğin aynısını ülkeyi yönetenlerden bekliyoruz" dedi.
25 Mart 2009'da seçim gezisinden dönerken bindiği helikopterin Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi yakınlarında düşmesi sonucu hayatını kaybeden BBP'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki dönemin BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Meclis üyesi adayı Murat Çetinkaya, gazeteci İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe, ölümlerinin 5'inci yılında Sivas'ta anıldı. Sivas Belediyesi tarafından düzenlenen 'Şehitlerimizi Anıyoruz' adlı anma programına yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen törene Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ve kazada ölenlerin yakınları katıldı. Helikopter kazasında yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan programda daha sonra Kuran-ı Kerim okundu. Ardından Muhsin Yazıcıoğlu'nun görüntülerden oluşan slayt gösterildi. Slayt gösterimi esnasında bazı katılımcıların gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Ardından Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp salondakilere hitap etti.
SABIR VE TAHAMMÜL SINIRLARIMIZ ZORLANMAKTA
Başkan Ürgüp, hüzünlerinin eksilmeden devam ettiğini belirterek, "Bu kadar yıl sonra hala bu facianın gerçek yüzününün ortaya çıkarılmamış olması nedeniyle üzüntümüz artarak devam etmekte, sabır ve tahammül sınırlarımız çok zorlanmaktadır. Artık ortaya çıkan sayamayacağız kadar çok delil olabilecek malzeme ve şüpheli durum varken, konuyu sayın Cumhurbaşkanımızın dahi 'keçiler yemedi ya' diyerek kanaatlerini beyan etmiş olmasına ve Devlet Denetleme Kurulu'nu harekete geçirmesine rağmen henüz sonuca ulaşılamamış olması bizi ciddi endişelere sevk etmektedir. Kesin olarak bilinmelidirki ne Büyük Birlik Partililer ne de hiç bir vatansever insanımız bu konun peşini asla bırakmayacaktır" dedi.
GÜLEFER YAZICIOĞLU'NDAN SİTEM DOLU SÖZLER
Daha sonra kürsüye çıkan Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu siyasileri eleştirerek sitem dolu sözler sarfetti. Geçen 5 yıllık süreçte dertlerini anlatamadıklarını, hiç kimsenin kendilerini anlamak istemediği belirten Yazıcıoğlu şöyle konuştu: "Buradan Türkiye'yi yönetenlere sesleniyorum; Sizler canınız istediği zaman her şeyi nasıl yaptığınızı gözümüze soka soka gösterdiniz. Görüyoruz ki, 17 Aralık'tan sonra sizlerin canı acıdığı zaman neler yapıyormuşsunuz, nelere kadirmişsiniz. Ama 5 yıllık süreçte 12 çocuk var, onların gözyaşlarını, bizlerin dertlerini bir nebze olsun telafi etme yoluna gitmediniz. Sayın Bülent Arınç 17 Aralık'ta aynen şöyle bir cümle kurdu ve televizyonun başında izlediğimde yüreğim acıdı. Şunu söylüyordu; 'Yasaları çiğneyen, yasalara aykırı hareket edenlerle ilgili gereken yapılacaktır.' Peki ben de buradan söylüyorum. Bizim 5 yıl önceki yasaları çiğneyen sayın ulaştırma bakanıyla ilgili, sizin bürokratlarınızla ilgili ne yaptınız? Çok kızgınım, çok üzgünüm, aynı zamanda bir din kardeşi olarak gördüğüm insanlara son derece kırgınım. Sizin canınız acıdığı zaman yasaları çiğneyenlere nasıl muamele ediyorsanız, bize gelince yasaları çiğneyenlere neden aynı muameleyi reva görmediniz? İlla sizin canınızın acıması mı gerekiyor? Vatandaşın canı acıdığı zaman nerdesiniz? Muhsin Yazıcıoğlu size gerçek manada kardeşlik yapmıştır. Ama siz Muhis Yazıcıoğlu'na kardeşlik yapmadınız, yapmamaya da devam ediyorsunuz."
ÜSTÜNÜ ÖRTTÜKÇE ÖRTTÜNÜZ
Yazıcıoğlu, helikopter düşmesi olayının üstünün örtülmeye çalışıldığını belirterek şöyle devam etti: "Ülkem adına çok üzgünüm ki, Türkiye Cumhuriyeti'nde kişiye, zamana, duruma göre değişen bir adalet sistemi varmış. Yaşadığımız bu süreçten sonra hiç kimse bana Türkiye'de adalet var diyemez, beni inandıramaz. Biz bu adeleti kendimiz için değil Türkiye için istedik. Türkiye'de bir daha böyle vahim olaylar gerçekleşmesin diye istedik. Ama siz ne yaptınız? Üstünü örttükçe örtmeye çalıştınız, örttükçe örtmeye çalıştınız. Önce karla örttünüz, sonra da farklı şekillerde örtmeye çalıştınız. Biraz önce oğlum Furkan şunu söyledi; Ölüler üzerinden siyaset yapmayın diyorlarmış. Ne kadar acı, hak aramak şimdi siyaset yapmak mı oldu? Biz hakkımızı arıyoruz, hakkımızı. Siz nasıl hakkınızı arıyorsanız biz de hakkımızı arıyoruz. Çünkü biz bu memlekete vergi veriyoruz. Siz nasıl yaşıyorsanız bizde aynı refah ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kimsenin bunu bize çok görmeye hakkı yok."
