Öne Çıkanlar esed Halep gizli istihbarat İzmir Körfezi polise silahlı ve bombalı saldırı

Bu haber kez okundu.

Dekan, “Her Şey Dahil' Sistemini Eleştirdi
İZMİR Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Cengiz Demir, dünya turizmine ait 2013 yılı rakamlarını değerlendirdi, Türkiye’de uygulanan “her şey dahil' sistemini eleştirdi.
Dekan Prof. Dr. Cengiz Demir, dünya Turizminin 2013 yılında 1 milyar 87 milyon uluslararası turisti kaydettiğini, Türkiye’nin, 39.2 milyon uluslararası turist çekerek dünyada 6’ıncı sıraya yerleştiğini belirtti. Türk turizmine her şey dahil sistemin büyük darbe vurduğunu söyleyen Prof. Dr. Demir, Barselona kulübünün futbol maçını izlemeye giden bir kişinin ödeyeceği en düşük ücretle Türkiye’de 5 yıldızlı konforda her şey dahil bir gün geçirebildiğini söyledi. Prof. Dr. Cengiz Demir, Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 50’den fazlasının Avrupa’dan geldiği halde neden ülkemizde daha az para harcadığı gerçeğinin sorgulanması gerektiğinin altını çizdi.
Türkiye’nin 2013 yılı itibarıyla 32.3 milyar dolar turizm geliri elde ettiğini söyleyen İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir, ama bu rakamın kişi başına uluslararası turizm gelirleri açısından oldukça gerilerde kaldığını belirtti. Prof. Dr. Demir, “Uluslararası turistler ülkemizde ortalama 824 dolar para harcarken, bu rakam en çok turizm geliri elde eden ABD’de kişi başına 2 bin dolar civarı gerçekleşmektedir” dedi. Bu farkın nedeninin ABD ve Avrupa kıtasında yaratılan “değerlerle' ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Cengiz Demir, ülkemizi ziyaret eden turistlerin deniz-güneş-kum üçgeninde her şey dahil konaklama sistemi ile sınırlandırıldığına işaret etti.
Prof.Dr. Cengiz Demir, “Ülkemize gelen turistler özetle, yeme-içme, eğlenme, spa vb. hizmetlere tek bir fiyat ödeyerek otel dışına çıkmadan tekrar ülkelerine dönmektedirler. Örneğin; İspanya’da Barselona’yı ziyaret eden bir turistin otelde zamanını geçirmesi için fazlaca bir sebep yoktur. Oteller genellikle sadece oda fiyatı ya da oda-kahvaltı şeklinde hizmet sunar. Barselona Limanı’na yapılan bir ziyarette, tekne gezisine, sirke, teleferiğe, canlı eğlenceye, müze ziyaretlerine vb. katılarak; Türkiye’yi ziyaret eden bir turistin her şey dahil sistemde günlük ödediği tutardan çok daha fazlasını bu etkinliklere katılarak ödersiniz. Barselona maçını izlemeye giden bir kişinin ödeyeceği en düşük giriş ücretiyle bile Türkiye’de 5 yıldızlı bir otelde her şey dahil bir gün geçirebilirsiniz” dedi.
AVRUPALI TURİST DAHA AZ HARCIYOR
Disneyland Paris, Orlando Disneyland gibi tema parklara ödenen günlük giriş ücretiyle Türkiye’de 5 yıldızlı bir otelde her şey dahil zaman geçirilebildiğini belirten Prof. Dr. Cengiz Demir, bu örneklerin Eyfel Kulesi, müze giriş ücretleri ile çoğaltılabileceğini, bu noktada açıklanması gerekenin Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 50’den fazlasının Avrupa kıtasından geldiği halde neden ülkemizde daha az para harcadığı gerçeği olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Demir, “Bu sorunun cevabı gelen turistlerin düşük gelir grubu turistler olmasından ziyade yaratamadığımız ya da kıymetini bilmediğimiz değerlerle ilgilidir. Bugün İspanya’da 45 dakika Flamengo müziği dinlemenin maliyeti ortalama 20 Euro’dur. Biz benzer canlı müziğimizi konuklara her şey dahil sistemde “bedava' sunuyoruz. Konukların otelden çıkarak canlı müzik dinlemesi için bir mekana gitme arzu ve isteğini de ortadan kaldırıyoruz. Kısacası değersizleştiriyor, elimizdekinin değerini bilmiyoruz. Değer yaratamadığımız için turizm sektöründe çalışanların emeklerinin karşılığını da tam anlamıyla veremiyoruz” diye konuştu.
Türkiye’de turizm sektöründe çalışanların yüzde 40’tan fazlasının sigortasız, kayıt dışı çalıştırıldığı gerçeğine işaret eden Prof. Dr. Demir, her şey dahil sisteminin Türk turizmine her anlamda büyük darbe vurduğunu kaydetti. Prof. Dr. Demir, çözüm yollarını şöyle özetledi: “Türkiye’ye gelen turistin ekstra para harcama olasılığını biz kendi ellerimizle ortadan kaldırıyoruz. Yapılması gereken şey, tarihi, kültürel değerlerimize sahip çıkarak bunları belli bir bedel karşılığı konuklara sunmaktır. Otellerimizin doluluk oranı yaklaşık yüzde 45-50’dir. Bu oran, yatak kapasitemizin yarısını dahi satamadığımızı göstermektedir. Türkiye’de artık belli bölgeler hariç otel yapmaktan vazgeçmeli, sahip olduğumuz değerleri ön plana çıkarmalıyız. Medeniyetlere ve imparatorluklara beşiklik etmiş ülkemizin doğal ve kültürel miraslarına sahip çıkarsak, konuk başına harcama miktarını ve turizmin çarpan etkisini arttırabilir, ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayabiliriz.”
FOTOĞRAF  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.