Öne Çıkanlar esed Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! Türk Akımı Ürünleri Somuncu Baba

Bu haber kez okundu.

Suriye'de Pentagon-Moskova işbirliği mi?

 Verdiği bir röportajda açık açık 'Esed'i kurtarmak istiyoruz' diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatı ile havalanan Rus Hava Kuvvetleri'ne bağlı jetlerin Suriye topraklarında IŞİD'i vurma bahanesi ile gerçekleştirdiği hava operasyonlarında, sivillerin hedef alınması akılları karıştırırken, Yeni Şafak Yazarı Bülent Orakoğlu ise bugünkü yazısında Suriye'de yaşanan gelişmeleri kaleme alarak gizli bir anlaşmaya işaret etti.Orakoğlu, söz konusu anlaşmanın doğru olması halinde ise, bölgenin ateş çemberine atılacağı uyarısında bulundu.


Bülent Orakoğlu'nun yazısı şöyle;

Suriye'de 1970 yılında bir darbe sonucu iktidarı ele geçiren Hafız Esed, Hatay'ı Suriye topraklarına ilhak etmek için diplomatik ve illegal faaliyetler içine girmişti. Hatay'ın Fransızlar tarafından yapılan bir anlaşmayla Türkiye'ye verildiğini, anlaşmadaki gizli bir maddeye göre 100 yıl sonra yeni bir plebisit yapılmasını gerektiği yönünde gerçek dışı ve psikolojik harekat unsuru açıklamalarda bulunan Hafız Esed, Hatay'ı kendi topraklarında gösteren haritalar bastırmış ve bu haritaları uluslar arası platformlarda kullanarak iç ve dış kamuoyunun desteğini kazanmaya çalışmıştı.

Hafız Esed, Türkiye'de kaos ve siyasi istikrarsızlık yaratmak amacıyla, PKK, ASALA, THKP/C- ACİLCİLER DHKP/C başta olmak üzere terör örgütlerini desteklemiş, işgal ettiği ve kontrolü altında bulunan Lübnan topraklarında eğitim kampları kurmalarına göz yummuştu. Bu süreçte Suriye ordusunun tüm silah ve teçhizatını karşılayan iç muhalefete karşı ayakta tutan askeri danışmanları ile iç güvenlik örgütleri oluşturan Sovyetler Birliği ve müttefikleri Lübnan'daki mevcut işgalin devam ettirilmesi konusunda Suriye'ye tam destek vermişlerdi.

Suriye Ordusu'nun Arap Barış Gücü sıfatıyla Lübnan'ı işgal etmesi Müslüman-Hıristiyan çatışmasını önleme amaçlı değildi. Soğuk Savaş'ın bütün hızıyla devam ettiği o yılların konjonktürü'nde,Varşova Paktı adına Bulgaristan'ın görevi; Kapitalist ülkelerin müttefiki durumundaki üçüncü dünya ülkelerinde yasadışı faaliyetleri tezgahlamaktı. Parçalanmış ve toprakları resmi hükümetçe denetlenemeyen Lübnan, kaçakçılıktan terörizme kadar her türlü yasadışı faaliyetin tezgahlanmasında aranıp ta bulunamayacak bir bölge haline getirilmişti.

Günümüzde ise oğul Beşer Esed babasının izinden hareketle, terörü Türkiye'ye ihraç edecek strateji ve politikaları uygulamaya devam ederek, kadim düşman bir komşu ülke olarak tarihsel süreçte yerini almıştı. IŞİD'in küresel güçler ve Batı'nın bir sopası olarak Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesi ve dizayn edilmesi hedefi doğrultusunda taşeron bir örgüt olarak ortaya çıkarılması sonrasında gelişimi ve büyümesinde bu örgüte en büyük örtülü destek Esed rejiminden gelmişti.

