Öne Çıkanlar esed Kiev Olimpyat Stadının skor tabelasında yapılan deneme sırasında ortaya çıkan görüntü Son Dakika! Sakaryada Karasu Devlet Hastanesi Karantinaya Alındı: Hastalar Tahliye Edildi El Şebab lideri Ahmed Diriyeden küstah Türkiye açıklaması Bursalılar

Bu haber kez okundu.

Faciayı Araştırmak İçin Oluşturulan Tbmm Komisyonu Soma'da (2)

TAŞERONLUK SİSTEMİNİ ÇÖZMEYE ÇALIŞTILAR
Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasını araştırmak için Soma'ya gelen Meclis Araştırma Komisyonu üyeleri, üç grup halinde hayatını kaybeden işçilerin evlerini ziyaret etti. Madendeki çalışma koşulları hakkında bilgi de alan komisyon üyeleri, ilk olarak 19 yaşında hayatını kaybeden maden işçisi Rıdvan Kazancı'nın evine gitti. Burada milletvekillerini, oğluyla aynı madende çalışan ancak o gün izinli olduğu için işe gitmeyip ölümden kurtulan Şerafettin Kazancı karşıladı.
Burada milletvekilleri, Şerafettin Kazancı'dan taşeronluk sistemi olup olmadığını ve dayıbaşılık hakkında bilgi almaya çalıştı. Maden firmasından kendisine verilen bordoları da yine taşeronluk sistemini çözebilmek için milletvekilleri yakından inceledi, cep telefonlarıyla görüntülerini çekti. Milletvekilleri ayrıca, kaza öncesinden söndürülen yangın olup olmadığını, gazdan etkilenip etkilenmediklerini, maaş bağlanıp bağlanmadığını ve devlet yardımı alıp almadığı yönünde de sorular yöneltti. Milletvekillerinin oğlunu madene kurban vermesine rağmen yine de madende çalışıp çalışmayacağı yönündeki soruyla ise, baba Şerafettin Kazancı, “Kredi borcum var. Çalışmak zorundayım. Yine gireceğim oraya, arkadaşlarım da girecek. Ama zor koşullarda çalıştık. Ben giysilerimi bırakın, günde birkaç kez çizmeme dolan teri bile boşaltırdık" dedi.
'GÖSTERMELİK ADALET OLMASIN' DEDİ EŞİNİN BARETİNİ GÖSTERDİ
Milletvekillerinin ikinci adresi ise, aynı madende can veren maden mühendisi 35 yaşındaki Sinan Yılmaz'ı evi oldu. Burada iki yaşındaki kızı Öykü ile karşılayan bilgisayar öğretmeni Berna Yılmaz, milletvekillerine eşinin üzeri çizik ve kir içerisinde olan baretini gösterdi. Madende çalışma koşulları iyi olsa, baretin temizlenmiş haliyle bile bu kadar kirli ve çizik içerisinde olamayacağını dile getiren Berna Yılmaz, “Eşim, özellikle son bir hafta çok kötüydü. Yemek yiyemedi, kızını sevmek için onu havaya kaldıracak kadar bile gücü yoktu. Ben de üşüttüğünü düşündüm ama onlar meğerse bu kaza öncesinde yavaş yavaş zehirlenmişler. Bu madenler 10 yıl önce de vardı. Yani bu önlemlerin alınması için 301 işçinin hayatını kaybetmesi mi lazımdı ? Bu evlere ateş düşmesi mi lazımdı? Benim iki yaşındaki kızımın babasız mı kalması lazımdı? Ben sorumluların cezalandırılmasını istiyorum. Öyle göstermelik bir adalet olmasın. Ceza alıp sonra affedilmesin. Herkes empati kursun. Sizlerde kurun. Mesela bir daha bu tür bir ihmalden dolayı eşinizi kaybettiğinizi düşünün, Ona bir daha sarılamayacağınızı düşünün. Ben eşimi bir daha kızımla oynarken göremeyeceğim. O da babasını tanıyamayacak. Karar verirken bunları göz önünde bulundurun. Eşim bir insanın giremeyeceği yerlerde kilometrelerce yürümek zorunda kaldı, arkadaşlarıyla bu bareti ondan böyle çizik ve kir içinde. Temizlenerek bana verilmesine rağmen bu böyle. Orada insanlar bağıra bağıra, çırpına çırpına can verdi. Bunların hesapları sorulsun. Çünkü eşim, madendeki tüm güvenlik önlemlerinin göstermelik olduğunu söylüyordu. Müfettişler geldiğinde o bölgelerde gezdirilirmiş sonrasında ise, bunlar olmazmış. Tekrar söylüyorum ve diliyorum. Göstermelik adalet olmasın. Sorumlular cezalandırılsın ki eşim ve arkadaşlarının içi rahat etsin. Bizlerde kendi yaşamlarımıza dönelim. Çünkü eşimin bir ihmal kurbanı olduğunu düşünmek beni hırslandırıyor" dedi.
Geleceğini umutlarını eşinin kefeninin içerisine koyup onunla birlikte toprağa verdiğini de söyleyen Berna Yılmaz, “Kızım cenaze günü gelen tüm kişilere koşup kapıyı açtı. Babasını bekliyordu. Her kapı çaldığında onun geldiğini düşünerek koştu ama babası gelmedi. Artık da gelemeyecek. Ben babasını kızıma resimlerinden ve görüntülerinden anlatmaya çalışacağım. Kızıma bunu kimsenin yaşatmaya hakkı yoktu. Eşim bir imalin kurbanı oldu" dedi.
Komisyon üyeleri son olarak ise, 36 yaşındaki İlyas Yıldırım'ın evini ziyaret etti. İki çocuk babası olan Yıldırım'ın eşi Zürfe Yıldırımla görüşüp ondan da madendeki eşinin anlattıklarına göre çalışma koşulları hakkında bilgi aldı.
Taylan YILDIRIM - Hakan GÜNGÖRDÜ / MANİSA ()

TY-HG (İÖ/AK) (FOTOĞRAFLI)


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.