Öne Çıkanlar esed Spor Toto Basketbol Ligi 7 yaralı Putinden Filistin Yorumu: Harita Böyle Olmalı Seul

Bu haber kez okundu.

Gazeteciler Ve Yazarlar Vakfi: Hizmet Hareketine Yönelik Yoğun Bir Linç Kampanyasi Yürütülmektedir
GAZETECİLER ve Yazarlar Vakfı (GYV) Başkanı Mustafa Yeşil, Swissotel'de düzenlediği toplantı ile Türkiye'de son dönemde yaşanan tartışmalarla ilgili açıklama yaptı. "ANAYASANIN YARGI BAĞIMSIZLIĞINI DÜZENLEYEN VE EMREDEN 138. MADDESİ FİİLEN RAFA KALKMIŞTIR"
"Ülkemizde son dönemde demokrasi ve hukuk devleti konusunda çok kaygı verici gelişmeler yaşanmaktadır" diyen Mustafa Yeşil, "İfade özgürlüğün sınırlandırılması, teşebbüs hürriyetinin engellenmesi, özel hayatın dokunulmazlığını ihlal eden yasa dışı dinlemeler, anayasal suç olan fişlemeler, yargısız infaz niteliğindeki kitlesel tasfiyeler, medyaya yapılan baskılar, gazetecilerin susturulması, ayrımcılık, medyanın ihale alan işadamları yolu ile dizayn edilmesi, internete getirilmek istenen yasaklar, YÖK'ün akademisyenleri memurlaştırma gayretleri, iş adamlarına yapılan baskı ve tehditler, artan tehdit dili, vatan haini söylemleri, yargıyı hükûmetin kontrolüne alma çabaları, ülkemizi demokratik hukuk devleti olmaktan çıkaracaktır.Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesini engelleyen siyasi müdahale ve açıklamalarla hukukun üstünlüğü çok büyük bir darbe almıştır. Anayasanın yargı bağımsızlığını düzenleyen ve emreden 138. Maddesi fiilen rafa kalkmıştır" diye konuştu. "HİZMET HAREKETİNE YÖNELİK YOĞUN BİR LİNÇ KAMPANYASI YÜRÜTÜLMEKTEDİR"
Yeşil, "Memleketteki anti-demokratik gidişatın bir parçası olarak, Hizmet hareketine yönelik yoğun bir linç kampanyası yürütülmektedir. En üst düzeydeki yetkililer ve hükûmete yakın medya tarafından sıkça zikredilen 'paralel yapı, ananas cumhuriyeti, örgüt, çete, darbeci, casus, in, Haşhaşi, âlim müsveddesi, içi boş veli, sahte peygamber, kula kulluk yapanlar' gibi öfke ve nefret içeren itham, hakaret ve iftiralarla nefret suçu işlenmektedir. Dikkatleri yolsuzluk soruşturmalarından uzaklaştırmayı amaçlayan bu tür şeytanlaştırmalar, kışkırtmalar ve linçlerin yakın tarihimizde nasıl acı sonuçlar doğurduğu açıktır. Kefen giyen insanların 'öl de, ölelim' diye slogan atmaya başladığı, resmi sıfata sahip bazı kişilerin 'ürpertici devlet geleneklerinden' ve 'devlet için evlatların feda edilmesinden' bahseder olduğu bu ülkede, tarihteki acı olayların tekerrürü akıllara gelmektedir" ifadelerini kullandı. "SAYIN CUMHURBAŞKANINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ"
"Anayasal düzen, güçler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün riske girmemesi adına Sayın Cumhurbaşkanını göreve çağırıyoruz" diyen Yeşil, "Kendilerinin yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında yaşanan hukukun işlevsiz hale getirilmesi yönündeki müdahaleleri araştırmak üzere anayasanın verdiği tüm yetkileri kullanması kamuoyunun beklentisidir. Ülkenin ve devletin birliğini temsil eden Sayın Cumhurbaşkanının bu süreçte sergileyeceği yapıcı ve proaktif yaklaşım, toplumsal barışın dinamitlenmemesi, ülkenin bir kaosa sürüklenmemesi, ülkenin önemli bir kesiminin siyasi, medyatik ve toplumsal bir linçe tabi tutulmaması ve hepsinden öte adaletin temini adına elzemdir ve aciliyet kesbetmektedir" şeklinde konuştu. "HİZMET CAMİASININ TERÖR ÖRGÜTÜ KAPSAMINA ALINMASI YÖNÜNDE 'ŞARTLARIN OLGUNLAŞTIRILMAK' İSTENDİĞİNE DAİR ŞÜPHELER GÜÇ KAZANMAKTADIR"
Vakfın 13 Ağustos 2013 tarihinde yaptığı açıklamada, "Gerekirse hareketi iki polis bir savcı ile terör örgütü kapsamına sokarız" iddialarının hala yalanlanmadığını hatırlatan Mustafa Yeşil, "Bazı hükûmet yetkililerinin ve medya aktörlerinin pervasızca kullandığı tahrik edici dil, akıllara karanlık senaryoları getirmektedir. Kasten arttırılan gerginlikle toplumsal tahriklere zemin hazırlanmaktadır. Bu provokatif yollarla birilerinin, bizce asla tasvip edilmeyecek tepkiler vermesi sağlanarak, Hizmet Camiasının terör örgütü kapsamına alınması yönünde 'şartların olgunlaştırılmak' istendiğine dair şüpheler güç kazanmaktadır. Camianın gönüllülerinden böyle bir tepki gelmesi beklenmeyeceğine göre, suni olarak provokatif eylem ya da eylemlerin organize edilmesinden ülkemiz adına endişe duyuyoruz. Akıllardan çıkarılmamalıdır ki, Camianın gönüllüleri, muarızları kendilerine hangi kabul edilemez üslup ve metotlarla muamele ederlerse etsinler, anayasal çerçeveden ve demokratik hukuk devletinin sınırlarından asla ayrılmayacaklar, hiçbir zaman gayri meşru yollara da tevessül etmeyeceklerdir. Müspet hareketi şiar edinmiş olan Hizmet Camiası, ülkesini seven dürüst ve onurlu her bireyin yaptığı/yapacağı gibi hakkını ve hukukunu savunmaya devam edecek, ancak karanlık senaristlerin oyunlarına ve kışkırtmalarına, Allah'ın izni ve inayeti ile gelmeyecektir" diye konuştu. "VAKTİNİN GELİP HATTA GEÇTİĞİNİN KANAATİNDEYİZ"
Açıkmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yeşil, Cumhurbaşkanını göreve davet etmeleriyle ilgili bir soru üzerine, "Devlet Denetleme Kurulu vasıtasıyla bugün gündemde var olan hukuksuzluklar veya tasfiyeler,fişlemeler konusunda araştırmalar yapabilir ve hukukun işlerliğini temin edebilir. İktidar 76 milyonun iktidarı olmasına rağmen maalesef bugün kullandığı dil itibarıyla taraf konumundadır. Dolayısıyla iktidarın taraf olduğu meseleleri çözmekten uzak olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla tarafsız bir merci olan cumhurbaşkanının yasaların kendine verdiği yetkiyi kullanmasının vaktinin gelip hatta geçtiğinin kanaatindeyiz" diye konuştu.
