Öne Çıkanlar esed Spor Toto Basketbol Ligi 7 yaralı Putinden Filistin Yorumu: Harita Böyle Olmalı Seul

Bu haber kez okundu.

'türkiye'de Güneş Kent Uygulamasi Başlatilmali'
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Mersin Şubesi tarafından 6'ncısı düzenlenen Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu ve Sergisi, açıklanan sonuç bildirgesiyle sona erdi. Bildirgede, "Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de 'Güneş Kent' uygulamaları başlatılmalı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerekli çerçeve belirlenmeli, yasal mevzuat oluşturulmalıdır" denildi.
Kültür Merkezi'nde yapılan ve 'Enerji mi? İşte Güneş' sloganıyla yapılan sempozyumda 20 bildiri sunulurken, 'Yerel Yönetimlerde Güneş Enerjisi Yatırımları' konulu bir panel gerçekleşti. Sempozyumda doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki aşırı dalgalanmalar, özellikle Çin ve hızlı gelişen diğer ülkelerin atmosfere kontrolsüz bir şekilde yaydığı sera gazları salımı ve nükleer enerji kaynaklı elektrik enerjisi üretiminde yaşanan sorunlar nedeniyle enerji sektöründe yenilenebilir enerji kaynakları lehine radikal dönüşümün yaşandığı bir zamanda ülkedeki güneş enerjisi araştırmalarının, politika ve uygulamaları ele alındı.
Dünya deneyimlerinin paylaşıldığı bilimsel etkinlikte, yakıt ve teknoloji yönünden dışa bağımlı, güvenlik ve atık sorunu çözülmemiş Mersin Akkuyu Nükleer Santral Projesi'nin enerji çeşitlendirilmesi ve güvenliği açısından beklenen yararları sağlamayacağı belirtilen sonuç bildirgesi açıklandı. Yöre halkının görüşü alınmadan yapılan bu uygulamanın bölge halkında tedirginlik yarattığının altı çizilen sempozyumda, dışa bağımlı enerji politikaları yerine, yerli kaynak kullanımına öncelik vermeye çalışılmasının önemini işaret edildi.
SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI
Etkinliğe ev sahipliği yapan Makina Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Alper Turna tarafından açıklanan sonuç bildirgesinde önemli tespitlere yer verildi. Türkiye'nin enerji talebindeki büyüme ve bu alanda yapılan yatırımlar göz önüne alındığında, enerji bileşenleri arasında güneşten elektrik enerjisi üretimini sağlayan PV ve CSP sistemlerinin de yer almasının mutlaka sağlanması gerektiği, en azından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2030 yılı projeksiyonunda toplam kurulu güç kapasitesi içerisinde güneşe dayalı güç olarak belirlediği yüzde 10.1 hedefine ulaşılması gerektiği ifade edildi.
Sonuç bildirgesinde uyarılar ve öneriler şöyle sıralandı:
"Başlangıç için 600 MW olarak öngörülen PV tesisin yerli kaynaklardan sağlanabilmesi için sanayimizin desteğe, bürokrasinin azaltılmasına ve doğru adımların zamanında atılabilmesi için sağlıklı bir yol haritasına ihtiyaç vardır. Bu kapsamda halen 17 adet PV tesisinin kurulmakta olduğu bilinmektedir. Bu tesislerden sadece birinde yerli üretim güneş hücresi kullanılmakta diğerleri Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilmektedir. Yerli üretimin engellenmesine fırsat verilmemelidir. Fotovoltaik tesislerin yerli üretimi için sektördeki gelişmeler izlenerek üniversite, meslek örgütleri, sanayi işbirliği ile yerli üretim hedeflenmeli ve kamu tarafından desteklenmelidir. Bu destek sayesinde yerli ihtiyaçlar karşılanacağı gibi, Orta-Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde bu sektörün uluslararası pazarlarda önemli bir aktör olma imkânı da sağlanacaktır. Fotovoltaik güç sistemlerindeki maliyetler hızlı düşmektedir. 1000 kw gücün altındaki güç sistemlerini kurulması diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yaygın hale getirilmelidir. Yakın gelecekte PV sistemleri kurulum, işletme ve bakım, söküm, geri dönüşüm alanlarında hizmet verecek eleman eğitimi planlanmalıdır. Kristal silisyuma dayalı ve ince film sektöründe Ar-Ge çalışmaları daha planlı yapılarak teşvik edilmeli ve yönlendirilmelidir. Bu amaçla üniversitelerimizden etkin bir şekilde yararlanılmalıdır."