BİZİ SUSTUKÇA APTAL MI ZANNEDİYORLAR?
Gülefer Yazcıoğlu konuşmasının devamında bir an önce adalet istediklerini yineleyerek şöyle dedi: "Bizi sustukça aptal falan mı zannediyorlar? Biz aptal falan değiliz. Karşınızda aptal insanlar olduğunu zannetmeyin. Biz ülkemizde dirlik ve düzenin olmasından yana çaba sarfediyoruz. Kimseyi kışkırtmıyoruz, kimseyi birbirine düşürmeye çalışmıyoruz. Kimsenin arasına nifak tohumları sokmaya çalışmıyoruz. Eğer çalışsaydık, bunu helikopterin düştüğü andan itibaren yapardık. Ama bizim bu iyi niyetimizi kimse suistimal etmemeli. Ölü üzerinden siyaset yapmayı biz bilmeyiz, yapanlar yapıyor zaten meydanlarda. Yakışmaz bize. Biz Muhsin başkana yakışır bir şekilde davranmak istedik ve onun gibi davrandık. Muhsin Yazıcıoğlu gibi davranmanın bedeli adaletsizlik olmamalı. Bizim adeletimizi tez elden vermeliler. Bu ülkeyi biz yönetmiyoruz, adalet mekanizmasını biz devreye sokacak değiliz. Bu mekanizmayı hızlı bir şekilde işletmek onların elinde. İstedikleri zaman neler yaptıklarına gözlerimizle şahit olduğumuz için, demek ki bu mesele çözülmek istenmiyorki ağırdan alıyorlar."
ADALET GECİKİYORSA ADALET DEĞİLDİR
Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun geçen 5 yıl boyunca helikopter düşmesi olayıyla ilgili hala rapor hazırlmadığını belirterek bu duruma tepki gösteren Yazıcıoğlu şunları söyledi: "Bu 5 yıllık süreci öyle böyle geçirdiler. Maalesef ki, özel yetkili mahkemeleri de kapattılar. Ama bilsinlerki herkesin bir hesabı varsa bir de rabbimin hesabı var. İlahi adalet er ya da geç tecelli edecektir. Hiç kimsenin ilahi adaletten kaçışı yoktur. Yıllardır susuyoruz, özellikle basın önüne çıkmamaya gayret gösteriyorum. Çünkü öfkeliyim, kızgınım, kırgınım. Bizim bu yaralarımıza merhem olacak bir merci bulamıyoruz. Geçenlerde sayın Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanlığı ve bazı kurumları uyardığını söylüyor. Uyardınız da ne oldu? Ne yaptılar? Ben sonuca bakarım, sonuçta ne oluyor onu görmek isterim. Adalet gecikiyorsa, adalet değildir. Geç gelen adaleti adalet olarak kabul etmiyorum. Başbakanın konutuna böcek konulunca Başbakanlık Teftiş Kurulu hemen rapor hazırladı. 5 yıl geçti, koca 5 yıl. Ve hala Başbakanlık Teftiş Kurulu bizim olayımızla ilgili rapor hazırlayacak. Ne kadar acıdır değil mi? Demek ki bu ülkede yalnızca vatandaş olmak, vatandaşlarla bir arada yaşamak adaleti geciktiriyormuş. Bunu da gördük."
KARDEŞİM DEMEKLE KARDEŞ OLUNMUYOR
Yazıcıoğlu, konuşmasının devamında seçim meydanlarında siyasilerin kullandığı ifadelere de değinerek sözlerini şöyle tamamladı: "Buradan ülkeyi yönetenlere sesleniyorum; Kardeşim demekle kardeş olunmuyor. Seçimden seçime hatırlanan kardeşliği asla kabul etmiyorum. Bir an önce Muhsin Yazıcıoğlu'nun size yaptığın kardeşliğin aynısını bekliyorum. Sizler Muhsin Yazıcıoğlu'nun size nasıl bir kardeşlik yaptığını benden daha iyi biliyorsunuz. Sizler dile getiriyorsunuz bunu. Onun içinde Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaptığı din kardeşliğinin aynısını bir an önce bizlere teslim edin lütfen."

GC (EA/RT) (FOTOĞRAFLI)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.