Yeşil, İnternette yer alan ve hizmet hareketinden olduğu iddia edilen "Süleyman" isimli kişiye ait ses kayıtları konusuyla ilgili bir soruya şu yanıtı verdi:
"Süleyman denen bu zatın ilgili ses kayıtların ardından sayın Gülen'in yaptığı açıklamalar da aslında bu şahsın hizmetle ilgisinin olmadığı, böyle bir şahsın içerik olarak da söylediklerininin hizmetin gündeminde olmadığı nazarımıza sunuldu." "17 ARALIK'TAN SONRA MI TUZLUK OLDUĞUNU FARK ETTİLER?"
"İktidarı hep güzelliklerle takdir ettik" diyen Yeşil, Fethullah Gülen'i ziyaret eden AK parti milletvekillerinin her seferinde mutlu şekilde ayrıldığını ifade etti. Yeşil, "Hatta emirlerinizi var mı efendim uslubunda ve kıvamında konuştuklarını biliyoruz. Acaba 11 yıl içinde parlamentoda kimin tuzluk, kimin kaşıklık, kimin ekmeklik olduğunu farketmediler de 17 Aralık'tan sonra mı tuzluk olduğunu fark ettiler. Kaldı ki kendilerinin ısrar ve taleplerine rağmen hizmetten 2 kişinin varlığını ifade etmiştik. Onun dışında olan siyasilerin tamamen onların kendi takdir ve tercihlerle siyaset yaptıklarını kaldı ki bu arkadaşların o en olumsuz dönemlerde bile parti içinde kaldıklarını ancak söylemlerin tahammül edilmez boyuta geldiğinde onların da yine şahsı kararlarıyla istifa ettiklerini görmüştük" şeklinde konuştu. BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN, "CUMHURBAŞKANI DA DİNLENDİ" İDDİASI
Mustafa Yeşil, Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Gül'ün de dinlendiğiyle ilgili yaptığı açıklamasının hatırlatılması üzerine "Başbakanın kendi ofisine böcek konulduğu meselesi gündemdeydi. 2 yıl önce böcek kondu meselesi medyada çok ciddi dile getirildiğinde adeta bir adrese bu olay havale edilmiştir. O dönemde biz açıklamamızda bunu her kim yaptıysa mutlaka yargıya taşınmalı, bulunmalı ve cezalandırılmalı demiştik. 1 hafta önce Yargıtay açıklamada bulundu. Bize henüz böcek davasıyla alaklı bir mesele yok dedi. Demek ki o süreç içinde bu konuşulmuş, bir algı malzemesi olarak devreye konulmuş ama bununla ilgili şikayet bile intikal etmemiş. Cumhurbaşkanı'nı kim dinlemişse hangi illegal yöntemle dinlemişse bunun bulunması işi sivil yapıların işi değildir. Yargının, iktidarın ve bununla alakalı kurumların işidir. Hiçbir zaman iktidar olumsuzluklardan şikayet merci değildir. Sonuçlandırma mercidir. Kim dinlemiş, hangi gerekçeyle dinlemiş, onun soruşturulması gerekir. Fakat gel gör ki 6 aydan bu yana teşkilatlı, çok güçlü bir organizasyon yoluyla yapılacak dinlemelerle sayın Gülen hakkında en ufacık bir dava olmamasına rağmen son 6 aydan bu yana sayın Gülen'in dinlediğine dair avukutlar açıklama yaptı. Cumhurbaşkanının dinlendiğinden şikayet edeceksiniz sonra da illegal yollarla servis edilmiş olan dinleme kayıtlarını seçim meydanlarında toplu konuşmalarla malzeme olarak kullanacaksınız. Bunu ne insani ne de siyasi ahlakla telif edemiyorum. Bunun yıpratmaya dönük, algı yönetiminde bir kavram olarak kullanıldığını göryoruz. Arzu ediyoruz ki hukuk sadece paralel yapıyla değil yolsuzlularla alakalı, tasfiyelerle, dinlemelerle, fişlemelerle alaklı işlediği gibi elbette paralel yapıyla da ilgili işlemelidir varsa tespit edilmelidir" diye konuştu.
SB
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.