Öne Çıkanlar Deprem gibi gelişme! Hanifeden kötü haber! HERKES ŞOKTA! Ürünleri Somuncu Baba 8 yıl Türk Akımı

Bu haber kez okundu.

Bıçak kemiğe dayandı

 Stratejik Düşünce Enstitüsü(SDE) analisti Aydın Bolat’la Türkiye’nin güney sınırında, NATO öncülüğünde oluşturulan koalisyon güçlerinin alan açmasıyla, oluşan PYD/PKK yapılanmasından, Suriye’deki savaşın son durumuna ve Türkiye’nin Suriye’ye olası müdahalesine kadar birçok konuyu konuştuk. İşte o sohbet...

AK PARTİ’NİN TEK BAŞINA HÜKÜMET OLAMAMASI PYD VE BATI’NIN İŞİNE YARADI

ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, Türkiye’nin terör örgütü kabul ettiği PKK/PYD yapılanmasına neden bu kadar destek veriyor?

Türkiye siyasetini 13 yıldır istikrarlı bir şekilde yöneten AK Parti bu seçimde hükümet kuracak güce ulaşamayınca ve Türkiye yeniden koalisyonlara muhtaç hale gelince bunun oluşturduğu iç karışıklıklardan istifade etmek isteyen yapılar güney sınırımızda hareketlilik oluşturuyor. Özellikle PKK ve PYD yapılanmalarının böyle bir durumdan yararlandığı açık. Diğer taraftan onlara destek veren koalisyon güçlerinin de bu durumu kendi lehlerine kullanmak istedikleri görülüyor. Suriye ve İran rejimleri de Türkiye’nin iç siyasetine gömülmesinden hareketle kendi çıkarlarını kollamaya çalışıyorlar.

PKK KONTROLÜNDE BİR KÜRT DEVLETİ KURULMAK İSTENİYOR

Suriye’nin kuzeyinde PYD vasıtasıyla oluşturulmaya çalışılan yapı Baas rejimini koruma amaçlı, yukarıdan gelecek tehditlere karşı oluşturulmuş bir tampon bölgedir. Türkiye’nin Suriye sınırında iç temizlik yapılıyor. Bölgedeki Arap ve Türkmen unsurlar oradan göç ettirilmeye ve orada PKK kontrolünde bir Kürt devleti kurulmaya çalışılıyor. Türkiye bütün bu süreçte en çok bedel ödeyen ülke. Etnik temizlik yapılan Suriye sınırımızdan Türkiye’ye göçe zorlanan insanların her türlü ihtiyacını da biz karşılıyoruz. Bizi her türlü zor durumda bırakmaya çalışan bir ittifak var.  

BIÇAK KEMİĞE DAYANDI TÜRKİYE’NİN SURİYE’YE GİRMESİ LAZIM

Suriye sınırımıza baktığımız zaman sınırın büyük bir bölümünün PYD’nin eline geçtiği görülüyor. Acaba Esed ile Batı koalisyonu birlikte hareket edip, Türkiye’nin Suriye sınırını PYD’ye bırakarak, Türkiye’ye ağır bir darbe mi vurmak istiyorlar?

Tüm Türkiye düşmanları konjonktürden istifade etmeye çalışıyorlar. Türkiye’nin hem bölgesinde hem de küresel düzlemde ortaya koyduğu iddialar, Türkiye’nin yeni Türkiye vizyonu, İslam dünyasıyla geliştirmeye çalıştığı politikalar, Ortadoğu üzerinde Türkiye’nin bağımsızca hareket etmesi ve Arap Baharı üzerinden Türkiye’nin ortaya koyduğu retorik, adamlara batıyor. Türkiye’nin bu büyük hamlelerini ve potansiyelini bir türlü hazmedemiyorlar. Dolayısıyla Türkiye’yi durdurmaya, kontrol etmeye çalışıyorlar. Bu noktada bana göre Türkiye’nin ileri bir stratejik adım atması gerekiyor. Türkiye sınırlarını kontrol altına alabilirdi. Buralarda güvenlikli bölgeler, oturulması için oralarda üs edinebilirdi ve hâlâ da edinebilir. Güney sınırımız hallaç pamuğuna çevriliyor, artık bıçak kemiğe dayandı. Türkiye’nin Suriye’ye girmesi lazım. Türkiye bu kuşatılmışlığa, her yanının terör örgütleriyle çevrelenmesine razı mı olacak? Adamlar habire üstümüze geliyorlar. Türkiye’nin seçimden sonra içte yaşadığı boşluk ve sıkıntıdan da istifade ediyorlar. Türkiye’nin burada mutlaka bir güç koyması gerekiyor.

