Öne Çıkanlar esed O haberi alınca aradı ve iptal etti! Böyle bir günde gelemeyeceğim. Instagram çöktü Üreme Tıbbı İşte ilk sözleri

Bu haber kez okundu.

İso: Kalkınma Bankacılığı Olmadan Bir Yüzyıl Daha Sanayileşmek Zor

İSTANBUL, 30 Nisan () - İSTANBUL Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, kalkınma bankacılığı modeli olmadan Türkiye ekonomisinin büyümesinin mümkün olmadığını belirterek, "Özel sektör bankalarıyla bu işin olacağını düşünmeye devam edersek, 'Batı nasıl başarıyor da biz başaramıyoruz?' sorusuna bir yüzyıl daha yanıt veremeyiz" dedi.

Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, İSO Meclisi'nin, "Finansal İstikrar, Sanayinin Finansmanı ve Sürdürülebilir Ekonomi Bağlamında Bankacılık ve Reel Sektör İlişkileri" ana gündemli Nisan ayı toplantısının konuğu oldu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye ekonomisinin büyümesinde kalkınma bankacılığının rolü ve reel sektör için finansman kaynaklarına düşük maliyetle ulaşmanın önem taşıdığı konularına ağırlık verdi. 

Türkiye'de ekonominin lokomotifi olan reel sektörün en önemli sorununun, uzun vadeli kredi maliyetlerinin yüksekliği ve finansmana erişim güçlüğü olduğunu belirten Bahçıvan, 2013 yılında şirketlerin bankalara 51,3 milyar TL faiz ödediğinin altını çizdi ve ekledi:

"Bir başka ifadeyle, şirketler faaliyet karlarının yüzde 50'sini bankalara faiz olarak ödemektedirler. Muhtemelen bu oran artan faiz oranları ve kur farkları nedeniyle yüzde 60-65'e kadar çıkacaktır. Bankacılık sistemi halen daha 'teminat ve ipotek bankacılığı' anlayışında kalmış durumda. Bilanço, gelir ve sürdürülebilir iş modeli bazında bir anlayışa geçebilmiş değil. Burada bir anlayış değişikliğinin zamanı çoktan geldi ve geçiyor bile. Artık bizim fikirlerimizin, hayallerimizin ve girişimcilik ruhumuzun da teminat olarak kabul edilmesini arzu ediyoruz."
 
"BÜYÜME ZOR"

Bahçıvan konuşmasında, sanayiciler için büyük önem taşıyan İstanbul Finans Merkezi'nin, başkalarının finans transferinde köprü olmasından ziyade Türkiye'nin üreterek büyümesine katkı yapması gerektiğine işaret etti. Almanya'dan Japonya'ya, ABD'den Kore'ye sanayileşerek büyüyen tüm gelişmiş ülkelerde mutlaka kamunun geliştirici, kapsayıcı ve destekleyici bakış açısını olduğunu söyleyen Bahçıvan, Türkiye'de ise bankacılık ve finans kesiminin en zayıf halkasının bankacılık-sanayi ilişkisi olduğunu vurgulayarak belirterek, şöyle konuştu:

"Bugün bir kalkınma bankacılığı modeli olmadan sadece özel sektör bankalarıyla bu işin götürülebileceğini düşünmeye devam edersek, 'Batı nasıl başarıyor da biz başaramıyoruz?' sorusuna, bir yüzyıl daha yanıt veremeyiz. Burada sanayiciler olarak yanlış anlaşılmak istemiyoruz. Özel sektör bankacılığının yaklaşımını yadırgamıyoruz. Onların da haklı gerekçeleri var. Kendi fonlamalarını haklı olarak kısa vadeli dönecek olan getirilere yönlendirmeleri ve bu yönde paket oluşturmaları anlaşılabilir bir durumdur. O halde, kalkıp da bu fonlardan sanayinin 10 - 15 yıllık ihtiyaçları için kaynak beklemek, her halde fazla iyimserlik olur. Bunun için Türkiye'nin mutlak surette sanayiyi destekleyen kalkınma bankacılığı modelini oluşturması gerekmektedir. Eğer bu model oluşturulur ve işlevsel kılınırsa, o zaman onun etrafında özel sektör bankaları da bir kümelenmeye gideceklerdir."

KALKINMA BANKASI KREDİ HACMİ SADECE 2,5 MİLYAR TL

Kalkınma bankacılığının sanayi için önemini, gelişmiş ülkelerin kalkınma bankalarının milli gelirden aldığı pay ile açıklayan Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Almanya Kalkınma Bankası'nın sermayesinin, Almanya milli gelirine oranı yüzde 0.78 düzeyindeyken, Türkiye'de bu oran sadece yüzde 0.01'dir. Aynı şekilde kalkınma bankalarının toplam aktiflerinin, bazı ülkelerde milli gelire oranı yüzde 15 ve 19'lar düzeyinde. Bu oranın dünya ortalaması ise yüzde 7.0'yi buluyor. Eğer Türkiye bu ortalamayı tutturabilseydi, yaklaşık 100 milyar lira aktif gücüne sahip bir kalkınma bankamız, böyle bir kalkınma bankamızın da piyasa yaklaşık 80 milyar lira kredi verme hacmi olacaktı. Şu anda Türkiye Kalkınma Bankası'nın kredi hacmi sadece 2.5 milyar liradır. Türkiye Kalkınma Bankası, kuruluş amacındaki asli görevine bir an önce kavuşturulmalıdır."
 
KOBİ'LER İÇİN DAHA ZOR

Bankacılık sisteminde gelecek dönemde Basel II ve Basel III kriterlerinin devreye girecek olmasının, kredi bulmakta zorlanan KOBİ'lerin de hayatını zorlaştıracağını belirten Bahçıvan, "Bu durumda, finansal sistemin derinliğinin artırılması, risk sermayesi ve girişim sermayesi gibi finansal araçların geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, reel sektöre verilen krediler üzerindeki vergi yüklerin azaltılması önem kazanmaktadır. KOSGEB'in finansman yapısının güçlendirilmesi, Kredi Garanti Fonunun daha etkin bir şekilde işletilmesi, sermaye piyasalarından daha fazla yararlanılması gibi önlemlerin de hayata geçirilmesi gerekmektedir" diye konuştu.

(OSS)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.