GÜNEŞ İÇİN FİSİBİLİTE HASSAS YAPILMALADIR
Güneşten elektrik üretmek için güneş santral alanlarının uygun yerlere yerleştirilmesi için ön fizibilite çalışmalarının daha hassas yapılmasına ve tarım arazilerinin, ormanlık alanların, meraların, SİT ve ören alanlarının yok olmamasına dikkat edilmesi gerektiği vurgulanan sonuç bildirgesi şöyle devam etti:
"Elektrik tüketiminde şebeke üzerindeki yükü azaltmak için bireysel güneş elektriğinin şebekeye bağlanması için gerekli şebeke kriterleri ile ilgili ikincil mevzuatın hızlı bir şekilde tamamlanması sağlanmalıdır. Güneş enerjisi sistemlerinin testlerinin yapıldığı akredite laboratuarların ulusal düzeyde oluşturulması ve yaygınlaştırılması için gerekli girişimler yapılmalıdır. Konutlarda tüketilen enerjinin yüzde 80'i ısınmaya harcanmaktadır. Bu nedenle güneş mimarisi önemsenerek uygulanmalı, öncelikle büyük şehirlerden başlanarak yeni yapılmakta olan binalarda, şehir ve imar planlarında binaların güneş mimarisine uygun şekilde tasarımı ve yapımı ile yalıtıma büyük önem verilmelidir. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği, yenilebilir enerjilerden daha fazla faydalanılacak şekilde revize edilmelidir. Bu yönetmeliğin ilişkili olduğu kat mülkiyeti gibi kanunlarla olan çelişkileri giderilmeli, yeniden düzenlenmelidir. Endüstriyel tesislerde, nüfusun ve enerji tüketiminin yoğun olduğu büyük kentlerde, özellikle çok katlı binalarda yerel yönetimlerle işbirliği yapılarak güneş kolektörlerinin yaygın kullanımı konusunda çalışmalar yapılmalı, güneş kolektörleri ve aksesuarlarında KDV yüzde 1'e düşürülmelidir. Termal güneş enerjisi uygulamalarının görsel kirlilik yaratmaması için yasal düzenlemeler yapılarak uygulamaya geçilmeli, yerel yönetimler bu konuda kent estetiğine önem vermelidir."
İMAR YÖNETMENLİKLERİ GÜNEŞE GÖRE REVİZE EDİLMELİ
Avrupa ülkelerinde olduğu gibi pompalı güneş enerjisi sistemlerinin kurulmasının yaygınlaşmasına yönelik çalışmalar yapılması ve bu sistemi kullanan binalar için çevre temizlik veya emlak vergisinden bir sürelik muafiyet sağlanması gerektiği
ifade edilen sonuç bildirgesinin sonuç bölümünde şu uyarılar ve öneriler yapıldı:
"Ayrıca imar yönetmelikleri de buna göre revize edilmelidir. Türkiye'de güneş enerjisinden su ısıtma sektörü son yıllarda gittikçe artan oranda, Uzakdoğu (Çin) kaynaklı ithal ürünlerin baskısı altındadır. Çin devletinin ihracat konusunda sağladığı özel ve yüksek destekleri arkasına alan Çinli firmalar her yıl katlanan oranlarda satışlarını ülkemizde artırmaktadır. Sektörde meydana gelen üretim kaybı, pazar küçülmesi, niteliksiz ürünlerin ülkeye girmesi gibi konuların önlenebilmesi için devlet kurumlarının konu ile ilgilenmeleri ve gereken tedbirlerin alınması gerekmektedir. Eğitim kurumlarında, kamu binalarında ve kamusal alanlarda aydınlatma, ısıtma, soğutma, sıcak su gibi elektrik enerjisi tüketimini etkileyen uygulamalarda yenilebilir enerji kaynaklarının kullanılması sağlanmalı, toplumda farkındalık yaratılmaya çalışılmalıdır. 19. Mühendis ve mimarların güneş enerjisi uygulamalarında proje bilgilerini geliştirmeye yönelik eğitimleri için, MMO MİEM kurslarında güneş enerjisi konularına, sanayide enerji verimliliği ve binalarda enerji yöneticiliği kurs ve eğitimlerinde yenilenebilir enerji konularına daha geniş yer verilmelidir. Mersin'de güneş enerjisi sistemleri üretimine yönelik bir sanayi dalı vardır. Bu sanayi dalı çeşitli politikalarla desteklenerek bir sektör kümelenmesi haline getirilmelidir. Bütün Dünya'da olduğu gibi Türkiye`de de 'Güneş Kent' uygulamaları başlatılmalı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerekli çerçeve belirlenmeli, yasal mevzuat oluşturulmalıdır. Güneş Kenti Mersin'de Mersin Güneş Enerjisi Araştırma- Geliştirme Enstitüsü kurulması gereklidir. Binalarda yalıtım, m2 sınırlaması, bina konumu ve katı atık dönüştürme santrali imar yönetmeliklere konulmalıdır ve odalar tarafından mesleki denetimi yapılmalıdır."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.