IŞİD’İ ŞEYTANLAŞTIRIP PYD VE PKK’YI MELEKLEŞTİRİYORLAR

Türkiye eğer Suriye’ye girerse, Türkiye’nin güney sınırında tehdit olarak algıladığı iki grup var. Bunlar PYD ve IŞİD. Ama sınırımızın neredeyse tamamına yakını PYD’nin eline geçmiş durumda. Türkiye müdahale durumunda nasıl bir yol izlemeli?

Türkiye’nin oradaki varlığı bile PKK ve PYD için en azından bir uyarıdır. Biz kimseye zulüm etmeye gitmeyeceğiz. Aslında biz bu müdahalede de geç kaldık. Keşke hesaplar bu kadar karışmasaydı. Yani Batılılar şöyle bir denklem kurdular; IŞİD diye bir şey var, radikal İslamcı bir terör örgütü, kafa kesiyor ve durmadan katliam yapıyor. Bunun karşına da ideolojik anlamda kendilerine daha yakın olarak gördükleri PKK ve PYD’yi koymayı tercih ettiler ve onları desteklemeye başladılar. Bir taraftan IŞID’i şeytanlaştırıyorlar, bir taraftan da PKK ve PYD’yi melekleştiriyorlar. Bu Türkiye’nin aleyhine olan bir tutumdur. Türkiye bu tür terör örgütlerinin hepsine karşıdır.

ORTADOĞU’DA GÜÇTEN ANLAYAN BİR ANLAYIŞ HAKİM

Türkiye’nin hem PKK üzerine yapacak hamleleri var hem de IŞİD üzerine yapacak hamleleri var. Türkiye’nin en azından orada birkaç bölgeyi tutması lazım. Türkiye bu noktalarda Sudi Arabistan, Katar ve Fransa’dan destek alabilir. Tabii bunların üzerinde ciddi anlamda çalışılmalıdır. Ortadoğu’da güçten anlayan bir anlayış hakim. ‘Ben insani yardım edeceğim, mültecileri kabul edeceğim, aman bir tatsızlık çıkmasın, Süleyman Şah Türbesini de geri getiririm’ dediğiniz zaman korktuğunuzu ve bir şey yapamayacağınızı düşünüyorlar. Ortadoğu’da güçler savaşı vardır. Biz kendi ülkemizin sınırlarını, güvenliğimizi tedbir içerisine alacağız. Bu olaydan kim rahatsız olacaksa olsun.

MÜDAHALE ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN OLARAK YAPILIR

Türkiye eğer Suriye’ye girerse, Türkiye’ye tehdit oluştuğunda NATO’nun bizim yanımızda olması durumu ortaya çıkacak. PYD’ye Türkiye müdahalede bulunduğunda NATO gerçekten bizim yanımızda olur mu?

Hep onlar bizi test ediyor, şimdi de Türkiye’nin onları test etmesi lazım. Türkiye herhangi bir adım atarken uluslararası ve ulusal hukuku gözeterek adım atar. Bir müdahale de bulunurken de uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanarak bir müdahalede bulunacaktır. Türkiye devlet geleneği olan ve kadim bir ülkedir. Türkiye uluslararası kurallara her zaman dikkat etmiştir. Bu gerekçeleri yanına alarak girecektir. Türkiye bu yola girmelidir ve bölgedeki varlığını daha güçlü bir şekilde göstermelidir.

Batı destekli güçlerin Türkiye’yi eski karanlık günlerine döndürmeye çalıştığını belirten Bolat, “Bölgede onların politikalarına karşı direnebilecek bağımsız duran tek ülke Türkiye... Bu yüzden Türkiye’yi sindirmek istiyorlar” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.