Öne Çıkanlar esed Spor Toto Basketbol Ligi 7 yaralı Putinden Filistin Yorumu: Harita Böyle Olmalı Seul

Bu haber kez okundu.

'bal Üretiminde Dünya İkincisi, İhracatta Sonlardayız'

Sebile ÇETİN / BURSA, () - ULUDAĞ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Arıcılık Geliştirme-Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Levent Aydın, Anadolu’da yetişen arıların dünyada birçok arıya gen kaynağı olduğunu fakat, bal ihracatında Türkiye’nin istenen noktaya gelemediğini söyledi. Türkiye’nin bal ihracatında dünya listesinde ilk 10’a giremediğini belirten Prof. Dr. Aydın, "Sektör 58 bin kayıtlı arıcı, 6 milyon kovan ile dünyanın 3’ncü büyük varlığına sahip. Yıllık üretimi 94 bin ton. Üretimde dünya ikincisi ama ihracat yeterli değil. Yurtdışına ancak 4- 5 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyoruz" dedi.
Türkiye’de arıcılığın geldiği nokta konusunda değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Levent Aydın, arıcılığın yapıldığı en eski toprakların Anadolu ve Orta Doğu olduğunu anlattı. Hititler'de bal arısının para birimlerinde dahi yer aldığını anlatan Prof. Dr. Aydın, Türkiye’nin Kafkas, Anadolu, Karniyol, Suriye arısı gibi farklı türleri topraklarında barındırdığını kaydetti. Dünyadaki bir çok ülkede sadece tek bir arı ırkının görülebileceğini ifade eden Prof. Dr. Aydın, Türkiye’de arıların her dönem farklı bitkilerden bal üretebildiğini vurguladı. Dünyada bilinen 8 bin aromatik bitkinin 4 binin merkezi Türkiye olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın  çiçek, kestane, kekik, ıhlamur, çam balı gibi bir çok çeşidin bu flora sayesinde olduğunun altını çizdi.
BUCKFAST ARISININ GENLERİ ANADOLU’DAN GİTTİ
Arıcılık açısından Türkiye’nin cennet olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aydın şunları söyledi:
"Muğla ve Aydın’daki arı varlığı Yunanistan ve Bulgaristan’ın arı varlığına eşittir. Kafkas arısı gibi çok önemli bir ırka sahibiz. Dünyada 'Buckfast arısı' diye bilinen arının gen kaynağı 1950’lerde Anadolu’dan gitmiştir. Türkiye arıcısı Aralık, Ocak, Şubat dışında çalışır. Sektör 58 bin kayıtlı arıcı, 6 milyon kovan ile dünyanın 3’ncü büyük varlığına sahip. Yıllık üretimi 94 bin ton. Üretimde dünya ikincisi ama ihracat yeterli değil. Yurtdışına ancak 4- 5 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyoruz. Arjantin ihracatta 4’ncü veya 5’nci sırada. Sadece bal ihracatı 470 milyon dolar. Üretim ve arı varlığı olarak bizden daha küçük bir ülkenin daha çok bal satması düşündürücü. Bizim yeni arıcıya ihtiyacımız yok. Mevcut arıcının eğitilmesi, diğer arı ürünlerinin tanıtılmasına ihtiyaç var. Ürettiğimizin 3’te birini satarsak üretici hak ettiğini alacak."
'KOVANDAN SOFRAYA DENETLENMELİ'
Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği kriterlerinin son derece ağır olduğunu belirten Prof. Dr. Levent Aydın sözlerini şöyle sürdürdü:
"Avrupa Birliği naftalin, parafin, antibiyotik, hile istemiyor. Ürünlerde ilaç veya hile çıktığında Avrupa Birliği bal satışını yasaklıyor. O zaman 'Avrupa Birliği’ndekiler insan da bizimkiler insan değil mi?' diye soruyorsunuz. Bu ballar iç piyasada tüketiliyor. Buna geçmemiz için daha bilinçli bir üretim gerekli. Üretici artık titiz davranmaya başladı. Ama kovandan sofraya kadar denetlenmeli. Türkiye ihracatta hızla yol alıyor. Arıcılıkta araştırmalarla dünyada dikkat çekmeye başladı."
Türkiye’nin dünyadaki tek gezginci arıcılık sistemini geliştiren ülke olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, arıcılığın son yıllarda kurulan Arı Birlikleri ile gelişmeye başladığını söyledi.
'ARI ZEHİRİ ALTINDAN DAHA PAHALI'
Balın arı tarafından üretilen en ucuz ürün olduğunu kaydeden Prof. Dr. Levent Aydın, “Biz süper bir canlıdan bahsediyoruz. Tozlaşma ve bitkisel üretime katkısı büyük. Arı zehri tıpta, arı sütü, propolis, polen, bal mumu kozmetikte ve besin olarak kullanılıyor. Arı sütünün bir kilosu bin lira, arı zehrinin işlenmemişi 150 ile 300, işlenmişi 2 bin dolar. Altından daha pahalı. MS, Lösemi hastalarının ilaçlarının içine nano gramlar düzeyinde giriyor. Ama Türkiye’de bal dışında büyük bir üretim görülmüyor. Türkiye arıcısı kovan başı 8 lira teşvik alıyor. Bu teşviklerin ürüne, ihracata veya arı hastalıklarının mücadelesine verilmesi gerekir. Üreticinin eğitimi sağlanmalı" şeklinde konuştu.
Türkiye’de 5 gün kurs düzenlenip kovan dağıtıldığını ve ilk kış arıların yok olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydın, desteklerin profesyonel arıcılara verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
SÇ(FK/COŞ) (FOTOĞRAFLI)

 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.