Öne Çıkanlar esed Kiev Olimpyat Stadının skor tabelasında yapılan deneme sırasında ortaya çıkan görüntü Son Dakika! Sakaryada Karasu Devlet Hastanesi Karantinaya Alındı: Hastalar Tahliye Edildi El Şebab lideri Ahmed Diriyeden küstah Türkiye açıklaması Bursalılar

Bu haber kez okundu.

Euromos Antik Kenti'ne 'kazı Evi' İsteği
MUĞLA'nın Milas İlçesi'ndeki, antik çağda Mylasa'dan sonra yörenin en önemli kenti olan 3 bin yıllık tarihi geçmişe sahip Euromos'taki kazı çalışmalarının daha hızlı ilerlemesi için kazı evi oluşturulması gerektiğini belirten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Yrd. Doç Dr. Abuzer Kızıl, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Müzeler Genel Müdürlüğü'nden destek aldıklarını ama yerelden de destek beklediklerini söyledi.
Selimiye Mahallesi'ndeki, M.Ö. 2'nci yüzyılda inşa edilen, Zeus Tapınağı'nın bulunduğu Euromos Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarının temmuz ayında başlayan bu yılki bölümü sürüyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Nevşehir Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi öğrencileri ve işçilerden oluşan yaklaşık 25 kişilik ekip kazı çalışmalarında görev alıyor. Kazılara başkanlık yapan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Yrd. Doç Dr. Abuzer Kızıl, bu yıl dördüncü yılına giren çalışmaların İl Özel İdaresi'nin kapanması sonrası yaşanan ödenek sıkıntısı nedeniyle geçmiş yıllara göre daha geç başladığını belirterek, çalışmalar hakkında bilgi verdi.
KAZI EVİ İÇİN DESTEK İSTEDİ
Eylül ayına kadar sürecek kazıların tapınak, tiyatro ve agora bölümlerinde devam ettiğini vurgulayan Yrd. Doç Dr. Abuzer Kızıl, "İşçi ve öğrencilerden oluşan yaklaşık 25 kişilik bir ekibimiz var. Bu sayı zaman zaman değişebiliyor. Kazı ekibimiz bu yıl da Milas'ta bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı öğrenci yurdunda kalıyor. Ekibin kazı alanına uzak bir mesafede kalması işlerin yavaş ilerlemesine neden oluyor. Bizim için büyük zaman kaybı olan bir durum bu. Bu yıl ki düşüncelerimizin ağırlık noktasını bir kazı evi oluşturmak. Onun için çabalarımız devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Müzeler Genel Müdürlüğü'nden destek alıyoruz ama yerelden de destek bekliyoruz. Daha fazla alanda çalışmak istiyoruz. Daha çok kalıntıyı gün ışığına çıkarmak istiyoruz. Kazı çalışmalarımız sadece bakanlığımızın desteğiyle değil de, varlıklı iş adamlarımızın, hayırseverlerin katkılarıyla daha da hızlanabilir. Çünkü kaynaklarımız el verdikçe çalışma yapıyoruz. Kazı evimiz kazandırıldığı takdirde, zaman kaybımız olmayacak. Alanda 1.5 değil 9 ay çalışma fırsatımız olacak. Burası Muğla'ya çok da uzak değil. Günübirlik gelinip gidilebilecek mesafede. Bu da aslında bir avantaj. Kazı çalışmalarının yapıldığı alanın SİT bölgesinin çalışılan üniversiteye yakın olması her zaman büyük avantajdır" dedi.
HEDEF TEMENOS DUVARLARININ SINIRI BELİRLEMEK
Kazı çalışmalarındaki öncelikli hedeflerinin yerde yatan blokları yerlerine koyarak ciddi bir restorasyon gerçekleştirmek ve tapınağı kısmen de olsa ayağa kaldırmak olduğunu dile getiren Kızıl, "Milas'tan sonra bölgenin en kıymetli kenti Euromos. Burada bulunan ve Roma dönemine ait olan tapınak çok iyi korunmuş. Anadolu'nun en iyi korunan tapınaklarından birisi. Tapınak alanında çalışmalarımız devam ediyor. Bazı önemli mimari kalıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. Bunları şimdilik belgeliyoruz. Eğitim açısından ve bilimsellik açıdan kazılar çok önemli. Çünkü kazılara katılan üniversite öğrencileri alanda bilgilerini daha da genişletebiliyorlar. Euromos kutsal bir alandır. Onun için çevresiyle değerlendirmek lazım. Antik çağda kutsal alanların etrafında temenos duvarları da vardır. Bu yıl bizler bu duvarların güzergahını belirlemeye çalışıyoruz" diye konuştu.
SOYLU KOLTUĞU BULUNDU
Ayrıca daha önce yapılan kazılar neticesinde biriken molozları da yeniden elden geçirdiklerini belirten Kızıl, "Çünkü buralarda da bazı eserler bulduk. O günkü koşullarda gözden kaçan eserleri elde edebiliyoruz. Tiyatro da ise sondaj kazısı gerçekleştirdik ve orada soylu koltuğunu bulduk. Bu bizim için tiyatroyu daha iyi anlamamıza yardımcı oldu. Artık oturma sıralarının nereye kadar devam ettiğini ve sahnenin nerede olduğunu biliyoruz. Bu anlamda tiyatrodaki kazımız çok anlamlı oldu. Agora'nın arka tarafındaki duvarlarda yine yazıtlar bulduk. Yazıtlar Helenistik döneme ait. Roma döneminde yeniden devşirme olarak alanda kullanıldığını tahmin ediyoruz" dedi.

FOTOĞRAF

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.