Ne yazık ki bu gerçeğe bilerek gözünü kapayan, yıllarca Esed rejimine diplomatik, ekonomik ve askeri teçhizat ve eğitim desteği veren, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesinden biri olan Rusya bu kez Suriye'deki iç savaşa enteresan bir şekilde direkt müdahil olmuş görünüyor. Üstelik, Rusya, IŞİD ile gerçek anlamda yalnız Esed ve PYD'nin mücadele ettiğini belirterek, yalnızca İdlip Vilayeti, Hama ve Humus'taki IŞİD hedeflerinin Rus savaş uçaklarınca vurulduğuna yönelik açıklaması pek inandırıcı görünmüyor. Zira SMDK(Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu) Başkanı Halid Hoca'nın, Rus savaş uçaklarınca bombalanan Humus'un kuzeyindeki üç bölgenin bir yıl önce IŞİD ve El-Nusra cephesinden temizlendiğini ölenlerin tamamen siviller olduğu yönündeki açıklaması bölgede gelişen bazı olaylarla' teyit edilmiş bulunuyor.

ABD'nin Delta Force kara birliklerini Suriye'de PYD kantonları bölgesinde konuşlandırmasının hemen sonrasında, Rus savaş uçaklarının Suriye'deki iç savaşa Esed rejimi lehine müdahil olmasının yanı sıra Moskova'nın Tartus limanındaki üssüne ek olarak Lazkiye'de bir hava üssü kurma hedefi içinde hareket ettiği iddia ediliyor. İşin ilginç yanı ABD'li yetkililerin Delta Force kara birliklerinin Suriye'de olduğunu, özel kuvvetler savaş eğitmenlerince PKK/PYD unsurlarına eğitim verdikleri yönündeki açıklamalarını kendiliğinden yapması karşısında, Rusya'nın da aynı şekilde Suriye'ye askeri teçhizat gönderdiklerini, Rus askerleri varlığının uzun süreden bu yana bölgede olduklarını açıklaması ve savaş uçaklarının Suriye'yi vurmasının, Rusya ile ABD arasında Soğuk savaş döneminde yeni bir'' it dalaşımını mı''gösteriyor? Yoksa Rusya'nın Koalisyon güçlerine katılarak, Kırım ve Ukranya nedeniyle, Batı'nın siyasi ve ekonomik ambargosunu çözmek ve Esed rejimini kurtarmak amaçları ile Türkiye'nin Suriye toprakları içinde güvenli bölge kurma projesini akim kılmak için Rusya ve ABD arasında yapılması muhtemel gizli bir anlaşmaya mı işaret ediyor.

Pentagon'un, PKK veya Kürt Koridoruna karşı, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde IŞİD'in kontrolündeki Azez,Cerablus ve Mare bölgeleri ile bu hattın güneyindeki muhalif güçlerin elindeki bölgelerde terörden arındırılmış, uçuşa yasak güvenli bölge kurmasının olmazsa olmaz şart olduğu, Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından Kırmızı çizgisi olduğu dosta düşmana açıklanmıştı.

Diğer yandan Reuters'a konu hakkında ''bilgi sahibi olan kaynaklar'' tarafından yapıldığını iddia ettiği açıklamalarda ''İranlı yüzlerce askerin kara harekatına katılmak için Suriye'ye gittiği, Suriye'nin kuzeyinde isyancıların(muhalif güçlerin) elinde olan bölgelere düzenlenecek kara operasyonunda, Esed'in isyancılara kaybettiği toprakların geri alınmasının planlandığı, Kara harekatına Suriye Ordusu ve müttefiklerinden kara unsurlarının eşlik edeceği ,Rusya'nın da hava desteği vereceği belirtiliyordu''

Eğer Reuters'in verdiği bilgi doğruysa, Türkiye'nin ''Güvenli Bölge Projesi'' ve kırmızı çizgisi hedefe alınmış görünüyor. Dileriz ki, ABD ve Rusya bölgeyi ateş çemberine atabilecek kadar dumura uğramamış olsunlar.

Anahtar Kelimeler:
Amerika Hava Operasyonu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.