Öne Çıkanlar esed Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! Türk Akımı Ürünleri Somuncu Baba

Bu haber kez okundu.

ANKARA, () - MİMARLAR Odası Ankara Şubesi'nde yapılan basın toplantısında AOÇ'de yükselen sarayın yaklaşık maliyet hesapları açıklanırken, Maden ocaklarında insan hayatını kurtarmak amacıyla harcanmayan, Saraylarda harcanan kamu ödeneği hatırlatıldı. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Başbakanlık Hizmet Binası ait fotoğraflarla binanın mimari özelliklerini değerlendirdi. Soma'da yaşamını yitirenleri de hatırlatan Candan, "Hükümet maden ocaklarına işçi sağlığı, iş güvenliği, denetim ve önlemler için yatırım yapmıyor. Ama Başbakan AOÇ'ye bir saray yapıyor. 1000 odalı bu binanın müştemilatıyla birlikte tam bir saray edasında olduğunu biliyoruz. Tamamlandığı söylenen saraya yaklaşık 1 milyar TL ve eski parayla 1 Katrilyon lira harcandığı ortada. Bu 1 katrilyona 935 bin maden işçisinin bir aylık ücretine bedel, 2 bin yaşam odasına eşdeğer" dedi.

SARAYA ÖZEL İŞLEMELER

Candan binanın mimarisi hakkında şunları söyledi: "Bu tür binalar baskıcı rejimlerde inşa edilir, insanın üstüne üstüne gelen yapılar hep faşizm dönemlerinde yapılmıştır. Bütün kolonlar çelik konstrüksiyon üzerine Yeşil Granit kaplama yapılmış. Bu granitler işlemesiz durumda 1 M² maliyeti 200 USD işlemeli olunca maliyet artıyor. Sadece 1 metrekaresinin maliyeti 16 maden işçisinin bir günlük ücretine bedel. Antalya'dan gelen Limra taşının 1m ² maliyeti 120 USD ile 200 USD arasında değişiyor. Bunları çelik uçlu matkaplarla işleniyor. İşlemeyle birlikte 250 USD. Mimari üslup olarak tam bir görgüsüzlük, yolsuzluk, hukuksuzluk abidesi. Yurt dışında maden ocağında çalışacak işçi iki yıl eğitim alırken, burada 38 saat eğitim alıyor. Hükümet işçi sağlığı konusunda adım atmazken, kendi sarayları için attığı adımları görüyoruz. Her şeyin özel seçildiğini, özel işlendiğini biliyoruz. Yerin binlerce metre altında 1000 liraya halkınız çalışırken, siz 1 katrilyona başbakanlık binası yapamazsınız. Aksaray'da 3 bin işçi çalışıyor bir vardiya da, 3 vardiya ile 9000 işçi çalışıyor demektir. İşçilerin iş güvenlikleri denetimi yapılıyor mu? Açıklanmalı. Geçtiğimiz aylarda Savaş Oğuz adlı bir işçi gece çalışması sürecinde düşerek hayatını kaybetmiş ve gizlenmişti."

"MİMARI ONUR KURULUNA GİDECEK"

Binanın tamamının özenti ve kopya olduğunu söyleyen Candan, "Merdivenleri Dolmabahçe sarayının merdivenlerinden, seyir terası Topkapı sarayından özentidir. Anıtkabirin önündeki meydandan daha büyük bir hitabet meydanı ve 1000 odalık sarayın büyük kabul salonları var. Cumhuriyet rejiminin yapısı olmadığı ayan beyan ortada. Mimarı Şefik Birkiye. Kültürel ve doğal mirasımızın ortasında, AOÇ'de bu yapıyı projelendirdiği için, İstanbul Şubesi 'ne üye olan Şefik Birkiye'nin onur kuruluna sevk edilmesi için start verildi. Maden kazası ile birlikte süreç doğru yönetilmediği ortada. Şili'de maden kazasında haftalar sonra insanlar madenden kurtarıldı. Yerin altında canlı olup olmadığını bilecek bir teknoloji dünyada mevcut. Şili'de NASA yerin altındaki maden ocaklarındaki canlı bilgisini vermişti. Uluslararası firmalarla yapılan çalışmalarla madenciler Şili'de kurtarıldı. Uluslararası firmalara çağrı yapmak istiyoruz, yerin altında insan olduğu söylentileri var bunların açığa çıkartılması gerekiyor. Delillerin karartılmadan sorumluların hesap vermesi gerekiyor. Başbakan yine mazlumu oynuyor, mazlum olmadığı ortadadır, hala halkı yerin binlerce metre altında,çocuklarına ekmek parası götürmek için çalışıyor, o halkın yaşamını koruyacak önlemler alınması sağlanmıyor, kendisine 1 katrilyonluk saray yapıyor. Halk aç susuz ölüyor, Başbakan saltanat sarayı yapıyor. Demokratik ülkelerde yapılacak bir yapı değil" dedi.



"SOMA HOLDİNG İSTANBUL'DA AYNISINI YAPTI"

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Gökhan Yıldırım Başbakan'ın 'Bu işi fıtratında ölüm var' sözüne gönderme yaparak, "Bu işin fıtratında işçilerin katledilerek, holdinglere çıkar sağlama var. Devlet güçleri seferber olduğu doğru yalnız, delilleri karartmak için seferber ediliyor. Maden işletmesinin modern olduğu söyleniyor, oysa yolu bile olmayan derme çatma bir yoldan derme çatma bir maden ocağı ile karşılaşılıyor. Ocak girişinde bir lambahane var, sayıyı işçilerin kullandığı lambalardan anlıyorlar. Oysa lambaları herhangi biri aldığında sayı belirsiz oluyor. Akıllı kartla işçilerin giriş yaptığı söyleniyor, akıllı kart varsa işçi sayılarının da belirli olması lazım. Sayılara da takılmak doğru değil bunun bir iş cinayeti olduğunu bilmek gerekiyor. Başbakanlığa bağlı AFAD gidiyor ama madende kurtarma çalışmasını yapanlar, yine maden işçileri oluyor. Soma'ya giden arkadaşlarımız var, TMMOB gelecek günlerde açıklayacağı hazırlanan raporda gerçekleri ortaya koyacaktır. Soma Holding nükleer santral ihalesine girmeye hala kalkışabiliyor. Yine Soma holdingin İstanbul'da yaptığı Tower'larında güvenlik odaları ne hikmetse unutulmuş durumda. Madende yaptığının aynısını yapan SOMA holdingin güvenlik odaları mimari projeden kaçırılarak, kiralanmış durumda. Bu işin fıtratında var bir taraftan işçiler katledilirken bir taraftan saraylar yapılıyor" İfadelerini kullandı.



"21. YÜZYILDA FITRAT KABUL EDEMEYİZ"

Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Namık Kemal Kaya ise Saray'da Soma katliamı da ülkemize yakışmıyor dedi. Kaya, "Madende duvarların niçin örüldüğü, delillerin karartıldığı açıklanabilir bir durum değil, bu nedenle yer altında yatan bilinmeyen gerçeklerin peşini bırakmamak gerekiyor. Soma'da Başbakan'ın bir vatandaşı darp etmesine kadar varan tavır ise dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir, 21. Yüzyıl ülkesine yakışmıyor. Türkiye'de Soma dışında birçok madende aynı sıkıntılar olduğu biliniyor. Bir yerde Soma, bir yerde AOÇ'de yapılan saray. Canlı yaşamında fıtrat vardır ama 2000'li yıllarda yaşayan bir toplum iş kazasıyla fıtratı kabul edemez. Başbakan kendisi ile çelişmiyor, yaratmak istediği toplum fıtratı kabullenen bir toplum ama buna izin vermeyeceğiz" dedi.

() (MV) 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.